UZUNÇALAR

Blind Guardian - At Edge of Time Bir Albüm Analizi

Altuğ Kanbakan - 11 Ocak 2011

Blind Guardian - At Edge of Time Bir Albüm Analizi

Bundan 13 sene önce başladım bu müziği dinlemeye. Ufak tefektim, kimi zaman sözleri kimi zaman
melodileri anlamlandıramıyordum. Bir şey vardı bildiğim, o da bu müziğin beni kendine kuvvetle
çektiğiydi.

Babamın kasetlerinin arasında bulduğum Asafated - Kaybolmuş Masumiyet ile başlayan bu yolculuk Metallica, Iron Maiden ve Pantera ile devam etti. Etti etmesine ama bu müziğe bakış açımı oldukça değiştiren bir albüm vardı. "Nightfall in Middle Earth". O sıralar Ortadünya' nın efsanevi dünyasına yeni yeni adım atmaktaydım ve bir şekilde bu albüme denk gelim. Artık sözleri anlayabiliyor, şarkıların içerdiği o yoğun duyguları iliklerime kadar hissediyordum. Bu albüm ile özdeşlik kurdum Ortadünya' nın kahramanlarıyla. "The Eldar" ile hüznü hissediyor, "When Sorrow Sang" ile Luthien'in Beren'e olan aşkı için ağlıyordum. Bana duyguları bu kadar yoğun hissettiren bir grup ile ilk kez tanışmanın heyecanı ile sıkı takipçileri oldum. Ne yazık ki fantastik edebiyata tutkum aynı oranda gelişmedi ancak, her dinlediğim albüm ile bilmediğim, tanımadığım pek çok karakterin canlanışını hayal edebiliyordum. Benim için sadece iyi bir grup değil, büyük bir gruptu artık Blind Guardian.

A Twist In Myth' in power metal sınırlarını zorlayan yapısı ile öne çıkan grup;

At The Edge of Time albümünde bu yapıyı daha çok opera metal tarzı ile birleştirmiş. Özellikle Hansi' nin vokal açısından artık pek tatmin edici olmadığını belirten bazı eleştirilere bir cevap olarak da görülebilir bu albüm.

We Shall Stand Together

Sacred Worlds' ün yaklaşık on dakikalık senfonik serüveni ile ürperen ve uyuşan beynimi Tanelorn' a kadar toparlayamıyorum. Thrash gitar rifllerini barındıran ve hızlı ritmi ile daha çok Somewhere Far Beyond melodik yapısını barındıran Tanelorn, konusunu Michael Moorcock' un ünlü serisi Ebedi Kahraman (Eternal Champion)' dan alıyor. Efsanevi şehir Tanelorn için girişilen savaşı ve sevdiği için iblis ile anlaşan, Stormbringer' ı taşıyan Elric' i anlatmakta. Somewhere Far Beyond albümündeki The Quest For Tanelorn' un devam parçası olarak da görülebilir.

Blind Guardian' ın şarkılarındaki sık kullanılan köprü ve bağlama noktaları, hem onları kendine has bir tarza sahip olmalarını sağlıyor hem de Road of No Release' de olduğu gibi bir opera eserine öykünmesine de olanak tanıyor. Parçada her karakteri müzikal yapıda bir karşılığını buluyorsunuz.

"And We're One We Are The Nation. And We're One We Are The Law"

Benim, albümde oldukça dikkatimi çeken parçalardan biri Curse My Name. 17. Yüzyılda yaşayan, ovzamanlarda gayet tehlikeli bulunan "Cumhuriyetçi" ve "Liberal" görüşleri ve kilise karşıtı fikirleri ilevkendi çapında kötü bir üne sahip, İngiliz şair John Milton' ın "The Tenure of Kings and Magistrates"vadlı politik eserinden esinlenmekte. Şarkı, başlangıcından itibaren İngiliz ve İrlanda halk türkülerini vevortaçağı çağrıştırır cinsten. Modern bir halk türküsü olarak görülebilecek, melodik bakımdan zengin bir parça ve en çok dinlediğim parçalardan biri haline geldi şimdiden.

Valhalla' ya Giden Yol

Ortaçağ İngiltere' sinden kuzey efsanelerine uzanıyoruz. İskandinav mitolojisindeki güzel ve tehlikeli bakireler olan Valkürler tarafından Valhalla' ya Odin' e hizmet edecek olan kahraman bir askerin hikâyesini anlatan Valkyries tadından yenmeyen bir epik parça.

Yine John Milton' un bir eserinden, hatta başyapıtı -magnum opus- olarak nitelendirilen, Paradise Lost kitabından hikâyesini almakta. Kitap klasik bir Hıristiyan hikayesi olan Âdem ve Havva' nın cennetten kovuluşu ve şeytanın başkaldırısını anlatmakta. Blind Guardian Control The Divine ile Şeytanın başkaldırısını ve diğer meleklere isyan ile sunduğu sonsuz özgürlük vaadini anlatmakta. Yine değişken ve ritmik yapısı ile önceki albümlerine bir gönderme mevcut.


Zamanın Çarkları' nı Ararken

Son olarak değineceğim parça Wheels of Time. Ortadoğu ezgileri ile bezenmiş bu parçanın, orkestra ile eşliği aynı Sacred Worlds' e benzer bir melodik zenginlik yaratmış. Konusunu Robert Jordan' ın "Wheel of Time" adlı 12 ciltlik eserinden almakta. Bundan binlerce yıl sonrasında geçen bu öykü hakkında daha fazla şeyi bilmek isterdim. Hatta bu albüm ile uzun zamandır uzak kaldığım fantastik edebiyata sağlam bir geri dönüş yaşayacağımı hissediyorum.


Son Olarak:
Bana kalırsa bu albüm Blind Guardian' ın olgunlaşmış dönemini yansıtan bu 
melodik başyapıtı Tüm Blind Guardian hayranlarının ve hayranı olmayanların dinlemesi gerektiğini düşünüyorum. Kısacası At The Edge of Time modern bir klasik olacağa benziyor.

Albüm yanında bir bonus cd ile geliyor. Sacred Worlds ve Wheel of Time' ı orkestral versiyonları ve Tanelorn, Curse My Name' in demo versiyonları yer alan bonus cd, aynı albüm gibi, uzun süre dinlemeyi hak eden bir içeriğe sahip.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: