UZUNÇALAR

Moonspell - Memorial

Sadi Tirak - 30 Nisan 2006

Bir önceki albümleri "Antidote" ile harika bir yapıta imza atmış olan Portekizli Metalciler, "Memorial" ile müzikal anlamda aynı üstün havaya ulaşamamış olsalar da sağlam parça yazımları ile gayet şık ve etkileyici bir albüm ile yeniden piyasadalar. Ayrıca albümün Portekiz'de Metallica ve Iron Maiden albümlerinden sonra müzik listelerine 1 numaradan giren ilk Metal albümü olma gibi bir özelliği de var.

Toplam 13 parçadan oluşan "Memorial"daki şarkı sözlerinde frontman Fernando Ribiero'nun imzası görülüyor yine. Hikâye, öykü, şiir ve roman gibi edebi eserlere olan ilgisi ile de bilinen ve Portekiz'de bir şiir kitabı yayınlanmış olan Fernando'nun albümdeki sözlerde edebi süslemeler kullanmış olması ve özellikle nakarat bölümlerindeki melodilerde kafiye uyumuna gösterdiği titizlik dikkat çekiyor. Fakat vokal konusunda albümün genelinde bir tercih sıkıntısı seziliyor. Brutal tonlardaki scream vokalleri bu albümde "Antidote"a ya da kült albüm "Wolfheart"a nazaran vasat olan Fernando, clean vokallerde durumu toparlamış gibi. Fakat neyse ki albümün genelindeki klavye partisyonları ve sound'u ile Ricardo'nun genelde kesik kesik takıldığı riffler işin müzikal açıdan doyurucu kısımlarının eksik kalmamasını sağlamış durumda.

"Antidote"un ardından genel kanı; grubun eski sert sound'a geri dönmesinin zor olduğu yönündeydi fakat "Memorial" bu kanının ne denli yanlış olduğunu da ortaya çıkarmış durumda. Zira grup yer yer saf Black Metal tanımı altında değerlendirilebilecek müzikal öğeler içeren şarkılar bile yazmış bu albümde.

Açılış parçası olan "In Memoriam" atmosferik ses efektleri ve klavye melodisiyle başlayan, ardından ikinci şarkı "Finisterra" için girizgâh düzeni oluşturan etkileyici rifflerden oluşan enstrümantal bir parça. "Finisterra" ise grubun "Antidote" albümünde yer alan parçaların bir sentezi havasında. Melodik bir yapı, güçlü vokaller, etkin klavye sound'u ve akılda kalıcı bir nakarat düzenlemesi

Üçüncü şarkı "Memento Mori" klavye melodilerinin atmosferik havayı sürdürdüğü, Ricardo'nun rifflerine ve Fernando'nun vokal melodilerine dayanan bir şarkı. Genel anlamda Moonspell şarkılarından beklenmeyecek bir karmaşık beste yapısına sahip olsa da clean vokal bölümlerindeki melodik yapı şarkıyı kurtarıyor. Fakat o bölümler de olmasa sıkıcı bir şarkı "Memento Mori".

"Sons Of Earth" akustik gitarla çalınmış 1.50 dk'lık enstrümantal bir parça. Arından gelen "Blood Tells" ise albümdeki favorim parçam. Fernando'nun vokal stili "Antidote"daki ile birebir uyum gösteriyor fakat daha güçlü bir vokal sound'u olsaymış keşke demekten de kendinizi alı koyamıyorsunuz. Müzikal yapıda ise klavyenin arkadan beslediği gidişata gitarların akılda kalıcı ve sabit bir riffle eşlik etmesi oldukça etkileyici.

Altıncı şarkı "Upon The Blood Of Men" albümün dikkat çeken şarkılarından bir diğeri. Ve kesinlikle albümdeki en iyi şarkıların başında gelenlerden... "Antidote"daki müzikal üslubun buram buram sezildiği şarkı, özellikle sonlarındaki müthiş gitar solosuyla tekrar tekrar dinlemek isteyeceğiniz türden.

Yedinci şarkı "At The Image Of Pain" albümün vasat şarkılarından. Bunda şarkının gidişatının mid-tempo'dan biraz daha ağır olması da etkili hiç şüphesiz ki. Arından gelen "Sanguine" derin bir müzikal yapıya sahip. Fısıldama vokaller, akustik gitar tınıları ile geri planda olayın derinleşmesini sağlayan klavye melodileri ile başlayan şarkı, korku filmi soundtrackleri için birebir. Bu şarkıda Fernando tamamen clean vokal tercih etseymiş çok daha iyi bir sonuç alınacakmış gibi.

"Poliferation" karanlık klasik müzik varyasyonlarını andıran güçlü ve korku temalı klavye vuruşları ile başlayan, gerilim filmlerindeki kovalama sahnelerini andıran etkileyici bir gidişata sahip 2.39 dk.'lık gitarın pek duyulmadığı enstrümantal bir şarkı. Grubun bu albümden sonra çıkacağı turnede konserlerin introsu olarak seçilme şansı oldukça yüksek.

"Once It Was Ours" da albümün ses getirmeyen şarkılarından biri. Fernando'nun brutal vokalleri ile ve sıkıcı riffler ile dikkat çekiyor. "Mare Nostrum" ise 1.56 dk.'lık akustik gitar ile çalınmış enstrümantal bir parça. Arka plandaki rüzgâr efekti ve bass gitarın ağır ağır ilerleyen tınıları şarkıya çok daha derin bir anlam katmış.

12. parça "Luna" nakarat bölümlerindeki bayan vokalistin tüyler ürpertici sesiyle birçokları tarafından albüm çıkar çıkmaz en iyi şarkı olarak lanse edildi. Fakat bence nakarat bölümü dışında fazla bir numarası olmayan şarkılardan... Zaten nakaratta da bayan vokalist sadece Lunaaa diye bağırıyor o kadar :) Doom etkilerinin en ağır şekilde hissedildiği şarkıda Fernando sadece clean vokal kullanmış ve şarkının o hassas ritmik yapısını bozmayarak doğru bir tercih yapmış.

14.08 dk.'lık son şarkı "Best Forgotten" ise albümün genelinde hissedilen gerilim ve korku temalı müziğin son perdesi kıvamında.

Sonuç olarak albümü dinlemeye başlamadan önce "Antidote" gibi süper bir albüm veya "Wolfheart" ya da "Irregilious" tarzı şaheserler beklemeyin. Yoksa ufak çaplı bir hayal kırıklığına uğrarsınız. Fakat objektif açıdan değerlendirildiğinde Black Metal etkileşimli melodik Doom Metal'in iyi bir sentezi olarak düşünülebilir "Memorial" albümü.






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: