UZUNÇALAR

Alt - İkinci Dönem

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006

Son yıllarda beni böylesine derinden etkileyen bir başka Türkçe şarkı daha olmamıştı. 2000 sonrası Türkiye'de ortaya çıkan en iyi alternatif Rock grubu olduklarına kanaat getirdiğim Alt adlı grubun "Sen" adlı şarkısından bahsediyorum. A Perfect Circle'ın "The Noose"u hissiyatında bir etki bırakıyor bünyeye. Ruh sağlığı açısından zararlı

Bu grubu anlatabilmenin en iyi yolu, insanları tamamen onların müziğini dinlemeye teşvik etmekle olabilir ancak. Hayko Cepkin'in 2005 çıkışlı ilk albümü "Sakin Olmam Lazım"dan sonra ikinci defa Türkçe bir albüm için kelimelerin, ifadelerin yetersiz kalacağı kanısındayım zira!

Adlarını ilk olarak, her yıl Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen Battle Of The Bands adlı müzik yarışmasında "Siyah" adlı parçaları ile birinci oldukları zaman duymuştum. O gün bu gündür –her nedense- sürekli aklımda olan ve fakat dinlemeyi sürekli ertelediğim bir gruptu Alt. Her işte bir hayır vardır ya hani Grubu öyle bir dönemimde dinledim ki, duygularıma sözcü oldular adeta. Tıpkı birkaç albümleriyle Paradise Lost, Anathema, Tool ve A Perfect Circle'ın yaptığı gibi Alt'ı dinlemeye başladığımdan beri daha karanlık bir hava soluyorum. Fakat bu "karanlık"; acıya meyilli bünyelerin yaşam kaynaklarından biridir. Bilen bilir Herhangi bir şikâyetimiz söz konusu değil yani bu hususta

Alt başka bir grup. Alt özel bir grup. Alt kırılgan bir grup. Alt karanlık bir grup. Alt hissel ve derin bir grup. Yazdıkları sözlerde kendinizi buluyorsanız eğer siz de benim gibi, "kaybeden" müziklerinde sizin de diplere doğru yolculuğa çıkmanız pek elinizde olmadan gerçekleşecektir.

2002 yılında çıkardıkları ilk demoları "Aç Kanatlarını"da yer verdikleri "Kırılgan Melek" adlı şarkıyı o yıl ölen Alice In Chains vokalisti Layne Staley için yazmışlardır mesela. Resmi bir albümleri olmamasına rağmen kemik bir dinleyici kitlesine de sahiptirler aynı zamanda.

Uzun bir süre sessizliğini koruyan grubun, 2005 yılına gelindiğinde "dağıldılar mı? dağılıyorlar mı?" söylentileri arasında ismi anılır olmuştu. Web sitelerine bıraktıkları notlar her daim takip edilir olmuştu. Ardından yeni bir albüm yazdıkları haberi geldi. 2006 yılı başında ise "İkinci Dönem" adını verdikleri bu albümlerini, sadece resmi web siteleri üzerinden paylaşıma sundular.

"Kaktüs" ile başlıyoruz...

"Asfalt kokusu, kavrulmuş bulutlar, yüz çizgileri binlerce, baş ağrısı delice,

güneş ırzına geçmekte, buram buram ışığıyla,

gökten şeker yağmakta, yapış yapış elleriyle,

ben de yanıyorum bir yaz günü, ben de kuruyorum,

ben de yanıyorum bir yaz günü, ben de kuruyorum"

Sözlerden de anlaşılacağı üzere albüm oldukça "damar" biz dozajda başlıyor. Alt'ın müziği karşısındaki çaresizliğini hissettiğiniz ilk dakikalar bunlar.

İkinci şarkı olan "Likit Kristal" grubun şimdiye dek yazdığı en tempolu şarkı. Riffler oldukça gaz. Melodi kaygısı gözden kaçırılmamış vokal numaraları takdire şayan. Bu şarkının da sözleri oldukça etkileyici. "Likit Kristal" ise sanırım bir cep telefonunun takma adı.

"Yarına mimikler kalacak sadece, söylenmemişlerle, yüzleri buruşturan

yarına yollar kalacak sadece,  birlikte yürünmüş, yalnız dönülmüş

birkaç yazı kareli kağıtlarda, birkaç mesaj likit kristalde

uğraş! benimle..."

Sıradaki şarkının adı "Sen" ve yazıya başlarken de belirttiğim gibi son yıllarda beni en çok etkileyen Türkçe şarkı. "Başka neyimiz var ki hayallerden başka?". İşte nakaratta sürekli tekrarlanan hatta yer yer haykırılan bu söz bile şarkının hüzün dozajını anlatmaya yetecektir sanırım. Hele ki 3.38'inci dakikada giren bir gitar melodisi var ki İnanılmaz Grubun vokalist/gitaristi Orkun Tüzel'in canınıza kast ettiğini düşünebilirsiniz. Şarkıyı dinlediğim andan beri etkisinden kurtulabilmiş değilim.  Tekrar etmeye gerek duydum; şimdiye dek dinlediğim gelmiş geçmiş tüm şarkılar arasında beni en çok etkileyen Türkçe parça.

"Mor Ve Kızıl" ise grupla aramda iki tarafın da haberi olmadığı bir etkileşim olduğunu gösteriyor. Bir grup kurup müzik yapsam ve icra ettiğim tarz da bu şekilde olsaydı eğer, bu şarkının sözlerinin aynısını yazabilirdim sanırım. Özellikle şarkı içinde geçen renklerin anlamları şu sıralarda beni fazlasıyla meşgul ediyorken

Sırada "Siyah" var. Renk kavramı grubun takıntılı olduğu hususlardan sanırım. Ama siyah renklerin en güzeli olduğu için haklı bir görkeme sahip, tıpkı bu albüm içinde olduğu gibi Şarkıyı dinleyenlerin hemen hepsi en iyi Türkçe Alternatif Rock parçası olarak işaretliyorlar bu şarkıyı. Haksız sayılmazlar. Şarkıdaki hüzün ve kırılganlık seviyesi muntazam ayarlanmış. Makine mühendisliği fakültesinde okuyan öğrencilerden kurulu bir grubun şarkı sözleri üzeri konusunda bu kadar kabiliyetli ve etkileyici olmaları ise oldukça ilginç bir durum.

Son şarkı "Yol" ise albümdeki en vasat şarkı ama bu bile liriksel anlamda etkilenmeyeceğiniz anlamına gelmiyor elbette.

Kıssadan hisse; Alt mükemmel bir grup arkadaşlar. Acıya dayanıklı bünyeleriniz varsa, gruba kesinlikle bir göz atın, kulak verin. www.altmosfer.com adlı sitelerine girin ve şarkılarını ücretsiz olarak indirip, dinleyin. Türkiye'den de Tool hissiyatında grupların çıkmasına sevinenlerin sayısı tahmin ettiğimden fazla olacak biliyorum!





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: