SÖYLEŞİ

Amorphis Röportajı

Sayat Ayık - 31 Ağustos 2006

"Umarım Ortadoğu'lu insanlar için barışa giden bir yol bulunur. Aslında bu herkesin de istediği bir son. Şiddet, beraberinde sadece daha çok şiddeti getiriyor. Ümit ediyorum ki bölge halkı buna bir çözüm bulsun. O salak başkanla, Amerikalıların bunu yapamayacağı kesin." diye dert yanıyor grubun basçısı Niclas Etelävuori ve ekliyor "Amerikalıların yeterince problemi var zaten, kendi dertlerine yoğunlaşsınlar." Amorphis'i enine boyuna konuşmaya çalıştığımız Niclas başka neler mi anlattı? Beklemeden okumaya koyulun

Son albümünüzden başlayalım. "Eclipse"; "Elegy"den sonra en çok ses getirecek albümünüz olarak kabul gördü çoğu yerde (Deli Kasap da dahil). Albümün şu anki durumu nedir ve sizin için bu albümün son iki albümden farkı nedir?
"Far From The Sun" ile "Eclipse" arasında çok uzun bir zaman vardı ve o süreçte birçok şey oldu, koşullar değişti. Yeni şarkılar yazmaya devam ettik. Stüdyoya girdiğimizde bu sefer elimizde önceki dönemlerde olduğundan daha fazla şarkı vardı. Doğrusu albümde yer alacak olanları seçmekte bayağı zorlandık. Ayrıca Tomi Joutsen'in vokal yaklaşımının albümün genel tınısı üstünde çok büyük etkisi oldu. Seyircilerden de çok iyi tepkiler alıyoruz. Bence artık canlı çalarken önceden olduğundan daha iyiyiz. Satışlar ya da downloadlar hakkında bilgim yok ancak sanırım işler FFTS'den daha iyi gidiyor.

Yine son albümden devam etmek gerekirse, şöyle bir düşüncem var: Yeni vokal ve yeni şarkılarınızla yer yer Sentenced'ı hatırlatıyorsunuz (Amorphis'in kendine özgü tarzını bimeyen yoktur yanlış anlaşılmasın - bunun haricinde). Bu bilinçli bir seçim miydi yoksa kendiliğinden ortaya çıkan bir durum mu?
Bunu hiç düşünmedik, biz Tomi'nin kendi işini bildiği gibi yapmasını istedik ve o da bu şekilde yaptı. Açıkçası sonuçtan memnunuz.

Yeni vokalistinizi seçme hikâyenizi öğrenebilir miyiz? Pasi ayrıldıktan sonra nasıl gelişti olaylar? Hala onunla görüşüyor musunuz?
Zaman zaman onu görüyorum ama şu an başka bir yerde yaşıyor. O gruptan ayrıldıktan sonra yeni bir vokalist aradığımıza dair birkaç ilan verdik ve dünyanın dört bir yanından birçok CD gönderildi. Hepsini dinledik ve bir kısmını da denedik. O sırada bir arkadaşımız bize Tomi Joutsen'den bahsetti, kendisini aradık ve ilgilenip ilgilenmeyeceğini sorduk. Geldiğinde onun doğru insan olduğunu anladık. Kuzey Amerika'da beş haftalık bir turneye çıktık ve o zamandan beri onunla çalışmak harika.

"Kalevala"ya karşı ilginiz son albümle yeniden gözler önüne serildi. Bildiğim kadarıyla 1917'de Finlandiya'nın Rusya'ya karşı verdiği bağımsızlık savaşının ardından yükselen milliyetçi dönem sırasında ortaya çıkmış bir destandır. Doğru mu? Bu destana Finlandiya'da milliyetçi insanlar mı sahip çıkarlar yoksa herkes için değeri aynı mıdır? Sizin bu kadar ilginizi çekme sebebi nedir?
Bu çok daha eski. Hikâye belki de Kalevala'dakilerin en ağırı. Bu konu hakkında asla bir milliyetçi gözüyle düşünmedim. Tamamıyla baskı altında büyümeyle alakalı bir hikâye ki bunu birçok şeyle bağdaştırabilirsiniz.

İlginizi çeken diğer edebi yapıtlar nelerdir?
Son zamanlarda daha çok bilimsel şeyler okumayı tercih ediyorum.

Edebi yapıtların haricinde size ilham veren konular neler?
Hayat, uzay ve dünyaya dair konular.

Şu aralar sıklıkla dinlediğiniz veya başka bir ifadeyle dinlemeden duramadığınz bir şarkıcı-grup ve bir müzik tarzı var mı?
Bu günden güne değişiyor. Son zamanlarda daha çok Tool ve SYL dinliyorum. Ayrıca bir de Black Sabbath. Çünkü birkaç gün içinde eski Sabbath'la ilgili şovlar yapacağım, çok eğlenceli geçecek.

Eurovision'a genel bakış açınız ve bu sene yaşanan ilginç finalle ilgili yorumunuz nedir? Finlandiya diyince akla ister istemez Lordi geliyor şu aralar.
Son on beş yıldır bu yarışmayı belki de ilk kez seyrettim. Lordi kazandığı ve Finlandiya şu ana kadar aldığı en yüksek puanı onunla aldığı için mutluyum. Finlandiya için neredeyse yeni bir milli marş yazdı.

Ortadoğudaki kaos ortamı artık iyice can sıkıcı bir hal aldı. Kuzeyde bir ülke olarak bu duruma bakışı nasıl Finlandiya halkının ve tabii ki sizin?
Bu konuyla ilgili olarak çok endişeleniyoruz. Her gün bununla ilgili haberler ve hikâyeler görüyor ve duyuyoruz. Umarım Ortadoğu'lu insanlar için barışa giden bir yol bulunur. Aslında bu herkesin de istediği bir son. Şiddet, beraberinde sadece daha çok şiddeti getiriyor. Ümit ediyorum ki bölge halkı buna bir çözüm bulsun. O salak başkanla, Amerikalıların bunu yapamayacağı kesin. Onların yeterince problemi var zaten, kendi dertlerine yoğunlaşsınlar.

Amorphis bugüne kadar oldukça farklı müzikleri, soundları başarıyla icra etti. Bunun sırrı nedir? "Amorphous" olmak mı?
Hepimiz müziği seviyoruz. Özel olarak bir tarzı değil, iyi müziği. Farklı zamanlarda farklı şeyler su yüzüne çıkıyor, buna "amorphous" olmak ya da başka bir şey diyebilirsin. Belki de bu gelişimin ta kendisi.

En çok içinize sinen ve sizi en az tatmin eden albümleriniz hangileri? Neden?
Grupta bulunduğum süre için şunu diyebilirim ki, "Eclipse" şu ana kadarki en memnun edici albüm oldu. Şunu hissediyorum ki yapmak istediğimizi başardık. Hatta daha ileri bile gittik. "F.F.T.S." biraz daha gerideydi, plak şirketi görevini umduğumuz gibi yapmadı ve etrafta çok kötü bir atmosfer vardı, Pasi gruptan ayrıldı vs

Sahne performansınıza ne derece özeniyorsunuz? Aynı müziğinizde olduğu gibi yeni denemelere girme ihtiyacı veya hevesi hissediyor musunuz?
Son zamanlarda ışıklar üzerinde daha fazla yoğunlaşıyoruz. Grubun tüm kariyerini yansıtan bir şov yapmayı planlıyoruz.

The Doors'tan yaptığınız "Light My Fire" coverı size olan ilgiyi epeyi yükseltmişti. Bir daha böyle bir cover projeniz olacak mı?
Hayır, birkaç yıl önce bir soundtrack için "Kuusamo" adlı Fince bir şarkıyı kaydettik. Ancak bu son altı yılda yaptığımız tek cover çalışmasıydı.

Daha yeni bir albüm için çok erken belki ama şu ara nelerle meşgül oluyorsunuz? Yan projesi olanlar var mı?
Hepimizin ayrı projeleri var ancak Amorphis bizi çok meşgul ediyor şu an. Tabii ki yeni bir albüm hakkında konuşmaya başladık, ancak bu zaman alacak.

Geçiminizi sadece müzik üzerinden mi sağlıyorsunuz?
Başka kaynaklarımız da var, çoğunlukla müzikle alakalı ama tamamen değil.

Sizce bir müzik topluluğu müzikal açıdan kısır bir döngü içine girerse bu döngüden kendini nasıl kurtarabilir? Değişim her zaman en ideal çözüm müdür?
Hayır, ama bizim için biraz öyle oldu. Şu ana kadarki her albümde farklı bir kadro ile çalıştık. Şu anki kadroyu gelecek albüm için koruyabilecek miyiz göreceğiz.

Bugüne kadar kafanızda oluşturup gerçekleştiremediğiniz bir sound veya daha genel olarak bir müzik oldu mu? Soyut olarak varedebildiğiniz ama albüme tam yansıtamadığınız bir şeyler?
Sanırım istediğimiz her şeyi yaptık şu an için. Her zaman yapılmamış bir şeyler kalmış olmalı. Yoksa diğer projeler için bir şey olmazdı elimizde.

İki kere geldiğiniz Türkiye'ye daha sık gelmenizi istiyoruz. Sizi burada ne zaman görebiliriz? İçten gruplara olan özlemimiz her geçen gün artıyor.
Umuyorum ki bu albümle Türkiye'yi ziyaret ederiz, ancak bu ajans ve menajerlere bağlı.

Röportaj için teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz, röportajda eksik kalan bir şeyler vardır belki?
Umarım gelecek sefer Türkiye'de şovumuzu taşıyabilecek bir yerde çıkarız, öncekinde bu yüzden kısa sürmüştü.


Hasta halimle röpartajı nasıl yetiştiririm diye kara kara düşünürken; yardımıma koşan ve  grubun verdiği cevapları çeviren Aslıhan Hilal Uyar'a çok teşekkür ederim.


 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: