MÜZİK ODASI

Yeni Melek'te Sahne Sanatı Dersleri?

Sadi Tirak - 31 Ekim 2006


14 Eylül 2006 İstanbul

Taksim, Yeni Melek Gösteri Merkezi

ATLANTİS MÜZİK Festivali

Atlantis Müzik firmasının 2001 yılındaki Megadeth'in ilk İstanbul konserinin ardından, 5 yıl sonra yeniden konser organizasyonları düzenlemeye başladığı serinin ilki "Atlantis Müzik Festival" adıyla gerçekleşti.


Ülkemizden Sabhankra, Almanya'dan Necrophagist, İsrail'den Orphaned Land ve İsviçre'den Samael gruplarının katıldığı etkinliğe maalesef yeterli seyirci katılımı sağlanamadı. Oysaki 29 Ocak 2005 tarihindeki İstanbul konserinde 700 küsur bilet kesip, sold-out bir şov sunan Orphaned Land'in yanında, ikinci İstanbul şovları için uzun süredir beklediğimiz Samael ve yine 2005 yılında Kreator'un çıkamadığı İzmir Rock Festivali'nde sahne alan ve oldukça etkileyici bir performans sergiledikleri kulaktan kulağa yayılan Necrophagist'in bu etkinliğin grup kadrosunda yer alması, en azından 1000'e yakın insanın bu konsere geleceği hissini uyandırmıştı bizlerde. Fakat beklenen olmadı ve bu 3 grubu yaklaşık olarak 400 kişi izledi. Sahne alan son grup Samael sırasında ise bu sayı 100'e kadar düştü neredeyse. Neyse
Biz işi sahnede olan bitenler boyutundan ele alalım
İlk grup Sabhankra, biz mekâna vardığımızda inmişti. Sonrasında aldığımız duyumlar grup ile organizasyon arasında sahne süresi konusunda bir anlaşmazlık ve maalesef birtakım sürtüşmeler yaşanmış. Olayın iç yüzünü tam olarak bilmiyoruz ama iş, grup sahnede son şarkılarını çalarken ses sisteminin kapatılmasına kadar varmış.

NECROPHAGIST: Günün ikinci grubu Necrophagist'di. Ailesi Trabzon Sürmeneli olan fakat kendisi doğma büyüme Almanyalı olan Muhammed Suiçmez'in frontmanliğindeki grup, enstrüman kullanımları açısından ağızları açık bıraktıracak bir performans sergiledi. Özellikle davulcuları takip edilemez ataklarıyla izleyenleri kendisine hayran bıraktı.

Grup 45 dakikalık sahne süreleri boyunca çok sıkı bir Death Metal ziyafeti sundu. Hızlı, teknik ve son derece vurucu
Genel anlamda tek sorunları vokalist/gitarist Muhammed'in sahne duruşunun "fazla Chuck Schuldiner" olması ve imajının ise günlük kıyafetlerden oluşmasıydı bizce. Tabii kimilerinin onun bu "sıradan ve bizden" haline hasta olduğunu da eklemek gerekiyor.
Şarkı anonslarını Türkçe yapan Muhammed'in şarkılardaki kükreyen vokal performansı ise başlı başına heyecan verici bir durumdu bu konsere dair. Daha önceden Necrophagist dinlemişliğim olmadığı için çaldıkları şarkıların neler olduğunu da yazamıyorum fakat sahneden indiklerin ana onları bir önceki sene İzmir'de izlemiş olanların övgülerine sonuna kadar hak vermeye başladığımı belirtebilirim.
Sıradaki grup o gece salonda en fazla izleyici ve hayrana sahip olan Orphaned Land'di.

ORPHANED LAND: "El Norra Alila" albümlerinin 10. yılı şerefine özel bir setlistle sahne alan grup, etkinlik içerisinde en uzun sahne süresine sahip gruptu aynı zamanda. "El Norra Alila" adlı albümlerini baştan sona çalan grup diğer albümlerinden de en sevilen parçalarına yer verdi playlistinde.

Yine gayet güler yüzlü, sıcak ve içten oldukları sahnede izleyenleri eğlendirmesini çok iyi bildiler. "Estarabim" cover'ı yine yapıldı ve sahneye yine dansöz çıkarıldı.  Zaten sadece bu özellikleri ile bu grup Türkiye'de seviliyor dedirtiyorlar zaman zaman.
Gitarist Yossi'nin güler yüzlü ve sıcak tavırları, artık neredeyse Türkçe konuşabiliyor olan vokalist Kobi'nin hareketli ve eğlenceli sahne üslubu, bass gitarist Uri Zelcha'nın grubun death metal kanadını temsil eden "metalik" sahne performansı ve headbangleri, konserin aklımıza kazınan kareleri olarak kalmış durumda. Sahne sürelerinin biraz uzun olması ise Samael için sabırsızlanan kesim için biraz can sıkıcı oldu açıkçası. Fakat yaklaşık 2 saatin ardından Orphaned Land yine çok eğlenceli geçen bir konserini daha tamamlamış, sahneden alkış sesleri arasında iniyordu.
Artık Samael için nefesler tutulmuştu.

SAMAEL: 1998 yılındaki o meşhur Kreator/Samael konserindeki iğrenç tezahürata (S*kilmiş Samael!) gönderme yapanlar olur mu acaba diye beklerken "bir kısım kendini bilmez :p" o malum tezahürata başladılar. Fakat bu sefer, o tezahüratın ilk yapıldığı andaki duruma göre büyük bir farkla. Bu sefer o şekilde bağıran kesim kahkahalarla gülüyordu aynı zamanda :)

Ve gecenin son grubu Samael nihayet sahne almıştı. O ana dek neyle karşılacağından habersiz olan bendenizin aklında; Mart 2006 Testament konseri sonrasında Yeni Melek'in konser atmosferi olarak ulaşabileceği son noktaya ulaşmış olmasından mütevellit, bu mekândaki konserlerden artık keyif alamayacağımı düşünüyordum. Fakat Samael öyle bir performans sergiledi ki Bu düşüncemde ne kadar yanıldığımı anladım.
Onlar sahnedeyken 2000 kişilik mekânda yaklaşık 150-200 kişi kalmıştı fakat grubun karizmatik frontman'i Vorph'un muhteşem enerjik sahne sunumuna etki etmemişti bu seyirci azlığı. Hatta tüm grup sanki binlerce kişi önünde çalıyormuşçasına tutkulu ve istekliydi sahnede. Sanırım bizim gruplarımızı ile yabancı gruplar arasındaki en önemli farklılıklardan biri de işte bu tutum.
Onları sahnede öylesine ruhlu bir atmosferdeyken izlemek, gençliğimizin önemli fon müziklerinden olan o şarkıları öylesine enerjik bir sahne performansı ile yaşamak inanın anlatılması zor şeyler. Kısacası tam anlamıyla bir "sahne şovu"ydu Samael'inkisi
Bir dönem sıklıkla dinlediğim gruplardan biriydi fakat kendilerinden uzaklaştığım bu dönemde bile beni bu denli etkileyebilecekleri aklımdan geçmezdi. Böylesine ustalıkla sergilenen bir sahne şovunu daha fazla insanın izlemesini isterdim sadece. Konsere dair tek olumsuz şey seyirci sayısıydı çünkü
Konser sonrasında konuştuğumuz tüm dostlar seyircinin azlığından yakınırken, Vorph'un bir orkestra şefi misali grubu yönlendirdiği Samael performansının müthişliğinden dem vuruyordu!

Kısacası Atlantis Müzik Festival mükemmel bir şovla son bulmuştu. Kim bilir Samael'i bir daha nerede ne zaman izleyebiliriz? Ya da öyle bir şans bir daha yakalanır mı?

Teşekkürler Atlantis Müzik ekibi



Fotoğraflar: Selin Mutlucan






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: