MÜZİK ÖTESİ

...VE NİHAYET; SOSYALİST PARTİLER GÜÇ BİRLİĞİ YAPIYOR!!!...

Murat Arda - 4 Ocak 2009
Yıllardır bir marksistin başka bir gelenekteki marksist ile sanki bir gerici-sağ partideki cemaatsal holiganik tavırlarla uğraşmasına ifrit olur, onlara tek düşmanlarının alçak postmodernizm, soysuz liberalizm ve ahlaksız kapitalizm olduğunu söyler ve tüm sol unsurların "sosyalizm" ve "özgürlük" net hedefinde, müşterek çalışma ile hareket etmesi gerektiğini söylerim.

Son derece aşşağılık, geri ve ahlaksız bir düzen olan, günümüz kapitalist dünyanın bugunkü durumunda sosyalistlerin böyle bir lüksü yoktur!

Ülkemizde koskoca bir işsizlik;

Koskoca ve gereksiz, ilkel bir iç savaş (Kürt sorunu);

Giderek kanserleşen ve artan bir yoksulluk;

Her türlü değerden ve ahlaki duruştan uzaklaşan, türevleşmiş, kişiliksizleştirilmiş lümpen yığınlar;

Umudunu ve onurunu yitirme noktasında, gariban ve çaresiz bir halk;

...............................................

Yerel seçimler için birleşiyoruz;

Sosyalizmden ve bilimden başka kurtuluşumuz yoktur!!!

SOSYALİSTLER GÖREVE!!!
DELİ KASAPLAR GÖREVE!!!

..............................................

Aralarında ÖDP, DTP, EMEP, SDP, DHF, SODAP, TKP, EHP, DİP, Halkevleri, Yeşiller Partisi ve Ezilenlerin Sosyalist Platformu"nun da bulunduğu 24 kurum, 29 Mart yerel seçimlerine ilişkin deklarasyonu Taksim Square Otel"de düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.
Bütün yapıların birlikte hazırladığı deklarasyonu kurumlar adına Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli okudu. Belli konuşmasına "Yakın tarihimizin en geniş ve büyük katılımıyla yaptığımız toplantının heyecanıyla sizleri selamlıyorum" diye başladı. Belli, 29 Mart yerel seçimlerine Türkiye"nin kriz ortamında girdiğini ve Türkiye"nin ekonomik krizden en çok etkilenecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Krizin etkilerinin işten atmalar, düşük ücretler ve artan zamlarla görüldüğünü belirten Belli, "AKP hükümeti bu krizin sorumluluğuna ortaktır" dedi.
Belli, egemen güçlerin, 29 Mart yerel seçimlerinde bu güne kadar uyguladıkları ve krizi yaratan politikalarına ve piyasacı uygulamalarına bir kez daha onay istediğini söyledi.
AKP, CHP ve diğer düzen partilerinin karşısında eşitlikçi, özgürlükçü, halktan yana bir seçeneği ortaya çıkartmak için bu yerel seçimlerin temel bir görev olduğunu belirtti.
Emperyalist kapitalizme ve bunların ürettiği gericiliğe karşı çıkan, milliyetçi, ayrımcı ve cinsiyetçi politikaları redden; Kürt sorunun demokratik çözümünü isteyen, Alevilerin taleplerine sahip çıkan, emekten ve özgürlükten yana güçler olarak, halkın haklarını elinden alan neo-liberal politikalara karşı, halkın haklarını kazanma hedefiyle mücadeleleri ortaklaştırdıklarını duyurdu. Deklarasyona imza atan kurumlar olarak 29 Mart yerel seçimlerinde mümkün olan her il, ilçe ve beldede yerel platformlar kurarak seçimlere hazırlanacaklarını ve ezilenlerin alternatiflerini yaratacaklarını belirten Belli, mücadelenin "hayırlı uğurlu olmasını" diledi.
Deklarasyonun açıklanmasına DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, ESP Temsilcisi Figen Yüksekdağ, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, EMEP Genel Başkanı Levet Tüzel"in de aralarında bulunduğu kurum tamsilcileri ve yöneticileri katıldı.

***
DEKLARASYONUN TAM METNİ
Biz varız!
29 Mart 2009 yerel seçimlerine Türkiye kriz ortamında giriyor. Kapitalizmin merkezi ABD"de başlayan kriz, dünya çapında yayılıyor. Krizin kaynağı halk kitlelerini yoksullaştıran, neo-liberal politikaları uygulayan aşırı kar hırsına dayanan kapitalizmdir.
Yıllardır IMF"ye bağlı politikaları uygulayan Türkiye ekonomik krizden en çok etkilenecek ülkelerden. Krizin etkileri şimdiden işten atmalar, düşük ücretler ve artan zamlarla görülüyor. Uluslararası sermayenin politikalarını baştan beri köklü bir biçimde uygulayan AKP hükümeti bu krizin sorumluluğuna ortaktır. AKP hükümeti bu krizin yükünü emekçilere, geniş halk kesimlerine yıkmayı amaçlıyor.
Mevcut kriz ortamında egemen güçler ve sınıflar kendi çıkarları etrafında emekçileri saflaştırmaya ve yedeklemeye çalışıyor. Bu güçler arasında bugüne kadar uygulanan sömürü politikalarını sürdürme konusunda ciddi bir farklılık bulunmuyor. Kürt sorununu baskı ve şiddet politikaları çerçevesinde "çözme" konusunda da bir farklılık görünmüyor. Yine emperyalizmin politikalarına bağımlılık konusunda da bir farklılık görünmüyor. Fark sömürüden elde edilen servetin nasıl paylaşılacağında ve Türkiye"nin bölgede emperyalizm politikalarına bağımlı olarak oynayacağı rolün kimin tarafından yürütüleceğinde ortaya çıkıyor.
Egemen güçler 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde bugüne kadar uyguladıkları krizi yaratan sömürü politikalarına, piyasacı politikalarına bir kez daha onay istiyor. Yine egemen güçler Kürt sorununda devlet olanaklarını da harekete geçirerek AKP eli ile DTP'ye yönelik saldırı politikalarını artırarak DTP'nin yönettiği yerel yönetimleri ele geçirmeyi hedefliyor.
 Egemen güçlerin, AKP, CHP ve diğer düzen partilerinin karşısında eşitlikçi-özgürlükçü, halktan yana bir seçeneği ortaya çıkarmak bu yerel seçimlerin temel bir görevi olarak önümüzde duruyor.
İşte bunun için emperyalizme, kapitalizme ve bunların ürettiği gericiliğe karşı çıkan, askeri vesayeti milliyetçi-ırkçı, ayrımcı ve cinsiyetçi politikaları reddeden, ekolojik dengeyi savunan, Kürt sorununun demokratik çözümünü isteyen, Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü ve eşitlik taleplerine sahip çıkan emekten, eşitlikten, özgürlükten yana güçler olarak 29 Mart 2009 yerel seçimleri için bir araya geliyoruz. Yerel yönetimlerin halk yararına tüm unsurlarını tasfiye eden, böylece halk yararına kurumlar olmaktan çıkartıp piyasa kurumları haline dönüştüren ve halkın temel kamusal haklarını gasp eden Neo-Liberal politikalara karşı halkın haklarını kazanma hedefiyle çabalarımızı ortaklaştırıyoruz.
Mümkün olan her il, ilçe, belde ve mahallede emekçilerin demokrasi anlayışına uygun olarak en geniş emek ve toplumsal muhalefet dinamiklerini kapsayan, oluşturduğumuz ve oluşturacağımız yerel platformlarda, halkın çıkarlarını temel alan programlar çerçevesinde ortak adaylarımızı halkın katılımını içeren demokratik yöntemlerle belirleyerek emekçilerin ve ezilenlerin alternatifini yaratmaya çalışacağız.
Düzen güçleri tarafından DTP" ye yönelen milliyetçi-ırkçı ve gerici saldırılara karşı duracağız.
Halkın karar süreçlerinde örgütlü bir biçimde yer alarak söz, yetki, karar sahibi olduğu demokratik ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışını savunacağız.
Yerel yönetimlere emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda merkezi bütçeden kaynak aktarılmasını ve yerel hizmetleri piyasalaştıran, taşeronlaştıran, özelleştiren, parası olanın hizmet alacağı yerel yönetim anlayışına son verecek kamucu-sosyal bir yerel yönetim anlayışını savunacağız.

DTP (Demokratik Toplum Partisi), ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi), EMEP (Emek Partisi), TKP (Türkiye Komünist Partisi), SDP (Sosyalist Demokrasi Partisi), EHP (Emekçi Hareket Partisi), DSİP (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi), Sosyalist Parti, Yeşiller Partisi, DİP Girişimi (Devrimci İşçi Partisi), Halkevleri, ESP (Ezilenlerin Sosyalist Platformu), DHF (Demokratik Haklar Federasyonu), SODAP (Sosyalist Dayanışma Platformu), SEH (Sosyalist Emek Hareketi), TÖP (Toplumsal Özgürlük Platformu), Anti-Kapitalist, Teori ve Politika, Kaldıraç, HKM (Halk Kültür Merkezleri), Türkiye Gerçeği, KÖZ, Proletaryanın Kurtuluşu, 78"liler Girişimi

................................................

Deli Kasap mecmuası olarak bu girişimi yürekten destekliyoruz.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: