UZUNÇALAR

Katatonia - The Great Cold Distance

Sadi Tirak - 30 Nisan 2006

Yaptıkları şarkılar ile özellikle 90'lı yılların ortalarından itibaren acı çeken bünyelerin hayatlarındaki vazgeçilmez fon müziklerini oluşturan gruplardan biri olan İsveçli Doom Metal grubu Katatonia, 7. albümleri "The Great Cold Distance" ile bu misyonuna kaldığı yerden devam ediyor.

2005 yılını "The Black Sessions" adında çift CD'lik toplama bir albüm çıkararak ve fanları ile arayı fazla soğutmadan geçiren grup "The Great Cold Distance" ile geri döndüğünde öyle bir rüzgar estirmeye başladı ki, ürpermemek imkansız.

Grup bu albümle artık daha büyük bir grup olduğunu ve daha major ortamlarda boy göstereceklerini de işaretliyor. Albüm çıkmadan aylar önce grubun müzik firmasını değiştireceği haberini almıştık. Ardından tamamen yeniledikleri web-siteleri ile çıktılar karşımıza. Albümle ilgili ilk bilgileri de öğrendiğimiz bu yeni web-sitelerinin hem dizaynı hem de içeriğinde yer alan grubun yeni promo fotoğrafları Katatonia'nın artık daha büyük oynadığını ve çok daha profesyonel bir yaklaşım açısına sahip olduğunu gözler önüne seriyordu. Nitekim müzik firmaları Peaceville Records'un da grubun promosyonuna daha çok yatırım yapması bunun bir göstergesiydi.

Daha sonra ise yine sitelerinden, yeni albümden yayınlanacak olan ilk single "My Twin"in sample versiyonu yayınlandı. Uzun süredir Katatonia'dan yeni bir şarkı bekleyen hemen herkesin yayınlanır yayınlanmaz indirip dinlediği şarkı, albümün çıkışı için sabırsızlanan bünyeleri daha da heyecanlandırmaya yetmişti.

Albüm piyasaya çıktıktan sonra da görüldü ki "My Twin" albümdeki en güzel şarkı açık ara.

Hala karşı cinse yazılan hüzün, ayrılık, özlem ve tabii ki aşk ve acı temalı şarkılar yazan Jonas Renske ve Anders Nyström ikilisi bu albümde de aynı üslubu muhafaza ediyor.

Kayıtlarının İsveç'teki Fascination Street Stüdyoları'nda 2005 Mayıs ve Ağustos ayları arasında yapıldığı, prodüktörlüğünü ise grupla birlikte Jens Bogren ve David Castillo'nun üstlendiği albüm toplam 12 parçadan oluşuyor.

Liriksel anlamda bilinen Katatonia albümlerinden pek farkı olmayan albüm, müzikal açıdan bariz bir farklılık göstermekte. Her şeyden önce gitarlarda yadsınamaz bir progresif tavır söz konusu. Hatta bu tavır, albümü ilk dinlediğiniz anlarda size açık bir şekilde "Opeth etkisi" olarak kendini hissetirebilir. Jonas Renske'nin içten sesi yer yer brutal çığlıklara uzansa da içimizi ürperten ve o herzamanki yanlızlık hissini depolayan ruh hala mevcut. İlk dinlenildiği anlarda progesiv öğelerin fazlalığı sonucu karmaşık gelen beste düzenlemesi ise albümün havasına alıştığınız andan itibaren sizi içine çeken bir girdaba dönüşüyor adeta. Özellikle "My Twin", "Deliberation", "July" ve "Journey Through Pressure"u dinlediğinizde ne demek istediğimi çok daha iyi anlacaksınız.

Katatonia hüzne ve acıya fon müziği olmaya devam ediyor. 24 Haziran'da Yedikule'de ön saflarda görüşmek üzere






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: