UZUNÇALAR

Iron Maiden - A Matter Of Life And Death

Sadi Tirak - 31 Ekim 2006

Heavy metal tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gruplarından biri olan İngiliz topluluk Iron Maiden 14'üncü albümleri "A Matter Of Life And Death" ile hayat memat meselesi ağırlığında, son derece etkileyici bir müzikal performansla bizleri selamlıyor. Unutmayın ki heavy metal hayat memat meselesinden daha fazlasıdır!

Bu müziği dinlediğim ilk günden itibaren çok koyu bir Iron Maiden fanatiği olduğum söylenemez fakat heavy metal söz konusu olduğunda saygıyı en çok hak eden gruplardan biri olduklarına inanırım her daim. Ve yine Iron Maiden mevzu bahis ise, yarattıkları melodiler ile kulaktan çok kalbe hitap ettikleri görüşüne katılmışımdır hep. İşi sadece müzikal anlamda ele alacak olursak da, bence Iron Maiden'ı diğer klasik heavy metal gruplarından ayıran ilk temel faktör budur: Melodiler ile insanın direkt olarak kalbine hitap etmeleri!
Sanırım Iron Maiden ile az-çok alakadar olan herkes ne demek istediğimi gayet iyi anlamıştır.
Ve grup uzun süredir büyük bir heyecanla beklediğimiz albümünü 5 Eylül 2006 tarihinde, oldukça da "ağır" bir isimle piyasaya sürdü: "A Matter Of Life And Death".
Şarkıların teker teker yorumuna geçerek konuyu daha fazla uzatmıyorum.
Albümün açılış parçası "Different World", grubun bu albümdeki "The Wicker Man" ya da "Wildest Dreams"i. Şarkı bir Adrian Smith-Steve Harris ortak çalışması. Enerjik bir tempo ile albüme giriş yapmanızı sağlıyor ve en dikkat çekici yanı Adrian Smith'in gitar solosu. Single olarak kullanılabilecek albümdeki yegâne parça olmasına rağmen ancak ikinci single olarak seçildi.
İkinci şarkı olan "These Colours Don't Run" ise ismiyle bile heyecan uyandırabilen bir parça. Sıkı Maiden takipçileri hatırlayacaklardır ki bu cümle; 2005 yazında grubun Ozzfest'te headliner olarak sahne aldığı son günde meydana gelen sansasyonda (sahneye bazı seyircilerin yumurta atması) vokalist Bruce Dickinson'ın olay anında yaptığı anonsta geçiyordu. Bu isim, hem o olaya gönderme taşıdığı için hem de şarkı savaşta ön saflarda çarpışan bir askerin psikolojisi temel alınarak yazılmış sözlere sahip olduğu için gayet yerinde bir seçim olmuş bana kalırsa. Müzikal anlamda inişli çıkışlı bir tempo izlemesi ve oldukça etkileyici bir nakarat melodisine sahip olması şarkıda öne çıkan unsurlar.
"Brighter Than A Thousand Suns" ise albümün en iyilerinden. Bir Smith-Harris-Dickinson ortak ürünü olan parça, Tool-vari bir girişe sahip ve hem atom bombası-Hiroşima-Nagazaki hakkındaki sözleri hem de ustaca kurgulanmış beste ve melodi yapısıyla Iron Maiden tarihindeki en değerli "klasikler" arasında şimdiden gösterilmeye başlandı.
"The Pilgrim"de kullanılan ana melodiyi duyar duymaz bunun bir Iron Maiden şarkısı olduğunu anlamamak imkânsız. Fazlasıyla karakteristik bir parça. Sözler haçlı seferleri ve beraberinde getirdikleri ile ilgili.
Albümdeki 5'inci şarkı "The Longest Day" ise yine bir Smith-Harris-Dickinson ortak ürünü olup, Normandiya çıkarması ile ilgili sözleri ile dikkat çeken bir parça. Ayrıca aynı isme sahip bir film olduğunu ve bu ismi de Alman general Erwin Rommel'in harekâttan önce sarf ettiği "Bu, müttefikler kadar Almanya için de en uzun gün olacaktır." cümlesinden aldığını da ek bilgiler olarak araya sıkıştıralım. Şarkı müzikal anlamda grubun bu albümdeki zirvelerinden Şarkıyı konserlerde Bruce'un o meşhur tiyatral üslubu ile yorumlayışını izlemek için meraklananların sayısı da bir hayli fazla. Açıkçası ben de onlardan biriyim. Albümdeki sözlerle en uyumlu müzikal yapı bu şarkıda ortaya çıkıyor. Anlatması imkânsız gibi bir şey. Dinleyince ve o sözleri duyduğunuzda anlayacaksınız.
"Out Of The Shadows"un en dikkat çekici özelliği bestesinin Bruce Dickinson tarafından yapılmış olması. Şarkı genel anlamda bir Power-ballad olarak değerlendirilebilir. Tempo oldukça yavaş fakat melodik yapı grubun müziğinden aldığınız zevki doruklarda tutmayı başarıyor.
Ve sırada albümden yayınlanan ilk single olan "The Reincarnation Of Benjamin Breeg" var. 7.21 dk.'lık süresiyle Maiden'ın yazılı olmayan bazı müzik endüstrisi kurallarına (mesela tüm singleların maksimum 3,5 dakika olması gerektiği gibi) meydan okuduğunun da bir göstergesi bu parça aynı zamanda. Şarkı yayınlanır yayınlanmaz ise insanların kafasında ilk olarak hemen şu soru belirmişti: "Bu Benjamin Breeg de kim?"
Şöyle bir bilgiye ulaşıldı daha sonra Maiden fanatikleri tarafından: Meşhur hayalet gemi hikâyelerinden biri olan Mary Celeste'nin kaptanının ismi: Benjamin Briggs. 1872 yılında İtalya'ya gitmek üzere denize açılan fakat esrarengiz bir biçimde kaybolan bir geminin kaptanı
Ve bir de www.benjaminbreeg.co.uk adlı bir site açıldı ansızın. Bu sitede yazılanlar ise oldukça ilginç. Sitede A. Breeg isimli bir şahıs kuzeni Benjamin'in 1978'de kaybolduğunu iddia ediyor ve görenlerin kendisiyle temasa geçmesini istediğin belirtiyordu. Devamını adresini verdiğim siteden okuyabilirsiniz fakat bu sitenin Iron Maiden tayfası tarafından açıldığı ve şarkıyı gizemli bir hale sokmak için planlanmış bir tezgâh olduğu konusunda birleşen fikirler bir hayli fazla, hatırlatalım.
Şarkı müzikal anlamda ise Sabbath-Priest-Maiden birleşiminden elde edilmiş bir sonuç etkisi bırakıyor kulaklarda. Klibine ise değinmek bile istemiyorum. O kadar beğenmedim çünkü (Grubun kariyeri boyunca bir türlü güzel bir klip çekememesi ise bence başlı başına ayrı bir yazının konusudur.)
Sıradaki şarkı ise albümdeki açık ara favorim: "For The Greater Good Of God". Bir Steve Harrris destanı desek yeridir. Evet, bu adama dik kafalı, uzlaşmaz, benmerkezci, yobaz (müzikal anlamda), aşırı muhafazakâr (yine müzikal anlamda) gibi nitelendirmeler yakıştırılır ve aslında yer yer haklılık payları da azımsanamayacak kadar fazladır bu nitelendirmelerin. Fakat sadece işte bu "For The Greater Good Of God" gibi destansı şarkılar yazabildiği için bile çok ayrı bir yere koymalıyız kendisini kesinlikle! Şarkıyı derinlemesine anlatmaya kasmayacağım. Melodilerin kutsallığına inanan her bünye bu parçada başka boyutlara karışacak ve Maiden'ın hala böyle eserler üretebilmesine karşı tarifsiz bir mutluluk besleyecektir zaten.
"Lord Of Light" sadece albümdeki değil tüm Maiden diskografisi içerisindeki en farklılık arz eden şarkılardan biri. Akustik gitarlar eşliğinde ağır bir tempoda ilerleyen uzun bir introsu var ve albümün geneli göz önüne alındığında en vasat şarkı olarak dikkat çekmiyor değil açıkçası. Fakat yine de Bruce'un vokal performansı takdire şayan.
Kapanış şarkısı ise bir Gers-Harris ortak yapımı olan "The Legacy". Albümdeki en uzun 2'inci şarkı ve melodik anlamda grubun şov yaptığı bazı bölümler içermesiyle oldukça heyecan verici bir parça. Artık bir Maiden klasiği olarak görmeye başladığımız akustik intro ile başlıyor bu şarkı da ve giderek güzelleşiyor. Böylesine güzel bir albüme böylesi görkemli bir kapanış yakışırdı zaten demekten başka bir çare bırakmıyor grup bizlere.
Kısacası Iron Maiden "Fear Of The Dark" albümünden beri yapmış olduğu en iyi albümle karşımızda. Şarkılara teker teker yorum getirirken albüm konseptinin "savaş" olduğunu anlamışsınızdır. Bu konsepte uyan kapak çizimi ise illüstrator Timothy Bradstreet'e ait.
Albüm hakkında çarpıcı özelliklerden biri de mastering işlemine tabi tutulmamasıdır hiç kuşkusuz. Kulağınıza gelen her nota grubun stüdyoda çaldıkları bire bir ve direkt olarak. Steve Harris insanları şaşırtmaya devam ediyor yani.
Müzikal anlamda Adrian Smith ve Steve Harris'in albüme katkıları inanılmaz. Albümün beğenilmesindeki temel etken olarak Adrian Smith'in eski üretken günlerine geri dönmesini sebep gösterenlerin sayısı da bir hayli fazla. Gers ve Murray ikilisi ise birer parça dışında pek suya sabuna dokunmamışlar.
Her iki single parçasının da (ikinci single "Different World") berbat kliplerine rağmen albümün büyük bir satış başarısı yakaladığını da belirtelim. Çıktığı hafta dünya genelinde bizim gibi müzik endüstrisi yeni yeni oluşmaya çalışan ülkeler dışında her ülkede ilk 5'teydi albüm. Bazı ülkelerde uzun süre 1'inci kaldı hatta.
Sonuç olarak Maiden'dan uzun süre sonra böyle "görkemli" bir albüm dinlemek her müziksever için tarifsiz bir mutluluk olmalı. Bu mutluluğa erişmek için ise tüm Türkiye'de yabancı albüm satılan pek çok yerde raflarda sizleri bekliyor bu hayat memat meselesi!





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: