SÖYLEŞİ

ANKARA'DAN YENİ DÜNYA'YA UZANAN YOL: BLACK TOOTH İLE MÜLAKAT!!!

Murat Arda - 15 Ekim 2009

Black Tooth adlarını sık duyduğumuz yerli gruplarımızdan. Henüz bir albümleri yok ama OzzFest'ten Sweden Rock Fest'e yerli yabancı birçok organizasyona dahil oldular. Güneyli Rock yapıyorlar ve Türkiye'nin haritadaki yerini onlardan öğrenen Yankee sayısı azımsanmayacak miktarda. Hikayeleri ilgimi çekti, grubun vokalisti Tuna'ya mikrofonu uzattık:

*Deli Kasap: Öncelikle Yeraltı aleminin son dönemde en aktif topluluklarından BT üyelerini selamlıyoruz. Yerli yabancı birçok festivalde sahne aldınız ve hala İstanbul'da sürekli performanslara devam ediyorsunuz. Bu durumu topluluğun popülaritesi açısından yorumlayabilir misiniz? Zira kimi görüşe göre sık yüz göstermek yüz eskimesine de sebep olabilir görüşüne katılıyor musunuz?

Black Tooth: Açıkçası ülkemizde biz sizin söylediğiniz kadar aktif bir konser programı içinde değiliz. Geçen sene İstanbul'da verdiğimiz konser sayısı toplam 4. Bu senenin de bittiğini düşünürsek 3 ayda bir konser vermekle de sanırız yüzümüz çok eskimeyecektir. Yine bu sene Türkiye de çıktığımız festival sayısı sadece ikidir ki bunlardan birisi Ankara Rock Station, diğeri de Foça Rock Fest'tir. Bu sene bu festivallerde dahil olmak üzere İzmir de toplam 2 kere çalmış olduk, Ankara'da da yine toplam 2 konser vermiş olmuş olduk. Yani sanmıyorum ki senelik aynı şehir de 2 - 3 konser vermekle yüz eskisin? Hatta sizin söylediğinizin tam tersine bize dinleyici arkadaşlarımızdan sürekli gelen eleştiri mesajı ''neden bu kadar az sıklıkla konser veriyorsunuz'' şeklinde oluyor ki yoğun iş hayatımız yüzünden fazla konser verememekten bizlerde çok şikayetçiyiz. Popülarite olarak konuşmak gerekirse de ülkemizde albümü olmayan ve senede toplam 10- 12'yi aşkın konser verebilen amatör bir grup ne kadar popüler ise bizlerde o kadar popüleriz. Sonuçta TV'lerde dönen kliplerimiz yok, hatta bir albümümüz bile yok; şarkılarımız radyolarda çalınmıyor. Dergilerde adımız sene içinde en fazla 1 kez belki toplasan 2 kez küçük puntolarla geçiyor. Ne kadar popüleriz siz söyleyin?


* Deli Kasap: Legal albüm çalışmasının grubun profesyonelleşmesi yönünde olumlu bir atılım yapacağını düşünür müsünüz? Bu bağlamdaki tasarılarınız, müzik endüstrisinin çöküşü sürecindeki albüm yayınlama planlarınız ve görüşleriniz nelerdir?

Black Tooth: Açıkçası böyle bir girişime çok sefer başvurduk ama kıçımız çok asık galiba bu konuda. Stüdyo çalışması dahi yapmakta zorlanıyoruz çünkü herkesin hayatını idame ettirebilmek adına bir işi var hal böyle olunca bazı işlere zaman ayırmak ya da herkesin aynı anda bir şeylere zaman ayırmasını sağlamak çok zor oluyor. Sonuçta albümü bütün grup elemanlarının beğenmesi lazım ve birinin bir enstrüman kaydı sırasında diğerlerinin de orada bulunup görüş ve önerilerini sunması gerekli diye düşünüyoruz. Eninde sonunda bu albüm çıkacak tabi ki ama Ne Zaman?. Ha bu albümün çıkması neyi ne kadar değiştirebilecek? Bana sorarsanız hiçbir şey değişmeyecek. Dinleyen takip eden zaten dinlemeye devam edecek dinlemeyen zaten dinlemeyecek, eleştirense onsuz yada onunla hep eleştirecek. Bu yüzden hani çokta çıkıp çıkmaması söylenenlerin aksine umurumuzda değil. Er yada geç olur elbette. Müzik endüstrisinin çöküşüne gelince. 33 yaşındayım aşağı yukarı 20 - 21 senedir bu müzik tarzını takip etmeye çalışıyorum ama ben ülkemizde o tarz bir endüstriyi zaten hiç görmedim, hele ki metal müzik adına. Yani Pentagram dışındaki bir metal müzik grubunun albümü 2000 adet sattığı zaman çok iyi rakam denebiliyorsa zaten öyle bir endüstri hiç oluşmamış demektir bana göre. MP3 öncesi dönemde dahi albüm yapıp para kazanmış bunun ekmeğini yemiş ülkemizde kaç tane metal müzik grubu var ki zaten. Ne kadar her grup sağda solda, mp3 çıktı mertlik bozuldu görüşünde olsa da, ''sektör bitti, ahh vahh'' dese de yine üretecek ve kendi içinde olsa yine bir şeyler yapacaktır. Sonuçta bizde kendimiz içinde olsa bir albüm yapacağız, er yada geç. Gönül elbet isterdi müzik yapıp hayatımızı devam ettirebilelim yani sevdiğimiz işten ekmek yiyelim ama maalesef ülkemizde zor görünüyor, bu yüzden bu yönde memlekette çok fazla beklentimiz yok. Bütün bizim düzeyimizdeki amatör kardeşlerimiz gibi bizde şu an sadece keyif aldığımız için yapıyoruz bu işi.

* Deli Kasap: Black Tooth Türkiyeli bir Güney-Rock grubu. Doğru mu? Kısmen muhafazakar eğilimlerdeki -hatta Amerikan deyişiyle 'redneck' sayılabilecek bir Amerikan tarzını Türkler'in icra ettiği bir metal. Bu çelişki yaman bir çelişki değil midir? Ya da hedeflediğiniz kitle hangisi?

Black Tooth: Ülkemiz de sözlerini şiddet, kan vb üzerine yazan her tarzdan (gore, grind, black, death, hardcore, metalcore vb) bir çok metal müzik grubu var. Şimdi bu grupların elemanlarını bu sözleri yüzünden katil yada sadist diye mi suçlamak lazım? Veya şiddet hayatlarının bir parçası mıdır bu grupların sizce? Her black metal dinleyen arkadaşımız ya da icra eden grup kuzey Avrupalı mı olmak zorunda veya satanist mi? Yani insan herhangi bir müzik tarzını sevip de soundundan, vokal tarzı ve tınılarından etkilenemez mi? Biz sadece bu tarzın tınılarını seviyoruz, soundunu seviyoruz. Groove yapısını ve sludge etkilenimlerini beğeniyoruz. Yani bunun Amerika veya başka bir ülkeyle alakası yok olmayacakta. Siz Amerika'dan ve dünya insanlarına yaptıklarından ne kadar şikayetçi iseniz bizler de o kadar şikayetçiyiz. Ama bu şikayetimiz sadece Amerika'dan değil her kim bu dünya üzerinde insanoğlunu sömürüyor onun yaşamını kısıtlıyor hatta eziyet ediyor ise ondan şikayetçiyiz. Bu şikayetimiz de insanlıkla alakalı ve her dünya vatandaşının yapması gerektiği kadar. Bugün Irak'ta, Afganistan'da veya dünyanın herhangi bir köşesinde öldürülen veya sömürülen bir halkı görmeyi hangi sapık ruhlu insan isteyebilir ki? Maalesef ne kadar istemesek de bu rezil işler dünya üzerinde insanoğlu varolduğu günden bugüne kadar varolmuş ve bildiğimiz bilemediğimiz birçok oyunun sonucunda meydana gelmiş veya gelmeye devam etmektedir. Biz ancak ve ancak müziğimizle bunlara ve bunları yapanlara karşı çıkabiliriz, bunları yapanlara ve savunanlara destek olmayız. Bu yüzden bu müzik tarzı içerisinde var olan kimi muhafazakar ya da Redneck kitlenin kötü yönlerini müzikleri ile beraber almak zorunda değiliz. Evrensel olan müzik kavramı içinde tercih ettiğimiz müzik tarzı bu sadece. Zaten müzikleri doğdukları ülkelerin ve onların bir kesim siyasi yada toplumsal düzen ve politikaları ile yargılayacaksak müzik yapmamalı yada dinlememeliydik. Bu yanlış bir görüş olur kanaatindeyim. Sonuçta yaptığınız ya da dinlediğiniz tarz bir müzik türünü icra eden ve kötü örnek olabilecek hiç mi grup yok, ya da dinlediğiniz müzik tarzının doğduğu ülkenin insaniyet defterinde hiç mi kötü satırlar yok. Siz bu grupları yada ülkelerinin geçmişi yada şimdiki siyasi politikaları veya toplumunun kötü örnek sayılabilecek kısımları yüzünden bu tarzı dinlemeyi bırakıyormusunuz? Kusura bakmayın biz öyle yapmıyoruz. Bunun yanı sıra orada elbette muhafazakar dediğiniz bu sınıftan insanlarla da bunlarla uzaktan yakından alakası olmayan ama bu müzik tarzına gönül vermiş insanlarla da tanıştık. Dostlukları, misafirperverlikleri ve dünya görüşleri ile mükemmel insanlar da vardı. Dar görüşlü insanlarda. Açıkçası bu noktada nasıl ülkemizdeki bazı medya kanallarının ya da cahil insanların yaptığı gibi metal müzik dinleyen satanisttir, avlayın gibi kısa, düz ve yok edici düşünce anlayışını da uygulamadığımız gibi uygulayanlardan da nefret ediyoruz. Lütfen kulağınızı sadece müziğe verin altında da farklı şeyler aramayın. Evet tarzımızı Güney metal/Groove/Sludge olarak belirtiyoruz ama burada ki amacımız, Southern etkileşiminin alt yapısında bulunan ve çok sevdiğimiz blues müzik ve country müziğinin de oluşudur. Yani sadece sevdiğimiz müzik tarzlarını barındırması önemli bizim için. Tekrar ve tekrar altını çizerek söylüyorum bu tarzın altında o ülkenin siyasi tutumlarını aramayın sadece soundu dinleyin ve keyif veriyorsa dinlemeye devam edin. Şimdi Ankara da Melih Gökçek Belediye Başkanı seçildi diye bizlerde Melih Gökçek destekçilerimiyiz yani? Eminim hemen her şeyde olduğu gibi öküz altında buzağı arayacak bir çok hıyar çıkıp yine bir şeyler diyecektir ama artık inanın yorulduk bu saçmalıklardan. Yani bıraksınlar da sevdiğimiz sound müzik yapalım sadece MÜZİK!.. Eğer sorun bu adı kullanmaktan kaynaklanıyorsa ve gereksiz yanlış anlama bitecekse hemen adı üzerimizden atalım çok önemli değil southern ya da başka bir adı kullanmamız. Sonuçta metal müzik yapıyoruz ve müziğimizi gerek yazılı biyografilerde gerekse soranlara biraz daha sound olarak tanımlayabilmek adına bu adı kullanıyoruz. Çokta problem değil. Sonuçta Thrash dersek bizi dinleyen arkadaşlarımız bizi dinlemekten vaz mı geçecek. Ben sanmıyorum. Zaten hedef kitle yaptığımız işten bizim kadar zevk alan kitle. Çok olur az olur önemli değil. Bir arada ben kovboy şapkası takıyorum diye bir ton laf ediliyordu kavuğu çıkarttım ne değişti? Foça Rock Fest'de dikkatimi çekti yüzlerce kişinin kafasında kovboy şapkası vardı J yani öyle salak bi hal almış ki nereden ne sokacaklarını şaşırıyolar, aksesuar olarak kullandığım şapkaya bile siyaset yüklediler.


* Deli Kasap: Myspace örgütlenmesi nasıl gidiyor? Yeni nesil grupların ses getirmesi ve kendilerini ifade edebilmeleri adına internet mecralarının kullanımı hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

Black Tooth: Biz de yeni kurulmuş bir grubuz, sonuçta bu grup 2004 sonlarında kuruldu çok eski sayılmaz ve her grup gibi ilk önce bu müziği kendimiz için ve keyif aldığımız için yapıyoruz elbette. Hayalleri ve istekleri var bu grubun, tıpkı tüm diğer yeni kurulmuş gruplar gibi ama belki biraz daha gerçekçi hayal ve istekler bunlar. 12 senedir her gün bir işyerine gitmek, evinize ekmek götürmek için çabalamak, ay sonunu nasıl getireceğinizi düşünmek, hastalıklarla ve hayatla mücadele size biraz daha gerçekçi olma yolunda öğretiler veriyor elbette ve bu gerçekçilikle attığımız adımlar galiba biraz daha sağlam oluyor. Hatta belki de müzik yapmak biraz da bütün bu sıkıntılardan arınma ve kaçma bizler için. 2-3 haftada bir toplanıp birbirimizi görmek bir iki bira sallayıp cangır cangır müzikle dünyadan ve tüm sorunlardan kopmak güzel bir duygu hatta keşke hiç bitmese dediğimiz bir keyif. Genel olarak bakınca aslında belki de ülkemizde ki birçok gruba göre hayallerinin bir kısmını gerçekleştirebilmiş ender gruplardanızdır. Hiç unutmuyorum bir gün evde eşimle yayılmış bir Ozzfest DVD'si izlerken ona bir gün orada bende çalacağım demiştim, hatta buna gülüp geçmiştik o zaman ama bu gerçek oldu. İnanın çok güzel bir duygu bu. İnsanın daha düne kadar teybinde dinleyip, DVD'sini izlediği grup ve müzisyenlerle aynı sahneye çıkması, beraber içip eğlenebilecek fırsat yakalaması, aynı afişe adını yazdırması gerçekten sözlerle ifade edilemez. Düşünsenize Motorhead hayranısınız ve bir gün aynı karede biranızı yudumlayıp sohbet edebiliyorsunuz hatta aynı afişe adınızı yazdırıp beraber sahne alıyorsunuz... Aslında başta sadece birer hayal olan bu şeyler işte bize İnternet yolu ile geldi. Açıkça internetin faydasını gören gruplardanız diyebiliriz burada ki en büyük fayda da MYSPACE idi bizler için elbette. Her şey zaten Myspace sayfamızı açmakla başladı. Yurt dışından Avrupa'dan ve Amerika'dan birçok dinleyici bizlere ulaşabildi, mesajlar attı, sorular sordu, müziğimizi dinledi. Bundan güzel ne olabilir ki? Yaptığınız işi herkese sunabiliyorsunuz üstelik bunun karşılığında sadece bilgisayar başında biraz zaman geçirmeniz gerekiyor o kadar. Bence hayallerine ulaşmak isteyen arkadaşlarımız için bulunmaz bir nimet internet. Biz bu sayede kıtalar arası seyahat ettik diyebilirim. Üstelik yurt dışında birçok radyo istasyonuna da ulaştık. Akıllı ve doğru adımlarla tabi, biraz da şansa ihtiyacınız olsa gerek ki biz galiba bu hususta biraz şanslıydık. Bence internet ile ulaşılamayacak kişi yada kitle yoktur. Şu an Türkiye'de 6 tane, Amerika da 11 - 12 tane, Avrupa'da 3 tane Chapter kurulmuş durumda. Bu Chapter lar internet üzerinden çeşitli sayfalar açmak suretiyle oradaki kitlelere adımızı ve müziğimizi duyurmamız için bizlere yardımcı olduğu gibi gerek bizlerin bu insanlarla ve kendi aralarında da büyük bir dostluk bağı kurulmasını sağlıyorlar.


* Deli Kasap: Black Tooth grubu için 'Türk Milliyetçisi Grup' ifadesi kullanılabilir mi? Eğer bu imajı kabul ederseniz bir heavy-metal grubunun milliyetçilikle ilişkisi bağlamında ingilizce şarkılar yerine Türkçe şarkılara yönelmesini tercih etmeme sebepleri nelerdir?


Black Tooth: Biz siyaset değil müzik yapmaya çalışıyoruz. Hele ki grubu bir kanata çekmek ya da bir görüşün savunucusu imajını vermek mi ASLA OLAMAZ! Bunu zaten hiçbir şarkı sözümüzde de göremezsiniz. Hayatın sıkıntılarından uzaklaşmaya çalışıyoruz müzik yaparken de ve sözlerimizi de bunlar üzerine yazıyoruz. Kişisel bunalımlar, ayakta kalabilmek ve vazgeçmemek üzerine. Kimi zaman bir rüya bile şarkı sözü olabiliyor bizim için ama asla bir siyasetin yada bir görüşün grupça yancısı olmadık olmayacağız da. Grup içinde farklı siyasi görüşlerde insanlar olabilir ama asla siyaset konuşmayız aramızda fakat yapılan haksızlıkların ya da insanlık suçlarının da karşısında hep beraber durabiliriz. Dolayısıyla öyle bahsettiğiniz gibi faşizan eğilimler falan asla yok. Sanırım bu soruyu sorma nedeniniz sahnede göğsümüzde taşıdığımız Türk bayrağı, bilmem yanılıyor muyum? Bakın ben size kısaca bahsedeyim siz karar verin ne yapmak istediğimize o konuda. Biz myspace sayfamızı açıp sesizimizi internet üzerinden yaymaya başladığımızda bizim müziğimizi beğenen insanların bizim ülkemiz hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gördük. Örneğin, Türkiye neresi diye soranlar varken bazıları Irak içinde savaşta kalan Araplar olduğumuzu bile düşünüyordu. Deveyle gezdiğimizi düşünenden tutun da, baskı görüp görmediğimize kadar soranlara, şeriat altında nasıl bu tarz müzik yaptığımızdan, Türk bayrağını daha önce hiç görmemiş kişilere kadar vardı bu geniş kitle içinde. Şimdi hal böyle olunca insan gerçekten üzülüyor. Atatürk'ün Türkiye'si sizce bu kadar mı bilinmemeli, sizce bu düşünceleri mi hak etmeli? İşte bizde kendi çapımızda ülkemizi tanıtmaya başladık. Myspace sayfamıza bakarsanız bir Türkiye albümü göreceksiniz, sayfayı ilk açtığımızda koyduk bu albümü. Bu albümde Türk bayrağı, Türkiye haritası , Atatürk resmi ve Türkiye'nin dört bir yanından fotoğraflar var. Amacımız bu albümü inceleyen kişinin kısa bir şekilde Türkiye budur , bayrağı budur, kurucusu budur diye görmesini sağlamak ve böyle güzel bir ülkedir demek, tanıtım yapıp ön yargı ve yanlışları yok etmekti. İşte bu amaçla bu işe soyunduk, sonrasında çok güzel tepkiler aldık doğrusu. Turizm bürolarımıza bile yönlendirdiğimiz insanlar oldu inanın yurt dışından onlarca... Hele ki Turizm Bakanlığından ülkemizi tanıtım adına destek talebimiz olduğunda bize gelen cevabın da maalesef bu müzik tarzı ile tanıtım yapılamayacağı noktasında olunca, bu bizi daha da bu işi misyon haline getirme sorumluluğu yükledi. Evet göğsümüzde Türk bayrakları var ve Ozzfest'e de Sweden Rock Fest'e de, Amerika ve Avrupa konserlerinde onlarla çıkıyoruz sahneye ve diyoruz ki, bu ülkede de metal müzik yapan ve dinleyen sizler kadar iyi gruplar ve geniş kitle var ve bakın biz oradan geldik çalıp sizleri coşturup gidiyoruz. Türk gruplarına da kulak verin artık... Açıkçası kendi içimizde bununla da gurur duyuyoruz. Kendi adımıza ülkemizin modern yüzünün en iyi şekilde temsilcisi olmaya çalışıyoruz yurt dışına gittiğimizde. En azından bunun için çaba gösteriyoruz. Bu şimdi sizce siyasi bir mücadele mi yoksa faşizanlık mı kararı siz verin? Sonuçta yurt dışında tanıştığımız birçok insandan daha kariyerli işlere sahibiz, kültür ve eğitim düzeyimiz, dünya duruşumuz onlardan daha güçlü, neden bu ülkenin onların birçoğunun sandığı ve düşündüğü gibi cahil bir ülke olduğu düşüncesine boyun eğip kabul edelim ki? Bu duruşumuzu bozmuyoruz. Açıkçası her siyasi görüşten, her dilden, renkten ve kültürden dinleyicimiz var hatta bununla da gurur duyuyoruz. Sonuçta ortak bir keyif noktası müzik adı altında bir arada sorunsuz eğlence. Hatta bakın geçenlerde bir konserimizde üzücü bir olay yaşadık. Bazı Black Tooth dinleyicisi genç arkadaşlar, tesettürüyle konsere gelmiş Black Tooth tişört'lü bir bayan dinleyiciyi sıkıştırıp sen bu tişörtü giyme, çıkart kafandakini falan şeklinde bu arkadaşa rahatsızlık vermişler. Açıkçası hiç hoş karşılamadık gerek o genç arkadaşlarla konuştuk gerekse de bu bayan arkadaşımızla konuştuk ve kusura bakmamasını söyledik. Yani bu hoş bir şey midir. Bırakın her ne görüşte her kim olursa olsun insan olarak hoşlandığı keyif aldığı müziği dinlesin. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Zaten günlük hayatta hep bir mücadele var, hep bir çekişme, kargaşa, yaşam savaşı. Bırakın bari o sahne süresince insanlar keyif aldıkları biçimde müzik dinleyerek eğlensin. Biz bunu istiyoruz sadece. Elbette müziği ile beraber mesajlar vererek siyaset yapan, görüşlerini savunan gruplar var, olmalı da.


* Deli Kasap: Yoğun bir Phil Anselmo etkisi var vokallerde. Grubun özgün duruşuna yapılan Pantera katkısı hakkındaki düşünceleriniz?

Black Tooth: Evet haklısın bu etkileşim konusunda, kendime örnek aldığım bir vokalist Anselmo ama asla tek ve vazgeçilmez olmadığı gibi benim de aha budur dediğim bir vokal değildir... Örneğin bir Mudvayne, Godsmack, Disturbed tatlarını almak isterim vokalde, Devil Driver veya Hatebreed öfkesini hissetmek isterim yani farklı farklı etkileşimlerin olması gerek kendine ait bir karakteri olmalı vokalin renginin. Zaten açıkçası böyle bir etkileşimin de bize yaptığı bir katkı falan da yok. Tam aksine hep eleştiri konusu olmuştur bu özellikle de ülkemizde sende biliyorsun elbet ''çakma Pantera'' bilmem ne gibi laflar kullanılıyor sürekli! Bu çok rahatsız etmiyor bizleri artık çünkü Ozzfest gibi Sweden Rock gibi festivallerde çaldık buradaki kitlelerin beğenisini kazandık, hatta Ozzfest'e çıkmamızı sağlayan yarışmadaki büyük jüri elbette bu işin mudavimleri denilebilecek türdendi ve grupları seçerken çok dikkatli davrandılar. Sanırız grubun kendi rengi oturmaya başladı. Her grubu geçmişinden bugüne incelediğinizde bir takım evrelerden geçtiğini görürsünüz. Aynı insanlar gibi gruplarında bir şahsiyetlerinin ve karakterinin olduğuna inanıyorum ben. İçlerinde var olan grup elemanları doğrultusunda belirginleşir bu karakter. Elbette insanlar gibi grupların da bu kişilikleri de zamanla gelişiyor. Öyle ki zamanında yaptığınız işler size aynı tadı vermiyor hatta kötü geliyor. Zamanında değişmezmiş gibi kabullendiğiniz kurallar, olmazsa olmazlar şimdi size komik ve çocukça geliyor. Black Tooth da şu an bu aşamada, sonuçta tarzı belli olabilir ama bir kişilik oturuyor elbette ve grup devam ettiği sürece bu arayışlar başkalaşımlar çok abartılı değişiklikler olmamakla beraber görülecektir. Bu grubun daha bir albümü dahi yok ve sadece 3 adet farklı zamanlarda gerçekleşmiş amatör kaydı var o kadar. Elbette albümler çıktıkça Black Tooth, Black Tooth olacaktır. Bunun en güzel kanıtı da bunlar olacaktır.


* Deli Kasap: Yerli piyasada en beğendiğiniz topluluklar hangileri?

Black Tooth: Açıkçası şudur şudur demek istemiyorum ama Myspace üzerinden bütün grupları ekledikleri yeni şarkıları mümkün mertebe takip etmeye çalışıyoruz ve şunu söylemek gerekir ki çok dehşet gruplar geliyor hem de her tarzda. Yeni nesilin imkanları galiba biraz daha iyi ve bizim yaşadığımız aşamaları çok daha kısa sürede geçip belirli noktalara gelebiliyorlar. Ben ülkemizden çok grubun adını yurt dışına taşıyacağını ve dünyaca dinlenecek klasikleşecek parçalar yapacağına inanıyorum.

* Deli Kasap: Orta ve uzun vadede planlarınız, fanlara ve deli kasap okuyucularına son sözlerinizi alalım?

Black Tooth: Planlarımız elbette var özellikle yurt dışına yönelik. Hani belli bir adımı atmışken geri çekmek istemiyoruz ayağımızı ama bakalım zaman gösterecek belki bir halt olmaz... Size çok teşekkür ederiz bize sesimizi duyurabilmemiz için imkan tanıdığınız için. Dinleyen ve destekleyen arkadaşlarımıza da bize verdikleri karşılıksız destek için sonsuz teşekkürü borç biliriz.




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: