MÜZİK ODASI

Tarihin Akışında Helloween

Sayat Ayık - 23 Ocak 2006

Helloween'in hikâyesi 70'li yılların sonlarında Almanya, Hamburg'da başlar. Gitaristler Kai Hansen ve Piet Sielck, Gentry adlı bir grup kurarlar. Grup, 1981 yılında bas gitara Markus Grosskopf (ex-Traumschiff) ve davula Ingo Schwichtenberg'in geçmesiyle ismini Second Hell olarak değiştirir.

Sielck ses teknisyeni olmak üzere ayrıldıktan sonra ise grup tekrar ismini değiştirir ve Iron First adını alır (Sielck daha sonraları Gamma Ray, Blind Guardian, Grave Digger gibi gruplarda ses teknisyenliği yapar. Halen, kurucularından olduğu Iron Savior grubunun gitaristi ve lead vokalistidir). Micheal Weikath (ex-Powerfool) Iron First'e katıldığında yıl 1982'dir. 1984 yılında ise grup küçük bir plak şirketi olan Noise'in "Death Metal" adındaki toplama albümüne iki şarkı ile katılır ("Metal Invaders" ve "Oernst Of Life"). Grup bu dönem ismini de tekrar değiştirir ve nihayet "Helloween" adını alır. Yine bu dönem grubun logosu da şekillenir.

1985 yılında grup beş şarkılık ilk kısa albümü (EP) "Helloween"i yayınlar. Aynı yıl ilk uzun çalar "Walls Of Jericho" ve EP "Judas" arka arkaya yayınlanır. "Walls Of Jericho" grubun ciddi bir çıkış yapması sağlar. Albümün turnesinde Hansen'in gitar ve vokali birlikte yürütmekte zorlanması sorun olmaktadır. Bu yüzden grubun bu çıkışı Hansen'i önemli bir karara zorlar ve Michael Kiske (ex-III Prophecy) çok genç yaşta (17) grubun yeni vokalisti olur. Takvimler 1987'yi gösterirken grubun yarattığı iki cd'lik konseptin ilk bölümü "Keeper Of The Seven Keys Part I" ortaya çıkar. Albüm hem dinleyicilerden hem eleştirmenlerden çok olumlu tepkiler alır (Albümdeki Tommy Newton/Tommy Hansen ortak prodüksiyonu da daha öncekilerle kıyaslanamayacak ölçüde başarılıdır). Bünyesinde barındırdığı hitlerle "Keeper Of The Seven Keys Part I" ciddi bir satış rakamına ulaşır. Doğal olarak dinleyici kitlesini de arttıran grup 1988'de ise ikinci bölümü yayınlar. Aslında iki albümü birden aynı anda yayınlamak istemiştir grup fakat plak şirketi ticari kaygılarla bunu uygun görmemiştir. Bu değerli malzemeyi tek elden harcamak istememiştir. Albüm yayınlanınca plak şirketinin haklılığı ortaya çıkar. "Keeper Of The Seven Keys Part II" adlı ikinci bölüm de beklenen ilgiyi fazlasıyla görür (Bu arada elemanlar "Helloween"/ "Walls Of Jericho"/ "Judas" albümlerini bir cd'ye toplarlar). En sevilen Helloween albümleri olan bu iki cd'lik konseptin ardından Kai Hansen gruptan ayrılır ve Gamma Ray'i kurar. 1989'da Hansen de kadrodayken oluşan "Live In The U.K." adlı konser kayıtları yayınlanmıştır. Bu kayıt Avrupa'da "Live In The U.K." adıyla alıcı karşısına çıkarken Amerika'da  "I Want Out – Live" adıyla Japonya'da ise "Keepers Live" adıyla satışa sunulur.

Aynı yıl Hamburglu bir başka gitarist Roland Grapow (ex-Rampage) Hansen'in boşalttığı mevkiye geçer. Helloween'in o dönem yaşadığı büyük patlama onları daha büyük bir firmayla çalışmaya zorlamaktadır. Grup yeni albümü için Amerika yayın hakları konusunda EMI ile anlaşırken diğer yanda Noise Records iki best of birden yayınlar: "The Best, The Rest, The Rare” ve "Pumpkin Tracks”. Yine bu sırada Noise Records grubun Avrupa dışında albüm yayınlamasını yasal yollarla engeller. Grubun Avrupalı olmayan (özellikle Amerikalı) sevenleri grubun artık varolduğundan bile emin değildir (Bu dönem yaşananları Avrupa metalinin, Amerika kıtası ve Britanya'dan uzaklaşmasının sebeplerinden biri olarak görmek mümkün).

1991'e gelindiğinde ise grup üç yıl aradan sonra nihayet yeni gitaristiyle ilk albümünü yayınlar: "Pink Bubbles Go Ape”. Grup tutturduğu çizgiyi bu albümde bozmaz. Herşey yolundadır. Arkadan gelen "Chameleon” (1993) yayınlanmadan önce yaşanan görüş ayrılıkları albüme de yansır. İkiye ayrılan grupta tarzın değişmesini savunan Kiske ve Schwichtenberg galip gelirler. Tarzını oldukça değiştiren Helloween'in tarihinin en az sevilen albümü bu olur. 1994 yılında grup Castle Communications ile anlaşırken, bu olay öncesinde rahatsızlanan Ingo ve solo çalışmalarına yönelmek isteyen Kiske gruptan ayrılırlar. Vokale -daha önceden Weikath'ın gözüne kestirdiği- Pink Cream 69'dan Andi Deris, davula da Gamma Ray'den Uli Kusch geçer. Grup aynı yıl yayınladığı "Master Of The Rings” ile eski günlerine döner. Bu dönemde grup nihayet Avrupa dışında da albümlerini yayınlatmaya başlamıştır.

1995 yılında ise talihsiz bir olay yaşanır ve Ingo Schwichtenberg intihar eder. 1996'da yayınlanan ve Ingo'ya adanan "The Time Of The Oath” albümüyle grup yine ilk günlerindeki istikrarına kavuşur. Albüm en iyi Helloween albümlerinden biri olarak değerlendirilir. Grubun bir başka konser kaydı "High Live” yine bu yıl ortaya çıkar. 1998 yılı ise grubun en üretken yıllarında biri olur. Hem grupla ilgili bir çok dökümanın olduğu bir set olan "The Pumpkin Box” hem de taze bir albüm "Better Than Raw” yayınlanır.

Bu taze albümle grup yapacağı yükselişin ilk sinyallerini vermektedir. "Karaoke Remix Vol. 1-2” adlı remixler de yine bu yıl yayınlanırlar. Helloween'in Abba, Faith No More, Scorpions, Jethro Tull, David Bowie, Beatles, Deep Purple gibi önde gelen grup ve sanatçıları kendi tarzına uygun yorumladığı "Metal Jukebox” 1999'da gün ışığına çıkar. Bu yılın sonlarına doğru müzik şirketini değiştiren grup Nuclear Blast ile anlaşır.

"The Dark Ride” (2000) Helloween'in ikinci farklı albümüdür (ilki "Chameleon”).  Yine oldukça başarılı bir yapıt ortaya koyan grubun o meşhur neşeli havasından eser yoktur. Grup bu kez hayatı olabildiğince ciddiye almıştır. Ayrıca prodüksiyon olarak da en güçlü albümlerinden biri bu olur (Roy Z ve Charlie Bauerfeind ortak yapımıdır). Nuclear Blast, kendisiyle yapılan bu ilk albüme yatırım yapmaktan çekinmiştir. O dönem Manowar'ı bünyesine katmasıyla ve In Flames'in Amerika'yı fethetmesiyle yakaladığı başarıya odaklanmayı daha doğru bulmuştur şirket. Helloween için çekilen yüksek bütçeli bir klibi MTV'ye göndermemeye kadar vardırmıştır bu zihniyetini. Andi Deris'in keşfettiği bu durumdan grup haberdar olmadan önce uydurulan sebep ilginçtir: "Zamanınız geçti”. Andi Deris klibi MTV'ye ilettiğinde ise MTV'nin tepkisi aynı olmaz, klip dönmeye başlar. Plak şirketinin kurbanı olan albüm, "Chameleon”dan sonra Helloween tarihinin en az satan albümü olmuştur. Bunlar üzerine plak şirketiyle kısa yoldan anlaşmayı bitirmek ister grup. 2002 yılında doyurucu, yeni bir best of çıkar: "Treasure Chest”. "Rabbit Don't Come Easy” (2003) grubun nispeten karanlıktan çıktığı eski neşeli havasına girdiği bir albümdür. Grup bu albümle ikinci baharını yaşadığını herkese kanıtlar. Grup albüm öncesi yaşadığı iki önemli kayıbı Roland Grapow ve Uli Kusch (Masterplan adlı grubu kurarlar), Sascha Gerstner (ex-Freedom Call/gitar), Stefan Schwarzmann (ex-Accept, ex-UDO/davul) ile doldurur. Nuclear Blast defteri de artık kapanmıştır. Grup cephesinde tüm bunlar yaşanırken "The Eastern Tribute to Helloween” (1999), "The Keepers Of Jericho Part I-II” (2000, 2002) adları altında yaşadığımız dönemin yeni heavy-power metal gruplarının da katıldığı saygı albümleri yayınlanır Helloween adına.

2005'de grup yine bir eleman değişikliği ile karşımıza çıkmaktadır ve davulda Stefan Schwarzmann'ın yerini Dani Loeble (ex-Rawhead Rexx) alır (yeni albümün ön hazırlıklarında Schwarzmann da yardımını esirgememiştir). Yine bu yıl yeni şirketi SPV ile yaptığı -kasım ayı başında çıkan- "Keeper Of The Seven Keys: The Legacy" albümüyle tekrar sevenlerinin karşısındadır grup. Tüm bu bilgiler ışığında Helloween'in Power Metal adına ilk yapıtları ortaya koyduğunu söyleyebileceğimiz gibi, gerek grup içindeki elemanların solo kariyerleri, gerekse gruptan ayrılan elemanların kurduğu yeni gruplar dikkate alındığında bir fabrikadan farksız olduğunu da belirtebiliriz

NOT: Metni okuyan ve takıldığım, yanıldığım noktalara açıklık getiren Çağlan Tekil'e teşekkürler

Kaynaklar:
Metal Hammer, Non Serviam, www.helloween.org






Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: