MÜZİK ODASI

Sanal Dünya Ve Rock'n'roll

Sadi Tirak - 9 Nisan 2006


Günümüz dünyasının hiç kuşkusuz en önemli teknolojik gelişimlerinden biri internet. Bilgi ve iletişim çağındaki insanlığın git gide vazgeçemediği bir tutku halini almaya başlamış ve şimdilerde ise gelişmiş toplumlarda adeta bir gereklilik olarak nitelendirilen bu teknoloji; var olduğu ve yaygınlaştığı ilk dönemlerden itibaren birçok sektörde olduğu gibi müzik sektöründe de önemli bir görev üstlenmiş durumda. Bu yazının konusu ise sanal dünyanın, Rock'N'Roll dünyası üzerindeki etkileri

İnternet teknolojisi bugünkü kullanım şekli ve amacına geçtiği 90'lı yılların ikinci yarısında, ilk dönemleri boyunca aslında pek çok insan için değeri bilinmeyen bir hazine niteliğindeydi. Neyse ki bu konuda büyük şirketler insanlığın yardımına koştu da, web sitesi adı altındaki sanal platformlar teker teker açılmaya (on-line olmaya) başladı. Başlarda TV ekranlarından ulaşılabilen teleteks sayfalarından pek farkı olmayan bu siteler; yerini hızla yeni tasarımlara ve daha da önemlisi dopdolu içerikli sayfalara bıraktı. Özellikle içerik anlamında ne derece sınırsızlığa ulaşılabilindiği de anlaşılınca, artık web sitelerinin önünü kimse kesemezdi. Ve nitekim kesemedi de


95-99 yılları arasında dünyadaki uluslar arası hemen hemen tüm büyük şirketler (sektör fark etmeksizin) web sitelerini geliştirmeye ve daha da önemlisi bu siteleri insanlara reklâmlarla duyurmaya başladılar. Dünyada ilk web sitesi reklâmları da bu döneme denk gelmektedir zira. İnsanlar arasında TV ve telefondan sonra en hızlı yayılan teknolojik alet olan bilgisayarlar; tüm dünyada özellikle 90'ların sonlarına doğru daha da büyük bir hızla internet erişimine uygun duruma geçmeye başladı. Bu sayede sanal dünyanın kapıları kişisel kullanım için de sonuna kadar açılmıştı. Bu dönemlerde büyük bir hızla kişisel web siteleri on-line olmaya başladı. İnsanlar için ve özellikle de bu teknolojiyi en çok kullanan 13-30 yaş arası kitle için, mesafe fark etmeksizin dünyanın herhangi bir yerindeki bir insana veya bir bilgiye ulaşabilme özgürlüğü büyük bir nimetti açıkçası. Kısa süre içinde, daha yeni milenyuma dahi girilmemişken dünya üzerinde sanal âlemlerde dolaşanların sayısı milyonlarla ifade edilmeye başlamıştı bile.


2000'li yıllara girildiğinde ise dünyada artık web sitesi olmayan şirket, kurum, kuruluş ve devlet organı neredeyse kalmamıştı. Üstelik 20'yi aşkın dilde web sitesi vardı artık tüm dünyada. İnternet sayesinde birkaç tıkla ulaşılabilecek olan bilgi dağarcığı ise rakamlarla ifade edilemiyordu artık. Özellikle arama motorlarının da hem sayısal hem de öznitelik bazında hızla artış göstermesiyle artık internet erişimi olan her insan istediği her bilgiye kolayca ulaşabiliyordu. Evet, bu inanılmaz bir şeydi!

Müzik dünyası ise sanal dünyanın en büyük nimetlerinden olan "bedava ve sınırsız paylaşım" özelliğiyle daha çok ilgileniyordu. Özellikle de müzik dinleyicileri için bedava şarkı paylaşımını sağlayan mp3 formatı ve download, paha biçilmez bir hazineydi adeta. Dünya üzerindeki tüm profesyonel grupların (hatta amatörlerin bile) büyük bir hızla resmi web siteleri açılmaya, on-line olmaya devam ederken; hemen hemen tüm müzik şirketleri, ajanslar, stüdyolar, menajerlik ve promosyon şirketleri büyük bir hızla her şeylerini internet sayfaları üzerinden açıklamaya devam ederken, bir yandan da düşündükleri ve üstesinden gelmek zorunda oldukları en büyük sorun da hızla artan mp3 paylaşımı konusuydu. İnternetin gücü ve etkisi önlenemez bir hızla yayılmaya devam ederken, internet üzerinden en çok download edilen (indirilen) dosyalar da mp3, film ve resimler oluyordu. Tüm dünyada albüm satışlarını bir anda tepetaklak eden mp3 formatına karşı, çeşitli zamanlarda çeşitli merciler tarafından bazı yasaklar uygulanmaya çalışılmışsa da sonuç hep başarısız olmuştu. Ta ki 2000 yılında Metallica'nın bu işe sesini yükseltmesine kadar


Grup adına olayla bizzat ilgilenen Lars Ulrich ve avukatlar ordusu uzun süren davalar ve mahkeme oturumlarından sonra istediklerini elde etmişlerdi. Dönemin en büyük mp3 paylaşım programı Napster önce kapatıldı, ardından ise mp3 paylaşımını paralı yapması koşuluyla işlevine devam etmesine izin verildi.

İnternetin o güne dek müzik dünyası üzerindeki en büyük etkisi de olumsuzluktan kurtarılmıştı bir bakıma. Fakat buna karşı olanlar da vardı. Bazı grup ve sanatçılar mp3 formatını desteklediklerini açıkladılar. Savunmalarını ise en kolay yoldan en çok insana ulaşabilme rahatlığı kisvesi ile açıklıyorlardı. Sonuçta mp3 paylaşımı yasak olmasına ve yasal olmamasına karşın şu veya bu şekilde hala devam etmektedir. Özellikle ülkemizde "korsan" adında yasadışı bir sektörün dahi oluşmasına ön ayak olabilecek derecede

Müzik dünyası için internetin en büyük nimetlerinden mp3 formatı çok büyük bir etki ve tepki, arz ve talep yaratmışsa da sanal âlemin bu sektör üzerinde çok önemli başka etkileri de olacaktı.


Her şeyden önemlisi tabii ki haber alabilme hızıyla ilgiliydi. Artık müzikseverler aylık ya da haftalık müzik dergilerini beklemeksizin tüm dünyada olan biten müzik adına tüm haber ve gelişmeleri istedikleri an birkaç tıkla öğrenebiliyordu. Bu durum da aslında bireyler açısından çok faydalı olsa da özellikler dergicilik sektörünün belini büken gelişmelerin başında geliyordu. Dünyaca ünlü Rolling Stones, Kerrang!, Metal Hammer, NME gibi dergiler ise çareyi, içeriklerindeki haber ağırlığını azaltmakla ve sadece özel içerik dosyalarıyla işin içinden çıkmakta bulmuşlardı.

Sonrasında ise ülkemizde hâlâ devam ediyor olsa da sokaklardaki konser afişleri dönemini bitirdi bu sanal dünya teknolojisi. Artık konser haberleri için de bakılması gereken yerler; tıpkı başka birçok şey için bakılması gereken ilk yerler oldukları gibi yine bilgisayar monitörleriydi. Bilet satış siteleri, promosyon şirketlerinin siteleri ve grupların kendi resmi siteleri konser haberi olayında en yarıntılı bilgileri içermeye ve isteyen her insana ulaştırmaya başlamıştı artık.


Tüm bunların yanında internet kullanımının bu denli artmasında en önemli rollerden birini oynayan "kişisel siteler" de müzik dünyası içindeki hızını arttırmaya başlamıştı. 21. yüzyıldan itibaren kişisel sitelerin müzik dünyasındaki önemi, teker teker açılan ve dur durak bilmeyen fan siteleri ile artıyordu. Önceleri dünyaca ünlü dev grupların fan siteleri açılmaya başlamıştı. Sonrasında ise artık tüm grupların fan-club işlemleri tamamen internet siteleri üzerinden yapılmaya başlandı. Artık neredeyse bazı resmi grup/müzisyen sitelerinden bile daha hızlı haber ulaştırabilen fan siteleri mevcut. Pek çok büyük grubun resmi web siteleri ise bazı fan sitelerinin yanında haber verme hızı ve içerik zenginliği gibi konularda zayıf kalabiliyor.

Kişisel siteler bu denli artmışken, birdenbire türeyen web-zineler ise artık Rock/Metal dünyasının vazgeçilmezlerinden olmuş durumda. Neden özellikle Rock/Metal için geçerli olduğunu ise müzik dünyasında kişisel internet kullanımının en çok interaktiflik gösterdiği türleri olması açıklıyor sanırım.


Ülkemizde de özellikle 2000'li yıllardan itibaren Rock/Metal içerikli kişisel sitelerin sayısı büyük bir hızla artmaya başladı. Bu oluşumların ilklerinden biri de Delikasap.com'du. Ardından ise önce gruplara ithafen fan siteleri açıldı. Özellikle Iron Maiden, Metallica, Manowar gibi grupların resmi olmayan fan siteleriyle Türkçe dili kullanılan Rock/Metal içerikli web-siteleri çoğalmaya başladı.

Derken forum adı verilen sana yazışma platformu Rock/Metal içerikli sitelere de yansıdı ve ortaya şöyle bir durum çıktı. Eskiden internetin olmadığı dönemlerde Rock Barlarda iki-üç arkadaşın bir araya geldikleri zaman çevirdikleri Metal muhabbetleri şimdi onlarca hatta yüzlerce kişi forum adı verilen bu sanal platformlarda gerçekleştiriyordu. Bu müziğin bu ülkede ayakta durmasını ve bu günlere gelmesini sağlayan eski kitle ise bu "mp3 Metalcileri" adını taktıkları nesilden ve onların bulunduğu bu tarz sanal platformlardan uzak durmayı tercih etti. Tabii böyle olunca da bu forumlarda herkes Rockstar, herkes müzik yazarı, herkes eleştirmen, herkes ses teknisyeni ve herkes konser organizatörü kesiliverdi. Olayın global anlamda yurtdışındaki örneklerinde bu tarz şeylerin yaşandığına pek ihtimal vermesem de sonuçta Rock ve Metal'in henüz 15-20 yıllık bir geçmişinin olduğu ülkemizde durum bundan ibaretti bir müddet.

Olayın bir başka yönü de Rock/Metal müziğin "gerçek" dinleyicisinin azalmasıyla ilgili. Eskiler bu tabiri çok kullanırlar: "Müzik artık Chat yaparken arka planda fon müziği olmaktan öte bir şey değil bu yeni nesil için." Sanal yaşamlar, sanal kişilikler arttıkça bu müziğe verilen değer ve önem de azalmaya başladı. Artık bir albümün çıkması için sabırsızlıkla beklenmiyor, o albümü satın alabilmek için birtakım şeylerden feragat etmeniz gerekmiyor. Çünkü mp3 çağı her şeyi kolay ve zahmetsiz bir şekilde hallediyor. E tabii emek harcamadan, özveride bulunmadan sahip olunan şeyin de kıymeti bilinmiyor vs. vs.


Şu an için yerli Rock/Metal web-zine ve forumlarının sayısı oldukça artmış durumda. Fakat olay içerik kalitesi, Türkçenin doğru kullanılması gibi konulara geldiğinde iyi bir iş yaptığına inanabilecek olan site neredeyse yok. İngilizce içerik olarak kaliteli örnekler hepimizin bildiği gibi çok sayıda mevcutken, yerli oluşumlarda kalite standardı henüz Rock/Metal içerikli sitelerde çok düşük seviyelerde maalesef. Tabii bunda bu siteleri kullanan kullanıcı kitlesinin de profili önemliŞu an yerli Rock/Metal sitelerinin hemen hepsindeki kullanıcı kitlesinin çoğu "müziğe bütüncül olarak bakamayan" ve hayatlarını da genellikle bilgisayar başında geçiren, olayın sosyal boyutuyla (konserlere ve etkinliklere katılma hususlarında) pek alakaları olmayan insanlardan oluşuyor ve muhabbetler de doğal olarak "Abi Metallica ne paragöz grup, şu grup davayı sattı pop oldular, nu-metal ne kötü müzikvs" den öteye gidemiyor. Blue Jean dergisinin ilk dönemlerindeki o meşhur okuyucudan gelenler sayfalarındaki atışmaların 2000'li yıllardaki internet versiyonları gibi Fakat istisnalar da yok değil. Delikasap ve DüşlerVeKabuslar ortamı kullanıcı ve içerik kalitesiyle şu an tüm yerli Rock/Metal oluşumları arasında sıyrılmış, kendilerine özgü konum sahibi olmuş siteler. Fakat bu gibi sitelerin çoğalması gerekiyor. Zira artık bu müziği dinleyen kesimin hemen hemen hepsi sanal ortam bağımlılarından oluştuğu için, Rock ve Metal'in bilinçli dinleyici kazanmasında web-sitelerinin önemi de doğal olarak çok büyük oluyor.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: