MÜZİK ODASI

Zorn ve Bataille

Halil Turhanlı - 2 Şubat 2012

Geçen hafta John Zorn'un özellikle Painkiller ve Naked City topluluklarıyla yaptığı müziğin şiddet boyutu içerdiğini, Astronome'nin müziğinde de böyle bir boyutun bulunduğunu ve onun müziğindeki şiddetin "kötünün metafizkçisi" George Bataille'ın felsefesine, romanlarına duyduğu hayranlıkla doğrudan bağlantılı bulunduğunu belirtmiştim. Biraz açacağım bu konuyu; özellikle Leng Tch'e CD'si üzerinde duracağım.

Naked City topluluğunun 1992 yılında Japonya'da Toys Factory (Oyuncak Fabrikası) adlı alternatif şirket tarafından yayımlanan Leng Tch'e yarım saatten biraz daha uzun tek bir parçadan oluşuyor. Sludge (çamur) metal, grincore, özgür caz bileşimden oluşan ve armonik yapıyı reddeden, armonik gelişme ve ilerlemeye izin vermeyen gürültü estetiği.

Zorn CD kapaklarına büyük özen gösteriyor, kapaklardaki imgeleri müziğin bütünleyicisi sayıyor. Mangalardan, Japon porno filmlerinden alınmış kışkırtıcı imgeler var bazı kapaklarda. Leng Tch'e CD'sinin kapağında ise Eros'un Gözyaşları'ndaki o dehşet verici fotoğrafı kullanmış. Bataille'da gördüğü ilk andan itibaren saplantı haline gelen fotoğraf. 1905 yılında Pekin'de halka açık olarak gerçekleştirilen bir infaz fotoğrafı bu. 

Zorn ve Bataille

Leng Tch'e ( bin kesikle öldürme ) adı verilen ve Mançu hanedanlığı döneminden geçen yüzyıl başlarına kadar uygulanmış olan bu infaz tarzının özelliği kurbanın ( mahkumun ) bedeninin parçalara ayrılarak, bıçaklarla kesilerek , organları koparılarak öldürülmesi. Kurbana afyon veriliyormuş. Ama bu onun acıyı az hissetmesi için değil de, işkenceyi, acıya biraz daha katlanmasını sağlamak, işkenceyi uzatmak, ölümü geciktirmek için yapılıyormuş.

Bataille 1920'lerin sonlarında psikanaliz tedavisi gördüğü günlerde doktoru Adrian Borel göstermiş bu fotoğrafı ona. Bataille da 1961 yılında yayımlanan, erotizm ve şiddet, cinsel esriklik ve dinsel aşkınlık arasındaki ilişkiyi, bu ilişkinin tarihini ele aldığı Eros'un Gözyaşları'nın son bölümünde yer vermiş söz konusu fotoğrafa. Fotoğrafta bedeninde bıçaklarla yaralar açılarak infaz edilen kişi adam öldürme suçundan dolayı bu cezaya mahkûm edilmiş. Çin'de bu yolla infazı gerçekleştirilen son mahkummuş.

Resimde kolları kırılmış, gövdesinde yaralar açılmış erkek yarı baygın haldedir .Gözleri esriklik içinde kaymış, bilincini kaybetmiş, acının ötesine geçmiştir. Bataille onun yüz ifadesinden hem büyük bir ıstırap duyduğu, hem de haz aldığı, esriklik halinde olduğu sonucuna varmaktadır.

Bataille (cinsel ve dinsel) esriklik ile ölüm arasındaki yakınlığı vurgular. Ortak özellikleri ben'in eşik atlayarak,sınır geçerek, sınır ihlal ederek bir düzeyden bir başka düzeye geçmesidir. Her iki halde de bir eşik atlama, bir sınır ihlali, aklın ve bilincin disiplin altına aldığı sınırları aşma, homojenliğin ihlal edilerek heterojenliğin alanına geçiş söz konusudur.

Bataille'a göre edebiyatın, özellikle şiirin benzer bir boyutu vardır. Şiir ölüm gibidir. Okuru alışılmadık bir dilin içinde eritir, dağıtır, yok eder. Akla muhalif pek çok öğe püskürtür, onları bir patlamayla yayar. Zorn'un ses dünyası da böyle. Marki de Sade, Octave Mirbeau ve elbette Bataille romanlarının etkisi altında oluşturulmuş bir dünya bu. Ürpertici bir korku tiyatrosu, dehşet verici bir işkence bahçesi. Korkutucu olana, kötüye ve ölüme duyulan yakınlığın bilinciyle yaratılmış sınır ihlal edici bir müzik. Naked City'nin Grand Guignol albümü için kaleme aldığı notlarda şöyle diyor, Zorn: "Korkunun, terörün, kötünün ve ölümün cazibesi ırksal, kültürel, ve dinsel sınırlar tanımaz. Kolektif bilinçaltımızda yatar, bizleri halatlarla birbirimize bağlar. Kopmaya çalışırız, ama başaramayız. Sadece şiddetli bir travma ya da içten bir sanatsal vizyonla yüzeye çıkar, bizlere gerçekte hep orada olduğunu hatırlatır."

Bataille toplumsalın ve öznelliğin farklı iki alanından, iki kategorisinden söz eder: Homojenlik ve heterojenlik. Homojen toplum ve varoluş tarzı üretim ve üretkenlik, fayda ve durağanlık gibi özelliklerle tanımlanır. Homojen toplumda hayat belirli normlara bağlanmış, belirli kurallara indirgenmiş, her türlü şiddet ilke olarak dışlanmıştır. Oysa heterojen toplum bambaşka bir dünyadır. Homojen toplumun yasakladığı hemen her şey heterojenliğin alanı içindedir. Tabular, kutsal şiddet, aşırılık, israf… Homojen toplumun asimile edemediği , bu nedenle de tehdit saydığı her şey…

Bataille 1928'de yayımlanan "Soyu Tükenmiş Amerika"(L'Amerique disparue) başlıklı denemesinde Kolomb öncesi kültürleri inceler , Meksika'daki Aztek kültürü ile Peru'nun İnka uygarlığını kıyaslar. Bataille'a göre İnkalar'ın bürokratik, hiyerarşik bir örgütlenmesi vardı; bu disiplinli örgütlenme, bu düzenli yönetim sayesinde İnka uygarlığı genişliyordu . Sistematik gelişme ve büyüme amacıyla örgütlenmiş, altının göz kamaştırıcı bir parlaklık kazandırdığı, fakat ancak havasız bir varoluşa izin veren homojen bir uygarlıktır bu. Sanatsal yaratıcılık açısından çok yoksuldur.

Oysa, Aztekler hayatı aşan, bu dünyanın ötesine taşan aşırılıkları seviyor, ölümü hayatın uzantısı olarak görüyor, hayat ve ölüm arasında süreklilik kuruyorlardı. Muzır tanrılar için grotesk, dehşete düşürücü heykeller yapmışlardı. Aztek uygarlığını harekete geçiren, canlılığını veren ise ölüm, kaos, kurban ve kandı. Aztekler bazen çıldırmış gibi davranıyorlardı. Kanlı kurban törenlerinde rahip kurbanın göğsünü bıçakla yarıyor, henüz atmakta olan kalbini çıkarıp en yüce tanrı kabul edilen güneşe tutuyordu.

Heterojenlik bütünlüğü bozar. Kurban (lanetli pay) toplumu heterojenliğe açar, heterojenliği toplumsal hayata sunar. Böylesi bir bütünlük bozma ve açılış bireysel bir eylemle, bireysel düzeyde de gerçekleşebilir. Van Gogh da ayna karşısında kulağına yaptığı bıçak darbesiyle beden bütünlüğünü bozma, bedenin sınırlarını ihlal etme ve heterojenliğe açılma girişiminde bulunmuştu .

John Zorn'un müziğinin eklektik olduğunu söylemiştim. Yukarıdaki açıklamalardan sonra düzeltiyorum: Onun şiddeti ve esrikliği kucaklayan, sınırları zorlayan, tabularla oyun oynayan müziği heterojendir. Bu müzik Van Gogh'un sargılı kulağıyla dinlenmeyi talep ediyor.

(Birgün Gazetesinden alınmıştır.) 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: