UZUNÇALAR

Tool - 10000 Days

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006

Görkemli müziği diğer müziklerden ayıran en temel öğe nedir biliyor musunuz? Bu müziğin derinliği içerisinde yeni ve bambaşka boyutlara açılan kapıları keşfederken hissettiğiniz tarifsiz güç ve bu hissel atmosfer içerisinde büyülenmiş bir şekilde kaybolma duygusu Modern zamanların en "derin" grubu Tool, bizi yeniden kaybolmaya çağırıyor!

Dünya müzik tarihinin görüp görebileceği en "dahi" sanatçılardan biri olan, insanüstü yaratık James Maynard Keenan ile Danny Carey(davullar), Justin Chancellor (bass gitar) ve Adam Jones'dan (gitar) oluşan kadrosu ile Tool; müzik tarihinin çözülmesi en zor bilmecelerinden biri olmuştur her daim. Önceki albümlerinde yaptıkları akıl almaz sanatsal puzzle'ların yeni yeni çözülmeye başlandığı (ya da öyle zannedildiği) bir sırada, bir önceki şaheser "Lateralus"un ardından tam 5 yıl geçmişken, yeni bir bilmece ile daha çıktılar karşımıza. Albüm kitapçıkları tarihinde bir devrim olarak nitelendirilen sunumuyla CD içerisindeki üç boyutlu gözlük ile görünen görsellerin ne anlama geldiği en büyük soru işaretlerinden birini oluşturuyor şimdilik bu albüme dair. Şimdiye dek çözülmüş olan ise sadece iki puzzle var. Birincisi "Wings For Marie" Part 1 ve 2 ile son şarkı "Viginti Tres"i aynı anda çaldığınız zaman ortaya başka bir şarkı çıkması. İkincisi ise "Intension" adlı şarkıdaki fısıldamaların anlamı!.. Fakat dünya üzerinde sayılarının "milyon"la ifade edileceğini, albümü 1 ay gibi bir sürede 1milyon barajını aştırarak kazanan grubun fanları içerisindeki "fanatik" kesim (söz konusu grup Tool olduğu için bunlara "müritler" demenin de bir sakıncası olmadığından yanayım) albüme dair yeni sırlar çözmeye ya da yaratmaya devam ediyorlardır şu sıralarda.
Biz işin müzikal kısmına değinelim ağırlıklı olarak
Zira olayın diğer boyutları Deli Kasap'ın gelecek sayılarından birinde işlenecek olan özel Tool dosyası içeriğinde yer alacaktır.
Progressive yapının hat safhada olduğu ve "distortion"ın keskin şekilde ön plana çıktığı, Maynard'ın günümüz dünyasındaki TV kültürüne sağlam göndermeler yaptığı bir açılış parçası "Vicarious" ile start alıyor bu seferki boyut değiştirme yolculuğumuz. Maydard'ın bu kadar iğneleyici sözleri nasıl bu kadar sakin ve kurgulu bir atmosfere bağlı bir şekilde başkalaştırdığına tanık olmak bile bence bir müzikal hazdır.
İkinci şarkı "Jambi" de ilk şarkıdaki gitarın ön planda olduğu müzikal yapıyı koruyor. Kesik rifflerin, progressive öğeler taşımayı üstlenmesiyle Daha satışa çıkmadan amazon.com'da en çok ön sipariş alan 8'inci ürün olan albüm bilgileri internete ilk sızdırıldığı anlarda bu şarkının Endonezya ile ilgili liriksel öğeler taşıdığı söyleniyordu. Fakat açıkçası sözleri okuduğunuzda göreceksiniz ki bu cümleler nereye çekerseniz oraya gidebilecek "rahatlıkta"!
Bu ilk iki şarkıyı Tool için fazla "düz" ve "kolay" bulan fanların da varlığından bahsedelim yeri gelmişken.
Ve işte albüme damgasını vuran bütünün ilk parçası.. "Wings For Marie (Part 1)"Maynard'ın annesi Judith Marie Keenan'a yazılmış albümdeki ilk parça aynı zamanda. Gök gürültüsü efektlerinin naif bir akustik gitar tınısı havasına kullanıldığı, ince ve derinden bedeninize sızan, duygusal yanı en ön planda olan şarkılardan Maynard şarkı söylemiyor, kendi kendine konuşuyor ve aslında 2003 yılında kaybettiği annesi için ağıt yakıyor! Gitarların her notası doğrudan kalbinize işliyor!
Ardından ise albüme adını veren o "ruhani" parçaya geçiyoruz. "10,000 Days (Wings Part 2)" Ve sıkı durun! Bu rakamın anlamı ne sizce? Albüm ismi açıklandığından beri yapılmayan spekülasyon, ön tahmin, fikir yürütme kalmamıştı fakat hiçbiri doğru çıkmadı. Doğru olan şuydu: Maynard'ın annesi olan Judith Marie Keenan ölmeden önce tam 27 yıl boyunca komada kalmıştı!!! Hala bir çağrışım yapamadınız mı? O zaman şöyle açıklayayım: 27 yıl x 365 gün = 10,000 gün! (Soluklanma ve biraz nefes alma molası veriyoruz.)
(Aradan sonrası)
Evet, devam edebiliriz sanırım.
Şarkı albümün en "vurucu" parçası bariz. Neden öyle olduğunu ise "Ten thousand days in the fire is long enough, you're going home." (Ateşin içindeki on bin gün yeterince uzun ve sen eve gidiyorsun) sözleri sıralanırken anlayacaksınız. Hayatımda dinlediğim en yoğun, en dolu ve aynı zamanda en atmosferik fakat buğusuz, olduğu gibi, derin ve görkemli şarkı! Son kısımdaki bass yürüyüşlerinin baş döndürücü hali ve Maynard'ın böylesine bir ağıt için yazdığı "hasta" vokal melodileri ise bu parça için müzikal açıdan değinmek istediğim en önemli noktaları temsil ediyorlar.
Peş peşe sıralanan sadece bu iki "Wings.."ler için bile arşivde özenle saklanmayı hak eden bir şaheser bu albüm. Ara ara dinleyip de üzerinize bulutları toplayabilirsiniz
Albümdeki diğer şarkıları dinlemeye kolay kolay fırsat tanımayan bu ikilinin ardından sırada "The Pot" var. Albümün müzikal anlamda en doyurucu parçalarından. Avantgarde RockEvet, doğru tanımlama bu olmalı Sözlerinden bir anlam çıkarabilen var mıdır merak ediyorum.
"Lipan Conjuring" bir ara geçiş... 1.13 dk.'lık bir hadise. Kabile müziği havasında ve garip kelimeler eşliğinde sürüyor. "Lipan"ın bir Apaçi kabilesi olduğu da gelen bilgiler arasında bu arada.
Bir sonraki şarkı "Lost Keys (Blame Hofmann)" ise hastaneye bırakılmış bir adamın sayıklamaları ve hemşire ile doktorun onunla iletişim kurma diyalogunu anlatıyor. Diyalog şu şekilde:
Hemşire: Afedersiniz doktor bey, bir dakikanız var mı?
Doktor: Bir dakika mı? Sorunuz nedir?
Hemşire: Sorudan ziyade bir durum var, 3 numaraları hastada.
Doktor: Problem nedir?
Hemşire: Sorun da o ya, emin olamıyoruz.
Doktor: Hastanın raporları yanınızda mı?
Hemşire: Evet, buyurun.
Doktor: Hmm... Bunlara bakılırsa pek sorun yok, sizce de öyle değil mi?
Hemşire: Hayır doktor, fiziksel bir travma gözlenmiyor, yaşamsal fonksiyonlarda da bir problem yok.
Doktor: Adı nedir?
Hemşire: Bilmiyoruz efendim.
Doktor: Hastayı hastaneye kim yatırdı, belki ulaşabilirsek onlarla konuşabiliriz. Hastanın geçmişi hakkında bilgi toplamaya çalışalım.
Hemşire: Herhangi bir kimlik falan da yok ve kimseyle konuşmuyor.
Doktor: Bi merhaba diyelim bakalım.
Doktor: Günaydın, ben Dr. Watson. Bugün nasılsınız? Bugün nasılsınız? Bak yavrum, burada güvendesin, biz sana yardım etmek istiyoruz, yapabileceğimiz ne varsa. Ama bizimle konuşman gerekiyor, sana başka türlü yardım edemeyiz. Şimdi söyle bana ne oldu? Bana her şeyi anlat.
Suçlanacak olan Hofman karakterinin kim olduğu ise puzzle'ın henüz çözülmemiş olan kısımlarından. Müritler iki isim üzerinde yoğunlaşmış durumda. İlki Lsd'nin babası olarak bilinen Albert Hofman, ikincisi ise seri katil olan Mark Hofman.
Gitarların hemen ardından bağladıkları şarkı olan ve Mısır'daki bir taşın adı verilmiş olan "Rosetta Stoned" ise gitarın hakim kılındığı yapıya yeniden kavuşturuyor albümü. Atmosferik efektleri kısarak biraz da Şarkının ne anlatmaya çalıştığı ise muallâk. Zira hayatımda gördüğüm en uzun şarkı sözleri albümdeki bu en uzun ikinci şarkıya ait. Okuyanların kendi yorumlarına açık kapı bırakmak en mantıklısı şimdilik. Şarkı müzikal olarak bir diğer doyurucu parça. Buradaki doyuruculuk tabiî ki Tool kıstaslarının diğer genel gitar müziği kullanımının kıstasları ile karşılaştırılması ile alakalı
Şimdi biraz derinlerde kaybolma vakti. "Intension" Sözler bir önceki "Rosetta Stoned"a göre oldukça kısa tutulmuş fakat şarkının 1.dakikasında giren birtakım fısıldama sesleri mevcut, normal dinlediğimiz zaman anlaşılamayan. Bunları tersten dinleyenler ise sırrı çözmüş durumda. Bu yarım dakikalık fısıldamalarda geçen cümle şu: "Work hard, stay in school, listen to your mother, father is right, son..jesus loves you" (sıkı çalış, okulu bırakma, annenin sözünü dinle, baban haklı, evlatİsa seni seviyor). Şarkı oldukça ağır ve derinden ilerleyen, hatta sürünen bir müzikal yapıya sahip. Sakin, yavaş, usulca, sessiz
Geliyoruz "Right In Two"ya Melekler kafaları karışık ve mutluluktan şaşkın (Maynard'ın bu tabiri kötü melekler için kullandığını düşünüyorum) bir şekilde bir kenarda, Tanrı'nın neden insanlara özgür irade verdiğini soruyorlar. Ve diyorlar ki "Bu konuşan maymunlar her şeyi birbirine karıştırıp yakıp, yıkıyorlar sadece!"
Son şarkı "Viginti Tres" ise Latincede 23 rakamını sembolize ediyormuş. 5.02 dk. boyunca atmosferik efektler size eşlik ederek içine girdiğiniz hissel kayboluş girdaplarından çıkmanızı sağlıyor yavaş yavaş. Herhangi bir söz yok bu elvedada. "Sabırlı ol"dan başka!
Sonuç olarak; müzikal açıdan ilk defa,  önceki albümlere bu kadar fazla gönderme taşıyan fakat liriksel anlamda çözülmeye bırakılmış birçok bilmece ortaya çıkarmış bir Tool şaheseri daha ile karşı karşıyayız. Kariyerinde 10 yılı çoktan geride bırakmış kült bir grup için müzikal yenilik adımları atmak pek olanaklı olmasa gerek. Oturtulan bir tarz üzerinde yapılan hareketler bunlar. Kesinlikle tekrar değil! Tarz...
Albümde yer yer hissedilen saf agresyonu ise gruptan Danny, hayal kırıklığına uğramış bir öfke olarak tanımlıyor. Sebebini ise G. Bush'un hala başkanlık koltuğunda oturması olarak göstermekten de geri kalmıyor.
Hayatımızda bu grup olduğu için veya onlarla aynı dönemde yaşadığımız için ne kadar şanslı olduğumuzun kaçınız farkında acaba?




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: