MÜZİK ÖTESİ

Darth Vader Geliyor! (Geldi Mi Yoksa?)

Bahadır Dinler - 26 Nisan 2005

A Long Time ago, in a galaxy far far away... Benim gibi birçoklarının büyük heyecanla beklediği, birçok kimsenin de Endonezya'daki sokak kedileri kadar ilgisini cezbetmeyen Star Wars (Yıldız Savaşları) serisinin altıncı filmi Episode III -  Revenge of the Sith (Bölüm 3 - Sith 'in intikamı) tüm dünyada olduğu üzere bu topraklarda da 19 Mayıs 2005'te vizyona girecek. Konuyla ilgisiz birçok kişi de eminim çok kısa süre içinde karşılaşacakları pazarlama bombardımanı ile "ne menem bişeymiş şu ztar wars" sorusunu soracaklardır kendilerine.

İşte bu yazı hafıza tazelemek veya fikir edinmek isteyenler için birebir..
İlk filmin (Episode IV - A New Hope) vizyona girmesinden bu yana geçen 27 yıl; sinema tarihinin en önemli seri filmlerinden birisi olan Star Wars'un bırakın unutulmasını, her yeni nesil ile daha da çok bilinmesine ve paylaşılmasına sebebiyet verdi. Bugün; internette yahut başka fiziksel ortamlarda Star Wars fanları hiç de azımsanmayacak bir sayıdalar ve hem filmin yapımcısı George Lucas'ın hem tüm ürün tedarikçilerinin iştahını kabartmaktalar.

Dİlimizde basitçe "bilimkurgu" sinema kategorisine giren bu seri, aslında bilimkurgudan çok bir fantezi hikayesi (bütün Star Trek fanlarına sonsuz saygılarımla). Klasik bir masala veya efsaneye konu olabilecek çok klişe bir konu aslında;  güçsüz çiftçi çocuğun zalim imparatorluğa karşı mücadelesi ve galibiyeti. Evet, birçok kişiye göre hakikaten "bu kadarcık". Ancak hikayenin içerisinde yaratıcı George Lucas'ın yarattğı bir "güç" ve sağlam karakter örgüsüyle filmler birçokları için hala bitirilememiş bir derya.

"You have learned much young one, but you are not a Jedi yet!" - Darth Vader

Fİlm serisine ortadan başlayan Lucas ilk önce 4.üncü bölümü çeker. Bu bölümde bir çöl gezegeninde karşımıza çıkan Luke Skywalker; uzak biryerden gelen bir görüntülü yardım mesajının (bugünlerdeki maximesaj gibi birşey) peşinde Jedi master ObiWan-Kenobi öncülüğünde ilk macerasını yaşayacaktır. Prensesi kurtardığı gibi; birçok dost edinecek, galaksinin de kahramanı olacaktır. Prensesimiz Leia, evreni zorbalıkla yöneten imparatorluğa karşı kurulmuş asi güçlerin (rebel forces) başındadır. 5. bölümde (yani ikinci filmde) artık Luke asiler içinde saygın bir yerdedir.
Bu yazıyı yazmama sebep olan karakter; Darth Vader ise; imparatorun sağ kolu olarak bir yarı insan yarı makina şeklinde tek kelimeyle evrende terör estirmektedir. Tabii ki genç asilerimizin peşindedir. Obiwan ile Darth Vader çok eskilerde kalmış bir inancın son temsilcisilerdir. Evrendeki tüm varlıkların ortak paydası olan "Güç"ün (The Force) kontrolüne dayanan bu inançtaki bu eskinin barış koruyucuları; sonradan imparatorluğun sebep olmasıyla iyi / kötü (light side / dark side) olarak ikiye bölünmüş ve günün sonunda light side'da sadece Obiwan ve Jedi'ların en ustası Yoda kalmıştır. Dark Side'ın en büyük temsilcisi imparator'dur. Filmin bütün büyüsü bu "güç" meselesinde aslında. "Güç" kullanılarak eşyalar düşünce ile hareket ettirilebilir, düşünceler okunabilir, fizik sınırlarını zorlayan hareketler yapılabilir vs. vs...Burada yine iyi/kötü klişesi çıkar karşımıza hikayede. Güç'ü iyiye kullanmak, kötüye kullanmak şeklinde. Kötü tarafa geçişin dönüşü yoktur.
Film akışına geri dönecek olursak; genç Luke hiç tanımadığı babasının aslında Darth Vader olduğunu ve onun da bir zamanlar kendi gibi iyi tarafta dövüştüğünü öğrenir. Darth Vader'ın oğlunu kötü tarafa çekme çabaları en nihayetinde oğlunu imparatorla yüzleştirmeye kadar varır ancak "baba yüreği" dayanmaz ve kendini feda ederek oğlunu kurtarır. Oğlu ve arkadaşları da bu esnada imparatpru yoketmektedirler. IV - V - Vı ınci filmler böylece son bulur. -ha birşey daha, bizim prenses de Luke'un kızkardeşiymiş onu da öğrendik-
Artık 80'lerin ortasına gelinmiştir.

"If you'd only knew the power of the Dark Side" - Darth Vader

90'ların sonunda hikayenin öncesini de filme çekmeye karar vermiş olan George Lucas eski filmlerin hem ses hem görüntü efektlerini rötuşlayarak hem eskilere nostalji yaşatır hem de yepyeni bir Star Wars hayran kitlesi yetiştirmiş olur.

Star Wars 'un  I - II ve III nolu "yeni" bölümlerinde baş aktör; Darth Vader (yahut önceki adıyla Anakin Skywalker'dır). Episode I Anakin'in Jedi 'lar ile ilk tanışmasını anlatan, eski fanlara bir iki sahnede göz kırpmasının dışında tam anlamıyla bir çocuk filmidir. İkinci filmde (Episode II) büyüyen Anakin, ustası Obi Wan'a ve Jedi sistemine karşı isyankar tavrıyla dikkat çekmeye başlar. Naboo gezegeninin eski kraliçesi Amidala ile yasak aşklarına Jedi'lar arasında izin yoktur. Bu filmde politik arenanın karışık ve hain yapısı ve dark side'ın işlerini yakından görürüz ve büyük savaşlara şahit oluruz. Evrenin demokratik yapısı sanıldığı kadar sağlam değildir. Artık bir ordu, hainler ve savaşlar vardır. Genç Anakin ise; nefretin ve aşkın getirdiği "hazzı" tatmış, varlığını sorgulamaktadır.

19 Mayıs'ta vizyona girecek III'üncü filmin önemi büyük. Zira yıllardır bütün Star Wars hayranlarının merak ettiği olay gerçekleşecektir. Anakin Skywalkeriyi taraftan kötü tarafa geçecek, artık bir Dark Jedi ve Darth Vader olacaktır. Bu değişimin nasıl olacağı, George Lucas'ın konuyu işleyişi başlı başına bir merak konusudur. Bu konuda ipucu veren Lucas; "Episode II'u izlemeye gelirken ışın kılıçlarınızı evde bırakıp yanınıza bol kağıt mendil alın" tavsiyesini veriyor. I - II ve III arasında en ağır filmin bu olacağı şüphesiz.

İşte arkadaşlar bütün bu düşünceler kafamın bir yerinde çöreklenmiş şekilde soğuk bir bahar gününde sevgilimi beklerken metroda onunla karşılaştım. Metronun yürüyen merdivenlerinden yükselen vücudu, tüm zavallı İstanbul halkının ürkek bakışlarının değemediği bir asaletle karşımdaydı.
Bu planlanmış bir buluşma değildi. O sebeple ilk dalgınlığımı üzerimden atmam biraz uzun sürdü; hemen dizlerimin üzerine çöktüm. Karşımdaydı. Saygıyla eğildim. Darth Vader İstanbul'daydı!!

Metro çıkışında ayak üstü laflarken bir iki fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedim. Kendisi filmin İstanbul'da vizyona girmesinden evvel biraz etrafı tanımak, Coruscant gezegeinin pusundan uzaklaşmak için gelmiş. Çok da başına ekşimedim, bir röportaj da koparamadım o sebeple. ısin kılıcını da (lightsaber) manalı manalı sallayınca taksim meydanında mesajı aldım. Elinden öpüp, hayır duasını aldıktan sonra vedalaştım.

19 Mayıs'ta görüşmek üzere..

Bahatt
tayfasına ve kardeşim Tetsuo'ya sonsuz sevgilerimle..




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: