UZUNÇALAR

Cradle Of Filth - Tornography

Erdem Tatar - 31 Ekim 2006

İngiltere'nin yıllardır pek çok türe öncülük eden gruplarla Amerika'ya kafa tutuşu müzik severler tarafından hayranlıkla takip edilir, ne de olsa şirketlerin "yatırım" olarak gördükleri sanat dalının asıl kaymağını yiyen dinleyicidir. Black metal'i Avrupa'ya özgü, "kıtasal" bir tür olmaktan kurtaran grupların başında hiç şüphesiz Cradle Of Filth gelmekte.

Dani Filth ve "uğursuz" bandosu yıllardır black metal'den avant garde etkileşimlere, endüstriyelden senfonik ve gotiğe uzanan lanet yelpazeleriyle, yer altında kurtlanmış bir türü hiç gocunmadan yer yüzüne salıvermekle haşır neşirler. 2006 yılının bu lanetten payına düşense "Thornography" oldu.

Cradle Of Filth müziğinin "Midian" albümünün de dahil olduğu bir süreç zarfında daha da aydınlık tarafa yüzünü döndüğü aşikar. Endüstriyel ve yeni akım elementlerinden de ziyadesiyle beslenen grup, yeni milenyum başında Sony ile anlaşma imzaladığında hayranlarından bir hayli tepki alsa da artık çıktıkları yolun çok farklı bir şeridinde, çok farklı şartlarda yolculuklarına devam etmekteydiler. Sony beklediği randımanı gruptan alamayınca, Cradle'a Roadrunner Records yolları gözüktü. Grup, "Nymphetamine" albümünü yayınladığında özellikle albümle aynı ismi taşıyan şarkı -Liv Kristine düetinin de etkisiyle- ve videosu çok çok olumlu tepkiler aldı, gayet de başarılı bir albüm kotaran Cradle Of Filth, 2006'nın sonlarına yaklaştığımız şu günlerde piyasayı "Thornography" ile karanlığa bürüme hadisesini geri getirmeye niyetleniyor. Şahsi fikrim, "karanlığa bürüme" hadisesinin "Cruelty And The Beast" adlı, türünün en iyi albümüyle sonlandığıdır, takipçisi albümlerde müzisyenliğin atmosferden öne çıktığına şahit olduğumuz bir sürece tanıklık ettik ve "Thornography", bu sürecin en somut sonucu olarak hoparlörden gürlemeye başladı bile!

"Under Pregnant Skies She Comes Alive Like Miss Leviathan" adlı intro ile açılıyor albüm, Cradle Of Filth'ten beklenen üzere senfonik bir intro ile "albüme hoşgeldiniz" atmosferi yaratılıyor. Yalnız işin ilginci bu senfonik ortaçağ atmosferi sadece intro'da kalıveriyor zira albüm, Cradle Of Filth diskografisinin en "gitarlı" albümü kesinlikle, klavyenin bile neredeyse birkaç şarkıda kendisini birer dakikalık partisyonlarda göstermesi haricinde albüm hakikaten de cayır cayır bir gitar sound'uyla hem şaşırtıyor hem de sevindiriyor. "Dirge Inferno" girdiği anda bir anda Cradle Of Filth albümü ile muhatap olduğunu unutuyor insan. Cradle Of Filth tarihinin en iyi şarkı açılış riff'i olmakla beraber en sağlam şarkılarından biri hiç şüphesiz, "Dirge Inferno". Gitarların gayet modern sound'la ve melodik kullanımı dikkat çekiyor, Dani'nin vokali de şarkıya gerekli karakteri veriyor ve albüme konsantre olamama alternatifini ortadan tamamen kaldırıyor. "Tonight In Flames", tempolu girişi ve Dani'nin davudi vokalleriyle başladığı andan itibaren alev alev yakıyor hangi platformda şarkıyı dinlediğinize bakmadan. Şarkının verse altı riff'leri akla hemen yerleşen bir temponun mimarları, nakaratta Dani'nin rahatça dinlenen bir vokalle geceyi tasviri sırasında şarkının ritmi bir hayli düşse de geçişler muhteşem ayarlandığından kesinlikle sırıtmıyor. Piyano eşliğinde Dani'nin imzası haline gelen vokal partisyonları ertesi şarkı yavaştan başa dönüyor ve kalitesinden zerre kaybetmeden sonlanıyor. "Libertina Grimm" ağır tempolu girişini melodik bir geçişle Dani'ye bağlayınca şarkıdaki Children Of Bodom havası kulaklara karışıyor, kesin bir esinlenme falan söz konusu değil ancak şarkıdaki enstrüman aranjmanı CoB'dan alıştığımıza çok yakın, tabi farkı yaratan yine grubun starı olan Dani oluyor.
Metal dünyasının şüphesiz en karakteristik seslerinden olan Dani Filth, eminim ki istediği takdirde "Hail & Kill"ı bile alıp Cradle'laştırır!!!
"The Byronic Man" albümün kesinlikle en çok merak edilen şarkısıydı, bunun en büyük sebebiyse şarkıda Dani Filth'a müzik dünyasının önemli isimlerinden, HIM grubunun frontman'i Ville Valo'nun eşlik etmesiydi. Yalnız şarkı albümün kesinlikle en güçsüz şarkısı, temposu çok düşük olmasıyla beraber Dani'nin seslendirdiği chorus daha iyi yazılabilirdi, Valo ise şarkının sonunda bir duyulup kayboluveriyor.

"I Am The Thorn" gayet sert ve tempolu bir şarkı, albümün en konserlik şarkılarından kesinlikle. Şarkının 2. yarısındaki geçişte Amerikan yeni dönem çeşnisi muhteşem kullanılmış. "Cemetery And Sundown" kliplendirilebilecek bir şarkı. Albümün, türe yabancı olan ancak metal sevenler tarafından en rahat benimsenecek şarkısı. Nedenini şarkının gitarlarını dinleyenler kesinlikle anlayacaklar! "Lovesick For Mina" süper bir akustik partisyonla açılış yapıyor, üstüne daha da süper melodik bir riff girince şarkı enerji bombası diye düşünüyorsunuz ancak vokalle beraber tempo yerlere düşüyor. Cradle klasiği devam eden şarkıda, klavye gitarların da eşiliğinde yavaş yavaş baskınlaşıyor ve piyano solosuyla şarkı kapanıyor. "The Foetus Of A New Day Kicking" albümün en sevdiğim şarkısı! Mükemmel bir açılış üstüne kusursuz devam eden, temposu bir an düşmeyen ve Dani Filth'ın sadece vokal performansı değil, vokal yazımı ve brutal/clean vokaller arası geçiş konularında ders verdiği muhteşem bir şarkı. "Rise Of The Pentagram" albümde Dani beyin nefes aldığı, ultra tempolu ve müthiş gitarlarla bezeli bir enstrümantal. "Under Huntress Moon" ise albümün, deyim yerindeyse en gaddar şarkılarından, Dani Filth'ın bir önceki şarkıda neden mola aldığı bu şarkıda belli oluyor kesinlikle. Sonlara doğru hem klavye hem de bass gitarın kendi partisyonları ile öne çıktıkları anlar şarkıya muhteşem bir artı puan daha ekliyor. Albümden çıkan yeni single, albümü kapatıyor. Nedense Sheffield'lı synthpop grubu Heaven 17 imzalı "Temptation", albümün single seçimlerinde kendisine yer buldu. Dirty Harry'nin güzeller güzeli Harry'si Dani Filth'a bu şarkıda eşilk ediyor ve aslına fazlasıyla göz kırpan bir yorumla kotarılan "Temptation" albüme noktayı koyuyor.

Cradle Of Filth yolculuğunun yeni kilometresine şüphesiz ki kendi standartlarının üst seviyesinde bir albümle başlıyor, artık black metal ile alakası kesinlikle kalmayan Cradle Of Filth'ın müzik dünyasındaki varoluş mücadelesi adına son yıllarda attığı adım olan "Thornography" tüm Delikasapçılara tavsiyem.

Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: