UZUNÇALAR

Gamma Ray - To The Metal

Mert Yıldız - 20 Şubat 2010

GAMMA RAY

TO THE METAL

2010

Hani bir laf vardır ya. "Yarabbi bir yerden verdiğini diğer yerden eksiltir." Galiba doğru lan bu laf. Yani mesela hepimizin bildiği gibi "deli-dahi" diye bir kavram boşuna çıkmamıştır ortaya. Yarabbi adama süper zeka veriyor, hayal gücü veriyor, gözlem yeteneği veriyor, mantık veriyor, ama birkaç tahtasını da eksik koyuveriyor! Müzik dünyasında da bu atasözünün tonla örneği olduğunu düşünüyorum. Sırf milleti şoke etmek için sahnede kimseye haber vermeden amfileri havaya uçuran sonra da "eki eki" diye gülen, Deep Purple'da bulunduğu müddetçe türlü kepazeliğe imza atan ancak en az bu manyaklıkları kadar yeteneği olan Blackmore mu dersiniz, inanılmaz sesi ve yeteneğine karşılık tam bir barzo olmasıyla ve fan, gazeteci, kız arkadaş, çoluk, çocuk demeden herkesle küfürleşebilen, yumruklaşabilen Axl Rose mu dersiniz, bir sürü örnek var bu deli-dahilik durumu ile ilgili şu güzide rok müzik dünyasında.

Ama tabii yarabbi sadece dahilik verip tahta eksiltmiyor. Yetenek verip karakterden eksilttiği örnekler de var, yetenek verip de bu yeteneği kullanamayacak kadar KEKO yarattığı örnekler de var (misal John Sykes; sen git Whitesnake '87'yi tek başına bestele, sonra gruptan kop, ekmeği Coverdale yesin, yerine de Steve Vai ile Adrian Vanderberg'i alsın, sen orda burada takıl, devasa yeteneğe rağmen anca Thin Lizzy reunion'da boy göster).

Neyse, şimdi bu konuyu Gamma Ray'e nasıl bağlayacağıma gelirsek... Kai Hansen, '80'lerde Melodik Heavy Metal, '90'ların ikinci yarısında Hammerfall çıktığından beri de Power Metal olarak adlandırılan, terleyince yanakları pembe pembe olan, kadın gömleği giyen, sarışın temiz yüzlü Alman gençlerinin türü olarak bilinen müziğin yaratıcısı ve Gamma Ray grubunun da asıl adamı. Aslında tip olarak da, ses olarak da, herif bu Power Metal türünün maddeleşmiş hali diyebiliriz.

Ama sen ki bu türü ta Helloween'in ilk albümünde yaratmış ol, Helloween'in ve bu türün belki de en baba albümleri olan "Keeper Of The Seven Keys 1-2"deki çoğu parçaya imza atmış ol, yetenek sende olsun, ses sende olsun, Helloween'i bırakmış olmana rağmen kendi grubunla da belirli bir kariyer yapmış ol, sonra da sen kalk, ŞU YAŞTA IRON MAIDEN VE JUDAS PRIEST ARAKÇILIĞI YAP!...

Öncelikle adını şu an hatırlamadığım, yıllardır Maiden albüm kapaklarında Derek Riggs'in yerini doldurma umuduyla her hafta bir Eddie resmi boyayıp Maiden fanzinlerine falan veren Fransız elemana albüm kapağı yaptırmalarıyla verildi bunun sinyalleri. Ama yok lan, daha öncesinde bizzat Derek Riggs'e de bir iki kapak yaptırdılar zaten... Sonra o herifle çalışmaya başlayıp, Eddie'nin "burunlu" versiyonu denilebilecek o karakteri kapaklara koymaya başladılar. Burada kalır diyorduk, kalmadı. "Land Of The Free Part 2"de öyle şeyler yapmıştı ki Hansen baba, şoktan şoka koştuk. Aslında ben burada tek tek saymayayım yer işgali olur, youtube'da "gamma ray influences" diye arama yaparsanız karşınıza bol bol örnek çıkar zaten. İnsanın ağzını açık bırakacak örnekler mevcut.

Hani şimdi söz konusu olan durum, bir riff benzemiş, ya da farkında olmadan adamın yazdığı riff başka bir grubun riffine benzemiş (çok örnek var, bilinçsiz etkileşimdir, olabilir) gibi bir şey değil. Adam liriği-müziği-şarkı yürüyüşünü-aranjmanını falan KOMPLE alıyor, biraz terlemiş pembe yanak, biraz da sarı saç koyuyor içine, yeni parça diye veriyor.

Bu albümde de bu mevcut. Çok fazla yazıp da kafa ütülemek istemiyorum, zaten albümün çıkış parçası olan 'Metal Gods', pardon, 'To The Metal'da her şey ele veriliyor. Olay "tokatçılık". Ha albümün tamamı böyle mi, değil. Zaman zaman Helloween günlerinden de alıyor adam, zaman zaman Gamma Ray parçalarından da. Ha albüm kötü mü, garip bir biçimde değil, hatta gayet leziz bile denilebilir. Sıkılmadan dinleyeceğiniz, formüle dayalı ancak ustaca çalınıp kaydedilmiş 10 parça var albümde. Ama yani, Kai abi, valla bizim yüzümüz kızarıyor artık şu albümleri dinlerken yahu. Yok yani, gönderme desen değil, benzerlik desen değil, resmen adam kalıbıyla kesip alıyor elalemin malını. Bari git Metallica gibi Excel'den falan al, gidip hali hazırda marş olmuş metal klasiklerinden alma.

Ama adam ekmeğini kazanıyor mu, kazanıyor. Yemeği de beleş, içkisi de beleş, bir de üstüne güzel yazlık aldı geçenlerde. Mat Sinner ve Schenker gibi fakir yetişip tutumlu müzik yapan tüm Alaman babalara tapıyoruz, Hansen bu tutumluluğu biraz daha ileri götürmüş olsa da, "Keeper Of The Seven Keys"lerde çalmış adam her zaman misafirimiz olabilir, Kumkapıda aleme bile götürürüz.

Evet. Ne anladıysanız artık.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: