şifremi hatırla
MÜZİK ÖTESİ

MOTÖRHEAD'İN LEMMY KILMISTER'INA AÇIK MEKTUP

Atlantisten Gelen Adam - 19 Temmuz 2011

MOTÖRHEAD'İN LEMMY KILMISTER'INA AÇIK MEKTUP

Sevgili Lemmy,

Öncelikle, İstanbul'da verdiğin konsere gel(e)mediğim için üzgün olduğumu söylemeliyim. Ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Senin White Line Fever adlı otobiyografik muhteşem eserinde kanıksamıştık rock'n'roll'un benzemezliğini, farklılığını.

"We are Motorhead, We Don't Give a Fuck" derken sen, rock'n'roll'un umursamazlığına ve boyun eğmezliğine olan inancımızı pekiştiriyordun. Steril ancak sahte hayat tarzlarına gerçek bir alternatif sahicilik abidesiydin bizim için, hala öylesin. Sakın yanlış anlama Lemmy baba, seni suçlayacak değilim, ne haddime. Senin suçun yok; ki sevgili arkadaşım Birsen Birdir'in Phil Campbell ile yaptığı röportajda, usta gitaristin dile getirdiği gibi:

"Türkiye'de konser vermek için promoterlar ile ne yazık ki daha önce hep sorun yaşamıştık"

Evet, beceriksiz promoterların kabahati büyüktü. Ancak asıl suç, sana ve senin gibi samimi müzisyenlerin duruşuna hep tepeden bakan ana-akım medya ve ana-akım dinleyicinin cehaleti ve ilgisizliğinde değil miydi?

Daha evvelki Motörhead'i Türkiye'ye getirme girişimlerinin kadüklüğünün sebeplerinden bazıları da, senin İstanbul'da verdiğin konserde çığlıklar atan, eğleniyormuş gibi yapan şu ana-akım medya mensupları, ana-akım seyircinin 'vasat hayranlığı', cehaleti ve 'ortalamaya olan düşkünlüğüne' eşlik eden sahtelik değil miydi?

Öncelikle şunu ifade etmeliyim sevgili Lemmy, senin Rock'n'Coke adı verilen bu rock müsameresinde sahneye çıkartılman Türkiyeli müzikseverler adına bir utançtır.

Rock'n'Coke adı verilen balon festival aslında samimiyete, rock'ın mütevazılığı ve asaletine, heavy-metalin coşkusuna ve işçi sınıfının eğlencesine atılan okkalı bir şamardır.

Belki bu satırlar sana tercüme edildiğinde gülüp "Ne alaka be oğlum, keyfini çıkarsaydın konserin" diyeceksin.

Belki de şu satırları okuyanların çoğu gibi benim duygusal davrandığımı düşünecek belki de tekmil sülaleme küfrü basacaksın. Bazıları ise bıyık altından gülüp "Lemmy bunları okusa umurunda bile olmazdı, o parasına bakar" diyecek. Her ne yaparsan yap bu dediklerimin umrunda olacağını biliyorum çünkü senin samimiyetine güveniyorum.

Samimiyet, işte rock müziği diğer akımlardan ayıran önemli bir unsurdu Lemmy ve senin bu 'Samimiyetsizlik Sirki'nde podyuma çıkarılman içimi acıttı. Ama kesinlikle senin bir suçun yok; bu samimiyetsizlik Türkiye rock müzik dinleyicisine ait.

Medyasıyla, dinleyicisiyle, organizasyonuyla bu samimiyetsizlik rock'n'roll'u da, heavy metal'i de, müzikseverliği de, müzikten alınan keyfi de bitiren bir şey sevgili Lemmy ve buna aldırmamayı başaramadığım için gelmedim seni izlemeye sevgili dostum.

Eğer gelseydim, senin sevgili arkadaşın Dee Snider'ın "We're not gonna take it"deki muhafazakar kösnül baba figürünün türevleri ve genç versiyonlarıyla dolu bir festivale gelmiş olacaktım oysa ki bu tip insanlara bir türlü katlanmayı beceremedim, ne yapalım bu da benim eksikliğim.

Bu festivali düzenleyenler de, bu festivalin kitlesinin çoğunluğu da, işte bu video klipteki karakter gibi gerçek rock'n'roll'dan aslında pek hazetmeyen zat-ı muhteremlerden oluşmakta. Vasatlığa ve kalıplara tapınç festivalidir Rock'n'Coke sevgili Lemmy ve o atmosferi solumak zor geldi, pes edip gelmek istesem de beceremedim.

Galiba bu kalıba senin sığdırılmana dayanamadığım için cesaret edemedim gelmeye, seni de yenilgiye ortak etmek istemedim.

Ama dediğim gibi senin suçun yok. Belki kabahat bende ve benim gibi safdillerde. Daha geçen hafta, yine sizin memleketten arkadaşlarınızın grupları, Whitesnake ve Judas Priest konserinde de benzer bir ruh halindeydim sevgili Lemmy.

Bir organizasyon firması olan Purple geçtiğimiz günlerde Iron Maiden'ı İstanbul'a getirmiş ve içeriye giremeyen müzikseverlere dayak attırmıştı. Şaşırdığını tahmin edebiliyorum Lemmy baba, biliyorum göt ister sizin oralarda bir rock fanını konserde dövmek ama ne yaparsın, burası Türkiye!

Meğerse, biz içeride, en önde Iron Maiden'da kafa sallarken, dışarıda çoğunlukla parası olmayıp da "kapı önü dinleyicisi" olan çocuklara biber gazı ile saldırılıp kafaları gözleri yarılıyormuş o anda Lemmy.

Eski bir röportajında diyordunuz ki: "Motörhead avukatların, zenginlerin, yiyicilerin grubu değil; gazete dağıtıcısı çocukların, az paraya çalışan işçi çocuklarının, gariban öğrencilerin grubudur."

Belki tribüne oynuyordunuz bunu söylerken, belki de hamaset yapıyordunuz ama ben buna inanmak istedim hep Lemmy ve ben Iron Maiden'da alkış tutarken dışarıda arkadaşlarımızın, gariban öğrencilerin dövülmesi ne varolduğu savlanan heavy metal ruhuna, ne de pek bi böbürlendiğimiz rock'n'roll'un asaletine uyuyordu ve tiksindim tüm bu olan bitenlerden.

Üç beş öğrenci, konseri tepeden, Beleştepe adı verilen Maçka Demokrasi Parkı'ndan, uzaktan da olsa izlemek istemiş ve insan postuna bürünmüş köpek suratlı Purple'ın badigartları "BURADA KONSER İZLEYEMEZSİNİZ" diye çocukların ağızlarını burunlarını dağıtmışlar.

Lemmy, buna katlanamadık değerli dostum, katlanamazdık ve aynı organizasyon şirketinin bir sonraki hafta yine aynı yerde Judas ve Whitesnake konseri vardı ve biz önceden biletlerimizi dahi temin etmiştik.

Ve fakat bir sorun vardı sevgili Lemmy, bizim mecmua Deli Kasap -ki seni ne kadar sevdiğimizin en büyük göstergesi ilk koleksiyon kapağımızı senin süslemendir- 10. Yılını doldurmuştu ve biz yola çıkarken, biraz da sizlerin bizi gaza getirmesiyle "rock'n'roll kuru gürültü değildir", "rock'n'roll sadece bir müzik türü değildir" gibi, biraz da bugün naif gelen sloganlara hem de büyük bir coşkuyla sahip çıkarak başlamıştık.

Bir şekil rockçılığı, kolpacı bir asilik ya da bir moda algısı olarak rock'a hayatımızın hiçbir döneminde girişmemiştik ve şimdi burada tevazu göstermeye de gerek yok, bizim biçare deli kasap, bir duruş olarak rock'n'roll'u benimserken rock'n'roll'un ta kendisine dönüştü sevgili Lemmy ve biz hep beraber biletlerimizi yırtıp attık ve kamuoyuna haykırdık:

"Beleştepe'yi işgal edeceğiz, götü yiyen gelip bizi buradan indirsin."

Sevgili Lemmy, çok iyi anlayabileceğin gibi tepkimiz ne Rob Halford'a ne de güzel insan David Coverdale'e karşıydı, biz orda gerçek rock'n'roll tavrını koyduğumuzu düşündük ve beleştepedeki ağaçların tepesine çıkıp Purple yönetimine ordan orta parmaklarımızı salladık.

Konserdeki seyircilerin çoğunluğu bizlere deli muamelesi yaptı o gün sevgili Lemmy, bazıları parasız garibanlar olduğumuzu düşünmüş ve kendilerini "kazanan" ilüzyonu içerisinde iyi hissetmiş bazıları bizim için samimi üzüntü duymuştu ancak hakkımızı teslim eden ironik bir şekilde David Coverdale ve Rob Halford oldu, özellikle de hemşehrin Coverdale, konser boyunca VIP'deki sümsük davetliler ile değil bizimle ilgilendi sağolsun.

Biz hem eğlendik hem eylemimizi koyduk sevgili Lemmy, konserden sonra sayısız mail, mesaj aldık ki insanların çoğu, neden Beleştepe'yi işgal ettiğimizi anlayamamıştı.

Onlara söylediğimizi sana da iletelim Lemmy baba, biz orada sadece dövülen rock müzik hayranlarının değil adı Maçka Demokrasi Parkı olan ve KAMUYA AİT OLAN bir alanın halka ait olduğunun mücadelesini de vermiş olduk, Maçka Demokrasi Parkına demokrasi getirdik.

Sevgili Lemmy, kafamı şişirdin deme bana sakın, çünkü kendimi bildim bileli ben seni dinliyorum ve bir defa da senin beni dinlemene itiraz etmemeni rica ediyorum. Sakın küstahlık addetme sevgili dostum, rock'n'roll konusunda sana dert yanmayacağım da kime meramımı anlatacağım?

Bizde bir laf vardır sevgili Lemmy; "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" diye. Menejerlerin mektubumu sana tercüme ederse zorlanmasınlar diye günümüz diliyle söyleyeyim: "İnsan belleği unutmak ile özürlüdür"

Lafı uzatmayacağım sevgili dostum, ama biz Rock'n'Coke festivaline neden karşı çıktığımızı unutmadık.

Evet, sen rock'n'roll'un ta kendisiydin ve seni İstanbul'da izlemek muhteşem olurdu.

Ama yapmadık bunu Lemmy, yapamadık. Bir robot değildim elbette, izlemek istedim, gelmek istedim ancak vazgeçtim, pragmatist ve hazcı davranmayı reddetmeyi başardım. Şunu da söylemek isterim ki Deli Kasap'ı Deli Kasap yapan, başta Nirvana Kedi olmak üzere, Erdem Yalçın, Alp Eren Doğan, Can Ali Erdal ve Serpil Kurtay olmak üzere, arkadaşlarımın çelik gibi iradesi olmasaydı muhtemelen çok zorlanırdım.

Yoldaşlarıma da teşekkürü borç bilirim.

Bilmem bizleri anlayabilecek misin Lemmy Kilmister?

En derin saygılarımla;
Hayranınız,
Murat ARDA, nam-ı diğer; Atlantisten Gelen Adam.

DeliKasap.com Genel Yayın Yönetmeni.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için:
yorumlar
Kullanıcı avatarı
6 Kasım 2011 13:10

Motorhead'de balon festivaldeki baloncuklardan birisi oldu.Muhtar sıfatını gözümden düşürdü

Kullanıcı avatarı
5 Ağustos 2011 05:51

Salt hazcılığa dayalı, ruhu olmayan kolpacı herşeye karşıyım. Futbol endüstrileştikçe çirkin tıpkı rock gibi.

Kullanıcı avatarı
5 Ağustos 2011 02:53

bir de cola markası bir rock festivali önünde ne kadar iticiyse, futbol stadlarının önünde türk telekom, fiyapı gibi sıfatlar getirilmesi de ayrı tiksinme sebebi. ruh ölmüş.

Kullanıcı avatarı
5 Ağustos 2011 02:49

purple ve pozitif müzik organizasyonları maalesef kâr'ın ön planda tutulduğu izleyicinin yoluncak kaz olarak görüldüğü atılımlar. en son sonispherdeki güvenlikçi olayları ve köftenin bardak içinde verilmesi olayları malum. RNC ise arkasındaki dev sermaye yüzünden sonisphere'e göre daha düzgün geçmiş gibi görünebilir ancak yol yemek haric 23 lira yevmiye ile sabahtan akşama çalıştırılan insanlar, bir cola markasının rock festivali önündeki iticiliği (hoş bana göre şu ana kadar motörhead'i saymazsak, çıkartıkları grup/sanatçılar o kadar sırıtmıyor cola markasının arkasında.) servislerin pahalı olması, içerde nakit geçmemesi gibi sermaye yanlısı sebepler tiksinme sebebi benim için hala. bu yüzden közü kapalı motörhead olsun neredeyse isterse PKK (!) getirsin diyebilecek lümpenleri de anlamakta zorlanıyorum netekim.

Kullanıcı avatarı
5 Ağustos 2011 02:28

sesimizi çıkarmayalım demiyorum zaten :) rock müzik MTV çıktığından beri sakil. ben sadece mantıklı bir açıklama getirmeye çalıştım olaya. ama gene de motörhead'in rnc tercihini ben de anlamakta zorlanıyorum.

Kullanıcı avatarı
5 Ağustos 2011 02:21

Teoman bile bu sirkten istifa etmiş

Kullanıcı avatarı
4 Ağustos 2011 09:53

Metale işçi sınıfının ideolojisinin bayraktarlığı, Lemmy ye de sosyal bir Mötorhead görevi verme amacı taşımıyorum. Ama rock müzik sakilleşiyor diye sesimizi çıkarmıycaz diye bir durum da yok :)

Kullanıcı avatarı
4 Ağustos 2011 05:17

Chris cornell RATM ile demiştim, doğrusu RATM elemanları ile yani Audioslave ile olcaktı.

Kullanıcı avatarı
4 Ağustos 2011 05:09

heavy metalin işçi sınıflarının tepkilerini dile getirdiği bir müzik dali olarak kabul edilmesinin tarih olduğunu düşünüyorum artık. ayrıca kaç tane getto rapçi kaldı büyük isimlerden anılabilen? dev altın madalyonlar (ki 80'lerin en büyük armagani rap dunyasina) party in da house, hot chicks olayından ibaret bir hip hop kültürü var. chris cornell RATM ile kübada konser verdiyken solo sanatçı olarak rock n coke a gelmişti. kendimizi kandırmayalım. reagan, demir leydi ve tonton turgut özal sayesinde tüm ekollerin idealijasyonu kökten değişti. motörhead de belki bi noktadan sonra siktiri çekmiştir çünkü zaten şaşalı hayatları dev malikaneleri çalıştırdığı işçileri ve hizmetleri olan müzisyenler kalkıp ta sermayeye zor "hayır" der. biliyorum acı muratcım gerceklik perspektifinden bakarak yazıyorum.

Kullanıcı avatarı
29 Temmuz 2011 03:49

İki kutuplu dünyanın her iki yakasında da, metalin özellikle tercih edilen bir müzik türü olmasında, verili olandan memnun olmayan kitlelerin batıda (ABD ve Avrupa) popüler kültür bombardımanları ve Reaganist-Thatcherist diktatörlüğün yabancılaştırıcı etkisine karşı, doğuda (SSCB ve Sovyet etkisindeki diğer ülkeler) devlet kapitalizminin totaliter eğilimlerine karşı kendi özgün gençlik akımlarını yaratmaları çabası yadsınamazdı. Bu heyecanın dalga dalga tüm ülkelere yayılması, bağımsız ruhlu ve ana-akım moda enstrümanlarına ve devletin ideolojik tahakkümüne tepkili bir kuşağın oluşmasıyla sonuçlandı. Biraz da naif sayılabilecek, belli bir oranda anarşizan ve genelde lumpen-proleter gençlik kesimlerinin kendi alt-kültürlerini kendilerinin belirlediği ciddi bir karşı-kültür üretimi, doğu cephesinin ideolojik gerileyişinde gençlik kesimleri arasında azımsanmayacak bir başarıya ulaşırken, kapitalist cenahta egemenleri zorlayıcı değil besleyici bir yöne evrildi. Birleşik Devletler'in ideolojik aygıtları vasıtasıyla kurnazca kitle yönetiminde hakimiyet kurması büyük bir başarıydı. Başkaldırma potansiyeli yüksek kitleler nezdinde ters bir etki yaratarak ideolojik devlet hegemonyasının kurulması sinik bir kuşağın oluşturulması bağlamında da rock'n'roll ideolojisini tamamen zararsız bir biçeme sokup kendi dünyasına göre şekillendirdi. Bu durumun en post-modern versiyonu ise ülkemizde Rock'N'Coke festivaliyle vücut bulmuştu. Yukarıda yayınladığımız bu mektup, züppelik idelojisine yenilen ve artık karikatürize bir asilik damarına bile sahip olmayan rock'n'roll kültürünün etkisizliğine yönelik bir tepki hüviyetinde olup festivalin head-linerlarından biri olan efsanevi Motörhead mikrofonu Lemmy'ye hitaben kaleme alınmıştır.

Kullanıcı avatarı
21 Temmuz 2011 08:17

Türkiyede bir tipoloji var son 15 senede peydahlanan. Eskiden sadece aşırı sağ ve dinsel kesimde varolan sosyalistleri karikaturize solcu kalıbına hapsetmeye çalışma eğilimi, şimdilerde daha çok kendilerini liberal sanan safdillerde var. Tabi ki onların profesyonel desteğe ihtiyacı var, ben yardımcı olamam lakin starbuckslaşmaya ve vasatın egemenliğine karşı çıkmak için illa sol bir ideolojiye sahip olmanın şart oldugunu düşünmüyorum. Yani Turgut Özal denen zat tren komunist işidir demişti mesela. Bu gerizekalı görüşe sadece komunistlerin karşı çıkmaması lazım. KAPİŞ!?

Kullanıcı avatarı
21 Temmuz 2011 08:07

Bu yazı sonrası sosyal medya ve diğer forumlarda yeralan bazı negatif eleştirilere de yanıt vermek isterim, tabi ki zekası vasatın üstünde olan ve samimiyeti elden bırakmayan şahısların :) Mesela Haluk Harman diyor ki kişisel sayfasında: "Eğer bana rock'ı öğreten adamı getiriyorsa ben o organizasyona minnettar olurum." Bu pragmatizmi benimsemek zorunda oldugumuzu sanmıyorum diyorum ona. Bir forumda Erdem Çapar:"bu yazıyı ne bileyim bir Manu Chao için yazsanız anlarım da (hoş o da sponsorlu festivale çıktı), Lemmy gibi lümpen biri için yazınca olmamış bence. ulaşım için Limuzin veya benzeri araç isteyen bir insandan bahsediyoruz." Erdem'cim, zeki bir insansın, bu mektubun sadece Lemmy'ye bir mektup oldugunu düşünmek futbolun sadece bir futbol oldugunu kabul etmektir yani Lemmy lumpen veya aristokrat farketmez hatta Lemmy veya Chao; sanatçının kimliği önemli değil burada biraz da Barışarock tipi samimi oluşumların yenilgisi ve rockncoke gibi tamamen tecimsel organizasyonların müzik kültürü açısından yabancılaştırıcı ve gerileştirici etkilerine değinmek istedim. Yani rock'ın starbucklaşması, mcdonaldslaşması hoş birşey mi? Şahsen ben gidişattan memnun değilim.

Kullanıcı avatarı
21 Temmuz 2011 06:04

\m/ Sevmek ilkesizlikle eş anlamlı olamaz. Bu bir öz sınavdı. Göremedik Lemmy'i, boynumuz büküldü ama unutmayın, SADECE DOLU BAŞAĞIN BOYNU EĞİK DURUR \m/

Kullanıcı avatarı
21 Temmuz 2011 05:50

Barışarock'ın rock'N'Coke'a yenilgisine bir ağıt gibi olmuş benim yazı sanki :) Barışarock'ı organize edenlerin bu konuya değin yazışmaları enteresan olmuş sosyal medyada, bir kısmını paylaşıyorum: · Funda Ata Ama murata bütün avukatlar hakkında genelleme yapmması gerektiğinide birinin sölemesi gerek dimi :))) cık cık cık... 21 saat önce · Beğen · Haluk Harman Eğer bana rock'ı öğreten adamlardan birini değil coca coca, cola turka getirse DE, gider izlerim. H2000 bitmeseydi, barışa-rock bitmeseydi, motörhead ekibim ve benim konaklamam 5.000 USD eder, konser için de bi 50.000 alayım demeseydi, kısacası teyzemin sakalı olsa amcam olurdu dünyasında, motörhead'in parasını ödeyen markaya odaklanmak yerine, müzik ziyafetine odaklanmak daha doğrusu gibi geliyor. Şu mu olsun, coca cola da getirmesin veya motörhead gelmesin ve tavır derken ace of spades'ten yoksun kalalım, limp bizkit'ten yoksun kalalım. Kusura bakma ragıp, bu sefer katılamadım. Ve eğer birileri bana bir gece içinde önce Motörhead, sonra da limp sunuyor ise, onlara da teşekkürlerim olsun, beni mutlu ettikleri için. 21 saat önce · Beğen · Ragıp Incesağır onu da avukatlar söylesin :) 21 saat önce · Beğen · Ragıp Incesağır halukçum, mutlu olmaya kim itiraz eder, biz de mutsuz oluyoruz bazen işte. 21 saat önce · Beğen · Haluk Harman Ayrıca bilinmesini isterim, glanstonbury ve donnington belgesellerini kanal d home video için ben çevirdim. 1970 yılında da, 1980 yılında da, 1990 yılında da, 2000 yılında da her festivalde polis bunları dövüyor. Çünkü olayın en özünde polis asi, anarşist rocker'ın, dünyanın neresinde olsun sevmiyor. Son bir bilgi, deep purple'ı kapı yanında, konser basladıgı için5 liralık biraları 3 lıraya alarak izledik, pardon dinledik, iki arkadaş, allahın bir kulu bile kardeş ne yapıyorsun sen burada demedi... 20 saat önce · Beğen · Ragıp Incesağır haluk, asi anarşist rocker'ı severim ama onun dışında parası olmayan beleştepeden seyredecek. onu döven güvenlik elemanı (polis değil, şirketin güvenliği) . yani olay isyan değil, tam tersine dinlemek için can atan parasızlar... neyse bu uzun mevzuu... 20 saat önce · Beğen · Deniz Kahya http://www.archive.org/det​ails/Barisarock (ingilizce altyazısı da var) 20 saat önce · Beğen · Funda Ata Demekki "teyzemin sakalı olsa amcam olurdu" dünyasının somut bir tezahürüde mümkünmüş :)) 20 saat önce · Beğen · Deniz Kahya her ne kadar kanad home'un yayınladıkları gibi büyük bütçeli bir yapım olmasa da biz bu filmi çok seviyoruz... barışarock ı sevdiğimiz gibi:) 20 saat önce · Beğen · Haluk Harman Metallica ilk geldiği sene, '93 yılı, çok konser olduğu için para bulamıyordum. Okulda pepsi içenlerden topladığım kapaklarla aldığım beleş kale arkası biletleri yok pahasına satarak kendime sahne içi bileti aldım. Param yok diyenler winston yerine bir maltepe içerlerse, saha içi biletlerini alırlar. Çaba sarf etmeden ağlamaya katlanamıyorum. Önce elinden geleni, çalmadan, çırpmadan sen yapacaksın. O beleştepe diyenlerin tlf'ların yarısı iphone değilse, allah beni nasıl biliyor ise öyle etsin, 20 saat önce · Beğen · Haluk Harman Ben barışarock'ı sevmediğimi, dünyanın en berbat vokali olmasina rağmen 20 yıl saygıda kusur etmeden dinlediğim bulutsuzluk özlemine rağmen, gitmediğimi söylemedim. Bilhassa, hayatımda en çok keyif aldığım h2000'lerin hemen ardına koyarım barısarock'ı. Ama geçen sene akbank sayesinde rammstein ve the big four izlediğim için de akbank'a eyvallah hoca derim. Eyvallah. 20 saat önce · Beğen · Ragıp Incesağır ‎:)) 20 saat önce · Beğen · Deniz Kahya Sistemin sevgili kuluymuşsun Haluk, ama ne dediğin ve neden dediğin anlaşılmıyor aslında:) ve neden böyle bir savunma ihtiyacı duyduğunu da ilgili bilim dalına bırakalım, bir ara anlatırsın. Bahsettiğin senelerde bir çok konsere ben de gittim. Çok şükür kola kapağı toplamak gibi bir sıkıntıya katlanmadan harçlıklarla işi çözmeye çalıştım. Bir çok konseri de hiç utanmadan beleş tepelerden ya da kapı ağzında güvenliklere yalvararak dinledim. O vakitler henüz bilet parası olmayanlara karşı bu kadar acımasız ve tahammülsüz olunmuyordu. Markalar Türkiye'de sponsorluk kavramını da yeni oturtuyordu ve geçen yıllar içinde 1 koyup 5 alabilecekleri bir ülke olduğunu gördüklerinde vahşiliklerini daha da arttırdılar. Zart bank, zurt bank, bilmem hangi gazlı içecek sponsor olmuş olmamış çok fark etmez aslında. Her marka kendine hedef gördüğü kitleyle yakınlaşmak için çeşitli yollar deneyecektir elbette. Ancak bunu yaparken, bu kadar arsız bir şekilde hayatımıza nüfus ederken, bazılarının da onun karşısında kendi hayal dünyasında kendi dünya hayalini gerçekleştirmek için durabileceğini de bilecekler. Bazılarının parasız pulsuz çulsuz bir şekilde o müziği sevebileceğini ve dinlemek için çeşitli yollar deneyeceklerini de bilecekler. Biz nasıl her an her yerde bizi iğfal eden reklamlarına katlanıyorsak onlar da bizim fakirliğimizi hoş görecek!. Gerekirse çalıp çırpıp o konseri dinleyeceğiz. Açlığımızı gidermek için ayıplanacağız çok dert değil. Ve bunun üstüne Mc Donald's larda hırsızlık yapan çocukların dolaba kapatıldığı gibi konserlerde de şirketlerin kendi kolluk güçleri verilen emirleri yerine getirecek ve bizi dövecek. Bu hiç dert değil!... Ve biz bütünü görmeden asla sadece "müzik ziyafetine" odaklanamayacağız. Belki sen kadar mutlu olamayacağız hiçbir zaman, "olsun biz de mutsuz oluruz!" ama yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda pişman olmayız ve huzurlu oluruz diye umuyorum. 19 saat önce · Beğen · Funda Ata Zaten mevzu eyvallah deyip dememek mevzu ki, işin özü tamda burda. Eyvallah demeden de, kapak toplamadan da, insan gibi, müzik dinlemek. Sadece müzik dinlemek ve icra etmek de değil mevzu başka bir yolunda olabildiğini hem dinleyicilerin hem icra edenlerin birlikte bişilerde yapabileceklerinide göstermekti mevzu. Barışarock'un ilk senesi hatırladığım kadarıylan tamda kapak toplama işine vurgu yapardı. İsteyen istediğine eyvallah diyebilir, isteyen dilediği kadar kapak toplayıp saha içi bilet alabilir tabi de, bunları yapmak istemeyen, pek de içine sindiremeyen birilerinin varlığını hergün daha şiddetle hissediyorum şimdilerde....

21 Temmuz 2011 02:22

Kendini popüler kültürlere satmayıp dimdik duran bütün gruplara selam olsun!

Kullanıcı avatarı
20 Temmuz 2011 09:14

En çok beğendiğim yazılarından biri olmuş bu. Değindiklerinle ekstra söylenebilicek pek birşey bırakmamışsın bu konuda. Ellerine, yüreğine sağlık.

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 13:09

Bu arada, Lemmy'nin olduğu eski Delikasap kapağını görünce duygulandım yavv... Ahh ahhhh!!

19 Temmuz 2011 12:41

Lemmy baba rock'nRoll ruhunu para ile satmıştır. Bu kadar basit. Gerçek Rock'n Roll ruhuna sahip olup,konsere gitmeyen herkesi tebrik ederim

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 11:32

Valla işim olmasa kesin giderdim. :) Ellerinize sağlık, harika olmuş. Bunu Lemmy'e gönderdiniz mi? Dalga amaçlı sormadım, ciddiyim.

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 11:26

Harika, mükemmel...Anlayana!

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 09:13

Bazı yorumcuların burada eleştirilen şeyin ne oldugunu tam kavrayamama sorunu var. yani mevzu motorhead i izlemek veya izlememek değil

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 08:26

Ben konsere gidenlere saygılıyım. Daha dogrusu, konsere giden ancak bizim protesto hakkımıza saygıda kusur etmeyenlere saygılıyım. Yoksa akılları sıra bize posta koyanların götlerini tekmeleyip rüyalarında en büyük kabusları olmaktan hoşlaşıyorum (evet biliyorum bazılarının rüyalarına girdiğimi)

19 Temmuz 2011 07:36

Purple organizasyonun başındaki isimlerden biri de PARAYA DOYMUYORUM açıklaması ile ne olduğunu belli eden çakma fotocu Mehmet Turgut.... bu adamlardan başka ne beklenirki ? Haftalardır rakınkoka küfür ettim bir baktımki tüm arkadaşlarım oradaymış. Bir çoğu ile ters düştüm çeşitli bahaneler sundular. Ama ben yolumdan şaşmayacağım.

Kullanıcı avatarı
19 Temmuz 2011 06:01

kalemine sağlık murat... nefis bir mektup olmuş.. rock'n coke a gitmeyen herkesi can-ı gönülden kutluyorum... bu vesile ile kendimi de kutlamam lazım sanırım :))