SÖYLEŞİ

Colde Röportajı

Sayat Ayık - 26 Ekim 2005

Başarılı bir demo olan "of Honor" ile azımsanmayacak bir kitleye kendini sevdirdi Colde. Grup şu an İkinci demo kayıtlarını hazırlama aşamasında. Öyle zannediyorum ki yeni besteler daha fazla ses getirecek Aşağıda da göreceğiniz üzere "işini iyi bilen" bir grup.

Gelecek vaat eden Colde'nin kurucu üyelerinden Agop Niksarlıoğlu ve vokalist Sertaç Kakı ile karşılıklı vakit darlığı ve yaz tatili nedenleriye maalesef mail üzerinden yapmak zorunda kaldığımız röportaja buyurunuz

İlk sahne alışınızdan başlayalım nerede, ne zamandı ve neler hissettiniz?
Nisan 2003 İTÜ Rock günleri kapsamında Maslak'ta ufak bir salonda sahne aldık. Daha çok eş dost arasında geçen bir konser oldu. İlk konser heyecanıyla çok bir şey hatırladığımız söylenemez, sadece çıktığımızı ve indiğimizi hatırlıyoruz. Arada da çalmışız daha sonra kameradan izlediğimize göre.

Sahnede en iyi duran şovu göz kamaştıran grup hangisidir sizce? (bu soruyu ikiye de bölebiliriz en iyi duran-çalan "şu" en iyi şov yapan "bu" gibi)
En iyi duranlar: Judas Priest, Metallica, In Flames
En iyi şov: In Flames

Demonuz çıktıktan sonra oldukça olumlu tepkiler aldınız. Bu tepkilerin sizdeki etkisi ne oldu? Hayata bakış açınızda, karakterinizde veya müziğinizde değişen bir durum var mı?
Mutlu olduk ama şımarmadık. Daha iyisi için çalıştık, gelişip evrildiğimizi ve daha olgun şeyler yaptığımızı düşünüyoruz. Hayata bakış açımızda her insanın bir senede yaşayabileceği değişiklikler oldu sadece. Müzikal olarak daha agresif bir noktaya geldiğimize inanıyoruz.

Gerek demo aşamasında gerekse genel müzikal seçiminizde sizi amacınızdan vazgeçirecek bir olay yaşadınız mı? Yoksa her şey hep yolunda mıydı?
Herkes kendi içerisinde iniş çıkışlar yaşamıştır ama bu müzik bir kere kanına girdi mi insanın kolay kolay çıkmıyor. Amacımızdan hiçbir zaman şaşmadık. Amacımız bir Türk grubu olarak daha önce gelinmemiş yerlere gelmeye çalışmak. Bunu yapmak zorunda hissediyoruz kendimizi.

Acımasızca eleştirildiğiniz oluyor mu? Olumlu eleştirilerin bir yerde önünüzü tıkayacağı, herkes sırtınızı sıvazlarken kendinizi geliştiremeyeceğiniz gibi kaygılar yaşıyor musunuz?
Kimse sırtımızı sıvazlamıyor açıkçası. Ya da biz sıvazlatmıyoruz. Şükür ki kimsenin de kıçını yalamak durumunda değiliz. Belki de bu yüzden insanlar bazı konser ve festivallerde bizi göremeyince şaşırıyorlar. (No offense)

Demo kaydınız dinlenebilir temiz ve bence gayet başarılıydı yine da içinize sinmeyen kısımlar olmuştur, yanılıyor muyum?
Tabii ki oldu. Kayıtlar mix aşamasında yandı ve bir çok otomasyon ve seviye ayarlaması maalesef yapılamadan bu şekilde demo çıktı. Ama önemli olan insanlara bir fikir vermekti ve bunu da başardık sanırım. Çok kısıtlı bir zamanda kaydettik, her zaman da böyle olacak sanırım belli bir noktaya gelene kadar, dolayısıyla belki daha çok zamanımız olsa daha iyi işler yapabilirdik ama dediğimiz gibi bu nihayetinde bir demo ve dinlenebilir bir seviyede. Önemli olan da bu.

Dinlediğiniz sound olarak en sağlam, en temiz albüm hangisiydi?
Temizlik kısmı göreceli o yüzden sağlam kısmına değinmekte fayda var.
Metallica-The Black Album, In Flames-Soundtrack To Your Escape, Testament–The Gathering ilk akla gelenler.

Hayatınızı değiştiren bir kitap-yazar, düşünür, ressam v.s. var mı yoksa müzisyenler mi etkiliyor sizi?
Fikirlerine katıldığımız insanlar muhakkak olmuştur ama insanın karakterinin ve görüşlerinin yoğrulmasında tek başına saydığın gibi faktörlerin etkili olduğuna inanmıyorum. Daha çok yaşadığınız koşullar, ülke durumu, tüm bu denklem içinde sizin yeriniz ve duruşunuz hayat görüşünüzü etkiliyor. Bir fikirden, bir sanatçıdan, bir resimden veya bir şiirden etkilenip, tüm hayatı buna göre yönlendirecek ve değiştirecek kadar zayıf karakterli olunmaması gerekir.
Sadece belli zamanlarda insanın içinde bulunduğu ruh haline uyan şablonlar vardır. Bu şablonlara en güzel örnek müzik albümleri olabilir.

Müzik dünyasının (tarz ayırmıyorum) önemli grup-sanatçılarını Türkiye'de izleme şansına eriştik ama hâlâ gelmeyen bir çok dev var. Organizatör olsaydınız ve bir festival düzenleseydiniz kimleri getirirdiniz?
Tabii ki de para kazandıracak grupları.

Bir saygı albümü yapılacak olsa ve sizden de bir parça istense böyle bir projede yer alma kriterleriniz ne olurdu?
Saygı duyduğumuz bir grup için böyle bir teklif gelse sadece çok mutlu olurduk.. Kriter de neymiş ki?

Profesyonel bakış açısıyla Colde'nin geleceği, ayakta kalması nelere bağlı?
Colde'ye bağlı Başka en ufak bir dış etkene değil.

Besteleri daha çok kimi dikkate alarak yazıyorsunuz, dinleyecek olanları mı kendinizi mi?
İkisini de dikkate almak zorundayız. Sadece seviyoruz diye herhangi bir şansı olmayacak bir parça yapmak istemeyiz. Bunu zamanla idrak ediyor insan. Hem keyif alıp hem de dinleyiciye keyif verebildiğiniz sürece gemi yürür.

Değişim sizce nedir? Değişim ve gelişim karışabiliyor bazen, siz bu iki olguyu nasıl açıklarsınız?
Çok güzel bir soru. Gelişim otomatik olarak yanında değişimi getiriyor. Dolayısıyla gelişimle beraber gelen değişimleri her zaman için savunuyoruz. Konuyu müzikal olarak ele alırsak, ister Pop müzik olsun ister Rock müzik ister herhangi bir müzik türü, her zaman için değişimlere açık olan insanlar ve kapalı olan insanlar vardır. Bu sadece müzikte olan bir kutuplaşma değil. Dolayısıyla müzik direkt olarak insana hitap eden bir şey ve kitleniz insan ve bu insanların her birinin farklı düşünceleri var ve sizin herkese aynı oranda hitap etmek gibi bir şansınız yok. Bu durumda esas alınacak temel kriter sanırım müzikal olarak yaşadığınız değişimle memnun edebildiğiniz kadar insanı memnun etmek ve sizi seven insanları kaybetmemek. Bunu başarmak için de zaten sihirli reçeteyi bulmanız gerekiyor ki bu ütopik duruma kaç grup ulaşabilmiştir meçhul.

Colde nereye kadar kendini değiştirir? Sınırı var mı bunun?
Kendimizi değiştirmek zorunda hissetmiyoruz bu kendiliğinden olan bir durum. Yukarıda da belirttiğimiz gibi değişimi gelişimle açıklıyoruz. Özetle, yaptığımız işten memnun olmama noktasına kadar değişime açığız.

Albüm hazırlıkları var mı? Bununla beraber yakın gelecekte Colde'yi hangi noktada göreceğiz, gerek tarz gerek duruş olarak?
Albüm hazırlıkları var. Bir albüm yapmak istiyoruz ve bu doğrultuda çalışıyoruz. Hepimizi gururlandıracak bir noktada olmak istiyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Röportaj için teşekkürler. Gelişmeleri www.colde.com adresinden edinebilirsiniz. Saçma sapan tatlı tuzlu sözlüklerden değil ;)


Röportajın sonunda taze bilgi olarak: ekim (2005) ayı itibariyle başarılı-özgün vokalist Sertaç Kakı ile Colde grubunun yollarının maalesef ayrıldığnı ve grubun bu büyük boşluğu M.Y.S.T grubundan Sertaç Öğüt ile doldurduğunu belirtelim. Yine bu sırada gitarist Aytuğ Şeker'in askerden döndüğünü ve grupla beraber çalışmalara yeniden başlamış olduğunu da ekleyelim.




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: