UZUNÇALAR

Muse - Black Holes & Revelations

Sayat Ayık - 31 Ağustos 2006

36 Crazyfists albümünü tanıtırken dedik ya içinizdeki karanlıktan korkmayın, onu değerlendirmenin birçok yolu var diye. Bu sefer Muse bunu kanıtlamak istercesine çıkageldi karşımıza. Grubun geçmişteki konumu ile şuanki hali arasında bir köprü kurmak gerekirse: Bu köprü şüphe yok ki yine o "karanlık" olurdu.

Müzik olarak oldukça farklı denemelere giden grup bu albümde neredeyse herhangi bir tarz içine sokamayacağımız bir konuma gelmiş çünkü. Kim ne derse desin alternative metal aleminin en sarsıcı gruplarından biri Muse. Yeni nesil popüler grupların içinde bize geçmişteki heyecanlarımızı yeniden yaşatacak kadar "çılgın" bu elemanlar.
H2000'de (2002) sahne alan grup; bir King Diamond, bir W.A.S.P. veya bir Paradise Lost konserinin verebileceği korku ve tutku dolu enerji patlamasını sonuna kadar yaşatmıştı izleyenlere. Müzik sayesinde, o büyülü sesler eşliğinde duyguların karşı tarafa iletimi. Bu alışverişin sonuçlarını bir Muse konserine giderek görmelisiniz, o zaman bu ifadeler yerli yerine oturacaktır. Biz şimdi Muse'un son albümüne kulak verelim.
Grubun yine bizimle paylaşmak istediği bir şeyler var anlayacağınız. "Take A Bow" gösterip vermeyen bir şarkı. Yani gaza gelmek için ateşin altını yakıp, sonra kısık ayara çeviren; sizi yavaş yavaş pişiren bir parça. "Starlight" kısık ateşte yavaş yavaş pişen zavallı dinleyiciye başka bir işgence aleti. Özellikle vokallerle kaslarımızın gerilmeye başladığını hissediyoruz ama bu zor durumdan ancak Muse'a özgü agresif ataklarla kurtulmak mümkün. Bunun için biraz daha beklemek gerekiyor. "Supermassive Black Hole" gelin görün ki bu ataklardan eser olmayan bilakis "gerildiyseniz, dans ederek gevşeyin" diyen bir şarkı, diskovari. Erotik bir şarkıyı değerlendirmenin en iyi yolu partnerinizle yapacağınız bir dans olur. Sol elinizi damınızın sağ kalçasına, sağ elinizi damınızın göğüs altına usulca iliştirin. Birbirinize iyice yaklaşın. Sol bacağınızı kızın sağ baldırına iyice yapışıtırın. Şimdi müziğe bırakın kendinizi. Artık sonunu da anlatmayalım isterseniz bu işin. "Map Of The Problematique" nispeten bizi rahatlatan; gerip gerip sonra patlatan bir şarkı. "Soldier's Poem" grubun son albümüyle artık politik sorunlara da ilişmeye başladığını gösteriyor bize (aynı "Take A Bow"da ve "Exo-Politics"de olduğu gibi). Oldukça yumuşak ve huzurlu, aynı arkadan gelen "Invincible" gibi. Sonlara doğru hızlanıp bizi albümün en hareketlilerinden, en heavy metallerinden olan "Assasin"e hazırılıyor. "Exo-Politics" ateşi son ayar açarak sizi kaynama noktasına getiriyor. Albüm genelinde bu tarz şarkıların çok olmasını bekliyorsunuz ama azlar ("Map Of The Problematique" ve belki bir de "Starlight"). "City Of Delusion" akustik başlasa da ilerleyen dakikalardaki rahatsız vokallerin arkasından bangır bangır gelen sert müzikle: gaza mı gelsek yoksa hüzünlensek mi bilemiyoruz. "Hoodoo": nerede bakayım damınız? Bulun onu çabuk. Yine dans edeceğiz. Ama bu sefer çok ağır olacak, uslu duracaksınız. "Knights Of Cydonia"da atlı şövalyeler eşliğinde Mars gezegeni seyehatine çıkıyoruz. Oldukça şık, rock'n'roll bir gezi. "Glorious" ile biten albüm ilk notadan son notaya sizi etkisi altına alıyor. Kafa sallarken bir bakıyorsunuz ağlamaya başlamışsınız. Ağlarken bir de baktınız ki dans etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Dans sizi öyle bir şehvete düşürmüş ki hiçbir şey görmez olmuşsunuz. Gözlerinizi açtığınızda yatakta yanınızda bir hatunla buluyorsunuz kendinizi. Tüm bunları yaşarken arada gözlerinizi dünyada olup bitene dikiyor; savaşın kirli, pis yüzüne; politik oyunların iğrençliğine isyan ediyorsunuz. Ek olarak bir de Mars gezisine çıkıyorsunuz. Eh! Bir Muse albümünden daha ne bekliyorsunuz?





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: