UZUNÇALAR

Dissection - Reinkaos

Şanver Ofluoglu - 30 Nisan 2006

İskandinavların en karanlık grubu, kozmik kaosun gezegendeki sesi Dissection, Jon Nödtveidt'in  hapisten çıkmasıyla özgürlüğünde nefes almış yeniden. Jon Nödtveidt'in şaibeli bir adam öldürme suçundan içeriye girmesi zaten yeraltında muktedir sayılan bu gizemli, büyücü topluluğu akabinde bir Metal efsanesine dönüştürmüştü.

Dissection'ın bozguncu, kundakçı ve katil iskandinav Heavy Metal topluluklarından fark çıkaran en büyük özelliği ise tamamen müzikal anlamda üstün bir topluluk olmasıdır. "Storm Of The Light's Bane” gibi mükemmel bir albümün tüm müzikal kariyerlerine yetecek güçte bir yapıt olarak hala yerini en üst mertebede koruması bile yeter. Şüphesiz bu durumda yeni albüm için de beklentiler had safhada oluyor. Ki uzun zaman hapiste kalan bir Metal müzisyeninin garezli yaşamından ötürü ruhani dünyasını müziğine daha vahim elementlerle indirmesi bekleniliyor.
Fakat "Reinkaos”, ilk anlamda yani eski melodik Dark/Black tarzındaki hızlı Dissection müziğini bilenler anlamında şaşkınlık verici bir tertiple geldi. Kesik gitarlarla donatılmış, orta tempoda ve neo Metal kalıplarıyla hareket eden yeni bir Dissection modeli bu. Eski tarzda destan gibi yazılmış parçalara alışan sadık dinleyicileri için bu yeni tarz ağır kalacaktır muhakkak. Müziklerine hayran olmuş eski bir dinleyicisi olarak aynı hayalkırıklığını taşısam da özellikle Jon'un muhteşem vokali susturuyor bu şüpheyi. Jon'un vokalleri brutal/scream söyleyenlerden farklı bir duygu ve öfke taşıyor. Tam anlamı ile hislerini döken bir haykırma şekli Heavy metal dünyasında John Tardy ,  Mikael Stanne, Tomas Lindberg gibi çok az brutal vokalin başarabildiği bir şey Daha doğrusu tam anlamıyla bir vokal sanatı...
"Reinkaos”, bu neo Metal düzeniyle eski müzikal gücüne ulaşamamış olmasına rağmen bende yine aynı Dissection heyecanını yaratan bir albüm oldu. Aynı yıkıcı atmosferi, depresif ve son derece karanlık halini yani... Fakat yine de "Beyond The Horizon” ve "Starless Aeon”, gibi her şekilde sıradan çalışmalar olmaktan kurtulamayan bir kaç parça mevcut. "Black Dragon” ise albümde tek başına bir gücü temsil ediyor. Akustik gitarın ardında hafiften sızlanan solo gitara şeytani sesiyle iştirak eden Jon'un bozguncu vokali ve girişteki harika solo gitarıyla bambaşka bir duygu örtüsü sunuyor.
"Dark Mother” ve enstrümantal "Reinkaos” adlı parçalar da zengin solo gitarları ve orta ritm düzenleri ile en dikkat çeken diğer iki çalışma. Eski bir hindu geleneğindeki tanrıça şeytana isim olan ve daha önceden yayınlanmış olan "Maha Kali” adlı parça ise etnik ezgileri , hindu diliyle sunan kadın vokal desteğiyle fazlasıyla dikkat çekici. Ki Dissection geleniğinde olmayan bir detay bu da...
Sonuçta farklı bir Dissection yapısına sahip ama aynı karanlık havayı çağıran bir albüm var karşımızda. Ama hepsinin dışında şahsi olarak tamamen "Black Dragon”a kilitlemişim kendimi ki, o da tarifle olacak iş değil! Ve kimse unutmasın ki Heavy Metalin en karanlık topluluğu Dissection, o hain gece renginde gezinenler içindir sadece!!!





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: