SÖYLEŞİ

Derrick Green (Sepultura) Röportajı

Sadi Tirak - 31 Ekim 2006

90'lı yılların yarısına kadar "efsaneleşmeye" doğru adım adım yükselen Brezilyalı bir metal grubu vardı. Cavalera kardeşlerin kurduğu bu grup, 1996 yılında ağabey Max'in olaylı ayrılışı ile ilk büyük darbeyi aldı. Ve o olaydan tam 10 yıl sonra küçük Cavalera, Igor da gruptan ayrıldığını açıklayınca Sepultura yeniden müzik dünyasının gündemine oturan gruplardan biri oldu. Tam da bu sırada, gruba Max'in ardından katılan vokalist Derrick Green'e Sepultura hakkında merak edilen her şeyi sorduk. O da tüm sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Selamlar Derrick. Röportaj talebimizi kabul ettiğin teşekkür ederiz. Igor'un ayrılma kararının ardından Jean Dolabella ile yola devam edeceğinizi açıkladınız ve ardından "Sepultura" ismini kullanmayacağınız ve yeni bir isimle yola devam edeceğinize dair birtakım söylentiler duyduk. Bizleri en son gelişmeler hakkında bilgilendirir misin?
Igor gruptan ayrıldığını, turun ya da bu grubun bir parçası olmak istemediğini kendi ilan etti. Elimizden geldiğince konuşup bir orta yol bulmaya çalıştıysak da o çoktan kararını vermişti. "Dante XXI" turnesinin tam da ortasındayız ve bu tarz bir aksilik için bile durmak istemiyoruz. Hem bize hem de sevenlerimize karşı haksızlık olur, bu kadar süre yazmak için mücadele verdiğimiz şarkıları sahnede paylaşmamak. Grubun adını değiştirmemiz bizden istenmedi, hem neden değiştirecekmişiz ki, biz bu grup devam etsin diye dişimizi canımıza takarak mücadele ettik, buna devam da edeceğiz, BİZ SEPULTURA'YIZ!

Igor'un ayrılma sebebi olarak "sanatsal uyuşmazlık"ı (artistic incompatibility) gösterdiğini biliyoruz. Sen bu konuda neler söylemek istesin? Kısacası sence Igor gruptan tam anlamıyla "neden" ayrıldı?
Bence Igor'un ayrılmasında tek bir sebepten çok daha fazlası var. Elimizden geleni yaptık asıl sebepleri anlamak için, sadece grup olarak değil, ben arkadaş olarak da elimden geleni yaptım ancak bir faydası olmadı, aslında bu konunun muhatabı sadece Igor'un kendisi.

Peki, yeni davulcunuz Jean Dolabella'nın gruba alınma süreci nasıl gelişti? Sence Igor Cavalera gibi tarz yaratmış önemli bir ismin yerini ne kadar doldurabilecek?
Bence Jean gayet iyi bir davulcu, kendi yoluna konsantre olmalı zira Igor'un yokluğunu kapamaktan fazlası var bu gruptaki yerinde. Yeni bir Igor aramak mantıksız olurdu. Jean ayrı bir karakter ve özgün olması sanatçı olmasının en büyük getirisi. Ne şanslıyız ki müzik, herkesin kendi stilini oluşturup geliştirebildiği bir sanat dalı ve Jean de bu manada iyi yolda.

Bir dönem Roy Mayorga ile sahne aldınız. Ardından kendisi Stone Sour ile yola devam etme kararı aldı. Igor'un ayrılışının ardından Mayorga'ya yeniden bir teklif yapıldı mı? Zira kendisinin stilinin Sepultura'ya daha çok yakışacağını düşünüyorum.
Roy'a bizimle çalışmasını teklif ettiğimizde zaten Stone Sour ile anlaşmaya varmış ve sürekli elemanları olarak gruba dahil olmuştu. Çok iyi arkadaşımız olduğu için, müsait olan zamanında bize turnede eşlik etti ve müthiş tarzıyla hem grubumuza renk kattı hem de Igor'un yokluğunda ortaya çıkması muhtemel bir felaket senaryosunu engelledi, O'na minnettarız.

Igor'un Sepultura'dan ayrıldıktan kısa bir süre sonra ağabeyi Max Cavalera'nın grubu Soulfly ile bir konsere çıkmasını nasıl değerlendiriyorsun?
Bence o kadar yıldan ve olaydan sonra ağabeyi ile tekrar dialog kurması gerçekten de güzeldi. Igor'un buna çok ihtiyacı vardı çünkü Max'e tahmin ettiğinizden çok daha fazla bağlı. Çaldığı yardım konserinde de sadece o değil pek çok farklı sanatçı gruba eşlik etti, Igor da onlardan birisiydi sadece.

Şimdi sırada en çok merak edilen soru var fakat bu sorunun sorulacağı son kişilerden birisin sanırım. Ben yine de sormayı istiyorum. Sepultura'nın orijinal kadrosu ile yeniden bir araya gelmesi düşüncesine nasıl bakıyorsun? Sence böyle bir ihtimal var mı? Genel olarak bu konudaki düşüncelerini merak ediyoruz.
Çok fazla söylentinin etrafta dolaştığı muhakkak ancak orijinal Sepultura kadrosundan iki kişi hala benim yanımda ve onlara bu tarz bir toplanma için teklif dahi gelmedi. Biliyorsun Andreas ve Paulo olmadan o tarz bir yeniden toplanma mümkün olamaz ve şu aşamada bu tarz bir organizasyon için herhangi bir adım atılmış falan değil.

Max Cavalera ile hiç tanışma imkanın oldu mu? Eğer tanıştıysanız aranızda nasıl bir diyalog geçtiğini anlatır mısın?
Max'le şahsen hiç tanışmadım ama tanışsam eminim hiçbir sorun olmaz. Burada, Brezilya'da ailesinin büyük bölümüyle tanışma fırsatı buldum ve bana karşı her zaman sevgi  dolu ve hoşgörülü davrandılar.

Eğer grup reunion yaparsa, kariyerini ne şekilde devam ettirmeyi planlıyorsun?
Grubun gidişatı ne yönde olursa olsun benden duyacağınız daha çok şey var. 14 yaşımdan beri yaptığım bu işi çok seviyorum. Her zaman müzikle yaşadım ve geçen sürede müzikal anlamda evrimleşmeye devam ediyorum.

Sizlerin de takip edebildiğiniz kadarı ile "Dante XII"e yöneltilen genel eleştiriler ne yönde? Ben olumlu anlamda bir eleştiriye rastlamadığımı ve açıkçası kendimin de albümü eski Sepultura gücüne çok uzakta bulduğumu belirtmeliyim. Neler söylemek istersin son albümle ilgili? Müzikal açıdan sence doyurucu bir albüm mü bu?
Son albümümüz benim kadrosunda yer aldığım Sepultura albümleri içinde en başarılı olanı. Bunu görmemiz için elimizdeki verileri kontrol etmemiz yeterli, şirketimiz albüm yayınladığımız zaman basında çıkan tüm eleştiri ve röportajlarımızı arşivler. Şu ana kadar topladığımız veriler gösteriyor ki en sevilen albümümüz kesinlikle "Dante XXI". Hatta hakkımızda negatif fikirleri olan insanlar bile bu albüme bağlandılar. İsteyenler şirketimizle bağlantıya geçip bu yorumlardan örneklere ulaşabilirler.

Dante'nin "İlahi Komedya"sını (Dante's Inferno / Divine Comedy) albüme konsept olarak seçmenizin sebebi nedir?
Zaman aşımına uğramamış ve tarihin en önemli yazaralarından birine ait bu kitap. Hala günümüzde pek çok olayla bağlantı kurulabilir, okuyanlar ne dediğimi anlayacaktır.

"Convicted In Life"ın ardından "Dante XII"den klip çekmeyi düşündüğünüz başka şarkılar var mı?
"Ostia" iyi bir seçim olabilir. "Convicted In Life" cehennemi anlatıyordu, "Ostia"nın konusu ise Araf.

Sence şimdiye dek çekilmiş en iyi Sepultura klibi hangisiydi ve neden?
Bence "Convicted In Life"! Konsepti hem güçlü hem de şiddetli. Pek çok kanal videomuzu yayınlamaktan çekiniyor. İnsanlar gerçekleri görmeyi sevmiyorlar ve bu video gerçeğin ta kendisi. Böyle bir video daha önce hiçbir grupta görmemiştim.

Grubun geleceğini nasıl görüyorsun? Bize biraz bundan sonra atacağınız adımlardan ve gelmek istediğiniz konumdan bahseder misin?
Şu anda tek düşünüp planladığımız turneye devam etmek, ötesini zaten hiçbir zaman planlamadık ancak turneler hem bize hem de Sepultura markasına güç katıyor, elimizden geldiği kadar, ulaşabildiğimiz kadar insana ulaşacağız!

In Flames'in ön grubu olarak konserler verdiğiniz uzun turneden bahsedelim biraz da. Birçokları Sepultura gibi bir ismi In Flames'in altında gördüğünde şaşırmıştı. Senin düşüncelerin nelerdir?
Bu tip durumlar müzik dünyasında olasıdır, sanatçının üzerine düşen çıkıp çalmak ve seyircilerine elinden geleni sunmaktır. Tüm biletleri bitmiş bir konserde kimin ilk, kimin son çaldığı çok da önemli değildir. Bende bu rock star tripleri yoktur, kimilerinin yaptığı gibi mesleğimi insanlara hava atmak için kullanmıyorum. Kimin ilk çaldığı mühim değil, ben hala kimin en iyi performansı sahnelediğine daha çok önem veriyorum.

Turnedeki konserlerle ilgili genel bir yorum alabilir miyiz? Her iki grubun da web sitelerine koydukları fotoğraflardan oldukça eğlenceli bir turne olduğunu anladık. Turneye dair en unutamadığın anıların nelerdir?
Turnenin Amerika ayağına Kasım ayında başlayacağımız için henüz o konuda bir yorum yapamam. Avrupa'dansa aklımda en çok kalan konser Slovenia konserimizdi, Andreas'ın orada akrabaları var ve konser günü onları bir arada görmek inanılmazdı.

İnternetten yeni davulcunuz ile canlı performans sergilediğiniz bir TV programının görüntülerini izledim. Merak ettiğim şey, rejim yapmayı düşünüyor musun? :) Bir iki yıl öncesinde daha fit görünürdün.
Hahaha, çok komik birisin dostum. Bu ne muhteşem bir gazetecilik sorusu böyle :) Sana işini ciddiye almanı öneririm.

Siyahilerin metal müzikle aralarının pek iyi olmadığı yönünde genel bir görüş vardır. Buna aykırı olarak God Forbid elemanları, Suffocation davulcusu Mike Smith, Killswitch Engage vokalisti Howard Jones ve tabii ki sen, istisnaların olduğunu gösterdiniz. İleride çok iyi işler başaracaklar diyebileceğin başka siyahi metal müzisyenler var mı?
Amerika'da istisnaların varolacaklarına inancım olsa da daha fazlası için bir şey söyleyemem malesef, umalım ki hangi ırktan olduklarını önemsemeden insanlar müzik yapmaya devam ederler de biz de her yeni işten ilham almayı sürdürürüz.

Bizlere Sepultura'ya ilk katıldığın dönemi -hatırladığın kadarıyla- anlatabilir misin? Max'in ardından senin gruba davet edilme ve gruba katılma sürecin nasıl gelişmişti. Türkiye'de seninle röportaj yapan ilk yayın organı olarak o dönemi bize bir de kendi ağzından anlatmanı istiyoruz.
Aslında çok doğal işleyen bir süreçti. Brezilya'ya tek bir insan tanımadan geldim, seçmelere katıldım sonra da gerisi geldi. Birbirimizi tanıdık, arkadaş olduk. O dönemlerde grubun dost bildikleri sırtlarını döndüler, yine de dünya çapında bizi destekleyen arkadaşlarımız her zaman oldu. Biz asla vazgeçmedik. Her zaman bu grubun bir parçası oldum ve bu grup da hayatımın büyük bir parçası.

Kafanda herhangi bir yan proje grubu yaratma fikri var mı?
Kesinleşmemekle beraber üzerinde çalıştığım fikirler yok değil. Yine de netleşmeden bir şey söylemem doğru olmaz.

Sepultura ile iki kez İstanbul'da çaldınız. İlki 2003 yılında, ikincisi de 2005 yılında. Özellikle ikinci konser olağanüstü bir atmosfer içerisinde gerçekleşmişti. O konserlerden neler hatırlıyorsun?
İki konserden de aşırı memnun kaldım, Türk fanlarımıza çalmak bizim için bir onur.

Derrick 2003 yılında gerçekleşen İstanbul'daki ilk Sepultura konserini unutamamış olacak ki, o konserde çekilen bu manzarayı kendi myspace sayfasında bile yayınlıyor.

Sepultura ile birlikte sahne aldığın en iyi ve en kötü konserleri sorsam?
Rock in Rio en iyi konserimdi. En kötüsüyse Metallica'nın altında çaldığımız Sao Paulo konseriydi.

Peki ya müzisyen olmadan önce, sadece bir dinleyici iken seni en çok etkileyen konseri hatırlıyor musun?
1985 senesinde aynı hafta içinde izlediğim iki konser beni aşırı etkilemişlerdi! Gruplar, Cro Mags ve Bad Brains'ti.

Son zamanlarda sıklıkla dinlediğin gruplar ve/veya albümleri öğrenebilir miyiz?
Mastodon!!!

Konserlerde Max döneminden ve senin gruba dahil olduğun zamandan itibarenki dönemden en çok hangi şarkıları söylemek/çalmak hoşuna gidiyor?
Benim dönemimden; "Dante XXI" albümünde yer alan "Drown And Mitter", yine de favorim sürekli değişiyor. Max döneminden ise kesinlikle "Beneath The Remains".

Futbol ile aran nasıl? Sen de Andreas ya da Igor gibi futbol fanatiklerinden misin?
Hayır! O ikisi tam birer fanatik!!

Metallica'nın eski bass gitaristi Jason Newsted ile yakın arkadaş olduğunu biliyoruz. Kendisiyle son zamanlarda görüşebildin mi bilmiyorum ama onun hakkında neler söylemek istersin? Voivod ile çıkardığı albümler ve son olarak kadrosunda yer aldığı Supernova adlı yarışma grubu hakkında mesela
Jason ile Voivod'la çıktığımız turneden beri görüşemedim. Gruba ilk katıldığım zaman en büyük destekçim oydu, beni anlıyordu, çektiklerimi Metallica'ya katıldığı dönemde o da yaşamıştı ve bunları kolay atlatmam için her zaman yanımda oldu. Kocaman yüreği olan mükemmel bir müzisyen Jason, her ne kadar Supernova Jason için "farklı" bir deneyim olsa da ona her zaman bol şans diliyorum.

Sorularım bu kadardı. Cevapların için teşekkür ederim.  Türkiye'den sizi takip eden dinleyicilerinize ve okuyucularımıza söylemek istediğin son şeyler ile noktalayalım.
Türkiye'de yeniden çalmak için sabırsızlanıyoruz! Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi olur!!! Bize verdiğiniz destek için çok teşekkürler.


 




 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: