SÖYLEŞİ

TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI

Yiğit Elvis İlgü - 17 Nisan 2011

  TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI
Alkolik thrash metalin ilk ve tek örneği Frankfurtlu Tankard ile soğuk ve yağmurlu bir Şubat akşamında, Berlin konseri öncesi buluştuk. Yıllardır Almanya'da yaşamama rağmen Tankard'ı ilk kez izleyecektim. Grubun vokalisti ve kurucularından olan Andreas „Gerre" Geremia röportaj isteğime hemen olumlu cevap verdi ve "konser öncesi beni ara" diyerek telefon numarasını gönderdi. Araya menajer ya da plak firması girmeden, doğrudan iletişim kurması hoştu.

Destruction, Sodom ve Kreator'un başını çektiği Alman thrash metal akımının dördüncü büyük grubu olarak değerlendirebileceğimiz Tankard, 1982 yılından bu yana hiç ara vermeden on dört stüdyo albümü, üç demo, iki video ve bir konser albümü yayınlamış. Şarkı sözleri genelde, bira içip metal müzik dinlemekten bahsediyor. Tankard aynı zamanda, "sahneye birden bire 50 seyirci çıkartan gruplar" kategorisinde. Üçüncü Türkiye konserini geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul'da veren grup, Efes Pilsen birasını çok sevdiğini üstüne basa basa söylüyor.TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI
"Gerre, eski Tankard gitaristi Andi ile eski günleri yad ediyor"

Berlin'de yaşayan, grubun eski gitaristi Andreas Bulgaropoulos da ailesiyle birlikte konsere gelmişti. Hep beraber, Tankard aile ortamında, masa başında oturarak bira eşliğinde muhabbete başladık. Andreas'ın '92 İstanbul konseri anıları komikti.
Gerre de, fanlara imza dağıtma ve fotoğraf çektirme merasiminden sonra bize katıldı. Bir yandan biralar tazelenirken, bir yandan da söyleştik.TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI

Turne nasıl geçiyor?
Hangi turne? Daha dün başladık yahu! Haha... Dün Karlsruhe'de çaldık, bugün Berlin'de. Yarın evimize geri dönüyoruz. Bir sonraki konserimiz ise İstanbul'da olacak! Hepimizin başka işleri olduğu için gerçek bir turne yapamıyoruz. İşsiz kalmak istemeyiz değil mi? Tüm bir yıl boyunca, özellikle haftasonlarına denk getirdiğimiz konserlerimiz oluyor. Son albümümüz çıktığından beri bu gece ikinci konser olacak.

Almanya dışında Tankard ne kadar tanınıyor? Amerika'da mesela?
Şimdiye kadar ABD'de bir kez çaldık. Orada oldukça undergrounduz. Güney Amerika'da çok seviliyoruz. İspanya, Türkiye, İtalya, Yunanistan'da birçok hayranımız var. Sıcak memleketlerde thrash metal daha çok seviliyor galiba. Bu yıl ilk kez bir Tayland (Bangkok) konserimiz olacak. Tayland'da konser veren diğer thrash metalci arkadaşlarımız oradaki potansiyelin inanılmaz olduğunu anlattı (Sodom). Önümüzdeki 10 - 20 yıl içerisinde Asya, en büyük müzik pazarlarından biri olacak, tabii Çin demokrasi yolunda kendini biraz daha açarsa. Destruction Çin'de bir konser verdi sanırım.TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI

Yeni albümünüzden biraz bahseder misin?
Albümün adı Vol(l)ume 14. Voll, dolu demek. Küçük bir kelime oyunu var. Albüm kapağında yirmilik bir bira kasası ve içinde on dört tane bira var. EPler ve konser albümlerini saymazsak bu bizim 14. stüdyo albümümüz.

Altı albüm daha kayıt etmeniz gerekiyor.
Kesinlikle. Sonra grup dağılacak. Ya da yeni bi kasaya başlamamız gerekecek. Haha... Bir öncekine göre biraz daha melodik bir albüm oldu.

Oldschool thrashcilere önerebileceğin bir albüm mü?
Bir önceki albümümüzden birazcık daha sert. Kesinlikle önerebilirim. Tipik Tankard yolunda devam ediyoruz. Yeni bir yapımcı ve yeni bir sound denedik. Bakalım beğenilecek mi...

Şarkılarınızı nasıl oluşturuyorsunuz? Stüdyoya kapanarak mı evde mi?
Haha. Metallica'nın St. Anger albümü değil bu. O kadar paramız yok. Bu albümde tüm alt yapıyı gitaristimiz oluşturdu. Evde şarkıları yazıyoruz, CDye çekip birbirimize dinletiyoruz. Sözleri Andi ile birlikte yazdık.

80li yılların başında Tankard'a başladığınız günlerde, etkilendiğiniz müzisyenler kimlerdi?
İlk kez 1978'de rock/metal müzikle tanıştım. Basistimiz Frank AC/DC'nin If You Want Blood albümünü bana vermişti. 80'lere geldiğimizde de NWOBHM ile tanıştık. Judas Priest, Iron Maiden. Ardından Venom dinlemeye başladık. Sonra aldı başını gitti zaten. Metallica, Exodus, Exciter gibi grupların ilk dönemleri bizi çok etkilemiştir.

Thrash metal özellikle 80'lerde ciddi, agresif ve karanlık bir müzikti. Böyle bir tarzı komik ve neşeli öğelerle, şarkı sözleriyle değişime uğratma fikri nasıl ortaya çıktı?
O zamanlar bir sürü yeni tarz ortaya çıkıyordu: speed metal, thrash metal, poser metal bilmem ne... Biz de espri olsun diye ikinci demomuza Alcoholic Metal adını koyduk. O gün bu gündür bu imajdan kurtulamadık. Kurtulmak da istemiyoruz. Alkolik metali korumak için bugün dahi savaşımız sürüyor! Haha. Bence sert müzik de komik sözlerle yazılabilir. Ciddi konulara da değiniyoruz, esprili bir şekilde.. Ama komik şeyler daha çok hoşuma gidiyor. Sahneye çıkıp etrafa korkunç bakışlar atacak ya da kilise yakacak birisi değilim ben. Bugün de hoş bir konser olacağını umuyorum.
Seyirciler oldukça sakin görünüyor (etrafına bakıyor).

En sevdiğin Tankard şarkısı ve albümü nedir?
En sevdiğim albüm her zaman ilk çıkan ve son çıkan albümümüzdür. En sevdiğim aktuel parça ise Weekend Warriors.

Metal dışında ne tarz müzik dinlersin?
%99 metal dinliyorum. Speed, thrash, power. Death ve black metali pek sevmiyorum. Geri kalan %1 ise Depeche Mode. Teknodan nefret ediyorum. Tekno dinleyeceğime 70lerin Alman folk müziğini dinlerim daha iyi. Sana da tavsiye ederim. Onuncu biradan sonra çok komik oluyor.

Grup dışında ne işle meşgulsünüz?
Olaf ve Frank araba endüstrisinde çalışıyor. Andi mühendis ve ben de sosyal hizmet uzmanıyım.

Sıra geldi Türkiye sorularına. İlk kez 1992'de İstanbul'da konser vermiştiniz.
Evet ilk konserimiz biraz tatsız geçmişti. Konser bir bayram gününe denk geldiği için çok seyirci yoktu. Açık hava konseriydi ya da çadır gibi bir yer. Tam hatırlamıyorum ama güzel bir mekandı aslında (Bostancı Gösteri Merkezi'nden bahsediyor). Organizasyon kötüydü. Son ana kadar dönüş biletlerimizi alamamıştık.

Bir de 2003 yılında Rock Station festivalinde çaldınız.
Ankara konserini çok iyi hatırlıyorum. Mükemmel bir konserdi. O kadar coşkulu bir seyirciyle az karşılaşmışızdır. Çok Efes içtik ve çok eğlendik. İstanbul'dan uçmak daha ucuz olduğu için ertesi gün otobüsle İstanbul'a gittik. Çok eğlenceli bir yolculuktu. 5 saatlik yolu on saatte gittik!

90'lı yıllarda pek çok metal grubu dağıldı ya da ara verdi. Siz ise altı albüm piyasaya sürdünüz. Bu dönemden bahsedebilir misin?
Biz kendimiz bu müziği yapmaktan zevk aldığımız için albüm satışlarıyla fazla ilgilenmedik. Müzikten geçinmek gibi bir amacımız olmadı hiç. Bizim için Tankard demek eğlence demek. 90'larda yılda üç konserimiz oluyordu. 80 kişiye çalıyorduk. Ama umrumuzda değildi. Bugün geriye baktığım zaman, grubu devam ettiridiğimiz için gurur duyuyorum.

2011 yılında Tankard'ın projeleri neler?
Birçok ülkede ve festivalde çalmayı düşünüyoruz. Fransa, İsviçre, Portekiz, İspanya ve Belçika konserlerimiz olacak.

TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI
En sevdiğin bira hangisi?
O sırada bulunduğum şehrin yerel birası.

Bu akşam bedava bira var mı (Freibier)?
Şarkı olan Freibier mı?

Yok. Bildiğimiz bedava bira.
Sana verdik ya. Haha. Organizatörün insafına kalmış bir şey o.

Röportaj ve bira için çok teşekkürler.
Ben teşekkür ederim. Türkiye'deki dost ve sevenlerimize selamlar.TANKARD ÖZEL RÖPORTAJI
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: