MÜZİK ODASI

Rock'n'roll Tutkusu Nedir?

Sadi Tirak - 31 Ağustos 2006


28 Temmuz 2006 İstanbul
Maslak, Park Orman
WHITESNAKE Konseri

Özellikle 80'li yıllarda Amerika'da şaha kalkmış gruplardan biriydi Whitesnake, aslen 70'lerde kurulmuş olmasına rağmen. 80'ler Hard'N'Heavy gençliği; aşkı, dönemin en büyük aşk şarkılarından biri olarak kabul edilen "Is This Love?" eşliğinde sorguladı. En azından bizim nesile aktarılanlar bu şekildeydi. Bir dönem efsanevi Deep Purple kadrosunda da yer almış ve "Burn", "Stormbringer" ve "Come Taste The Band" gibi önemli albümlere imza atmış David Coverdale ve grubu Whitesnake, 28 Temmuz 2006 gecesi İstanbul Parkorman'da Rock'N'Roll'a tutku ile bağlı olmanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlattı bizlere. Hem eski hem de yeni nesile Birkaç kuşağa birden aynı anda, aynı nefesle

Bizler ölümsüz notaların, kalpten haykırışların, duygu ve heyecanların insanlarıyız. Bize Rock'N'Roll'un kutsallığını aşılayan tüm müzisyenler gibi Whitesnake'e de saygımızı ve sevgimizi en yakından gösterebilmek için o gece Parkorman'daydık. Çünkü biliyorduk ki, sevgi eylem gerektirir. Çünkü biliyorduk ki yaşadığımız şu hayatta çok az şey bizi Rock'N'Roll kadar içten anlayıp, ifade edebiliyor.


Açıkçası fazla Whitesnake kültürüm yoktur. O yüzden bu konser için de "hayatımın konserlerindendi" nitelendirmesini kullanamayacağım. Fakat izlediğim en iyi Hard'N'Heavy şovu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Konserin organizasyonunu üstlenen Echoes Production'ın sahibi Bülent Burgaç'ın aylardır "o gece büyüleneceksin" demesinin sebebini, grubun sahnede göründüğü an girdikleri şarkı olan "Burn"ün başlaması ile anlamıştım diyebilirim. Hemen karşımızdaki sahnede çalan adamlar bu işi 25 yılı aşkın bir süredir yapıyorlar ve yüzlerinde hala ilk günkü heyecan seziliyor ve bu müziğe bağlılıklarının verdiği mutlu ifade hala aynen devam ediyordu.


Hepsi birbirinden yetenekli müzisyenlerden oluşan grup sahnede tam anlamıyla enerji saçıyordu. 50 küsur yaşındaki David Coverdale ise o muhteşem sesi ve karizmatik sahne üslubu ile dillere destan performansından bir şey kaybetmediğini gösteriyordu bizlere. Her haliyle 20'lik delikanlılara taş çıkarır görünümdeydi. Ve tıpkı Roger Waters gibi o da "güzel yaşlanmıştı"!

"Fool For Your Loving", "Don't Break My Heart Again", "Love Ain't No Stranger", "Is This Love?", "Guilty Of Love", "Ain't No Love In Heart Of The City", "Here I Go Again" ve "Still Of The Night" gibi birer Whitesnake klasiği olarak adlandırılan tüm o eşsiz parçalar çalındı ve bizler de Rock'N'Roll'un bu karşı konmaz etkisi altında nefeslerimiz kesilmiş bir şekilde izledik bu şöleni. 5bin kişilik seyirci güruhunun pek hareketli ve katılımcı olduğunu söylemesek de bunu o sırada umursayacak durumda değildik pek. Zira gözlerimizi biran olsun sahneden ayıramıyorduk!

Davulcu Tommy Aldridge davul seti başında döktürdükçe döktürüyor ("In The Still Of The Night" DVD'sindeki gibi bagetleri bırakarak elleriyle davul çaldığı ardından bagetlerine yeniden eline alıp sergilediği bateri solosunu alandaki hemen hemen herkes ağızları açık bir şekilde izledi diyebilirim), Doug Aldrich gitarıyla izleyenleri mest ediyordu. GN'R konserindeki "gitar soloları faciası"ndan sonra Doug Aldrich aklımızı başımızdan almıştı adeta. Gitar kahramanları hala yaşıyor arkadaşlar. Her zamanki güçleri de yerli yerinde!


Gecenin bizler için tek kötü yanı grubun sahnede 1,5 saat kalmasıydı. İnsan o büyüleyici atmosfere girdiği vakit bir daha kurtulmak istemediği için grup ne kadar uzun süre sahnede kalırsa kalsın kısa gelecekti bize gerçi. 50'i yaşını aşkın bir frontman'e üstelik de sahnede oldukça hareketli bir frontman'e sahip bir grubun uzun bir turne dahilinde olduğu düşünülürse 1,5 saatlik sürenin makul olduğu geliyor aklımıza ve bir şey diyemiyoruz.


Echoes Production'a biz Rock'N'Roll tutkunlarına böylesine güzel bir gece yaşattığı için teşekkür ederiz.



Fotoğraflar: Erdal Mahir Cüran





Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: