UZUNÇALAR

Şebnem Ferah - Can Kırıkları

Murat Arda - 27 Temmuz 2005

Gözümün önüne Açık Hava Tiyatrosunda konsere başlamak üzere olan Volvox grubunun solisti geliyor. İlk gençliğin getirdiği yoğun cinsel açlıktan mıdır yoksa ülkemizin ilk kadınlardan mürekkep Heavy-Metal grubunu canlı olarak seyretmenin yol açtığı naif heyecandan mı bilinmez; millet birbirini ezercesine önlere üşüşüyor.

Öyle ya da böyle, ışıklar altındaki bu 4 genç kızı desteklemek için sahne önüne yığılan "metalci" kitle, topluluğun çıtır ve sevimli frontgirl'ü Şebnem Ferah'ın "ROCK AND FLY!!!" çığlıklarıyla iyiden iyiye kendinden geçiyor. Yıllardan 1992. (Yoksa 93 müydü!?!)
Elimde Şebnem Ferah'ın Can Kırıkları albümünün kartoneti. CD saatlerdir dönüyor. Şu anda sona ermek üzere olan parça  "Hoşça kal". Tekrar albümü baştan dinlemeye başlıyorum.
Sene 2005. Açık hava tiyatrosunu dolduran 1500-2000 kişinin Volvox'un müziği eşliğinde kendinden geçmesinin üzerinden tam 13 yıl geçti. Şebnem Ferah Türkiye'nin en başarılı kadın sanatçıları arasında artık.
Ondan gurur duymak için sebeplerimiz çok. Bir kere Şebnem Ferah müzikal çizgisindeki yumuşama-sertleşme evreleri bir yana bırakılırsa çağdaşı müzisyen kadınların tam tersine "Rock kadını" kimliğini başarıyla taşıyageldi. Örneğin Özlem Tekin gibi modanın dümen suyuna girmek yerine özgün kalabilmeyi başaran bir fotoğraf ortaya çıkardı. (Hatırlarsanız elektronikanın yükseldiği ve Rock müziğin gerilediği dönemde Özlem Tekin televizyonlarda yaptığı açıklamalarda "bana neden Rock müziğin çılgın ismi deniliyor hala bir türlü anlayamıyorum; Rock öldü; tüm dünya elektronika dinliyor, ben de artik Rock dinlemiyorum" gibi inciler saçıp Rock müziğin yükseldiği son yıllarda büyük bir erdemli tavırla(!) Rock müziği yeniden keşfetmişti. Athena'da benzer yaklaşımlarda bulunmuştu bu arada; şu sıralarda onlar da "Rock'N'Roll" adında pek yeni(?) bir müzik keşfetmiş görünüyorlar).
Can Kırıklarında Şebnem kariyerinin doruk noktasında; inanılmaz bir ses performanı ortaya koyuyor: Yer yer Doro Peschvari haykırışlar; zaman zaman Katie Jane Garside'ı anımsatan histerik inlemeler bazen de Anneke Van Giersbergen çizgisindeki emosyonel ve dingin vokal tarzı Şebnem'in sesinin uç nokta güzelliğini ortaya seriyor.
Blues etkileşimli "Bir Kalp Kırıldığında" albümdeki favori parçam oldu. Albümde öne çıkan diğer parçalara gelince; "Delgeç" melodik gitar ezgileriyle dikkat çeken bir diğer başarılı Hard-Rock denemesi. Bazı rifflerde –özellikle gitar ve davul soundunda- Metallica etkisini duymamak elde değil (Örneğin Mülteci) ama çok ayrıksı durmuyor zira başarılı klavye partisyonları albümün genelinin özgün karakterli olmasını sağlamış.
Şebnem Ferah'ın Satanik ve/veya Heavy imajı ise rock müziğin geleneksel düşmanı çevreleri iyiden iyiye çileden çıkaracaktır çünkü yeni nesili feci yakalayabilecek, müthiş bir etki gücüne sahip olmasını umduğum harika bir "modern Hard-Rock" çalışması "Can Kırıkları".
Tutucular yine kaybetti; teşekkürler Şebnem Ferah.




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: