SÖYLEŞİ

Sick Of It All Röportajı

Murat Arda - 20 Nisan 2005

New York ve Hardcore kelimeleri yan yana gelince akla ilk gelen gruplardan Sick Of It All, Rock Republic festivali dahilinde ülkemize konuk olacak. Aslında eski okul Hardcoreseverlerin saygıda kusur etmediği topluluk, ürettikleri müziğin zamanı aşan dinamikliği ve özgünlüğü sayesinde bir çok genç Nu-Hardcore fanının da ilgisini çekecektir.

Biraz daha müzik dışı gündemden konuşalım mı? Çünkü Hardcore aynı zamanda çok politik bir tarz olarak diğer müzikal akımlardan ayrılıyor diyebiliriz. Hemen tüm siyasi yelpazelerde farklı düşüncelerde gruplar bu müzikal akım çerçevesinde dünya görüşlerini kitlelerle paylaşıyorlar. Peki SOIA'un dünyanın şu anki durumuyla ilgili, mesela, Amerika'nın Ortadoğu'daki politikaları ile ilgili değerlendirmelerini öğrenebilir miyiz?
Şunu kesinlikle vurgulamak isteim ki dünyanın şu anki durumu tüyler ürpertici. Bir şeyleri doğru yapmanın yolu kendini tüm dünyaya zorla kabul ettirmek olamaz. Amerika gibi bir ülke yaptığı tüm hatalara rağmen nasıl tüm sorunların çözümünü bildiğini düşünür anlayamıyorum. Kültürel ve ruhani olarak Amerika, alışveriş merkezleri ve insanların parasını çalan sömürücü protestanlarıyla homojen bir çöplük gibi. Ülkemizdeki suç oranı diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında hayret verici derecede yüksek. Büyük kapitalist şirketler showlarını yapmaya devam ediyor. Parasal çıkarları için savaş ve çevresel yıkımın onlar için kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum. Şu an gözlerini ortadoğudaki petrole dikmiş durumdalar ve niyetlerini açıkça sergiliyorlar. "Yeni Dünya Düzeni" iyi insanlar için gerçekten çok korkmaları gereken bir kavram.

Türkiye'deki Sick Of It All hayranlarına ve festivale iştirak edecek Rock'N'Rollerlara son sözlerinizi alalım.
Türkiyede her ne şekilde olursa olsun bizi destekleyen hardcore fanlarına ve herkese teşekkürler. Sonunda birbirimizi yüz yüze görecek olmak bizim için müthiş bir şey

DeliKasap ile söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için mecmuamız okurları adına çok teşekkür ederim, konserde başarılar diliyorum
Asıl Röportaj için biz teşekkür ederiz... Umarım politika konusunu çok abartmamışımdır!!!???


Röportaj: Murat Arda
Tercümeler: Derya Engin, Ümit Bozkurt


(Söyleşiyi gerçekleştirmemizi sağlayan Ahmet Çataltuğ'a teşekkür ederiz.)


Grubun 1987'den beri daimi ve has üyesi davulcu Armand Majidi ile kotardığımız bu ropörtajı, hem eski okul Hardcore fanatiklere selam çakmak, hem de Hardcore&Metal'in genç fanlarına bu tarz müziğin babalarının bu topraklardan geçeceğini müjdelemek için yaptık. Buyurun, keyifle okuyun

Selam Armand Biz Türkiye'den DeliKasap tayfasının ve eski okul hardcore'cuların selamlarını yollayarak başlamak istiyoruz.Çok farklı kültürlerin bir arada yaşadığı ilginç bir ülke ile karşılaşacaksınız. Turkiye ile ilgili aklına ilk gelen şeylerin neler olduğunu bizlere açıklayabilir misiniz?
Selamlar, son dünya kupasında Türk milli takımını oldukça başarılı bulduğumu iletmek isterim! :)
Türk kültürü beni oldukça heyecanlandırıyor çünkü büyük bir imparatorluktan gelen ülkeniz,  buluşlar ve medeniyetin beşiği olmasına karşın aynı zamanda birçok savaş ve soykırımla birliktede anılmakta. Türkiye her iki açıdan da Amerikaya çok benziyor diyebilirim.

Öfke ve müzik, nefret ve hayat SOIA'un liriklerinde asıl belirleyici olan kontrolü zor hiddetHayata bakış açınız ve bunu müziğe yansıtmanız zaman zaman size sorunlar yaşattı. Örneğin Massachusetts'deki SOIA tişörtlü çocuğun sebep olduğu talihsiz olaylar zinciri Bu ve benzeri olaylar topluluk üyeleri üzerinde bir hayli baskı yaratmış olmalı. Bu durumun SOIA'un ürettiği müziğe etkileri üzerine neler söyleyebilirsiniz?
Bu gibi talihsiz olaylar bu dünyadaki  bazı insanların şiddetle beslenmesi nedeniyle ortaya çıkıyor. Neyseki, adeta bir terapi gibi bizi besleyen müziğimiz var.Öfkenin içinden iyiyi görmek ve pozitif düşünmek her zaman daha iyi. Bunu aynı zamanda grubumuzla açık bir şekilde  yapmaya çalışıyoruz. Beraber çaldığımızda sahneden  farklı insanların  biraraya geldiğini ve eğlendiğini görmek keyif verici. Benzer düşünce yapısındaki insanların öfkelerini pozitif enerjiye çevirebilecekken  kavga etmeleri çok anlamsız.

NYC ve SOIA 'un müziğinin bu denli örtüşmesi hakkında neler söyleyebilirsin? NYC için özel düşüncelerinizi çok merak ediyorum, zira Punk-Rock, Hardcore, NYC arasında sanki organik bir bağ varmış gibi gelir bana hep...
Turneler dünya Hardcore sahnesini gözlemlememizi sağladı ve bu durum gözlerimizi biraz açtı.  NYC, şehir ve Hardcore arasında organik bağ yaratabilecek tek yerdir demek çok fazla ukalalık olur diye düşünmekteyim. Her çaldığımız sahnede, değişik ülkelerde çok iyi topluluklarla karşılaştık ve bireysel olarak, bir müzisyen olarak yapacak o kadar çok şey var ki. Üstelik Rakim'in de dediği gibi "nereli olduğun değil nerde olduğun önemli". (Rakim 1980'li yılların başında ünlenmeye başlayan ve bugünkü  hip-hop müziğin yaratıcısı, öncüsü olarak kabul edilen kült müzisyen- M.A.)

Sick Of It All ne kadar Metal; ne kadar Hardcore? Zira kendine Heavy deyip Hardcore olmayan birçok gruptan daha Heavy bir müziğiniz var.
Tüm Sick Of It All elemanları olarak hepimiz Hardcore'u keşfetmeden önce katı Metal düşünce yapısına sahiptik, yani bu damarlarımızda varolan birşeydi; kökten-Metalciyiz yani :). Neg Apr ve Cro Mags gibi gruplar belirgin Metal etkilenmeleriyle Hardcore yapmaya başladıklarında istediğimiz şeyin bu olduğunu anladık.

İlk çalışmanız 1987'deki Sick Of It All 7" den 2004'teki "Relentless E.P."ye çok zaman geçti. 1987 ile 2005'teki müzikal ruhu karşılaştıracak olursak, Hardcore kavramının evrimi, değişimi hakkında neler söylenebilir?
Sanırım Sick Of It All olarak konuyu ele alırsak en büyük fark,  şarkılarımızı daha profesyonel seviyede çalmaya çalışımız olabilir çünkü artık profesyoneliz. İlk zamanlarda çaldığımız parçalar ve kayıtlarımız oldukça duygusaldı. Örneğin Türkiye'de bir festivalde çalma düşüncesi imkansızdı. Bu dönüşüm sebebiyle müziğimizi ve performansımızı daha fazla önemsiyoruz sanırım. Bizim için bütünlüğümüz çok önemli bu yüzden müziğimizi içten,  her zaman kendimize karşı dürüst olarak, örneğin yeni moda akımlara kapılmadan ve kalbimizden geldiği şekilde yapmaya çalışıyoruz.

OK, Şimdi New York'dan başka bir yankee ile ilgili konuşmak istiyorum. Bir Amerikalı olarak Michael Moore ve onun hayatı çözümleme yöntemleri hakkındaki görüşlerinizi almak isteriz?
Bence Moore bir şeyleri değiştirebilmek için ülkenin büyük bir kısmının yapmaya çalıştığı şeyi başarısız bir şekilde yapıyor. Amerika'da Bush yönetiminin dünyadaki en kötü şey olduğunu düşünen büyük bir çoğunluk var. Michael gücünü  9/11 olaylarındaki çelişkilere ve şu büyük ört bas mevzusuna yoğunlaştırsaydı daha faydalı olabilirdi gibi geliyor bana. Mesela sorun şu; eğer bu bir terör saldırısı ise bu örtbas niye!?. ABD olarak ve dünya olarak korkunç, berbat günler yaşıyoruz, çünkü sağ kanat, judaeo-hristiyan fundemalist askeri güç, aşırı sağcılar, aşırı dinciler aynı zamanda medyayıda kontrol etmekte. Olayların sebebinin Amerikan olmayan insanlar olduğunu düşündürmekte oldukça başarılılar.

Müziğe geri dönecek olursakHardcore, tanımlaması çok karmaşık bir müzikal tür. Çünkü aynı zamanda aşırı bir özgürlük ve sınır tanımazlığı da içeriyor. Siz kendi bakış açınızla Hardcore'u ve Sick Of It All müziğini anlatabilir misiniz?
Hardcore özgürlüğün ifadesi olmalı. Sınırları olmamalı. Nesilden nesile atlayan şarkı sözlerimizle bunu uyguluyoruz. Bazı insanların grupların sadece ve sadece bir tek tarzda müzik yapmasını beklemesini çok garipsediğimizi söylemeliyim aynı zamanda bu bizi çok şaşırtıyor. Biz her zaman "American Hardcore" , "Metal", "Brit Punk", "Oi" ve dinlediğimiz tüm diğer agresif müziklerin Sick Of It All müziğine eklemlenmesinden hoşlandık.

Sick Of It All'un diğer esin kaynakları nelerdir? Evde neler dinlersiniz? Eski ihtişamlı Rock grupları? Pop muzik? Yeni dalga Punk Rock? MTV müziği? Haydi biraz da mainstream müziklerle ve populer kültürle ilgili konuşalım?
Aslına bakarsan ben hiçbir zaman etkafa bir Hardcore fanı olmadım. Herzaman açık fikirliyim ve Radiohead'den etkilendiğim kadar Madball'dan da etkilendim. Her şeyi dinlerim ve müziği iyi yapan her şeye saygı duyarım. Saygı duymadığım şey sanatçılar arasında organik bir büyüme yaratmayan standart şablona sahip şu boktan pop müzik. Mesela ne zaman marka ve yönetim şirketleri bir pazarlama mekanizması olarak bir pop-grup piyasaya sürerse sonuç oldukça aptalca oluyor ve biz de genelde bunlara karşı saldırgan oluyoruz.

Rock Republic Metal ağırlıklı bir festival. Daha önce Türkiye'ye geldiniz mi bilmiyorum ama Türk metal fanları ile Hardcore fanları arasında genelde bir çekişme yaşanır bizim topraklarda. Buradan taraflara(!) bir mesajınız var mı :p ?
Insanların bir araya gelip agresif müziği beraberce kutlayabilmelerini, beraber kardeşçe eğlenebilmelerini ve farklılıklara saygılı olarak kendilerine uygun, özgün bir tarz bulabilmelerini umuyorum. Takılın, eğlenin, trendlere, modalara, geçici heveslere pek fazla kafayı takmayın. Kendiniz  olun ve bununla gurur duyun diyorum hem Hardcore'cu hem de Metalist Türk fanlarına



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: