MÜZİK ÖTESİ

Deli Kasap Felsefe Toplantıları 2 (Nietzsche Konuşmaları)

Murat Arda - 3 Mart 2008
Bir zamanlar, çok sevgili dostum mimar Serdar Aral ile tam Beyoğlu Tünel Meydanı'nda bir proje ofisi açmış, bunun için bir şirket kurmuştuk. Tarihi Tünel Geçidi İş Hanı'ndaki büromuzda, çalışanları da patronları da kendimizin olduğu yarı "komünist" nitelikli bir şirketti bizimki. Üstelik Serdar agabey tescilli komünist sayılırdı, eskiden İlerici Gençlik Derneği üyesiymiş. İşte bu minik firmamızın şatafatlı bir ismi de vardı ama şimdi onu anmanın sırası değil. Firmamızın faaliyetine devam ettiği ve sanırım 1998 (yoksa 99 muydu?) senesinde çok büyük bir ekonomik kriz bizi bulana kadar kıt kanaat geçirdiğimiz yaklaşık 1,5 sene boyunca -Serdar agabeyi bilemem ama- sanırım benim en mutlu ve gerçek anlamda en özgür zamanlarımı yaşadığımı söylemeliyim.
5 kuruş para kazanabildiğimizi zannetmiyorum, hele sevgili Serdar agabey; eminim ki bir hayli para kaybetmişti ama ben hayatımın en özgür ve mutlu "iş yaşantımı" tecrübe etmiştim. Ama aynı zamanda sosyal hayatıma ve dolayısıyla tüm yaşantıma yansıyan bu özgürlük ve mutluluk duygusunu asıl tetikleyen şey, büromuzun bulunduğu meydanın tam karşısındaki sokakta bulunan "Özgür Üniversite"ye her akşam iş çıkışı büyük bir heyecanla devam etmem ve böylelikle "felsefe" ile hayatımın kesişmesinin yarattığı değişik bir coşkunluk duygusuna kavuşmam olmuştu şüphesiz. Özellikle Cengiz Gündoğdu'nun tiyatral anlatımlarıyla süslediği felsefe derslerinde Platonlar, Pisagorlar, Kantlar, Stoacılar, Hedoncular konuşulurken yaşadığım heyecan duygusunu yansıtabilmem çok zordur. Ancak çevremdeki tüm arkadaşlarıma "hayatımda yaşadığım en heyecan verici şey felsefe!" deyip durduğumu çok iyi hatırlıyorum. (Çünkü hala bazen aynı şeyi gururla tekrarlarım)
Özgür Üniversitede, Afşar Timuçin gibi, Ali Rıza Tura gibi, Hilmi Yavuz gibi birçok değerli düşün insanından "İslam ve postmodernizm", "Edebiyat", "Mantık ve Felsefe" derslerinin yanı sıra, Ragıp Duran, Tuğrul Eryılmaz gibi enteresan basın yöneticilerinden "Medya ve Etik", "Bağımsız Gazetecilik" konularında dersler görmemiz, sanırım ÖÜ programlarına büyük bir tutkuyla devam ettiğimiz kadim dostum Tolga Kızıltuğ ile beraber ufkumuzu bir hayli açmıştı kuşkusuz. Ancak ne zaman ki yaşam rüzgarı her birimizi hallaç pamuğu gibi başka yerlere süpürdü; ortada ne "az para ile mutlu yaşam" deneyimi ne de "Özgür Üniversitede düşünürlerle geçirilen o muhteşem ve değerli anlar" kaldı. Kimilerinin "hayat mücadelesi" kimilerinin "şerefsiz kapitalizm" dediği, benimse "yalan dünya" şeklinde dile getirebileceğim ucube, boktan ve sıkıcı bir yaşam kendini dayatıvermişti; ruhumuz bile duymuyordu: Yabancılaşıyorduk...?
...Ancak yabancılaşmak bir "birey"in kendisine yakıştırabileceği bir tutum olamazdı. Hele gün geçtikçe, Deli Kasap dergisi sayesinde tanışıp dost olduğumuz ve yabancılaşma denilen mikrobun kolay kolay etkilemeyeceğini düşündüğüm idealist arkadaşlarımızla çağımızın bu en büyük fitne fesadının bizi teslim almasına izin verecek miydik? Kapitalizm, hadi politik algılanmasın diye farklı söyleyelim; "şu boktan hayat", günümüz sıradanlığı, kötülük, puştluk, korkaklık ve hepsinin kökeni: "yalan"; işte bu pislik olmadan, daha verimli, daha mutlu, daha yetkin, daha üretken bir yaşam, insanın insan olduğunu duyumsayabileceği bir dünyayı algılamak... Mümkün olabilir miydi? Biz, bu soruların yanıtını alabilmek için, bizden önce yaşamış bilge kişilerin rehberliğine başvurduk. Hepiniz davetlisiniz. "Şu boktan hayat" birbirimizi sevmemizi istemiyor. Birbirimizle dost olmamızı istemiyor. Sadece rekabet etmemizi istiyor. Bu boktan hayat işte bunları diyor. Biz başka şeyler diyoruz. "Felsefe" diyoruz. Hepsinden daha önemlisi; "Dostluk" diyoruz. Deli Kasap Felsefe Toplantıları aktivistlerine bana felsefe heyecanını yaşattıkları için ve dostlukları için teşekkür ediyorum. Aslında yazıda çok farklı şeyler anlatacak, Nietzsche ve Sokrates üzerine bişeyler diyecektim ancak yazı kendi kendini yarattı; başka bir şey oldu; yazının büyüsüne karışılamaz, o yüzden özür dilemeyeceğim. :)


Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: