SÖYLEŞİ

Nitro Röportajı

Sadi Tirak - 30 Nisan 2006

2003 yılında dağılan Antisilence grubunun vokalisti Erdem Çapar'ın, Emre Manav ile birlikte 2005 yılında "Lucy Fear" adıyla kurdukları grup, bugün yoluna "Nitro" adıyla devam ediyor. 2006 Mart ayında ilk demo albümlerini yayınlayan grupla keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sanırım özgeçmiş sorularına en kolay cevap verebilecek gruplardan birisiniz. Antisilence dolayısıyla Erdem'i tanımayan yoktur. Diğer grup elemanlarının müzikal geçmişleri ve bu gruba katılım süreçleri ile grubun kuruluş hikâyesini öğrenebilir miyiz?

Özgeçmişimiz çok yok çünkü geçmişimiz yok. Erdem'i de o kadar çok tanıyan yokmuş, bunu öğrendik geçen zamanda :) Grup elemanlarından gitarist Emre daha önceden çeşitli grup denemeleri olmuş ama çok ön plana çıkmamış. Daha çok stüdyolarda vaktini geçirmiş bir arkadaşımız. Basçımız Burak ise 90'larda Bakırköy Death Metali'nin hatrı sayılır gruplarından biri olan Parricide'ın bassçısıydı. Uzun süredir müzikle uğraşmıyordu. Nitro sayesinde hayata döndü. Davulcumuz Fatih ise bizimle birlikte iyice hayattan uzaklaştı, çünkü başta Moribund Oblivion ve Discrepancy olmak üzere tonlarca grupta çalıyor!

İsminiz önce Lucy Fear'dı ve bu isim altında birkaç konser verdiniz. Fakat bu yıl grubun adı Nitro olarak değişti. Neydi bunun sebebi?

Lucy Fear grubun tavrı, müziği için biraz komik kaçan bir isim gibi geliyordu. Ayrıca, aynı isimde İsveç'ten bir grubun olması hatta çalışmalarını bir hayli ciddi yürütmesi isim değişikliğine neden oldu. Nitro'yu Erdem banyoda elini yıkarken t-shirtünün üzerinde gördü ve gruba isim olarak seçtik!

Sanırım daha çok eğlence amaçlı bir proje bu. Yani bol prodüksiyonlu bir albüm yapalım, binlerce satalım, turnelere çıkalım, yurtdışında da promosyon yapalım gibi beklentileriniz yok anladığım kadarıyla

Eğlence amacı had safhada olmasına rağmen çok da boşvermişlik durumu yok. Özellikle ilk demomuzu kaydettikten sonra fena gaza geldik! Turnelere çıkalım, şu olsun bu olsun planımız yok ama bol bol konser vermek istiyoruz. Yeter ki çalalım. Sepultura konserinde çaldığımızda karşımızda 1.000'den fazla seyirci vardı. Geçen günlerde İzmir'de 30-40 kişinin önünde çaldık. Pek farkı yoktu bizim için :)


Lucy Fear kurulduğunda tarzınızı "Öküz Soundlu Punk Metal" olarak tanımlamıştınız. Bu tanım hala geçerli mi sizin için?

"Öküz" lafını çıkardık. "İğdiş edilmiş boğa" anlamına geldiği için biraz itici gelmeye başladı bize:) Bu sebeple sadece Punk Metal diyoruz. Ama, Misfits, Exploited, Discharge Punk'ı ile Sepultura, Anthrax, Napalm Death Metalini ifade ediyor bu Punk Metal. Dikkat edelim yani!

Demo CD'niz "We Sould Our Souls For Punk Metal" 4 şarkıdan oluşuyor. Kayıt aşamasından ve demo ile ilgili düşüncelerinizden bahseder misiniz?
Aslında kayıda öylesine girdik. Amacımız oturup dinleyeceğimiz bir kayıt olmasıydı. Zaten 9 şarkı kaydettik. Ancak bu 9 şarkıdan 4'ünün kayıdından aşırı derecede memnun kalınca bunu halkımızla paylaşmak istedik. Kayıtları, Stüdyo ARES'te yaptık. Kayıtları yapan Barış Erdoğan ve stüdyonun sahibi Burak Seti'ye burada huzurunuzda teşekkür etmek isteriz. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar. Ayrıca, mixajı ve mastering'i de Moribund Oblivion'dan Müslüm Gürses'e bir çok grup ve sanatçının mix ve mastering'ini yapan Barbaros Ali Kaynak yaptı. Bütün kayıt aşaması olsun, mix aşaması olsun çok keyifliydi. Düşüncelerimize gelince, içimizden ne geçtiyse çok iyi yansıttığımıza inanıyoruz. Gelen yorumlarda hep "ne yapmak istediğinizi çok iyi anladık” diyorlar ki bizim için de en önemlisi bu!

Erdem'in RTN Promotions'dan olması grubun yararına mı peki? Rtn Promotions'un düzenleyeceği konserlerde Nitro'nun da sahne alması gibi durumlar söz konusu olabilir mi?
Bilemeyiz ki, bu sıralar RTN bize uygun konserler yapmıyor ki. Michael Schenker'in ön grubu olduğumuzu düşünüyoruz da. Zor ya!!! Uygun grup olursa neden olmasın. Aslında çok zor bir olay. Hem organizasyonda yer alıp hem de sahneye çıkmak.

Demo albümünüzde bir adet de Türkçe sözlü bir parça yer alıyor "Ben De Seni" adında Antisilence da zamanında kült Türkçe Metal şarkısı "Kesme Sesini"yi yaratan gruptu. Bu bağlamda Nitro'nun da Türkçe'den kopmaya niyeti yok diyebilir miyiz?
Şimdi şöyle bir durum var, bu müziği yıllardır hep İngilizce dinliyoruz. Tabi ki bizim için tamamen Türkçe yapmak çok zor, alışık değiliz. Zorlama olunca da biraz komik kaçıyor. Erdem, şiire edebiyata da meraklı değil. O yüzden Türkçe söz yazmak gavur eziyeti gibi geliyor adama. Ama, içinde slogan tarzında vokaller gerektiren şarkılar olunca tabi ki Türkçe yaparız. Sonuçta, "Kesme Sesini" de "Ben de Seni" de sloganvari sözlere sahip. Ama şimdiden söyleyelim ileride daha fazla Türkçe olmasına özen göstereceğiz. Ayrıca, Türkçe'nin farklı lehçelerinden falan da yararlanmak istiyoruz!

Bu müzik adına uzun yıllardır faal olan elemanlar olarak, piyasa içinde gitar müziği (özellikle de ekstrem sound ve Türkçe olmayan sözler ile) yaparak tutunabilmek ya da en azından bu müziğe harcanan emeğin karşılığının alınabilmesi için okuyuculara, dinleyicilere veya genel olarak sektöre ne gibi önerileriniz olabilir?
Ne yalan söyleyelim. Hiçbir fikrimiz yok. Grup elemanlarının yaşları dolayısıyla yıllardır bu müziği dinleyen, yıllardır bu sektörün içinde olan elemanlar var ve gerçekten de hiçbir fikrimiz yok!!! Herkes başının çaresine baksın, her koyun kendi bacağından asılır, bacağı yoksa da boynundan asılır demek isteriz. O değil de, grubumuza ulaşmak isteyenler www.nitrotr.com adresini kullanabilirler diyerek ufak da bir reklam yapmamız mümkün mü?


Fotoğraflar: A. Tayfun Özakıncı






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: