UZUNÇALAR

Diary of Dreams - Ego-X

Uğur Sevilmez - 17 Aralık 2012

Diary of Dreams - Ego-X

Hep derim; "Bu Almanlar techno-dance müzik tarzına ne kadar meraklılar ve en kalitelisini onlar yapıyor" diye, gerçekten de öyle. 1989 yılında kurulan bir darkwave grubunu bu kadar geç keşfettiğim için üzülsem de çok şey kaybetmediğimin farkına vardım.. Bir insan bir müzik dinleyince hem huzurlu hem hüzünlü olur mu…Diary of Dreams dinlerse bence her duyguyu hisseder bu da öyle bir şey…Şahsen ben dinlediğimde kendimi depresif hissediyorum ama bir o kadar da huzur veriyor..Darkwave herkesin dinleyemeyeceği - zaman zaman ağır gelecek ama içerisinde barındırdığı elektronik sampleların üzerine gitar ve eşsiz vokaller eklendiğinde kendini dinlettirecek bir müzik tarzı. Bunların hepsi Diary of Dreams'de fazlasıyla var. Albüm o kadar profesyonelce hazırlanmış ki; parça geçişleri, synthesizer kullanımları,albümün prodüktörlüğüne kadar tutun da herşey en ince ayrıntısına kadar mükemmel.

Andrian Hates'in enfes hüzün dolu sesiyle yer yer Almanca yer yer İngilizce parçalar birleşince ortaya bir şaheser çıkıyor ister istemez. Torben Wend'in harika synthesizer kullanımı görülmeye değer.Albümde ara introlar da dahil toplamda 21 şarkı bulunmakta. "Undividable" isimli parçanın orijinal versiyonu dışında e-mix ve altarnate mix ile beraber iki adet mix versiyonu yer almakta ve albümün hit parçalarında biri olarak yer almakta.Albümde ''Push Me'' şarkısının iki versiyonu bulunmakta fakat en can alıcı olanı dünyanın en iyi sopranolarından olan Amelia Brightman'ın vokal yaptığı versiyon.

Gregorian gibi tanınmış bir new-age grubunda female vokalleri yapan Amelia'nın dinlendirici enfes sesiyle beraber kendinizi büyülü eşsiz güzel bir mutluluk adasında hissedebiliyorsunuz. "Echo In Me" albümün en sert ve hızlı diyebileceğimiz şarkısı... Adrian Hates'in vokalini bu parçada daha agresif görmekteyiz..''Lebenslag'' gene çok harika bir introyla beraber bizi kalitenin doruklarına götürüyor. Herşey cok ustaca, herşey çok profesyonelce... Ayrıca parçada kesik ritim gitar sounda çok uyum sağlamış.''Grey The Blue'' depresifliğe kucak açıyor adeta. O kadar eşsiz ve dinlendirici ki; insanı derin düşüncelere itiyor.

"Immerdar" albümün en akustik şarkısı... Albümdeki favori parçam kesinlikle "Mein Ed" Çok derin vokaller,enfes gitar sololar eşliğinde bulunmuş belkide en güzel melodilere sahip eşsiz Diary of Dreams parçalarından biri. Arkasından gelen "Splinter" klasik Diary of Dreams tarzı kaliteli bir başyapıt.."Fateful Decoy" ve "Weh-Mut" ise biraz da diğer parçalara göre daha ağır daha geri planda kalıyor.

Bu albüm hiçbir zaman "(If) " albümü kadar mükemmel bir albüm olmayacak ancak; kalite ve övgüyü benim gözümde her zaman hak edecek.Eğer Darkwave, ambient, endustriel, gothic gibi soundları seviyorsanız sevebileceğiniz bir sound fakat daha önce böyle bir şey dinlemeyen kişilerin yabancılık cekeceğini düşünüyorum.Umarım bir gün bu tarzda bir festival olurda o zaman canlı izleme fırsatı buluruz Diary of Dreams'i


Albüm Notu :8,8/10
 

Diary of Dreams - Ego-X



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: