UZUNÇALAR

Stone Sour - Come What(Ever) May

Sayat Ayık - 31 Ağustos 2006

Dönem dönem hepinize olmuştur. Bir şeyler ters gitmeye başlar ve ardı arkası kesilmeden üst üste bir sürü terslik yaşarsınız. Çevrenize tepkinizi hemen göstermek istemez, öfkenizi bastırırsınız. Sevgilinizle sorunlu bir ilişki yaşarsınız ve gözyaşlarınız hariç sizi destekleyen bir şey olmaz.

Televizyonu açtığınızda haberleri dinlerken ekonomiyi, savaşı, yıkımı, politik üçkağıtçılıkları izlerken öfkeniz artar. Dost bildiğiniz ve düşmanınız sayılabilecek insanların arkanızdan ettiği kötü laflarlı düşündükçe iyice sarsılırsınız. Kendinize gelmek için birçok şeye ihtiyaç duyabilirsiniz -yapınıza göre-. Bu durumlarda yanınızda bulunması gereken en önemli şey sağlam bir dosttur. Sizi anlayacak "Aynı şeyleri ben de yaşadım dostum dert etme, kalbini kıranları bir kenara bırak, kendine güven" diyecek birilerine ihtiyaç duyulur. Her insan sağlam dostluklar kurabilecek kadar şanslı olmayabilir. Bir rock müzik dinleyicisinin en yakın dostu katıksız bir rock'n'roll soundudur böyle zamanlarda. Hele ki şarkı sözleri de kendi duygu ve düşünceleriyle örtüşüyorsa; o albüm, o insan için başucu albümü oluverir. Öyle ki Stone Sour grubunun ikinci albümü de tam bu amaca hizmet etmekte. Peki, öncelikle kimdir bu Stone Sour grubu bir ona bakalım.
Corey Taylor ve James Root için Slipknot macerası başlamadan önce Stone Sour grubu vardı. 1992 yılında Taylor (vokal) ve Joel Ekman (davul) ikilisinin kurduğu gruba; Shawn Economaki (bas gitar) de katılmıştı. Root (gitar) ise 1995'de dahil olmuştu. 1997'de Taylor Slipknot'a geçmiş, bir yıl sonra Root da ona katılmıştı. Ekman'ın da Slipknot'ın sahne menajeri olmasıyla Stone Sour resmen dağılmıştı. 2000 yılında gitarist Josh Rand'in çağırısına kulak veren Taylor grup için yeniden kolları sıvamıştı. 2002 yılında ilk resmi albümünü; "Stone Sour"u çıkaran grup, bu albümüyle ses getirmiş hatta Slipknot ile aynı dalda Grammy adayı bile olmuştu. 2006 yılı başlarında yeni besteleriyle yepyeni bir albüm yapmaya hazırlanan grup; Ekman'ın gruptan ayrılmasıyla yeni bir davulcu arayışına girdi. Roy Mayorga bu arayışın sonunda seçilen isim oldu ve kayıtta da yer aldı. Tüm bu ansiklopedik bilgileri saymanın asıl nedeni grubu Slipknot ile karşılaştırmamak. İkisi apayrı projeler. Sadece bazı elemanlar her iki grupta da görev almakta
"30/30-150" ile başlıyoruz dertleşmeye. Ağızlarıyla değil kıçlarıyla konuşanlara cevabınızı verin diyor grup: "I don't wanna hear your bullshit". "Come What(ever) May" ile asıl kimliğini tam olarak bulmaya başlıyor albüm. Her koşulda bildiğini okuyan diktatörlere (mesela Bush) karşı sert tavır içeren politik bir şarkı. "Hell & Consequences" ile devam eden rock'n'roll şölenini "I'm not a problem / untill you make one out of spite / I'll give you hell and consequences for trying, / don't want an enemy, / DON'T FUCK WITH MY LIFE" nidaları eşliğinde öfkemizi kusarak süslüyoruz.
"Sillyworld"deki "Freedom's just a word today Love is just a song today Peace is just two fingers now" satırlarıyla dünya üzerindeki saçmalığa lanet okuyoruz. "Made Of Scars" yaralarıyla, acılarıyla bütünleşmiş bir insana daha ne kadar acı verebilirsiniz diye soruyor. İçe dönük mid tempo bir şarkı
"Reborn" akıllara ziyan ritimleri ile ölüyü bile diriltebilir. "Your God", yine mid tempo. Grubun bu tarz şarkıları yer yer Nickelback'in müziğini hatırlatıyor. Daha önce de söylemiştik bu tarz benzerlikler kulağa hoş gelmiyor açıkcası, gereksiz. "Through Glass" ile şov dünyasının saçmalıklarına isyan ediyor grup. "Socio", çoğumuzun zaman zaman içine düştüğü sosyal korku nöbetleriyle, panik ataklarla ilişkili. "1st Person", dinmek bilmeyen öfkeyle son temas. "Cardiff" ve özellikle  "Zzyzx Rd." duygu yüklü anların en iyi terapistleri. Prodüktör Nick Raskulinecz'in (Foo Fighters, Velvet Revolver) de emeğini yadsıyamayacağımız Stone Sour'un bu leziz albümünü hazmederken tam bir rock'n'roll doygunluğu sağlıyoruz. Ellerinize sağlık beyler. Şu orospu dünyada yalnız olmadığımızı bilmek çok güzel



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: