UZUNÇALAR

Slayer - Christ Illusion

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006

Bayanlar baylar Kainatin en "cool" Metal grubu Slayer geri döndü! Hem de  tam 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla! Bu ilk şoku atlattığınızı varsayarak "Christ Illusion" adını verdikleri bu 11'inci albümlerini değerlendirmeye geçiyoruz. Her şeyden önce şunu söyleyerek başlamalıyım ki; büyük beklentileriniz varsa, onları bir kenara bırakın!

80'lerde yarattıkları Speed/Thrash üslupları, din-şeytan-kötülük-kan-katiller-cinayetler gibi "karanlık" konuları işleyen şarkı sözleri, der daim "cool" ve asi tavırlarıyla dünyanın en özgün gruplarından biri olmayı başarmış Slayer; 90'larda dünyanın en çılgın grup hayranları olarak nitelendirilen dinleyicileri için ve turnelere çıkıp onlara konserler verebilmek için albüm yaptı gibi bir değerlendirme içerisinde sokulmuştu. Özellikle sound bakımından kariyerinin en güçlü dönemini 90'larda yaşayan Slayer, beste yapım aşamasında ise 80'lerdeki efsanevi şarkılarını aratmıştı.
2001 yılında çıkan "God Hates Us All" ise ardından getirdiği 3 yıllık uzun dünya turnesinde Slayer fanları için muhteşem bir olayın gerçekleşmesini sağladı. Efsanevi baterist Dave Lombardo 2004 yılında gruba geri döndü! Bu kadro 1990 yılında çıkarılmış olan "Seasons In The Abyss" albümünden beri ilk kez yakalanmışken, yeni bir albüm yapmamak olmazdı.
Önce 2005 yılı başında kan banyosu yaptıkları "Still Reinging" konser DVD'si ile gerekli zaman kazanıldı ve uzun turneler boyunca birçoğu Kerry King tarafından oluşturulan yeni şarkılar, 2005 yılı sonu ve 2006 yılı başında Lombardo'nun gruba getirdiği güçlü motivasyonla kaydedilmeye başlandı.
Grubun 5 yıldır yeni bir albüm yayınlamıyor oluşu ve Lombardo'nun da çok uzun bir aradan sonra geri dönmesinin oluşturduğu yüksek beklenti, haliyle çok doğaldı. Gruptan inanılmaz bir bir albüm beklememek için ortada pek sebep yoktu. Üstelik konserlerde bu kadronun ortalığı nasıl kasıp kavurduğu da biliniyordu! (2 Temmuz 2005 tarihini bir kez daha saygıyla kutsuyoruz!)
Albümün; bir kısım medya tarafından şeytanın günü, bir kısım fanlar tarafından ise "Slayer günü" olarak ilan edilen 06.06.06 tarihinde piyasaya çıkacağı duyurulmuştu önce. Fakat grubun elindeki hazır kayıtlar için bir müddet boyunca Rick Rubin'den (efsanevi "Reign In Blood" albümünde de Rick Rubin Slayer ile çalışmıştı) cevap beklenmesinin ardından Rick Rubin'in ancak co-producer, Josh Abraham'ın ise producer olarak belirlenmesi ile albümün çıkış tarihi uzamıştı. Ardından grup "The Unholy Alliance" adını verdiği ve Lamb Of God, Mastodon, Children Of Bodom ve Tom Araya'nın kardeşinin de kadrosunda bulunduğu Thine Eyes Bleed gruplarını yanına alarak, headliner olarak konserler vereceği turnenin başlama tarihini 06.06.06 olarak seçti. Fakat bu sefer de Tom Araya'nın turne dahilinde olası bir ses problemi yaşamaması için (daha önce 2004 yılında olduğu gibi) ses tellerinden bir operasyon geçirmesi gerekti ve bu yüzden turne başlama tarihi de bir hafta ileriye atıldı. 06.06.06 tarihinde Slayer cephesinde gerçekleşen tek şey ise albümün ilk single'ı "Cult"ın da içinde yer aldığı "Eternal Pyre" adlı E.P.'nin yayınlanmasıydı.
Bir Kerry King bestesi olan "Cult" oldukça "heavy" bir başlangıca sahip olmasına rağmen 1.11'den itibaren Kerry King'in riffleri hızlandırması ve Dave Lombardo'nun da ona uygun bir şekilde atağa kalkmasıyla gerçek kimliğini sunan bir şarkı. Herhangi bir yenilikçi tarafı yok albümün genelinde olduğu gibi. Tom Araya'nın "Religion is hate, religion is fear, religion is war, religion is rape, religion's obscure, religion's a whore" ("Din nefrettir, din korkudur, din savaştır, din ırza geçmedir, din anlaşılmazdır, din bir orospudur") diye haykırarak din temasına saydırdığı bölümler en sansasyonel bölümlerin de başında geliyor albümün geneline dair. "Through fear you're sold into the fraud, Revelation revolution, I see through your Christ Illusion" sözlerinin ardından giren Kerry King lead solosu ile dikkat çeken standart bir Slayer parçası. Bir önceki albüm "God Hates Us All"dan yayınlanan ilk single "Disciple"a nazaran sıradan bir şarkı olduğunu bile söyleyebiliriz hatta. Fakat albümün tüm şarkılarını dinlediğimiz an "Cult"ın en iyiler arasında olduğunu fark ettik desek sanırım bu albüme dair kafanızda bir ideal beklenti seviyesi oluşturmuş oluruz.
Albümde yer alan diğer şarkıları değerlendirecek olursak
Açılış parçası "Flesh Storm" son sürat Slayer rifflerinden ve davul partisyonlarından oluşan oldukça sağlam bir parça. Şarkıyı dinlerken yapılacak ilk yorum Slayer'ın albüm açılışlarını nasıl yapacağını çok iyi bildiği olmalı. Tom Araya'nın kendini yırtarcasına haykırdığı sözler gitarların savurduğu riffleri daha güçlü kılıyor. Önce Hanneman'ın, ikinci bölümde ise Kerry King'in attığı sololar ve şarkıdaki genel tempo muazzam!
İkinci şarkı "Catalyst" ise Lombardo'nun en ön planda olduğu, Tom Araya'nın agresif vokallerine tam gaz devam ettiği fakat klasik Slayer rifflerinin bolluğu dolayısıyla yeni bir heyecan yaratmayan, beste yapısı nedeniyle yeniden dinleme isteği uyandırmayan ve söz müzik ve gitar soloları Kerry King'e ait olan bir parça. Nakarat kısmındaki riffler ve melodi dolayısıyla vasat tanımlamasından kurtuluyor.
Albümden klibi çekilen ilk şarkı olan "Eyes Of The Insane" ise Tom Araya'nın sesinin ve agresif tonlarının ön planda olduğu mid-tempo şarkılardan biri. Kerry ve Jeff'in ise karşılıklı solo atışmaları pek heyecan verici düzeye yükselemiyor. Bu şarkıdan konserlerde hem grubu, hem de seyirciyi dinlendirmesi misyonu beklenebilir en fazla.
Ve sıra albümün en dikkat çekici ve merak uyandırıcı parçası "Jihad"da! Grup bu şarkıda 11 Eylül olaylarını, saldırıları gerçekleştiren teröristlerin gözünden anlatmakta, Amerikalı bir grup olarak hiçbir sakınca görmemiş. Çünkü tıpkı şarkının sözlerini yazan Tom Araya'nın da dediği gibi "Onlar Slayer! Tehlikeli olmak zorundalar!".  Özellikle şarkının son bölümünde "intihar komandoları"na ithafen yazılmış olan hitap konuşması ve şarkı sözleri içinde geçen "Canlı canlı yanışını izleyeceğim, Tanrın için bağırırken, ölümünü izleyeceğim, bu Tanrı'nın savaşı!" sözleri sanırım şarkı hakkında yeterli ipucunu veriyordur. Sözlerin sıralanış hızları ve şarkıdaki genel tempo etkileyici. "Jihad" albümdeki favorilerim arasına girmekte zorlanmadı. Beste'nin Jeff Hanneman'a ait olduğunu da belirtelim. 3.32 dk'lık süresiye kısa fakat vurucu bir parça kesinlikle!
"Skeleton Christ" için ise Slayer'ın 90'lı yıllar boyunca yaptığı şarkıların bu albümdeki versiyonu diyebiliriz. Tom Araya'nın "I've seen the ways of God, I'll take the devil any day, Hail Satan!" dizesiyle şeytanı selamladığı şarkının söz ve müzikleri Kerry King'e ait. Bu dizeye kadar olan kısım dinleyiciyi pek yakalayamazken, bu dizeden sonra giren melodik ve "catchy" riffler ile Kerry King'in lead solosu şarkıdan tam anlamıyla kopmayı engelliyor.
"Consfearacy" ise albümdeki gizli bomba! Düşen tempoyu yeniden şaha kaldıran, son sürat koşturan ve bu albüme dair favori şarkılarımdan bir tanesi. Özensiz yazılmış gibi duran bir nakarat kısmına sahip olsa da hem gevrek gevrek sırıtan soloları, hem biran bile yavaşlamayan "taramalı" riffleri ve hem de Lombardo'nun güçlü stiliyle şarkı albümün içinde önemli bir konum teşkil ediyor.
Ardından gelen "Black Serenade" ise albümün genelinin aksine nakaratın vurucu fakat geri kalan kısımların sıradan olduğu, temponun sadece gitar solosu kısımlarında arttığı bir  Hanneman/Araya kombinasyonu. Dinledikçe ısınılacak cinsten fakat koyu Slayer fanatikleri dışında bu şarkıya ısınmak için gerekli süreyi sağlayacakların sayısı fazla olmayacaktır.
"Catatonic" albümdeki en melodik riffleri bünyesinde barındıran şarkı olmasına rağmen oldukça düşük temposu sebebiyle "sıkıcılaşan" bir havaya sahip. Bu şarkıyı ne zaman dinlesem hep bir "Show No Mercy" ya da "Reign In Blood" albümleri hızında hayal edemeden kendimi alamıyorum. Fakat bu haliyle Slayer fanları dışındaki kesime sıkıcı gelmesi kaçınılmaz.
Ve işte albümdeki favori parçam: Son şarkı "Supremist". Punk öğelerinin de albümde en çok öne çıktığı, riff tonlarının albümün geneline (ve hatta Slayer tarihine) göre oldukça farklı olduğu ve yerinizde durmanızı imkansız kılan bu albümdeki yegâne şarkı aynı zamanda. İçimizden keşke tüm albüm bu parça gibi vurucu olsaydı diye geçirdik uzun süre. Çünkü Slayer işte bu! Çünkü Slayer işte bu şarkıdaki gibi vurucu ve şok edici özelliği her daim ön planda olan bir gruptur. Ve "Christ Illusion" genel itibariyle Slayer'den beklenen o "vuruculuğu" yakalayamamış görünüyor. Dinledikçe daha da alışılması olası bir durumken; şahsen benim açımdan bu albüm, Slayer dinlemek istediğim zaman elimin uzandığı albümler arasına giremedi şimdilik. Belki ileride daha da ısınırım. Bizdeki Slayer aşkı bitmez zira
16 yıl sonra Dave Lombardo'nun(S.A.V.) gruba dönüşünün kutlandığı bir ürün olması sebebiyle ve tabii ki üzerinde "Slayer" logosu taşımasından mütevellit arşivlerde yer etmesi farz! Fakat bu iki unsuru yok sayarsak bu albüm "kesinlikle dinlenmesi gereken bir albüm" olabilmeye çok uzak. Bu arada albüm Slayer tarihinin en büyük Billboard başarısını yakalayarak, listeye 5 numaradan girdi!




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: