UZUNÇALAR

Hatebreed - Supremacy

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006

2004 yılında ikincisi düzenlenen Rock The Nations Festivali kadrosu dahilinde ismi yer almasına rağmen, festivale 1 hafta kala konseri iptal eden ve ülkemizde hala ağırlayamadığımız Amerikalı grup Hatebreed, modern zamanların en büyük Hardcore ikonu olmaya doğru emin ve oldukça sağlam adımlarla ilerliyor! "Supremacy" grubun şimdiye dek çıkardığı en iyi albüm!

2005 yılının ortalarından itibaren MTV'nin Amerika yayınındaki "Headbangers' Ball" adlı efsanevi Metal programının sunuculuğunu yapıyor olan sert çocuk Jamey Jasta, son yıllarda Metal dünyasından o kadar büyük isimle aynı ortamda olup ortak prodüksiyonlar içerisine girdi ki, henüz genç yaşta edindiği bu tecrübeyi kendi grubuna yansıtması kaçınılmazdı. Karşımızda Hatebreed kariyerinin şimdiye kadarki en vurucu, en sert, en heyecan verici, en sarsıcı ve kısaca en iyi albümü var! Hatta daha da ileri giderek "Supremacy"nin 2006 yılı içerisinde çıkmış en iyi albümlerden biri olduğunu da söyleyebilirim.
Daha önce buna benzer bir güç patlamasını Hatebreed'e bu işi öğreten gruplardan, Hardcore'un babaları Sick Of It All'un son albümü "Death To Tyrants" ile yaşamıştık. Bünye o albümden kendini kaybetmeye antrenmanlı olduğu için "Supremacy”i dinlediğim ilk dönemleri az hasarla atlatabildim neyse ki.
Grup bu albümün kayıtlarına başlamadan hemen önce kadrosuna ikinci bir gitarist daha (Frank "3 Gun" Novinec) ekleyerek aslında albümdeki bu gümbür gümbürden öte "hayvani" soundun yaratılışı için ilk sinyali vermişti.
Hatebreed'in gençler tarafından neden bu kadar çok sevildiğine dair grubun frontman'i Jamey Jasta'ya yöneltilen sorulara verilen cevaplar hep aynıdır dikkat ettiyseniz: "Çünkü biz onları anlatıyoruz. Çünkü biz de onlardan biriyiz. Onların öfkelerini, hayal kırıklıklarını, sorunlarını, dertlerini, nefretlerini, her türlü dışa vurumlarını anlatıyoruz! Çünkü biz sözümüzü sakınmıyoruz. Tıpkı tüm kardeşlerim(seyirciler) gibi!"
Evet, grup buna devam ediyor. Hem de albümden yayınlanan ilk single "To The Threshold"da Jamey'in haykırdığı gibi "Stronger Than Ever"(Her zamankinden daha güçlü!) şeklinde
Jamey Jasta'nın bu albümdeki güçlü, gerçeği bir yumruk misali çarpan, dolaylı değil doğrudan ve oldukça da agresif sözlerini okuyunca ortaya aklınıza James Hetfield'in 90'ların başında yarattığı eşsiz marşın ismi gelebilir: "Sad But True". Hatebreed de acı olsa da gerçekleri haykırıyor! Evet, şarkı söylemiyorlar, haykırıyorlar! Bunu yaparken de müziği en güçlü şekilde, en gümbür gümbür şekilde ortaya çıkarmaktan da geri kalmıyorlar!
"Defeatist", "Horrors Of Self", "To The Threshold", "Give Wings To My Triumph", "Destroy Everything", "Never Let It Die" gibi şarkıları dinlediğiniz an bahsettiğim müzikal gücün farkına varacaksınız!
Son zamanlarda bu kadar güçlü ve sert bir sound'a, üstelik de bu kadar kaliteli bir müzik yapısı içerisinde sıklıkla rastlayamıyoruz. Bu albüm işte bu yüzden de çok önemli.
"Supremacy"de grubun diğer albümlerine göre farklı yaptığı şeyler ise ustalıkla altından kalktıkları "vurucu nakarat kısımları"nı, çok daha "catchy" rifflerle yazmış olmaları ve tabii ki ilk defa koro vokalleri bu kadar sıklıkla kullanmaları. Albüm her şarkısıyla yumruklarınızı sıkıp, gruba bağırarak eşlik etme hissi uyandıran şarkılarla dolu.
Bir önceki albüm "The Rise Of Brutality"de de grup akılda kalıcı riff yazımını eskiye oranla arttırmış ve dinleyici kitlesini kat ve kat arttırmıştı. "Supremacy" ise baştan sona her şarkısıyla dinleyici anında yakalayan şarkılarla donatılmış bir bomba adeta! Hatta bir tane bile "filler" riff kullanımı yok desem fazla abartmış olur muyum diye düşünmekteyim fakat kesinlikle yerinizde durmanızı en imkânsız kılacak olan Hatebreed albümü bu!
Son yılların Hardcore müzik adına en doyurucu ve en kaliteli çalışmalarından birini arşivinize katmak için sizi yerinizden fırlatacak bir güç bekliyorsanız, daha fazla beklememenizi öneririm. Zira muhtaç olduğunuz o güç, Hatebreed'in enerjinin doruklarında gezindiği "Supremacy" albümünde fazlasıyla mevcut.
Ben bu albüme dair herhangi bir olumsuz özellik göremedim, bulamadım. Bakalım siz bulabilecek misiniz?




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: