MÜZİK ODASI

Staind Up!

Ertan Aslan - 7 Mayıs 2012

Bundan yıllar önce boyalı dergilerden birinde bu adamlarla ilgili şu başlık atılmıştı : "Acıların Grubu"…

Staind Up!

İşin aslı böyle miydi diye merak edenler için söylemek gerekirse Staind 90'larda kendini Nu-Metal'de bulmuş karamsar ve öfkeli dimağların en naif ve hüzünlü idolleriydi…Korn ve Limp Bizkit gibi iki Nu-Metal devinin desteğini de arkasına alarak 1996 ve 1999'da çıkardıkları Tormented ve Dynsfunction albümleriyle ABD'deki kitlelerini iyice sağlamlaştıran grup 2001 piyasaya sürdükleri ve bir Nu-Metal başyapıtı haline gelen Break The Cycle albümü onların bu başarısını taçlandırmakla kalmayıp ünlerini bir bakıma tüm dünyaya duyurmalarını da sağladı…Ayrıca 2002 yılında MTV stüdyolarında kaydettikleri Unplugged albüm bile bu grubun ana akım müzik piyasasında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun kanıtı olarak görülebilir… Grubun yükselişi tabii ki ilerleyen dönemlerde de devam etti.2003 yılında çıkardıkları 14 Shades Of Grey albümü onların ellerinde bulundurdukları başarılarına pek fazla bir şey katmamış olsa da bulundukları yeri ve Metal camiasındaki saygınlıklarını koruması açısından önemliydi…Fakat 2005'deki Chapter V ve 2008'deki The Illusion Of Progress albümleri grubun takipçileri için birer hayal kırıklığı olmaktan öteye gidemedi…Gerek sound gerekse tavır açısından beklentileri karşılayamayan bu iki albüm sonrasında davulcu Jon Wysocki gruptan ayrılma kararı aldı… Fakat yine bu dönemde grup farklı bir çizgiye doğru yönelmişti bile.Solist Aaron Lewis'in buram buram memleket kokan Country albümü Town Line 2011 yılında piyasaya çıktığında dinleyiciler grubun müziğinin gidişatı hakkında az çok fikir sahibi olmaya başlamışlardı. Özellikle 2000'lede etksini tekrar tüm dünyada hissettirmeye başlayan güney etkileşimli Metal sound'u etki alanını taa Massachusetts'teki Kuzeyli arkadaşlarımıza kadar genişletmiş olacak ki grubun kendi adını taşıyan 2011 çıkışlı albümü önceki Staind albümlerine göre daha sert bir sound a sahipti ve sırf bu yüzden bile beğenimize sunulan ilk şarkıları Eyes Wide Open ve Not Again beni fazlasıyla heyecanlandırmaya yetmişti. 2011 yılının Eylül ayında albümün piyasaya çıkmasından hemen sonra albümü dinlediğimde dikkatimi çeken en önemli şey biraz önce bahsettiğim gibi grubun daha da sertleşen sound u olmuştu.Davulu devralan Will Hunt Black Label Society'nin 2010 çıkışlı Order of The Black albümündeki gibi dağınık stili ve sert tuşesiyle grubun olabilecek en güçlü sound unu yakalamasında önemli paya sahip.Mike Mushok PRS Signature serisi bariton gitarlarıyla Will Hunt'ın gücüne güç katmış ve basçı Johnny April önceki albümlerin aksine daha ön planda olan bas partisyonlarıyla bu üçlüyü tamamlamıştı.Aaron Lewis'in vokal stilindeki değişimler,şarkılarda kullanılan gitar soloları ve hepsinden önemlisi Wannabe adlı şarkıda Snoop Dogg ile yapılan düet Staind ve Nu-Metal severlerin yüzlerini fazlasıyla gülümsetmişti. Ayrıca Aaron Lewis önümüzdeki aylarda yayınlayacağı ikinci solo albümünden Endless Summer adlı single'ı dinleyicilere sunmuş bulunmakta.Şu sıralarda grup turnesine tam gaz devam etmektedir… Kısacası Staind,Aaron Lewis önderliğindeki yürüyüşüne geçmişte yaşanan kesintilere rağmen emin

adımlarla devam ediyor…2000'lerin ortalarında düşen popülaritelerine rağmen piyasa içinde bu günün normlarına göre yer edinmek yerine köklerine sımsıkı sarılarak ve ilerleyen yaşlarının verdiği olgunluğu da bununla birleştirerek oyunu kendi kurallarına göre oynamayı tercih ediyorlar ve bu tavizsiz duruş belki de onların bizden sonraki jenerasyonlar için kült bir grup olarak anılmalarının



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: