SÖYLEŞİ

Mavisakal Röportajı

Sayat Ayık - 31 Ağustos 2006

Uzun bir aradan sonra; yeni single'ı "Son..Ki..5..10"u internet sitesi üzerinden ücretsiz paylaşıma açarak hayranlarına tekrar merhaba dedi Mavisakal. Geçen uzun sessizlikte neler olmuş ve ileride neler olacak? Soruların cevapları için internet üzerinden Murat Tümer'le yapılan söyleşiye hemen buyrun

Grup için yeni bir dönem başlıyor diyebilir miyiz? MAVİSAKALsız geçen kısa sessizliklere alışıktık gerçi ama bu seferki uzun sürdü. "Kan Kokusu" çıktıktan iki sene sonra; 1999'dan bu yana uzun bir sessizlik dönemi başladı. Bu süreci sizden dinleyebilir miyiz?
Kesinlikle yeni bir dönem başladı diyebiliriz. 1998-99 arası "Doritos" turnesi ile geçti. Sonra bir yol ayrımı geldi. Ben kızımın doğumu için altı ay yurtdışına gittim. O dönemde  MAVİSAKAL başka bir davulcu ile kısa bir süre bar programları ve Mersin'de bir tane konser yaptı. Yurtdışından döndüğümde Genç gruptan ayrılmıştı. Sonra Andy ABD'ye döndü ve bir süre sessizlik oldu. 2003'te grubu yeniden canlandırmak için Tibet, Kaan, ben ve Tanju Eren biraraya geldik. Lise ve üniversite yıllarındaki solistimiz Cevdet Tosyalı New York'dan dönmüştü. Onu da kadroya çağırarak (geri vokal) üniversite ve çeşitli mekanlarda konserler verdik. Konserler genelde çok başarılı geçmesine karşın grup içerisinde özlenilen eski hava yakalanamıyordu. Daha sonra Cevdet ve Kaan'ın başka müzisyenlerle başka bir projeye başladıklarını duyduk. "Duyduk" diyorum zira bize direkt bir şey söylenmedi bu konuda. Bize de hayırlı olsun demekten başka şey düşmedi  tabii.

Kurucu üyelerinizden Kaan Altan ile gruptan ayrıldıktan sonra da görüştünüz mü? Projesi Karapaks hakkında neler söylemek istersiniz?
Kaan'ın yeni oluşumda yer almayacağını biz de internetten öğrendik. Sonrasında gerek iş gerekse özelimizde karşılıklı görüşme isteğimize olumlu bir cevap gelmedi. Bu anlamda yüz yüze bir görüşmemiz olamadı. Üç senedir üzerinde çalıştığı ve iki solist değiştirdiği projesinin başarılı olmasını yürekten isteriz. MAVİSAKAL'da yer almış her bireyin başarısı bizi sadece gururlandırır.

Şu an kadronuzda geçici olarak gruba eşlik eden (canlı performanslar için olabilir veya sadece albüm hazırlığı için olabilir) kimse var mı? Yoksa artık "MAVİSAKAL budur" diyebilir miyiz?
Canlı performanslarda bazı şarkılarda Tanju Eren bas gitarda bizimle birlikte şu anda. Yeni şarkıların bir kısmında klavye var ve bas gitaristimiz Batur Yurtsever çalıyor klavyeleri. MAVİSAKAL (Tibet Ağırtan, Murat Tümer, Taylan Dedeoğlu, Batur Yurtsever) budur diyebilirsiniz.

Yeni single "Son..Ki..5..10", internet sitenizden ücretsiz indirilebiliyor. İndirdik, dinledik, yadırgamadık (belki 93 öncesi Tibet Ağırtan'lı dönemi bilmeyenler için zor olacak alışmak) beğendik; fakat az geldi. Yeni single demek, yeni albüme az kaldı demektir çoğu zaman. Yakın gelecekteki projeler neler? MAVİSAKAL'dan ne zaman doyasıya yeni şarkılar dinleyeceğiz?
:) Teşekkürler. Aslında bir konserimize gelirseniz yeni şarkıların bir kısmını dinlersiniz. Şu anda çalıyoruz konserlerde. Albüm kayıtlarını Temmuz sonu ile Eylül'ün ilk haftası arasında yapacağız. Bu anlamda sanıyorum Kasım ayında album çıkmış olacak..

Prodüksiyon konusunda neler planlıyorsunuz? Mevcut prodüksiyonları aşmak gibi bir kaygınız var mı?
Böyle bir kaygı yok. Yaptığımız şarkılara en iyi gideceğini düşündüğümüz şekilde kayıt yapmaya çalışıyoruz. Bu albümde kayıtlar Türkiye'de; mix ve mastering Finlandiya'da olacak.

Ulusal ve uluslararası platformda birçok konser vermiş bir grup olarak canlı görmeye alıştık MAVİSAKAL'ı. Önümüzdeki dönemde ne sıklıkla konser vermeyi düşünüyorsunuz?
Biz davet aldığımız her yere gitmeye çaba gösteriyoruz. Öyle aman aman  beklentilerimiz hiçbir zaman olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Bir tek şey çok önemli: o da düzgün bir ses tesisatı, çalarken zevk almak, izleyiciye de aynı zevki tattırmak istiyoruz. Dolayısıyla konser sıklığını belirleyecek olan işini düzgün yapan organizatörler ve dinleyici. Biz hazırız.

1997'ye dönelim. Status Quo'nun davetlisi olarak Londra yollarına düşmüştünüz. O macerayı bizimle paylaşır mısınız?
Ben 1997'de  aynı zamanda şirketimiz Tümer&Tümer'de aktif olarak çalışıyordum. Elimizdeki projelerden birisi de Pepsi'nin o seneki pazarlama projelerinden birisi olan Spice Girls'ün dünyadaki ilk canlı konserinin organizasyonuydu. O proje için sık sık Londra'ya giderken "MAVİSAKAL 2"yi proje sorumlularından birisine verdim ve bir prodüktör aradığımızı söyledim. Bir süre sonra Pip Williams bizimle irtibata geçti. Pip aynı zamanda Status Quo'nun çok uzun yıllar birlikte çalıştığı bir isim. Kayıtlar bittikten sonra yine bir Londra seyahatimde grubun menejerinin evinde bir partiye katıldım. Orada karşılıklı konuşarak ne yapmak istediğimizi anlattım ve CD bıraktım. İşin enteresanı daha müziği dinlemeden bana Britanya ve Almanya turnelerinde açılışı yapmamızı teklif etti.  "Methinizi duydum ekiptekilerden ve eğer Pip sizinle çalıştıysa zaten compatible bir müzik yapıyorsunuzdur" dedi. Bu tip turnelerde açılış gruplarının kullandıkları ses sisteminden, yol, yeme, yatmaya kadar tüm masrafları plak şirketleri tarafından karşılanır. Ben albümü kendi cebimden yapmıştım ve cepte para da kalmamıştı. Bu teklifi Universal Türkiye'ye ilettik ancak onlar yurtdışı olduğu ve turneye iki hafta olduğu için böyle bir bütçe çıkartamayacaklarını söylediler. Senin anlayacağın herkese büyük gibi gözüken Wembley konseri aslında buzdağının sadece görünen yüzüydü, asıl teklif elli beş konserlik İngiltere, İskoçya, Galler, İrlanda ve Almanya'yı kapsayan bir seriydi. Bir süre saç baş yolduktan sonra atladım bir daha gittim Londra'ya ve adamlara "malesef turneyi yapamıyoruz, plak şirketi para çıkartmadı, ama sizden bir ricam var, bizi Wembley'de çıkartın, bunu da yapamazsak gidip intihar edeceğim" dedim. Önce çok şaşırdılar bu fırsat nasıl tepilir diye. Sonra gülerek "elbette, zaten çıkacaktınız" dediler ve MAVİSAKAL o meşhur Wembley Arena'da konser veren ilk ve tek Türk grubu oldu. Hâlâ, bugün, dünyanın çeşitli yerlerinde tanıştığım müzisyenler inanamaz bu olaya. Zira Wembley son duraktır müzisyenler için. Halbuki bizim Genç Osman Yavaş hayatının ilk konserine Wembley'de çıkmış. MAVİSAKAL şakır şakır Türkçe söylemişti sahnede. Bana çok söylenmişti Genç o zamanlar "bana kazık attın" diye, ta ki sahneye çıkana kadar. Sonrasında da  dönüp "abi acaba kariyerimin doruğunda bu işi bıraksam mı?" lafına çok gülmüştük hep beraber Çok güzel günlerdi. Genç'e de buradan selam olsun, gönlümüzde yeri ayrıdır sanatçı ve efendi kişiliğiyle Solo albümünü merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz.  Bu hikâyeyi ilk defa size tüm ayrıntıları ile anlatmış oldum.

Kurt Vonnegunt ismi sizin için bir şey ifade ediyor mu? "Mavi Sakal" adında bir yapıtı var bu yazarın.
:)

Günümüzde Türk rock ve alternatif müziğinde oldukça fazla grubun ortaya çıktığı ve yoğun ilgi gördüğü bir gerçek. Müzik temalı kitaplar, dergilerde de ciddi bir çeşitlilik söz konusu olmaya başladı. Tüm bu olan biteni nasıl yorumluyorsunuz?
Çok mutlu oluyorum. Gecikmiş bir hareketlilik Yirmi senedir neredeydiniz diyorum.

Biraz konuyu değiştirelim. Türkiye'de birkaç haftada birçok şeyin tersine dönebildiğini görüyoruz. "Şu noktada her şey iyi gidiyor fakat gelecekte bu tersine döner" diyerek ümitsizliğe kapıldığınız konular var mı?
Ben hiç ümitsiz değilim herhangi bir konuda. Birçok şey tersine döndüğü gibi sağduyulu bireyler tarafından da yeniden tersyüz edilerek koordinatlarına oturtuluyor. O yüzden felaket tellallarına sadece gülüp geçiyorum. Bugün her şeyin iyi gittiği kanaatinde değilim, dolayısıyla gelecekte bunun tersinin olacağını düşünerek seviniyorum genel anlamda konuşmak gerekirse.

Bu konuda ne gibi önlemler alınması gerekir sizce? Ne derece kalıcı olabilir önlemler? Bireysel bazda duruşunuz, bakış açınız nasıldır böyle durumlarda?
Türkiye'de sivil toplum örgütleri gerçek anlamda yayılıp işleyişe geçmedikçe birçok şey daha gecikecek demektir. Birey olarak bunun bilincine varmamız, bilgi ve becerilerimizi bu yöne kanalize etmemiz çok önemli.

Müzik dünyasının düzeninde bir şeyi kökten değiştirmeye fırsatınız olsa, neyi değiştirirdiniz?
Korsanı yok ederdim.

Müzik eleştirmenliği konusuna değinelim mi biraz? Ne kadar iyi yapılıyor? Daha spesifik düşünürsek bu olgu Türkiye'de nasıl işliyor sizce?
Bilmem, müzik eleştirmenlerini takip etmeyi "İki Yol" single'ını çıkarttığımızda bıraktım. Sina Koloğlu şöyle yazmıştı: "Arkaya büyük orkestrasyon koyarak günü kurtarmışlar, merak ediyorum canlı nasıl çalacaklar bu parçayı?" Halbuki şarkı önce büyük orkestrasız kayıt edilmişti ve "Kan Kokusu" albümünde de o versiyon vardır bilirsiniz, aynı sahnede çaldığımız gibi. Bu eleştiriyi yaptığı şarkı "İki Yol". :)

"MAVİSAKAL 2" basılan ilk Türk rock CD'si ünvanına sahip yanılmıyorsam. Geçen zaman içinde "CD" teknolojisi eski ve nostalji olma yolunda ilerliyor. Bu "MAVİSAKAL 2"yi birçok arşivcinin gözünde daha değerli kılmakta. Müzisyen gözüyle bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Doğru. Bu değişim "MAVİSAKAL 2"yi daha önemli kılıyor bir anda. Heyecanlanıyorum. Her yeni gelen konsept bir öncekinden teknik anlamda daha kullanıcı dostu oluyor. Eski plaklarımı dinlemeyi özlemiyor muyum? Tabii ki onun tadı başka ama değişim her alanda iyidir düşüncesindeyim.

Yeni single'ınızın internet sitenizden ücretsiz indirildiğini söylemiştik. Single'ın kapağını da yine siteden çıkış alıp hazırlama imkanına sahibiz. Albüm için de bu yöntemi uygulayacak mısınız? Albümlerini cd'ye kaydetmeyerek internetten yayınlayanlar bile var artık. Siz neler planlıyorsunuz?
Biz her iki şekilde de sunmak istiyoruz albümü. Ancak atlamamamız gerek bir şey var, single'ı biz kendimiz yaptık cebimizden, o yüzden ücretsiz paylaşıma açabildik. Albümde eğer yapımcı bir firma olursa ücretsiz dağıtamayız zira adamların yatırımını çıkartması lazım. Albümde isteyen ücreti karşılığı internet üzerinden indirip kendi CD'sini yapabilecek isteyense gidip müzik marketlerden satın alabilecek. Şu anda "Son..Ki..5..10"un da CD baskısı hazırlanmakta, yakın bir zaman içerisinde gerek web sitemizden gerekse müzik marketlerden satın alınabilecek.

1993 yılında da benzer bir suskunluk dönemine girmiş, ardından 97'de çıkardığınız "İki Yol" single'ı ile sıkı bir dönüş yapmıştınız. "Son..Ki..5..10"a gelen tepkiler nasıl? (1997'deki "İki Yol" ile kıyaslarsak)
İkisini kıyaslamak yanlış olur, zira yaklaşımımız farklı. Geçen sefer büyük bir basın toplantısı ve gerçekten çok kaliteli bir video ve Wembley konseri ile desteklemiştik. Bu sefer hiçbir tanıtım yapmadık farkındaysanız. Sessiz sedasız internetten mavisakal.com ve resmi fan sitemiz maviordu.com'dan çıktık, hiçbir yere tanıtım yazısı, reklam vs göndermedik. Radyolara dahi göndermedik şarkıları, hala çoğunluğun haberi bile yok. Bu bilinçli bir seçimdi. Zira bizi bunca yıldır takip edenlere bir çeşit geri dönüş hediyesi vermek istedik. İlk beş gün içerisinde kulaktan kulağa yayılarak yedi binin üzerinde kişi şarkıyı indirdi bilgisayarlarına. Önümüzdeki günlerde bu sayı katlanarak artacak. Biz, bizi bu yolda yalnız bırakmayanlarla paylaştık önce yaptığımız yeni eseri/kayıtları. Ve onlardan aldığımız olumlu destek bizi yürüdüğümüz yolda daha da güçlü kılıyor. Şimdi ikinci etap başlayacak yakında ve daha geniş bir kitleye duyurular yapılacak. Diğer taraftan bir örnek vermek gerekirse "İki Yol" ve "Kan Kokusu"nu dinleyen firmalar tüm prodüksiyonu biz yapmamıza rağmen sadece basıp yayımlamayı dahi istememişlerdi, "Son..Ki..5..10"u hazırladığımızı söylediğimizde ise ilk başta tereddütle yaklaşan üç firma da dinleyince basıp yayımlamak ve daha diğer şarkıları duymamış olmalarına rağmen çıkacak olan albümü finanse etmek istediler.

MAVİSAKAL "İki Yol" ve "Ne Kadar" şarkılarına çektiği kliplerle, yerli kliplerin kalite çıtasını yükseltmişti. Yine bu tarz girişimleriniz olacak mı?
Gerçekten her iki klip de çok büyük yankı uyandırmıştı. Burada başarı bizden çok klipleri çeken Charles Richards ve bizi Charles'la tanıştıran Nezih Ünen'indir. Bazen parayı verirsiniz ama çıkan sonuç yıkım olur, örneklerini bol bol görüyoruz televizyonu açtığımızda. İçimize sinmeyen herhangi bir şeyi yayımlamamız mümkün değil, bilmem sorunuza cevap oldu mu?

Şarkı sözleri etkileyici gruplardan biridir MAVİSAKAL hiç kuşkusuz. Siz bu etkileyiciliği neye bağlıyorsunuz? 1999'dan bu yana yaşananların bu bağlamda bir değişiklik yaratacağını düşünüyor musunuz?
MAVİSAKAL'da bugüne kadar yer almış söz yazarlarının her birinin değişik üslupları vardır ve kuşkusuz her biri birbirinden değerli yazarlardır. İlk albümde yer alan Emin Ersoy farklı yazar, Tibet Ağırtan farklı yazar, Kaan daha farklı. Bir kısım dinleyici birisini sever, diğer kesim diğerlerini. Eğer sorunuz tüm albümleri içeriyorsa o zaman dinleyici bilir değişim olacağını ve zaten budur MAVİSAKAL dinleyicisini heyecanlandıran. Ve değişim durmaz MAVİSAKAL'da. Biz önce kendimizi mutlu edecek işi yapmak peşindeyiz ve inan şu anda yaptığımız işten, duyduğumuz heyecandan, grup içerisindeki ahenkten, paylaşmaktan, birlikte zaman geçirmekten ve en önemlisi tekrar grup müziği yapmaktan çok mutluyuz.





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: