MÜZİK ÖTESİ

Cadılar Üzerine Birkaç Söz...

Jale Özgür - 31 Ekim 2005


Ortaçağın zifiri karanlık gecelerinde uyumaya çalışanlar cadılara inanıyorlardı. Ya şimdi?Biz neler düşünüyoruz? Cadılardan nasıl bahsediyoruz? Çocukken cadılar bayramı kutlamalarını duyduğumda cadıları daha ciddiye almaya başlamıştım, çocuklar kıyafet giyip şeker topluyor, büyüklere şaka yapabiliyorlar, yetişkin adamlar bal kabaklarından fenerler yapıyorlar  diye düşünmüştüm. Şimdi ise cadılığı geleneklerin bir parçası, tarihte, mitolojide bir dönem, edebi eserlerin vazgeçilmez konusu, malzemesi olarak görüyorum.

Ormanda kaybolan ve acıkan Hansel ve Gretel'in çikolata ve şekerlemeden oluşan cadının evini kemirmesiyle hızlanan masal, klasik cadı karakterini verir: Süpürgesiyle uçar, kazanında kötü kokan, pis şeyler kaynatır, dişleri çürüktür, uzun, sivri şapkası başında, gaga burunlu, yüzü benlidir. Şirinleri yemeye çalışan Gargamel'e bazen bir cadı eşlik eder. Çocukların yanısıra büyükler tarafından da bir o kadar ilgi gören Harry Potter'da cadıların sandığımızın aksine yakılmaktan hoşlandıklarını çünkü yanmayı durdurma büyüsüyle ateşin içinde kalıp şakacıktan bağırarak insanların dehşet ifadelerini izlemeyi çok sevdiklerini okuruz değişik bir cadı formu olarak. İşte cadılarla tanışıklığımız masallarla, çizgifilmlerle çocukluğumuza uzanır. Çocukluğumuzda oynadığımız elle ele tutuşup bir halka oluşturup dönerek oynadığımız yağ satarım, bal satarım, Ayşe arkasını dönsün  oyunlarının cadı ayinlerinden parçalar olduğunu kim bilirdi?
Cadılar gişe rekorları kıran sinemalarda da boy gösterir. Yüzyılardır konuşulan cadılar, Blair Cadısı ile cadıyı görüntüleme macerasının baş kahramanı olurlar. Çoğu izleyiciyi korkutup genelini çalı çırpıdan figürler, eski bir alfabe, dans ve şarkılardan bir ayin, cadıların vücutta bıraktıkları izler ile etkiler. Ayrıca Blair Cadısı ile cadıların doğaya bağlılıklarını, iyi ve kötü cadı ayırımını öğreniriz. Blair Cadısı ile toplumun cadılara yaptığı katliamlara  da değinilir hikayenin başlangıcı olarak. Nicole Kidman'ın başrolünü oynaması herşeyden önemli olan Tatlı Cadı, günümüzde bir cadı olmanın eğlencesinde, satır arasında.
Absürd, uçuk kaçık, rock star Marilyn Manson, The Man That You Fear parçasına çektiği klipte küçük bir kasabada bir cadının nasıl ortaya çıkarıldığını ve cezalandırıldığını kendine has üslubuyla, adeta bir cadının ağıdı tadında anlatmıştır.

Lovecraft, Cadı ve Esmer Jenkin'i çocukları kovalayan, kazanı başında, süpürgesi üstünde uçan cadı formatından farklı olarak öyküler. Lovecraft'ın Cadısı ve yanındaki insansı fare bulundukları yerde yeşil bir ışık yayarlar. Eskiden Kralın askerlerinden kaçan cadıların saklandıkları çatı katlarının karanlık kuytu ve köşelerinde gezinirler. Kiracıların orasını burasını kemiren fare ve kulaklara kötü şeyler fısıldayan Cadı, boyut kapılarını kullanır. Öyküyü ve Lovecraft'ın Toplu Eserleri'ni (Dost Yayınevi) tavsiye ederim.
Yahudi efsanelerine dayanan Faust'ta  cadılar okültizmin derinliklerine inilen ikinci bölümde danslarıyla, içince ateş çıkan iksirleriyle karşımıza çıkar. Hikayede Mefistoteles Faust için bir cadıdan Valpurgis Gecesi yardım karşılığı aşk iksiri alır. Şeytan tepelerinden  dağ tepe aşarak yellenerek gelen cadılar,  -kendi deyimleriyle balo-Valpurgis Gecesi için toplanırlar. Şeytanla anlaşma, kötü biten bir aşk, gizem dolu aksiyon, ihtiras; Faust, kalın kabı ile bir klasik, fakat günümüzün birçok kitaplarının ilham kaynağı Goethe'nin dizeleriyle akıcı olan kitap umarım okunacaklar listesine alınmıştır sizin tarafınızdan.

Kitap açıklamalarında 'Valpurgis Gecesi Rüyası'nın  Shakespeare'nin 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' adlı eserinden esinlenildiği yazılıdır. Bu eser, Shakespeare'nin cadılardan söz ettiği tek eseri değildir; Othello, Romeo-Juliet, Hamlet, Antonius-Kleopatra eserlerinde de cadılardan ve takım taklavatlarından yararlanılır.
Cadılar, dünyaca ünlü klasiklerden, sinemalardan öte mitolojide, dinde ve tarihte de yerini almıştır. Katolik inancın baskısı sonucu dirildiği ileri sürülen cadılık, yeni dinin bastırmaya çalıştığı Paganizmdir. Yunan mitolojisinden herhangi bir kitapta bir satır bile olsa sözü geçer. Yunan tanrıçası Diana'nın ilk cadı olduğuna inanılır. Paganizm de cadılık dinin parçası iken Hrıstiyanlıkla birlikte dine, topluma ve hatta doğaya karşı olduğu ileri sürülür ve tüm kuralları çiğnediği kabul edilir. Toplum söylentiler üretir, söylentiler söylentileri doğurur, toplum kendi söylentilerine inanır. Bazı ormanlar ve kasabalar cadı söylentilerinin çokluğu nedeniyle haritalarda süpürgeli, kazanlı cadı tasvirleriyle işaretlenmiştir. Kraliyet saraylarında düzenlenen balolarda yapılan valsler cadı ayinlerinden esinlenilmiştir.

Avrupa'da Fransa, İskoçya, İngiltere, Almanya 17.yy. ve 18.yy. cadı kazanı gibi kaynar. Essex, Suffolk, Norfolk'da çok sayıda cadı duruşması yapılır. Binlerce insan idam edilir. Devletler cadılar için yasalar düzenler. Kilise Engizisyon Mahkemelerini kurar, kitaplar yayınlanır. Cadıları belirlemek için Ortaçağ karanlığının cehaletiyle kullanılan yöntemler sonucu Avrupa'da binlerce, Avrupa'dan Hindistan'a yüzbinlerce insan cadı suçlamalarıyla halk tarafından linç edilerek, katledilerek, devlet tarafından idam edilerek öldürülmüştür. Bu yöntemlerden sıkça kullanılanlar, Kutsal Kitap'la tartmak, suya daldırmak, acıya karşı duyarlılığını ölçmek üzere iğne batırmak, yakmaktır. Benler, siğiller, birden fazla meme ucu, dövme, hemoroit ve daha birsürü şey belirtiler arasındadır. Kutsal Kitap'tan referanslar için, Avrupa'da geçen ilginç cadı hikayeleri ve cadı duruşmaları için biraz tutucu olmakla birlikte ciddi bir araştırma ürünü olan Büyünün, Cadılığın ve Okültizmin Tarihi edinilebilir.

Cadılar üstüne birkaç söz edildi, şimdi masal olan eskiden korkuydu, eskiden kısıt olan şimdi kazanç ve gülünç olan ölümdü. Sizcede zeki ve hınzır tarafımız cadılık değil mi?


Jale Özgür
jaleozgur@hotmail.com





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: