MÜZİK ÖTESİ

Korku...

Pakize Küreç - 30 Nisan 2006


Korkularla çevrili dünyamız, içimizde tarifsiz yaratıklar... Günün hayat dolu akışıyla sanki hepsi derin uykusunda, hiçbiri göstermez bize korkutucu yüzünü. Biz mi yarattık onları, bilinçaltı denen dipsiz karanlık kuyumuzda?

Farkında olmadan besledik yıllar boyu, benliğimizin bizden uzak kuytularında. Biz büyüdükçe onlarda büyüdü. Hayat anlamsızlaştıkça ve aldığımız her darbeyle, sayıları git gide arttı. Kuytular dar gelince bomba gibi patladılar içimizde, savruldular her yana. Yüzleşin, dedi biri. Gece, bizim kadar kararınca hava, bizler birer birer ortaya çıkınca, kendinizden kaçmak için taktığınız mutluluk maskelerinizi bir yana bırakıp, bilinçaltınızın kuytularına doğru yola çıkın diye, haykırdı bir diğeri.


Geceydi, karanlıktı. Kendi benliğimize doğru tek başımıza bir yolculuktaydık artık. Yalnız olduğumuzu sandığımız yolda tüm korkularımızla beraberce yürüyorduk. Karanlığın içindeki binlerce göz peşimizdeydi. Biz miydik tüm gözlerin sahibi? Beynimizde yarattığımız binlerce yaratık bizden parçalar mıydı? Yürüdük karanlıklar içindeki yolda, hep birlikte. Binlerce fısıltı işittik. Hepsi bir ağızdan sıraladı yüzleşemediğimiz şeyleri. Fısıltıların şiddeti yürüdükçe arttı, tıkayınca tüm gücümüzle kulaklarımızı içimizdeki çığlıklar başladı. Hangi yöne çevirsek başımızı, içimizden kopan bir fırtına karşımıza dikildi. İçlerinden en irisi kollarımıza sarılıp, sarstı delicesine, benim adım ölüm, dedi. Tüm korkularınız benden türedi aslında. Bir diğeri onu itip öne geçti, dipsiz bir kuyuydu sanki gözleri. Adı yalnızlıktı. Binlercesi sıradaydı, hepsinin gözleri karanlıktı, adlarını haykırdılar kulaklarımıza. Kim bilir kaç yıl işitmedik çığlıklarını. Çırpındıkça içlerinde, sanki daha çok büyüdüler, gözleri daha çok karardı, çığlıkları daha dayanılmaz oldu. Daha çok yaralandık bazen, koşarak geçmeye çalışırken her gece ki yolu. Anlamak istemedik, korktukça korkuların güçlendiğini. Kaçışın sonu olmadığını anlatamadık kendimize. Kim bilir kaç yıl yaşadık bu işkenceyi. Kaç yıl, kaç gece aynı yolda yürüdük.


Bir gün, korkmayınca hayattan artık, içimizdeki tüm karanlıklara ışık tutmayı öğrenince kendi çabamızla, özgürlüğü hediye ettik ruhumuza. Her gece çıktığımız yolculuk daha farklı olmaya başladı.
Gökyüzünde yıldızlar gördük önce, her biri bizi kurtaran hayallerimizdi. Korkmayınca yüzleşmekten korkularımızla, en parlak haliyle ay yolumuzu aydınlattı.                     


 

28.04.2006




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: