UZUNÇALAR

Anathema - We're Here Because We're Here

Mert Yıldız - 21 Haziran 2010

Anathema - We're Here Because We're Here

Anathema ismi geçtiğinde bence giriş kısmı gibi bir şey yazmaya bu ülkede çok lüzum yok. Ne de olsa ülkemizde Judas Priest kadar çok dinleyicileri var. Dünyanın geri kalanına oranla özellikle kısıtlı bir Rock müzik dinleyici kitlesine sahip olan ülkemizde neden bu kadar popüler olduklarını irdelemeye niyetim yok. Beni daha ziyade ilgilendiren, "önüne gelenin" Anathema dinlemesi sebebiyle dinleyicinin geride kalan kısmında oluşan Anathema antipatisi. Açık konuşmak gerekirse, grubu "Serenades" döneminden beri dinleyen biri olmama rağmen ben bile zaman zaman sırf grubun geçmişini bilmeden sonradan türeyen bilinçsiz Anathema kitlesi yüzünden gruptan soğuyup uzaklaştım (gerçi bunda benim o zamanlar My Dying Bride amigosu olmam, My Dying Bride'ın Anathema ile olan sürtüşmeleri ve daha ziyade Anathema'nın "Judgement"tan itibaren yaptığı albümleri beğenmememin de etkisi büyük).

Diyeceğim o ki, bu albüm ile bir önceki arasında geçen uzun zaman süresi ve benim bir dinleyici olarak giderek olgunlaşmam söz konusu olmasaydı, bu albümü temiz bir zihin ile dinleyemeyecek ve 'Dreaming Light' gibi muhteşem bir parçayı kaçıracaktım. Buradan çıkarılacak naciz ana fikir "fanları yüzünden gruptan soğumaya ne gerek var" olacaktır.

Şimdi gelelim çıkışı yılan hikayesine dönen bu albüme. Double bir albüm olacağı, Roadrunner firmasından çıkacağı, eskiye göre çok daha optimist bir havaya sahip olacağı söylenen albüm sonunda ellerimizde. İddiaların ilk ikisi değil ancak üçüncüsü doğru çıktı. "We're Here Because We're Here" Anathema'nın genel anlamda en optimist, en mutlu atmosfere sahip albümü. Malum, adamlar yola Doom Metal gibi acıların müziği ile çıktılar ve kişisel arızalıklarından dolayı hep de acıların çocuğu olarak kaldılar, sadece "A Fine Day To Exit" albümünde yer yer bir dinginlik arayışı hissediliyordu. Ancak 3 sene kadar önce Danny ile yapmış olduğum röportajda da öğrenmiş olduğum gibi, bu albümde olacak olan gözyaşları, mutluluk gözyaşları olacaktı. Bunu da bir önceki albüm (ki çok depresif bir albümdü) "A Natural Disaster" sonrasında yaşadığı ruhani aydınlanmaya bağlıyordu.

Aslında albümün havasını, direkt olarak bahsi geçen bu "A Natural Disaster" albümü ile yan yana koyarak görebilirsiniz zira her şey kapak ile ele veriliyor: "A Natural Disaster"da kurumuş bir su birikintisi üzerinde kayık içinde bir adam görürken, bu albümde kör edici güneş ışığı altında, denizin üzerinde ayakta duran bir adam görüyoruz. Bu bence mükemmel bir gönderme. Bu albümde de acı var tabii ki, ancak sonunda umutsuzluk olan bir acı değil, kurtuluş için kendi içinde güç arayışına çıkan bir acı bu (özellikle muhteşem 'Angels Walk Among Us'da bu çok yoğun hissediliyor). Albümdeki diğer parçalardan 'Everything' ise uzun süre karanlıkta geçen korku dolu günlerin ardından gün ışığına çıkıp gülümsemek, denizin kokusunu ciğerlere çekmek gibi bir atmosfer yaratıyor. Kısacası albümün geneline yayılmış bir arınma hissi var ve bu Anathema için olabilecek en büyük yenilik muhtemelen.

Müzikal olarak bakacak olursak, albümde bir önceki albümün yapısını koruyan 'Thin Air', 'Summer Night Horizon' ve 'A Simple Mistake' gibi parçaların yanında yukarıda bahsettiğim 'Dreaming Light' gibi Anathema'dan beklemeyeceğiniz türden bir dream pop şaheseri de yer alıyor. Müzikal yetkinlik konusunda heriflerde acayip bir ilerleme söz konusu. Aranjmanların tümü yerinde ve usta işi, vokal düzenlemeleri mükemmel ve özellikle Vincent vokalistlik konusunda artık gerçekten "olmuş"; albüm boyunca sergilediği vokaller muhteşem ve çok çok olgun (bu noktada yine 'Dreaming Light'ı referans vermem gerekiyor).

Şimdi her şey iyi, adamlar mutlu, huzura ermiş falan filan ancak Anathema'nın genel olarak her daim bünyesinde barındırdığı kronik problem burada da devam ediyor. Albümün süre olarak %65'i aşıldığında başlıyor dolgu malzemesi geçidi! Bilhassa ilk 6 parçada yakalanan istikrarlı ve giderek yükselen duygusal hava, uzun ve tamamen build-up'dan oluşan 'A Simple Mistake'den sonra gelen 'Get Off, Get Out' ve orkestral düzenlemelerin bile kurtaramadığı 'Universal' ile öyle bir tokatlanıyor ki, albüm maalesef zirveye ulaşamadan kapanıştaki ağır ve enstrümantal 'Hindsight' ile sona eriyor.

Ve burada da bu adamlar hakkında yıllardır iddia ettiğim şey olan "bu adamların egolarını kırıp dediğini yaptıracak gerçek bir prodüktöre ihtiyacı var" savıma geri dönüyorum. Maalesef şu ana dek çalıştıkları hiçbir prodüktör Kevin Shirley'nin Maiden'a kattığından çok fazlasını vermedi heriflere. Oysa belki de bu adamların bir Phil Spector'a ihtiyacı var. Öyle bir adamla çalışana dek bana göre Anathema'nın gerçek potansiyelini hiç göremeyeceğiz.

Neticede övgü ile adını zikrettiğim o birkaç parça için bile dinlenmesi gereken bir yaz albümü olmuş "We're Here Because We're Here". Ancak asıl önerim, bu adamları eğer konserde yakalarsanız (ki Türkiye'de yaşadığımıza göre, yakalamanız çok büyük ihtimal) bir şans vermenizdir, zira bu yeni parçalar özellikle canlı performansta şahlanıyorlar.

Ve son olarak… Albümün ismini sırf kulağa nasıl geldiği ile değerlendiren yüzeysellere bir çift sözüm var. Siz İngiliz değilsiniz, bunun 1. Dünya Savaşında siperlerde söylenen bir şarkının sözleri olduğunu bilemezsiniz, bilemediğiniz gibi albümün tematik bütünlüğü ile bu başlığın arasında nasıl bir bağlantı olduğunu da göremezsiniz, bu nedenle bence siz olduğunuz yerde kalın, bırakın adamlar bildiklerini yapsınlar.

7,5/10



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: