UZUNÇALAR

Motorhead - Kiss Of Death

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006

Dünyanın gelmiş geçmiş en gürültülü Rock'N'Roll gruplarından biri olan Motörhead, 23. albümleri "Kiss Of Death" ile bünyeleri sarsmaya öyle ya da böyle devam ediyor. Yaşayan en büyük Rock'N'Roll ikonlarından Lemmy Kilmister ve arkadaşlarının bizlere söyleyecek daha çok sözleri var gibi görünüyor! Onlar çalsın, biz sesi açarız!

Lemmy kariyerinin 40'ıncı yılında yoluna tam gaz devam ederken kaydettiği "Kiss Of Death" (Ölümün Öpücüğü) ile "son"a bir gönderme mi yapıyor bilemiyoruz. Bildiğimiz şey ise bir insanın 62 yaşında bile gürültülü ve Rock'N'Roll dolu bir albüme imza atabildiği gerçeği.
Israrla albüm yapmaya, ısrarla Rock'N'Roll yapmaya, ısrarla Rock'N'Roll yaşamaya, ısrarla turnelere çıkmaya ve konserler vermeye devam eden Lemmy dedenin o eşsiz sesine aşina olan her bünye için hiç kuşkusuz ki heyecan verici bir albüm bu. Zira bu bünyeler için Lemmy'nin sesinin olduğu, Motorhead müziğinin olduğu her albüm heyecan vericidir! Fakat bazı gerçekleri de görmezden gelmek olmaz. Söz konusu albümün sahibi bizler için tanrı katmanında olan Lemmy Kilmister olsa bile
Nedir bu gerçekler?
Her şeyden önce Motorhead'in özellikle 80'li yıllardan beri itinayla uyguladığı "bir albüm iyi-bir albüm vasat"(kötü diyemememizin sebebi, çarpılmaktan korkmamızdır) çıkarma politikasının 2000'li yıllardaki uzantısı içerisindeyiz. Muhteşem "We Are Motorhead"in ardından gelen vasat "Hammered". Onun ardından gelen süper albüm "Inferno" ve "Inferno"ya göre çok daha vasat bir albüm "Kiss Of Death"(Bu vasat tanımlamaları kesinlikle Motorhead standartları göz önünde tutularak kullanılmıştır.) Her ne kadar Lemmy bu albümün "Inferno"dan daha iyi bir albüm olduğunu söylüyorsa da ve işin ucunda çarpılmak tehlikesi olsa da bu konuda Lemmy dedeye katılmadığımı söylemek zorundayım.
Hemen hemen tüm Motorhead albümlerinde olduğu gibi oldukça gaz bir ritmik yapıya sahip olan açılış parçası klasiği bu albümde de devam ediyor. "Sucker" uzun süredir Motorhead dinlemeyenlerin açlıklarını giderecek, klasik Motorhead kalıplarıyla örülmüş, doyurucu bir konser parçası.

Ardından gelen "One Night Stand" tempoyu orta seviyeye çekse de dalgalandırıcı sözleri ile dikkat çekiyor. 3'üncü şarkı "Devil I Know" da Motorhead kalıpları içerisinde, zaman zaman kopan zaman zaman hız kesen bir "formül" şarkısı. Fakat 2'inci nakarat sonrası giren 10-15 saniyelik riffler durumu toparlıyor. Şarkının geneli için ise fabrikasyon diyebiliriz. Bu saatten sonra da Motorhead'den yaratıcı besteler beklemediğimiz için normal karşılıyoruz.
Ve sırada albümün en heyecan verici şarkılarından (bence en iyi iki şarkıdan biri) "Trigger" var. Sadece nakarat kısmındaki vokal-gitar melodileri uyumu bile yeter. Geri kalan kısımlar da Lemmy'nin o kirli haykırışlarıyla, güçlü gitar rifflerine eşlik etmesiyle geçiyor. Nakaratın eğlenceli ve vurucu yapısını grup da çok iyi anlamış olacak ki şarkının sonuna doğru epey bir tekrar ediyorlar.
"Under The Gun" aynı rifflerin sürekli tekrar ettiği gösterişsiz, düz ve biraz da filler (albümlerde boşluk doldurmak için yazılmış olan) bir parça. Sonundaki gitar solosunun uzunluğu da durumu kurtaracak nitelikte değil.
Albümün yarısına geldiğimizde bizi karşılayan "God Was Never On Your Side" bundan yıllar sonra Motorhead klasikleri sayılmaya başlandığı zaman bahsedilecek şarkılardan biri olmaya aday. Akustik giriş ve şarkının hüzünlü atmosferi bunu sağlayacak olan temel etkenler. Lemmy şarkı söylemiyor da ağlatıyor bu sefer, boşalan kadehler çoğalırken "Tanrı hiçbir zaman senin yanında değildi yavrum!"
Albümün ikinci yarısı ritmik yapısı oldukça kuvvetli olan ve albümün Rock'N'Roll'dan ziyade en "Metal" şarkılarından "Living In The Past" ile başlıyor. Lemmy bu şarkıda içindeki müzik tutkusunu en katıksız şekilde şarkıya yansıtmış. Bu şarkı albümdeki favorilerimden.
8'inci şarkı "Christine" yine klasik Motorhead kalıpları ile oluşturulmuş bir şarkı. Lemmy'nin sadece nakaratta değişen standart vokalleri, aynı rifflerle bezenmiş bir background, şarkı ortasında ve sonlarında birer gitar solosu, güçlü fakat fazla klişe davullar Şarkıdaki riffler ne kadar mid-tempo olmasa ve ne kadar "mutlu" havada olsalar da, bunun gibi milyonlarca Motorhead şarkısı var Eğlenceli denebilir ama gayet sıradan bir şarkı.
Bir Manowar şarkısı ismini andıran "Sword Of Glory"de ise bu durum yer yer atraksiyonu bol davullar ile ve nakarat kısmındaki güzel gitar melodisi ile kurtarılıyor. Şarkı başında Lemmy dede "Listen!" diye emrediyor. Aksini yapmak olmaz! Bu şarkıdaki gitar solosu da klasik Motorhead sound'u düşünüldüğü vakit oldukça ayrıksı kaçıyor açıkçası. Ve bence çok güzel bir solo!
"Be My Baby" sert ve Metalik rifflere dayalı bir şarkı. Nakarat kısmına geldiğimiz zaman kendimizi içkinin ve Rock'N'Roll'un gırla gittiği bir parti ortamında hissediyoruz. Lemmy'nin söz yazımına hayran olmamak elde değil. Phil Campbell bu şarkıda da Motorhead için sıradışı sayılabilecek bir solo atmış ve bu solo da olukça etkileyici!
"Kingdom Of The Worm" ise karanlık bir şarkı. Lemmy'nin hızlı cümleleri korku salacak cinsten. Albümde beğendiğim şarkılardan biri aynı zamanda. Son ses dinlemeniz tavsiye edilir.
Albümün son şarkısı "Going Down"da, bu Rock'N'Roll ilahı üç ihtiyar delikanlı eğlenceli ve coşkulu bir veda sunuyor size. Albümün bence en iyi şarkısı! Şarkının sonunda uzun süre tekrar eden riffler, headbang dolu bir nokta koymanızı sağlayacaktır bu albüme!
"Kiss Of Death" sonuç itibariyle bir Motorhead fanı değilseniz dinlemeseniz de olur diyebileceğim bir albüm. Klasik gürültülü ve kirli Rock'N'Roll'a dair olan Motorhead kalıplarını aşmayan, standart ve bence vasatı aşamayan yapıya sahip. Albümdeki favorilerim melodik ve eğlenceli "Trigger", ballad "God Was Never On Your Side", sert "Kingdom Of The Worm" ve eski alışıldık Motorhead coşkusunun yakalandığı son şarkı "Going Down". Fakat bu şarkılar da tüm Motorhead kariyerini düşündüğüm vakit öne çıkamıyorlar. Gerçi Motorhead'den bu saatten sonra kariyerlerinin en iyi albümünü bekleyen de yok ama




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: