UZUNÇALAR

KILLING JOKE-Absolute Dissent 2010

Mert Yıldız - 13 Kasım 2010

1980'lere doğru İngiltere'nin oluşmakta olan Post-Punk camiası, puslu ve kapalı bir gökyüzü altında, gelecek umudu olmayan fabrika işçilerinin gölgelerinden döneminin en pislik, en karanlık ve en sert grubunu kusar. Ne Banshees gibi sakat gerçek hayat öykülerinden, ne de Joy Division gibi yabancılaşma ve ölümden bahsetmektedir bu grup. Şarkı sözleri çatır çatır açlıktan, soğuk ve sıcak savaştan, liderlerin oyun makineleri başında jeton harcar gibi harcadığı halktan ve nükleer füzeler eşliğinde insanlığın nasıl yok olacağından bahsetmektedir bu gençlerin. Müzikleri savaş makinelerinin yürüyüşünü andırır şekilde mekanik ve kesik ritmlidir, asite bulanmış garip ve sert gitar tonları tribal, savaş tam-tamlarını anımsatan vahşi davullar ile tamamlanır. Tüm bunların üzerinde ise solistleri suratında savaş boyası ve patlak gözleriyle deli gibi sırıtarak o mahvoluş kehanetlerini haykırır durur. 
 
Sakatlar ötesi bir de isim koymuşlardır bu gruba: Killing Joke. (Eşek şakası)
 
Grubun kapakları modern insanın çürüyüşünü müjdeleyen yakın gelecekte çekilmiş fotoğrafları andıran albümleri, müzik camiası için kayıtsız kalınamayacak denli güçlü sanat eserleridir. Ancak ne kısa saçları ve punk duruşları yüzünden metalciler grubu tam olarak kucaklayabilir, ne de jilet gibi keskin ve metalik gitar rifflerini o dönemde tatlı su enteli müzik dinleyicilerine dönüşmeye başlayan post punk eşrafı kabullenebilir. Herkes grubun şahaneliğini onaylar ancak grup asla The Banshees ya da The Cure olamaz. Onlar türsüz kalırlar, toprağı olmadan göçebe yaşayan savaşçı topluluklar gibi, sanatsal yolculuğu garantilenmiş fabrikasyon başarıya tercih ederler.
 
Kariyerleri istikrarlı olmaz zira delidir bu herifler. Solistleri "bu sene kesin kıyamet kopuyor, Crowley'nin metinlerinde öyle yazıyor" dediği için bir ara grubun 3 elemanı İzlanda'ya kaçar, sonra kıyamet kopmayınca (!) İngiltere'ye dönüp grubu tekrar toplarlar; tarzlarını New Wave'e kaydırıp Gothic Rock tarzını etkileyecek albümler yaparlar; solist delirir, kıyamet fetvalarıyla dolu bir spoken-word albümü yapar; bakarlar ki ilk dönem albümleri ile Endüstriyel ve Thrash Metal'e esin kaynağı olmuşlar, tarzlarını sertleştirmeye karar verirler; Mısır hükümetine rüşvet verip piramit içinde albüm kaydederler (!) ve daha neler neler... Bunlar grubun albüm satışlarına fazla yansımaz amma ve lakin grup farklı farklı tarzda tonla grubu etkiler (en yakın örnek için bkz. Metalika - 'The Wait'), bir sürü dünya devi grup bunlardan arak yapar (en hayvanisi için bkz. Nirvana - 'Come As You Are' / Killing Joke - 'Eighties') ve kadroları adeta bir okul gibi dünya müziğine katkı sağlayan adamlar çıkarır (ilk basçıları Martin 'Youth' Glover The Verve, Dido, The Cult, James, Crowded House vs... gibi isimlerle çalışan bir prodüktör olur, sonraki basçıları Paul Raven Prong, Godflesh, Ministry başta olmak üzere efsane gruplarda çalar, deli solist Jaz Coleman orta doğu müziği konusunda uzman bir kondüktör olur, Pink Floyd klasiklerini orkestraya uyarlar vs...).
 
Aslında gavur ellerde olsaydım bu kadar uzun bir giriş yazmazdım ama ülkemizde zamanında orijinal kasetleri basılmadığı için kitlesi pek gelişememiş bir grup Killing Joke.

 
Her neyse, grubun 2006 tarihli bir önceki albümü "Hosannas From The Basement Of Hell"i yine Deli Kasap'ta eleştirmiştim, hayvani bir albüm olduğunu belirtmiştim. Hala da öyle düşünüyorum. O senenin en iyi birkaç albümünden biriydi (ki Celtic Frost - "Monotheist", Scott Walker - "The Drift" ve Iron Maiden - "A Matter Of Life And Death" gibi 2000'lerin ilk 10 senesinin en efsane albümleri arasına kafadan girecek albümler çıkmıştı aynı sene) ve açıkçası grubun o albüme yakın kalitede bir şeyi bir daha kolay kolay yapamayacağını düşünüp üzülmüştüm. Ayrıca o albümden sonra grubun basçısı Paul Raven kalp krizi geçirerek zamansız şekilde hayata gözlerini yummuştu.

 
Bu durum göz yaşartıcı biçimde taa 1982 senesinde dağılan, prodüktör Youth'un da olduğu ilk Killing Joke kadrosunun tekrar toplanmasını sağladı. "Hayat kısa, sevenimiz az olsa da çok seviyolar, onları mutlu edelim ölmeden" diyerek egoları toprak altına gömen grup gözlerimizi yaşarttı tabii ki, ancak onca yıl sonra çıkıp da harikalar yaratmalarını beklemiyorduk.
 
Yanılmışız.
 
"Absolute Dissent" yılın albümü olabilir.

KILLING JOKE
 
Başlangıçta isminin "Feast Of Fools" olacağı açıklanan "Absolute Dissent", grubun müziğini ileri taşıdığı söylenebilecek bir albüm değil. "Absolute Dissent" bunun yerine grubun kariyerinin her döneminden izler barındıran bir sentez albümü olmuş. 
 
Ama ne albüm! Albümdeki 12 parçanın tümü nasıl hit olabilir? Grubun albüm için bir sürü parça kaydedip albüme hangilerinin alınacağı konusunda uzun süre sürtüşmüş olmasından anlamalıydık, herifler resmen büyük bir istekle oturup yazmışlar parçaları, ilham seviyeleri belli ki zirvedeymiş ve en önemlisi, aralarındaki kimya sanki aradan 27 sene geçmemiş gibi taptaze. Kendilerinden esinlenen Metallica adam akıllı bir albüm kaydedebilmek için stüdyo köşelerinde terapist ve gaz veren prodüktörler eşliğinde 2-3 sene takılırken Killing Joke 2 hafta içinde 1,5 albümlük şahane malzeme kaydedebiliyorsa söylenecek çok bir şey yok.
 
Parça parça girmek gerekirse (ki dediğim gibi 12 parçanın 12'si de çok iyi), 2003 senesi albümlerini anımsatan agresif 'The Great Cull', elektronik altyapılı dans edilmeye müsait 'European Superstate', Godflesh'i kıskandıracak sertlikteki psikopat 'This World Hell', grubun Gothic Rock'a meylettiği "Nighttime" albümünü anımsatan 'Here Comes The Singularity' bilhassa öne çıkan çalışmalar. Albümün en iyisi (ve duygusal zirvesi) ise ölen basçıları Paul Raven'a adadıkları göz yaşartıcı 'The Raven King'. Burada özellikle belirtmem gerek, ki albümle ilgili gavur ellerde yapılmış eleştirilerde de bunun altı çizilmiş, bu parça grubun gelmiş geçmiş en iyi parçalarından biri. Ötesi yok. Bundan daha güzel bir ağıt olamaz.
 
Prodüksiyon çiğ ve gürültülü, gitarlar kulak tırmalayıcı, baslar görkemli ve davullar kafa kıran türden. Gruba yabancı olanlar prodüksiyona ilk etapta alışmakta güçlük çekebilirler ancak tabiri caizse "bu yemeğin yenme usulü böyle".
 
Daha fazla ekleyeceğim bir şey yok. Bu sene de tıpkı 2006 senesi gibi çok çok iyi albümler çıktı ancak bu kez Killing Joke yılın en iyisi ödülünü en azından benden kapacağa benziyor. Bu devirde, bunca senelik kariyerin üzerine böyle bir albümü Metallica yapamaz. Nine Inch Nails? Sanmıyorum. Nirvana yaşasaydı onlar da yapamazdı. Faith No More da sanmıyorum ki yapabilsin. Ama Killing Joke yapar. Çünkü onlar lider, diğerleri takipçi. Ve liderler hep örnek olmak zorunda. Killing Joke büyümesin, daha çok satmasın. Ama kutsal değer olarak hep yanımızda olsun. Amin.
 
10/10
 
MERT YILDIZ



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: