UZUNÇALAR

Bruce Dickinson - Tyranny Of Souls

Sayat Ayık - 29 Ekim 2005

Bruce'un, Iron Maiden ile yollarının ayrılmasının en büyük sebebi Harris ile yalşadığı sorunlardı. Ağırlıklı olarak Harris'in yazdığı parçaların kullanılmasına anlam veremiyordu Bruce. Kendi yaptığı şarkılar oldukça olumlu tepkiler alıyordu. İlk solo albümü "Tattooed Millionaire" (1990) büyük ilgi görmüştü. Bruce, Maiden'ın "Fear Of The Dark"(1992) albümü sonrası grubu bıraktı.

Iron Maiden bu dönemde bocalarken (ses getirmeyen iki albüm), beş yıla dört albüm sığdıran Dickinson da yüksek müzikalitesini satış rakamlarıyla oranlayamadı.
"Balls To Picasso" (1994), "Skunkworks" (1996), "Accident Of Birth" (1997), ve akıllara durgunluk veren "The Chemical Wedding" (1998). Sonuç: Bu beş albümün ardından Maiden'dan gelen teklifi kabul etti. Vokallere geri döndü. Aldous Huxley'in aynı adlı romanından esinlenilerek adı "Brave New World" (2000) konan albümle, özlenen Maiden da nihayet geri geldi.
Harris, Bruce'un yoklugunda vokale aldığı Blaze Bayley'e Bruce gibi şarkı söyletmeye kalkmıştı. Oysa yeni başladığı solo çalışmalarında Blaze'in kendi sesiyle yakaladığı başarı ortada. Buradan da anlaşılacağı üzere Harris inatçılığına yenik düşüyor bazen. Bruce da üstün bestelerini kendisine saklıyor. Gerçi alan memnun, satan memnun. Bu çatışmadan en karlı çıkan taraf, biz dinleyiciler oluyoruz. Bir taşla iki kuş!
"Tyranny Of Souls"da gitarlarda prodüktör Roy Z'yi görüyoruz. Albümlerinde yaratıcılığını, açık fikirliliğini farkettiren Bruce'un bu rahatlığı Maiden'da çok fazla bulamadığını tahmin etmek zor değil. "The Chemical Wedding"de yakalanan sound burada da odak alınmış. Bruce'un sesinin yıllar geçse de kalitesini kaybetmediği gün gibi ortada. Özellikle öne çıkan veya vasat diyebileceğimiz bir parça yok. Sanki tüm albüm upuzun bir şarkı ve şarkılar da sanki ara bölümlermis gibi. Farklı olarak, en fazla "Navigate The Seas Of The Sun" için bugüne kadar yapılmış balladlar içinde üst sıraları zorlayabileceği söylenebilir.
Albüm Heavy Metal dünyasinin sürekli kendini yeniledigi, degistirdigi bir dönemde bile insana başucunda bulundurma hissiyati veriyor. Sağlam, katıksız, Metal müziğinin yanında, yeniliklerden kendine uygun olanları çekip çıkarmayı seçmiş Dicikinson bu albümde. Buna 70'lerin Rock müzigini de yedirmiş. Ortaya oldukça akıcı, melodik ve ritmik bir albüm çikmis. Albümün "The Chemical Wedding"i fazlaca animsattığını tekrar belirtmekte fayda var.




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: