MÜZİK ÖTESİ

DELİ KASAP TAKSİM'DE; DEVLET TERÖRÜNÜN ŞAHİDİYDİ!!!

Murat Arda - 30 Nisan 2008

Süper özgürlükçü dinci demokratların siyasi partisi AKP'nin tıknaz ve çirkin valisi buyurmuştu: 1 mayısı Taksimde kutlayamazsınız! En az kendisi kadar çirkin posbıyıklı pejmurde Emniyet genel müdürüne tam yetki verilmişti: Bu ülkenin en namuslu ve iyi insanlarına kan kusturulacak, Taksimde "çalışanların bayramının kutlanmasına ve 1977 1 mayısında CIA/MİT bağlantılı suikastlerde yaşamını yitiren insanların anılmasına izin verilmeyecekti.

 

Biz her fırsatta; özgürlük, demokrasi ve insan hakları kavramlarının içini boşaltan sahte demokratların maskelerini suratlarına vurduk. Dedik ki: "Türban özgürlüğü, kadınların köleleştirilme özgürlüğü, dincilere özgürlük" gibi safsatalarla bir tek kendinizi kandırırsınız.

 

Gerçekten demokrasi ve gerçekten özgürlük istiyorsak alacağımız taraf bu ülkenin en haksızlığa uğratılan kesimi olan  çalışanların yanıdır.

 

İşte bu düşünceyle Bahriye (Nirvana Kedi) ve bize Beşiktaş'ta katılan Serpil, Senem ve Ufuk ile Şişli'ye DİSK Genel merkezinde bulunan işçilerle dayanışmak üzere yola çıktık. Amacımız Disk ve diğer demokrasi güçleriyle beraber, ellerimizde karanfillerle Taksim'e yürümekti.

 

Daha Şişli'ye adımımızı atar atmaz Halaskargazide bir gaz bombası bizleri bulmuştu. Fetullahçılık ve faşist düşüncenin zaten sürekli rövanş peşinde koşan askerleri olan Emniyet teşkilatı, halka, gazetecilere, yoldan geçenlere ayrım yapmaksızın kaba bir şiddetle gözdağı veriyordu.

 

Tepemizde de sürekli bir helikopter. Sanki işi gücü yok; bizleri izliyor; rapor veriyor ve bizim ödediğimiz vergilerle maaşlarını alan Türk polisi yine bizim ödediğimiz vergilerle alınan biber gazlarını bizim üzerimize sıkıyordu. Aşağıdaki fotoğrafta devlet terörünün azizliğine uğrayan Serpil ve Nirvana Kedi'yi görüyoruz; biraz önce yanlarına düşen gaz bombasından pek etkilenmişe benzemiyorlar; ne kadar da tehlikeli terörist gibi gözüküyorlar değil mi?

Bu arada Serpil'in polisin bir kişiyi bacağından vurduğu, kolluk güçlerinin azgın birer hayvanmışcasına toplu halde şiddet kullandığı ve biber gazlarında eşeğin g.tüne su kaçırdığı anlarda bile hala şebeklik yapması gözlerden kaçmadı!!! (Fotoğrafta en solda Serpil, sonra Senem arkada Nirvana Kedi ve Cumhuriyet gazetesi spor servisinden arkadaşımız Ufuk gaz teneffüsü yapmakta!!!)

 

Şişli'de Disk'in genel merkezine ulaşamayacağımız anlaşılmış oldu; polis kitleyi de iyiden iyiye tahrik etmeye başlamıştı; devrimci 1 mayıs platformu üyesi insanlar "Taksim'e" diye birbirlerine haberler salmaya başlayınca limon ile gözlerimizi ovuşturmaktan ve süt ile surat yıkamaktan bitap düşmüş grubun "öğrenci lideri" olarak "Hedef Taksim!" diye buyurdum! Bahriye "Taksi" diye anlamış olmalı ki kümeste sıkılmış bir bıldırcın yavrusu gibi nerden bulduysa bir taksi buldu ve atladık arabaya!

 

Taksici: "Hayrola abla, nereye!?"

 

Nirvana Kedi: "Taksime, eyleme!"

 

Taksici: "Nası gitcez ya, yollar kapalı!"

 

Nirvana Kedi: "Yoksa sen polis misin!? Gözüne limon suyu sıkarım!"

 

Taksici: "Yok be abla; tamam gideriz!..."

 

Taksim İstiklal Caddesine "Deli Kasap Terör Örgütü" olarak vardığımızda ortalıkta kimse yoktu 3-5 safdil turist dışında.

 

E bari meydana yürüyelim, dediğimizde küçük küçük grupların aynı anda Taksime geldiğini ve azımsanmayacak sayıda eylemcinin İstiklali bir anda doldurduğunu gördük.

 

Hep beraber bağırıyorduk: YAŞASIN 1 MAYIS!!!

Kitleyle beraber barışcıl sloganlar atarak Taksim meydanına doğru yürüyüşe geçtik. Gaz bombalarının etkisi yavaş yavaş geçmeye başlamıştı. Hatta neşemiz bile yerindeydi... derken...

Polisin soğuk savaş yıllarını aratmayacak şiddetteki faşistçe ve insanlık dışı müdahalesi yine başladı. Hep beraber kaçışmaktan başka çaremiz kalmamıştı. Türban demokrasisinin mimarı "süper-özgürlükçü" AKP'ye lanet yağdırırken etrafımızda acımasızca coplanan insanlar, üzerlerine pis su, boyalı tazyikli su ve biber gazı eylemciler ile devlet terörüründen kurtulmaya çalışıyorduk. Polisin, AKP'nin işçi sınıfına yaptığı provakasyon tarihe geçecekti, şiddetin tam ortasında biz de bunun şahidiydik.

 

Bunun hesabı sorulacak. Tüm çalışanların işçi bayramını tekrar kutluyoruz.

İstanbul Valisi çakal'ın,

Baş Bakan dinci demokratın,

Emniyet müdürü pis bıyık'ın...

 

...İstifa etmeleri onurlarını kurtarmaları açısından bir zorunluluktur.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: