UZUNÇALAR

SERJ TANKIAN - Imperfect Harmonies 2010

Sayat Ayık - 27 Eylül 2010

Bundan üç yıl önce Serj'le yaptığım sohbette S.O.A.D.'nin (System Of A Down) durumuyla ilgili net bir açıklama yapmaması ciddi sorular bırakmıştı kafamda. Bugün görünen o ki arası eskisi kadar iyi olmayan bu iki dost; Daron ayrı, o ayrı yoldan ilerlemeye devam edecekler. Egoistçe gelebilir size ama kanımca hiç de fena bir durum değil. Böylece daha fazla müzik, daha fazla etkileşim sağlamak mümkün oluyor. Serj ilk solo albümü "Elect the Dead"i (2007) çıkardıktan sonra Daron da 2008 yılında, yine S.O.A.D.'dan John'u da yanına alarak "Scars of Broadway"le karşılık vermiş ve işin doğrusu daha doyurucu bir yapıt ortaya koymuştu. Bu tatlı rekabet System frontman'i Serj'i geri plana itmiş gibi görünüyordu. Yaratıcılık yarışında Scars of Broadway üstün gelmişti. Aradan üç yıl geçti ve Serj yeni solo yapıtıyla çıktı karşımıza. Bir başka açıdan yaklaşırsak, aralarındaki sorun ne olursa olsun bu iki yeteneğin birbiriyle üstünlük sağlama telaşı olduğunu düşünmek biraz garip ve gerçek dışı geliyor. Yine de Tankian akıllıca bir manevra yapmış desek yeridir. Tarz olarak kendini öyle bir noktaya çekmiş ki, artık Daron'la kulvarları farklı yönde ilerliyor. Tabi bu noktada Scars Of Broadway'in hangi çizgide devam edeceğini de görüp, kararı o zamana bırakmak en doğrusu. Yani, "varsa" rekabette yeni durum ne olacak görmek için biraz daha sabredeceğiz. Serj ilk solo albümünden, System döneminden ve hatta Arto Tunçboyacıyan'la birlikte Serart adı altında yaptığı çalışmalarından çok daha farklı bir yapıyla karşımıza çıkıyor bu sefer. Köklerindeki rock / metal tohumlarını tamamen yok etme çabası içine girmeden, elektronik ve caz müziğini oldukça sade ve etkileyici bir biçimde birleştirip avangard bir tür oturtuyor. Serj'in çift karakterli vokal yetisine da cuk oturan bu tarz, ilk başta ağır gelebilir. Albümdeki, iyimser ve karamsar melodilerin birbiriyle tutturduğu ahenk ilgi çekici. Orkestrasyonlar müziğe derinlik katarken, yer yer karşımıza çıkagelen oryantal düzenlemeler de neşeli yapısıyla dikkat çekiyor. Yapıtın karamsar tarafı çok daha ağır basmış. Bu noktada tam anlamıyla bir denge kurma arayışına girmemiş Serj. Ne derece doğru yapmış kararı siz verin. Armoniler albümün adından da anlaşılacağı üzere, pek normal değil. Şarkı sözlerinde, politik giydirmeler her zamanki kıvamında. 1915 olayları konusunda sözünü esirgemeyen Tankian yine bu sorunun altını kalın kalemle çizmeden geçmemiş. Bu bağlamda Ermenice sözleriyle 'Yes, It's Genocide' şarkısına dikkat kesilmek gerek. Bu adamlar bu ülkeye ve bu ülke insanına düşman falan değil. Bayatlamış tartışmaları bir kenara bırakıp adamlar ne anlatmak istiyor önyargısız dinlemek lazım. Yapıttaki parçaları tek tek irdelemek yersiz. Ancak komiktir ki albüm, çıkan ilk single olan 'Left of Center'dan çok daha farklı bir noktada seyrediyor. Yine ilginçtir 'Left of Center', albümün kalanına oranla vasat sayılabilecek bir şarkı. Sert bir parça olmasına rağmen yeterince etkili değil. Yani albüm çıkmadan bu besteyi dinlemiş ve kabaca bir kanıya varmış olanlar o yargıyı silip atsınlar. "Imperfect Harmonies"de ağırlığını biraz daha fazla hissettiren besteler şöyle sıralanabilir: 'Disowned Inc', 'Borders Are', 'Reconstructive Demonstration', 'Gate 21', 'Peace Be Revenged'. Öne çıkan şarkılar dönem dönem ruh halinize göre değişebilir bazı albümlerde. Bu da aynen öyle. Yapıt, zor olsa da ve her zaman dinlenir nitelikte olamasa da genel olarak bakıldığında; Serj, Daron veya System'dan herhangi bir elemanın içi boş ve kolay hazmedilir yapıtlara bel bağlamaması her açıdan sevindirici. Son olarak şunu ekleyeyim, yapıt tam mevsimlik. Yaz bitti diye yakınmayın, sonbaharın tadını bu albümle çıkarmaya başlayın.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: