MÜZİK ÖTESİ

Troubadourlar

Serdar Türkmen - 15 Haziran 2008

TROUBADORLAR

Diyar diyar dolaşan gezgin müzikçileri, aşıkları, dengbejleri, ozanları v.s. biliriz. Bugün, form ve işlev değiştirerek büyük kentlerde sokak müzikçileri olmuşlardır, seni sana anlatırlar. Üst bir sanatsal yapıdan ziyade, ifade edilen gözetilir.

İşte üsttekine benzer bir olgu olarak Güney Fransa'da XI. YY'da ortaya çıkan şarkıcı-ozanlar bu yazının konusu: Troubadorlar

Elbette gezgin müzisyenler "Troubadorlar"dan daha önce de var olmuşlardır. Fakat "Troubadorlar" bir akım haline dönüşmüş ve kendi kültürünü üslubunu oluşturmuş olduğundan gezgin müzikçilerin tarihinde önemli bir kilometre taşı işlevini görür.

Gezgin müzikçilik geleneğinin kökü hakkında araştırmayı henüz geniş bir boyuta taşımasamda beliren iki temel yaklaşım gözüme çarptı. Birincisi, gezgin müzikçilik kültürünün M.Ö 8.YY'da yaşamış lir çalan Homeros'a dayandığıdır ( Ahmet SAY ) .İkincisi de Kökeni 6.YY'a götürüyor. Hatta Sezar'ın bu müzikçilerin müzik yapmasını kilise papazlarının isteği üzerine yasakladığını belirtiyor ( J.Jinright, 1998 , The Troubadours ) . Fakat daha bilindik bir tarihte, 11.YY'da güney Fransa'da

( provence bölgesinde ) Troubadorlar ortaya çıkıyor. Bu gezgin müzikçilik hareketi hakkında daha öncekilerinden daha fazla haberdar olmamızın sebebi kilisenin Boethius'tan sonra din-dışı müziğinin tarihini yazmaya başlamasıdır. Daha öncesine dair edinilen bilgiler dolaylı kaynaklardandır.

"Troubador" sözcüğü, bulmak, icat etmek, şiir yazmak, hülyaları abartmak anlamlarına gelebilen, etimolojisi tartışmalı "trobar"dan gelir. Troubadorlar genellikle aşk üzerine yazdıkları şiirleri, basit yapılı, sürekli tekrar eden ezgiler üzerine söylüyorlardı. Şiirlerinde kullandıkları dil, Provence bölgesinin kendi dili olan Oksitanca idi. Bu dil halen Güney Fransa'daki bazı bölgelerde konuşuluyor. Kilisenin yarattığı müziklerin sözleri ise bilindiği üzere latince yazılıyordu.

Bu gezgin müzisyenlerin yarattığı kültür kısa zamanda Avrupa'nın diğer bazı ülkelerine örnek teşkil etti. Kuzey Fransa'da "Trouvere", İngiltere'de "Harper", Almanya'da Minnesaenger diye anılan gezgin müzisyenler ortaya çıkmıştır. Etki alanı olarak bakıldığında Macaristan ve Portekiz'e kadar yayılmıştır.

MÜZİKAL BİÇİM

Troubadorlar, üslup olarak "Trobar Clus" biçiminde eserler verdikleriyle övünüyorlardı. Şiirlerinde din-dışı konular vardı. Haçlı seferleriyle beraber özellikle güney Avrupa'ya etki eden arap müziği etkisi altında kalmış, arap çalgılarını ( santur, küçük boy davul, kanun, obua, klarnet) da kullanmışlardır. Troubadorların kullandığı başlıca çalgılar : viele ( daha sonra viyola denecek ) , arp, cister ( bugünkü gitar benzeri bir çalgı ) .

Troubadorlarların müziklerinde, batı klasik müziğinin bir ölçüde temelini oluşturan "majör" ve "minör" makam yapılarının basit biçimleri görülür.

DURUŞ

Troubadorlar, siyasal amaç taşıyan bir hareket değildi ( Da Vinci Şifresi adlı kitapta, Şöyle bir pasaj var : " ... Ozan(Minstrel) ile papaz(minister) kelimelerinin ortak bir etimolojik kökene sahip olması tesadüf değil. Troubadorlar, Magdalalı Meryem kilisesinin müziği kullanarak halka kutsal dişi hikayesini yayan gezgin hizmetkarları ya da papazlarıydı " - bu tabi ki basit bir komplo teorisi olarak görülebilir fakat Troubadorlar tek bir yapı değildi ve kilise ile yakın ilişkiler içinde olan bir yapı söz konusudur ). Hatta örgütlü bir yapı da söz konusu değil 14.YY'a kadar, gördüğüm kadarıyla. Troubadourlar, yaşam biçimleri ve anlattıkları ile, tüm dünyevi olayların nedeni ve sonucu olarak tanrıyı gösteren kiliseye ve yerleşik bir iktidar peşinde olan saraya doğalı itibariyle muhalif olmuştur. Aynı zamanda gezgin olmaları sebebiyle bugünün medyası gibi bir güce sahiptirler. Hatta 1402'de İngiliz avam kamarası Galler isyanından gezgin müzikçileri sorumlu tutmuştur.

Tabi bu muhaliflik çeşitli yaşamsal riskleri de beraberinde getiriyordu. Kimi zaman krala yazdığı bir hiciv şakısından sonra gözleri oyulmuş, kimi zaman derebeyleri tarafından yollarda öldürülmüştür. Troubadourlar bütünlüklü bir yapı değildir. Örneğin kilise baskısından kaçıp saraya sığınmış müzikçilere de rastlanır.

JONGLEUR

Troubadourlar, jongleur denilen profesyonel çalgıcıların eşliğinde dolaşırlardı. Jongleurler önceleri ordu birliklerinin önünde yürüyerek askerleri coşturuyorlardı. Daha sonraları Jongleurlere eşlik eden ikincil müzikçiler görülmeye başlandı. Bunlar da menestrel (ozan) diye anılacaktı.

Avrupa'da 13.YY'da kent yapısının da oluşmasıyla beraber, sokak çalgıcıları türedi. Artık gezgin müzisyenler de toplu halde çalıma başladılar çeşitli saray etkinliklerinde. 14.YY'da birlikler, loncalar oluşturmuşturlar. Hatta Paris'te kendilerine ait bir hastane ve kiliseleri olmuştur.

MÜZİK TÜRLERİ

Lirik ve hafif - Canzona

Övgülü ve yerici - Sirventes

Atışmalı ve esprili - Tenzone, Jeu Parti

Ağıtsal - Planctus

Çoban havaları - Pastoruelle

Sabah Şarkıları - Aubade

Akşam Şarkıları - Serene

Dans Şarkıları - Balada, Estampida

ÜNLÜ OZANLAR

Bernart de Ventadorn

Marcabru

Giraut de bornelh

Bertran de born

Jaufre Rudel

IX. Guillaume

Arslan Yürekli Richard

Troubadorlardan bugüne 2600 kadar şiir, 260 kadar nota kalmıştır.

Troubadourların kökünün kazınması

Troubadourların hangi yapıya dönüştükleri veya ne zaman tarih sahnesinden silindiğine dair henüz net bir yanıtım yok. Fakat Haçlı seferlerinin (iç) troubadourların kökünü kazıdığı yönünde Finkelstein'ın verdiği bilgi gayet dikkate alınabilir geliyor bana.

Sonsöz

Troubadourlar, müzik tarihi kitaplarının en fazla bir paragraflık bölümünü işgal edebilecek kadar önemli görülen bir gezgin müzikçiler hareketi. Müzik tarihi bize o döneme dair gotik masallar anlatmaya devam ededursun biz Troubadourların şiirinin ve müziğinin, o dönemdeki halkın kültürüne en yakını olduğunu bilelim.

Fransa'nın çok egemenlikli yapısındaki çatlaktan sıyrılıp gelen troubadourların dönemindeki sınıfsal yapı, troubadourların tarih sahnesindeki özneliklerinin hangi koşullarda oluştuğunun tahlili diğer yazıda olacak (umarım).

Tabi ki troubadourların, kilisenin, halkın ve sarayın yarattıkları birbirleriyle diyalektik ilişki içindedir. Ama açıktır ki bu diyalektik ilişkiye iktidari bir dayatma eklemeyen ilişki müzik bağlamında troubadourlar ile halkın ilişkisidir.

Troubadourlar aynı zamanda bir şenliğin nasıl bir başkaldırıya dönüşebileceğinin dolaylı bir örneğidir.

 

 

Kaynakça

İrkin Aktüze , Müzik sözlüğü

İlhan Mimaroğlu , Müzik Tarihi

Curt Sachs , Kısa Dünya Musiki Tarihi

Evin İlyasoğlu , Zaman içinde Müzik

Ahmet Say , Müzik Tarihi

J.Jinright, The Troubadours

Frederick B.Artz , Orta Çağların Tini

John Haines, Eight centuries of Troubadors and Trouveres

Sismonde de Sismondi , Historical view of teh literature of the south europe

 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: