MÜZİK ODASI

Sentezik Metal'in Sıcak Gülümseyişi...

Sadi Tirak - 31 Aralık 2005


29 Ocak 2005 İstanbul
Taksim, Action Club (Eski Kazablanka) Gösteri Merkezi
ORPHANED LAND Konseri

İlk kez 22 Aralık 2001 tarihinde bu ülkeye konser vermek üzere gelmiş fakat haftalık bar programı izleyicisi kadar bir kitleye çalmış olan İsrail'in Metal 'yetimleri', sadece çaldıkları "Mutlu Ol Yeter" cover'ı ile akıllarda kalmışlardı. O yıllarda "The Beloved's Cry" isimli çalışmalarıyla çoktan 3. albümlerine imza atmış bir grup olan Orphaned Land; yüzünü batıya çevirmiş bu ülke Rock/Metal dinleyicisinin perspektifinin dışındaydı. Fakat ilerleyen zamanlarda giderek büyüyen grup, 2004 yılında öyle bir albüm yaptı ki (bkz. "Mabool") sadece bizlerin değil, neredeyse tüm Avrupa Metal piyasasının dikkatini çekti.


Geçtiğimiz senenin en 'Metal' organizasyonlarından Rock The Nations 2 Festivali'nde ilk gün akşamı oldukça sıcak, cana yakın ve samimi bir performans sunmuş olan grup, bu kez de Erkin Koray'dan "Estarabim" şarkısını Türkçe söyleyerek uzun süre dillerden düşmemişti.


Rock/Metal dinlemeye yeni başlayan yeni nesil için bir geçiş kapısı niteliğine de sahip olan ve melodik bir Doğu-Batı sentezi sunan Orphaned Land; son 2 yılın Türkiye Metal organizasyonları arasında en şaşırtıcı konserlerden birini 29 Ocak 2005 gecesi Action Club'ta gerçekleştirdi.


Host Productions'ın geçen seneki Therion, Almora ve Rotting Christ konserlerinin ardından bir sonraki organizasyonu olan bu konser; 800'e yakın insanı ağırlaması ve Action Club salonunu hemen hemen full doldurması bakımından oldukça şaşırtıcıydı.


İstanbul bol yağışlı ve soğuk bir gün yaşarken o kadar insanın önce dışarıda, ardından da salonun içinde toplam 2,5 saat bekletilmesi hiç hoş bir durum olmasa da, hatırı sayılır konser geçmişimiz ve tecrübelerimiz, bizi neyse ki açıklanan konser başlama saatinden iki saat sonra mekâna yöneltiyor.


Ön grup LIL'i daha önce hiç dinlemeyen biri olarak merak içinde olsam da, elemanlar sahnedeyken arkadaş sohbetleri çevirmekle meşguldük. Biz salonun doluluğundan, Host Pro.'dan Onur'un 'ballılığı'ndan, daha önce grupla RTN'ye gelen Angel'in yokluğunda yeni yetenekler keşfetmeye(!) çalışırken, İzmirli grup ilginç sahne kostümleriyle ve soft Metal sound'lu şarkılarıyla sahne sürelerini dolduruyorlardı. Son şarkı olarak 'Dimebag' anısına seçtikleri Pantera şarkısı "I'm Broken"ı güzel çaldıkları kadar güzel de söyleselerdi keşke diye düşünürken sahne sürelerini yarım saat tutmaları ise akıllıcaydı.


Mekânın karanlık atmosferinde, yetersiz ışıklandırmalı ve seyirciyle neredeyse 'iç içe' olan sahneye Orphaned Land saat 21.45'de çıktı. Son albüm "Mabool" ile aynı adı taşıyan şarkının giriş kısmıyla salonda oluşan hareketli, hoplamalı-zıplamalı, headbang'li, göbek atmalı, alkış ve ıslık sesli ortam toplam bir buçuk saat boyunca temposuna kısa ve ufak ödünler vererek de olsa devam etti.


İsrailli grup sahnede yine olanca güler yüzlü ve sıcak tavırlarıyla izleyenleri coştururken, o izleyenlerin tahminimizden fazla hatta yer yer (özellikle dansözün sahneye çıktığı anlarda) aşırı fazla coşması salondaki tek tük hareketsiz canlıdan biri olduğumu hissettiriyordu. Darbukalı bölümlerde ise birçok insanın biranda 'Metalci' kimliklerinden sıyrılarak umursamaz tavırlarla göbek atma figürlerindeki yeteneklerini sunmaları, zaten konserin genelinde gitar sesleri pek duyulmamışken, bir de üstüne sağda solda elleri havada 'kıvıran' insanların olması, grubun yaptığı müziği sınıflandırmakta ve konserin hitap ettiği kitleyi çözümlemekte zorlayıcı unsurlar oldu.


Grubun vokalisti Kobi Fahri o alıştığımız mikrofon tutuşu, sahnedeki yan duruşu, puşisini sallaya sallaya izleyenleri coşturması ve yaptığı 'Seviyorum Turkey', 'Yavrum Benim' ve 'Sağ olun, Teşekkürler' gibi anonslarla tüm dikkat ve sempatileri topluyorken, biz özellikle bassçı Uri Zelcha'nın o karizmatik sahne duruşuna, 'Lemmy-vari' bass çalış tavrına ve o uzun partisyonlardaki headbang'lerine odaklanmıştık.


Grubun en sevilenlerinden ve RTN 2'ye gelenlerin birlikte en çok poza sahip oldukları gitarist Yossi Saharon ise o içten gülümsemesini tüm konser boyunca yüzünden neredeyse hiç eksik etmiyordu. Üstelik enstrümanından çıkan sesin, konserin %90'ında çok az duyulabilmesine rağmen...


Sahnedeki iki yarı-çıplak elemandan Eden Rubin klavyesi ile sahne kenarında, Avi Diamond ise davul setinin arkasında pek ön plana çıkamadılar. Gerçi Avi 5 dk.yı aşan bir davul solosu yaptıysa da, yılbaşındaki Destruction konserinde olan insanlardan biri olarak ve Marc'ın o inanılmaz davul solosuna tanık olmuş biri olarak bir daha öyle bir davul solosunu canlı izleyebileceğimi tahmin etmiyorum.


Bayan vokal bölümlerinde gruba eşlik eden Shlomit Levi ise güzel sesiyle Doğu-Batı, Metal-Oryantal sentezinin sahnedeki tamamlayıcı unsurlarından biriydi.


Konseri izleyen kitlenin genelinin "Sahara" ve "El Norra Alila" albümlerindeki şarkılara özellikle nakarat bölümlerinde hep bir ağızdan eşlik etmesi; "Mabool" öncesi grupla pek alâkası olmayan biri olarak hem beni o gün bilmem kaçıncı kez şaşırtmış hem de grup elemanlarını oldukça sevindirmişti.


Kobi'nin "A Neverending Way"in ardından "Here's Is Our Home" (Burası Bizim Evimiz) demesi de grubun seyirciden ne kadar memnun olduğunu gösteriyordu zaten.


Son iki şarkı "Norra El Norra" ve "Estarabim" sırasında ise salondaki eğlence oranı %99'du diyebilirim. Hatta öyle ki; salonun dışında CD satış standı kurmuş olan 'Hammer Müzik' elemanları bile bu şarkılar sırasında yerlerinde duramıyor, şarkılara -sahneyi görmemelerine rağmen- eşlik ediyorlardı.


Kısacası bir Orphaned Land konseri daha eğlence düzeyi tavan yapmış bir şekilde sonuçlanmıştı. Hem de artı olarak sold-out bilet satışıyla, ilk iki İstanbul konserine nazaran çok daha hareketli bir izleyici kitlesiyle ve dansözlü oryantal dakikalarla...


Host Productions'ı bir konserin altından daha başarıyla kalktıkları için kutluyor, bir dahaki organizasyonlarda kapıda yaşanan beklemelerin en aza indirilmesini talep ve umut ediyoruz.


Son bir söz de Orphaned Land'e: O samimi tavırlarından ve seyircileri ile aralarında kurdukları o yakın bağdan vazgeçmedikleri sürece, o güzel müziklerini en azından bu topraklarda birçok kişiye dinletmeye ve onları eğlendirmeye devam edecekler...


 


PLAYLIST :
MABOOL
OF TEMPTATION BORN
THE KISS OF BABYLON
SEASONS UNITE
BIRTH OF THE THREE
ALDAIR AL MUKADISA
MEDLEY + DRUM SOLO
LIKE FIRE TO WATER
A NEVERENDING WAY
ORPHANED LAND (THE STORM STILL RAGES INSIDE)
OCEAN LAND
FIND YOURSELF DISCOVER GOD
EL MEOD NA'ALA
ORNAMENTS OF GOLD
THE BELOVED'S CRY
THE STORM STILL RAGES INSIDE (AKUSTİK)
NORRA EL NORRA
ESTARABİM



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: