SÖYLEŞİ

Uçk Grind Röportajı

Sadi Tirak - 29 Ekim 2005

Ülkenin en tehlikeli grubu Ülkenin en gürültülü grubu Ülkenin en sert grubu Ülkenin en gerçek grubu Ülkenin en öfkeli grubu Bayanlar baylar. Yer altına hoşgeldiniz Karşınızda Unutulmuş Çalgıcılar Kulübü!!!

Selamlar. Death Metal'in bu ülkede ortaya çıkardığı en sağlam örneklerden biri durumundasınız. Yer altı Death Metal efsanelerinden Asafated'ın ardından UÇK Grind'ın oluşum ve ortaya çıkış sürecinden bahsedelim ilk başta.
Tanju: 2000 yılında Asafated'ın ruhunu kaybedip dağılmasının ardından bu ülkede ekstrem müzik adına gerçekten önemli misyon üstlenmiş olan ben, Hakan Nurcanlı ve Pedro Loco ile başladı UÇK Grind. Çok kısa sürede sıkı çalışmalar yapıp şu ana kadar var olan tek demomuz "Leader"i ilkel fakat çarpıcı bir şekilde kaydedip underground piyasaya sürdük. Bunun ardından Pedro Almanya'ya gitti. Hakan ise Neoplast'a ağırlık verdi. Böylece ben yalnız kaldım. Atilla ve Oğuzhan'dan gelen tekrar "Asafated deneyelim" teklifine müziğin sert ve underground bir çizgide olması şartıyla evet dedim fakat Atilla bir kaç provadan sonra vazgeçince Oğuzhan'la devam ettik. Müzikal açıdan grubun kimyası tam oturmadı ve zamanla bu defteri kapatmak zorunda kaldık. Savaş ve Levent'le beraber çalışmaya başlamamız ise Kemal Kut'un Metafor'u küllerinden yeniden alevlendirmeye çalıştığı döneme denk geldi. Ordan ateş çıkmayınca biz de üçlü olarak müzikal ve görsel olarak çok sevdiğimiz UÇK Grind'ı tekrar canlandırmaya ve misyonumuza kaldığı yerden devam etmeye karar verdik.

UÇK Grind'ın anlamını bilmeyenler için açıklar mısınız? Grubun müzik yapmaktaki esas amacı, hayata karşı genel bir duruşu ya da manifesto tarzı şeylere sahip misiniz?
T: Kulağa hoş geliyordu soykırım yapan sırp askerlerine karşı savaşan gerilla ordusunun adı U-ÇE-KA. Fakat bu fonetik güzelliğin yanında kendi espiri duygularımızı da kattık ve böylece Unutulmuş Çalgıcılar Kulübü çıktı ortaya. Dikkat edersen bu ailede bulunan tüm üyelerin yerel ekstrem piyasa açısından geçmişte yaptıkları önemli işler vardır ama bunlar zamanla hep unutulmuştur. Grind kelimesi müzikal tür olarak değil bir sonuca ulaşmak için kurak toprağı hep tırnaklarımızla kazımak zorunda kaldığımızdan kullandık. Müzik ve agresif halimizin arkasında etrafta olup biten olumsuzluklara karşı duyduğumuz öfke, nefret ve depresif halimiz yatıyor. İnsanlar UÇK Grind tarafından hiçbir aşk ve mutluluk şarkıları duymayacaklar.

Death Metal'in bu ülke sınırları içindeki gelişiminden bahsedelim biraz da. Bu işe ilk başladığınız günler ile bu gün arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz? Sizce Death Metal denince bu ülkede kimlerin, hangi grupların, albümlerin veya olayların akla gelmesi gerekiyor?
T:Bu işin uzmanı değiliz tabi ki. Sadece bugün müzik yapan bir çok grubun müzikal açıdan çok daha ileride olmalarına rağmen bu müziğin vizyon ve ruhunun hakkını veremiyorlar diyebilirim. İkinci olumsuzluk ise yaptıkları müziklerin daha önce başkaları tarafından yapılmış şeylere benziyor olması. Buna taklit ya da orjinalite eksikliği denebilir. Geçmişe dönüp bakacak olursak bizce Deathroom bu ülkede kalıpları kırmış ve zamanı aşarak harika işlere imza attıktan sonra çıkmaza girdiğinde dağılıp efsane kalmayı becermiş en önemli gruptur.

Piyasadaki diğer Metal gruplarına baktığımızda sizin onlara nazaran çok daha "yer altı" bir havanız olduğunu sezinliyoruz. Bu durum; grubun içine kapanıklığıyla ya da piyasayla kopuk oluşuyla ilgili bir durum mu? Yoksa bu şekilde durmayı özellikle mi seçiyorsunuz?
T: UÇK Grind kendi yemeğini kendi pişiren bir grup olmayı tercih etmektedir. Bu sebepten dolayı organizasyonlarımızı genellikle kendimiz yaparız. Ciddiyetsiz bir organizasyonda kendimizi elimizde olmayan sebeplerden dolayı komik durumlara düşürmektense az ve öz konsere katılmayı tercih ediyoruz. Sağlam iş çıkaracağına güvendiğimiz ve hakkımızı veren insanların düzenlediği organizasyonlarda bulunmaktan da memnuniyet duyuyoruz tabii ki. Doğrusunu söylemek gerekirse bu ülkede o kadar çok kötü organizasyon yapıldı ki, bu ciddiyetsizlikler seyircilerin de konserlerden soğumasına yol açtı. Underground olmak UÇK Grind'ın kişiliğinde var. Bu müziği bu şekilde yaşıyor ve paylaşıyoruz. Başkalarının her organizasyona "biz de çıkalım" diye atlaması bizi ilgilendirmez. Biz doğru olduğuna inandığımız şeyi yapıyoruz sadece.

Sözleriniz de grubun sıra dışı duruşunu destekler nitelikte. Şarkılarınızın genel olarak nelerden bahsettiğini okuyucularımız için açıklayabilir misiniz? Özellikle de "All Women Are Death"i merak ediyorum.
T: Çok sözle hiçbir şey anlatmayan bir grup olmaktansa, az sözle insanları düşünme sürecine sokan bir grup olmayı tercih ediyoruz. Günümüz dünyasında söz yazarlığı bile endüstriyel bir hal aldı ve fastfood yemeklerine benzemeye başladı. Bir çok insan aynı konular hakkında düşünme payı bırakmadan söz yazıyor. Bizim müzik ve sözlerimiz dünyanın negatif tarafını kapsıyor, fakat renkleri biz belirlemiyoruz. Onları seçmeyi dinleyicilere bırakıyoruz. Benim için X şeyi ifade eden şarkı senin için Y başkası için Z olabilir. "All women are death" yazılırken kadınlar tarafından vücüdü kullanılan ve saflığına yenilen bir erkek anlatılıyordu. Sadece erkekler abazan ve tehlikeli değiller bu dünyada. Kadınlar da bu özelliklere fazlasıyla sahiptir ama nedense bu görülmez ve tartışılmaz. Bir orospunun hayatı ne kadar trajikse bir jigolo da o kadar acınacak durumdadır.

Daha önce hiç Türkçe bir şarkı yapmayı düşündünüz mü? Türkçe içerikli olarak Death/Grind bir parça nasıl olurdu sizce? Metal müzikte Türkçe kullanımına karşı duruşunuz nedir?
T: Biz yapmadık, yapmayı da düşünmedik, fakat yapan grup vardır muhakkak. Fonetik açıdan Türkçe çok yumuşak bir dildir ve bunun bizim soundumuzla örtüştüğünü sanmıyorum. Parçalarımızdan bazıları Bulgarca yazıldı. Bu dilin kulağa kaba gelişi ve sert oluşu soundumuza hayvani bir şekilde oturdu diye düşünüyoruz. Metal müziğinde Türkçe kullanılmasına karşı değiliz sadece biz o şekilde kullanmayı düşünmiyoruz. Kaba olduğu için Bulgarca (Vulgarca) ve global anlaşılır olduğu için İngilizce... UÇK Grind global ve vulgar bir gruptur!!! Kulağa nasıl geliyor? Şaka bir yana istediğimiz öncelikli olarak bu müziği yapmaktaki ruh halimizi ve ciddiyetimizi ülkemizde sonra Balkanlar, Avrupa ve zamanı gelince tüm dünyada yaymak.

Bu müziğe başlamayı size tetikleyen veya elinize enstrüman almanıza vesile olan gruplar kimlerdir? Her birinizin hayatında apayrı yerlere koyduğu gruplar vardır mutlaka. Bunları öğrenebilir miyiz?
T: Bu müziğe başlamamıza sebep olan şey dinlediğimiz gruplardan ziyade içimizdeki "anti" dürtülerdir. UÇK Grind içimizdeki anarşiyi dışarıya yansıttığımız tapınaktır. Hepimizin sevdiği bir çok grup var ama unutulacak kimseye haksızlık olmasın diye isim vermiyorum.

Grubun bundan sonraki planları arasında öncelikli olarak neler var? Bulgaristan'daki konser organizasyonları dışında Avrupa'da başka ülkelerde de konser verme şansınız olabilir mi mesela? Ya da yurt dışına albüm dağıtma falan?
T: 2005 sonuna kadar ilk albümümüz "The Human Race Must Be Destroyed"ı çıkartmış olacağız. Konserlere elbette devam edeceğiz. İstanbul şehirdışı yurtdışı farketmez. Müzik bizim dinimiz, konserler ise ibadet yerimizdir. Albüm çıktıktan sonra Hammer Müziğin zaten yurtdışında oldukça güçlü dağıtım ve tanıtım yapacağından hiçbir kuşkum yok.

İleride bir gün bir video-klip çekme imkânınız olsa ve konusu ile görüntüleri tamamen size bırakılsa, nasıl bir video-klibiniz olmasını isterdiniz?
T: Albümün ismini özetleyen görüntülerden oluşmasını isterdik. İnsan ırkı yok olmalı. Bizleri bunu düşünmeye ve insan ırkından nefret etmeye sevk eden sebepleri ortaya koymak isterdik. Klibin sonu ise bizlerin bir gün var olmasını hayal ettiğimiz ütopik dünyamızın görüntülerinden oluşmasını isterdik.

Şimdi ise her elemandan teker teker şu soruların cevaplarını ve nedenlerini almak istiyorum.
Obituary mi Gorefest mi?
Tanju: Gorefest forever.
Savaş: Obituary, Gorefest'ten daha önce tanıdığım için galiba.
Levent: Gorefest...duruş sabit, Obituary gibi mezarlıktan çevreciliğe sonra tekrar mezarlığa dönmüyorlar.

Death mi Carcass mı?
Tanju: Tabi ki Carcass.
Savaş: Carcass.
Levent: Carcass, içerik daha iyi :)

Avrupa Metali mi Amerika Metali mi?
Tanju: Sıkıcıdır Amerika, tabi ki Avrupa'yı tercih ederim.
Savaş: Avrupa.
Levent: Endonezya black metali, hissederek çalıyolar.

Çift kros mu aksak ritim mi?
Tanju: Çift kros çünkü yeteneksiz insanların ulaşabilecekleri en üst nokta jazzdır.
Savaş: Kazıma :)
Levent: Aksak...aksak = enerji = daha çok pogo.

Chuck Schuldiner mı Dimebag Darrell mı?
Tanju: Rahmetliler karşılaştırılmaz. Mezar kazmaya gerek yok.
Savaş: QUARTHON.
Levent: Anlamadım...nekrofili fantezilerim için mi soruldu bu soru?

Hayatınızın albümü?
Tanju: Deathroom - Violate The New Born (demo), Radical Noise - Make A Wish.
Savaş: Blood Fire Death.
Levent: Danzig 3...Glen Danzig.

Şu ana kadar dinlediğiniz en berbat Metal albümü?
Tanju: Emek vermiş kimseye berbat diyemem.
Savaş: Metallica - Load.
Levent: Anathema - tüm albümler,homo-atmosferik gay metal.

Cevaplarınız için teşekkür ediyoruz. UÇK Grind'ın Deli Kasap okuyucularına söylemek istedikleri son şeyler ile noktalayalım.
T: Hayat bir kavgadır ve UÇK Grind bu kavgayı her konserinde size yaşatmaya hazır olan bir makinedir. ADSL'inizin başından kalkın. Fotograf makinelerini evde bırakın ve ekstrem müzik kazanının kaynamaya başladığı konserlerimize gelin. Tişörtünüzü çıkarın ve çarpışmaya başlayın. Bayanlar ve baylar yer altına hoşgeldiniz







Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: