MÜZİK ODASI

Unutulmaz Bir Yazın Son Büyük Coşkusu

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006


30 Temmuz 2006 İstanbul
Beşiktaş, Kuruçeşme Arena
DEPECHE MODE Konseri

Sanırım Türkiye'de gerçekleşmesine en uzun zaman kala açıklanan konserdi bu. Ben 7 ay olarak hatırlıyorum. Bu aslında festival/konser kültürü olan birçok ülkede normal bir olaydır. Gruplar turne tarihlerini aylar öncesinden belli eder ve açıklarlar. Ve bu söz konusu gruplar da dünyanın en büyük müzikal markaları arasındaysa biletler konsere aylar kala tüketilir. Bu olayın normali budur. Tabii ülkemizde buna benzer durumlar henüz gerçekleşmiyor ama en azından İstanbul böylesine devasal prodüksiyonların altından kalkabilecek bir şehir olduğunu kanıtlamaya başladı.


Hiç kuşkusuz 2006 yazı döneminin Sting, Roger Waters, Deftones, Guns N' Roses ve Whitesnake ile birlikte en büyük konser olayıydı Depeche Mode konseri de.


Depeche Mode özellikle 90'lı yıllardan itibaren yükselişe geçmiş ve sürekli zirveye oynamış gruplardan biri. Şu an ise dünyanın neresine giderlerse gitsinler kapalı gişe konser vermesi garanti olan sayılı gruplardan biri.


Grubun 2001 yılında, gidenler tarafından anlatıla anlatıla bitirilemeyen ilk İstanbul konserini kaçırmış olmam ve o yıllardan sonra Depeche Mode müziğinin hayatımda daha fazla yer kaplaması neticesiyle, grubun bu ikinci İstanbul konserini iple çekiyordum.


Daha önceden Sting, Roger Waters ve Guns N' Roses konserleri ile bizleri büyülemiş olan Kuruçeşme Arena'da gerçekleşen ve unutulmaz 2006 yazının son büyük konseriydi bu konser ve saatler 21.00'a yaklaştığı sırada mekândaydık. Beşiktaş'ta karşılaştığım ve yol boyunca bana eşlik eden Çağlan ve Selis'e selamlarımı yollarken, konser öncesi bir de bira ısmarlayan Çağlan'a ayrıca teşekkürlerimi yolluyorum buradan tekrar.


Sahne alan her iki ön grubu da izlemedik. Zira içeri girdiğimizde Depeche Mode'un sahne almasına dakikalar vardı.


Mekâna girip sahneyi net görebilecek rahat bir yer aramaya başlamamla, bu konserin o tarihe dek hayatımda izlediğim en kalabalık konserlerden biri olduğunu anlamam aynı anda vukuu buldu. 15bini aşkın insan arasında sahneyi net görebileceğim tek yer olarak ise mekânın en arkasındaki, sahneye en uzak yerdeki duvarların önüne konulan büyük beton sokak saksılarının üstünü seçmiştim. Evet, yüksekteydim ve Kuruçeşme Arena'yı genel olarak ilk defa bu kadar net görebiliyordum. Üstelik sahneyi de çok çok rahat görüyordum, ilk defa bu kadar uzakta olsam da


Birkaç dakika sonra alanda kısık sesle çalan müzik kesildi, ışıklar söndürüldü ve son zamanlara duyduğum en yüksek çığlık korosu biranda yükseldi.


Tüyler ürpertici bir intronun ardından 80'li ve 90'lı yıllara damgasını vurmuş en büyük müzikal topluluklardan biri olan Depeche Mode sahnedeydi. Üstelik de harika bir şekilde dekorlandırılmış olan bir sahnede

Başlanan ilk şarkı ile birlikte ise yaklaşık 2 saat boyunca nefes kesici bir performans sundu grup bizlere. Sahnedeki 3 ve toplamdaki 5 adet dev ekrandan yapılan video-art gösterimleri ise bu konseri hayatımda izlediğim en başarılı görsel şovlar arasına sokmuştu. (Zirvede tabii ki Roger Waters var!)


Dave Gahan'ın seyircilerle konser esnasında diyaloga girmediği bilinir. Fakat sahnede bu kadar enerjik olduğunu daha önceden bilmiyordum kesinlikle. Seyirciyi mıknatıs gibi kendine çeken karizmasının anlatılabilecek bir unsur olmadığı kanaatindeyim. Yaşlandıkça daha da etkileyici bir sahne üslubuna kavuşuyor bu adam. Üstelik de kelimenin tam karşılığıyla bir dakika olsun yerinde durmadı! Doğal olarak da tüm gözlerin odak noktasında en çok bulunan adam da oydu! Güçlü yorumuna, inanılmaz temposuna, kendine has sahne üslubuna, hal ve tavırlarındaki cool havayı estirmeye kariyerinin 26. yılında aynen devam eden bir frontman'i izlemenin keyfini yaşıyordu İstanbul o gece.

Boğaz; "Precious", "Stripped", "In Your Room", "I Feel You", "World In My Eyes", "Personal Jesus" ve tabii ki "Enjoy The Silence" gibi efsanevi Depeche Mode klasiklerine eşlik eden 15bini aşkın insanın coşkulu haykırışlarıyla yankılanıyordu o gece! Bu güzelliğe, bir nevi kendi evinde çalıyor olan (uzun bir süredir bir Türk kız ile birlikte ve senenin turne dışı bölümlerini Türkiye'de geçiriyor) grubun beste fabrikası gitarist Martin Gore da kendi söylediği 4 şarkı ile katkıda bulundu o gece! O gece müziğin insanları bir araya getirişinin ve ortak bir eğlence unsuru yaratışının görkemliliği kutlanıyordu adeta! Dave Gahan bağırdıkça bağırıyor, kalpler onun istediği hızda atıyordu o gece. Kolonlardan yükselen o tarifsiz melodiler boğazın serin suları üzeride bir serenat yaparak kulaklarımıza ulaşıyordu. Ellerimiz kızarana kadar bu büyük müzikal olayı alkışlıyorduk o gece! O gece hepimizi biliyorduk kelimelerin gereksiz olduğunu ve hepimiz kapılmıştık kaliteli müziğin bizi başka boyutlara taşıyan o karşı konmaz büyüsüne


Fotoğraflar: www.kurucesmearena.net





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: