MÜZİK ODASI

Redd'in Donkişot'u Robokoplara Karşı

Sevinç Esnik - 30 Nisan 2011

"Gök gürler. Vakit akşam üzeri... Üç polis, karakolun duvarlarının dibinde buluşur.
 

BİRİNCİ POLİS: Nereye gitmiştin?
İKİNCİ POLİS: Domuz boğazlamaya...
ÜÇÜNCÜ POLİS: Sen neredeydin?
BİRİNCİ POLİS: Köprünün üstünde
                                   bir Hintli karı gördüm demin.
Kucağında kertenkele suratlı bir çocuk vardı.
Çocuk beni görünce başladı ağlamaya
                                               ağlamaya
                                               ağlamaya...
Karıya,
"Sustur şu piçi,
      Britanya polisine selam versin"
                                                     dedim.
     "Selam vermezse, kuyruksuz bir fare gibi
                                                        gebersin"
                                                                  dedim.
Ne sustu, ne selam verdi, kara kurbağa yavrusu.
Akıyordu su...
Akar suya fırlattım, bu zırlayan şeytan piçini.
Anası yüzüme bakıp,
                kara bir uçurum gibi çekti içini.
Dokundu rikkatime
                bu iç çekiş.                                 

                                                        Benerci kendini niçin öldürdü?  N. H.Ran

 

Redd'in Masal şarkısına çektiği video klibi izlediğim günden beri Nazım Hikmet'in bu şiiri aklımda dolanıp duruyor. Özellikle "Anası yüzüme bakıp kara bir uçurum gibi çekti içini…" mısrası kafamın içinde gidip gelmekte. Bu mısrayı yıllar önce neredeyse çocuk yaşta okumuştum, hiç aklımdan çıkmadı, o günden beri. "Kara bir uçurum gibi iç çekmek" nasıl bir şey olmalıydı ki .Takılmıştı kafama bu cümle o zamanlar. Bu mısraları, yıllar sonra daha iyi anladım. Bu ülkede büyüdüm ve anladım, bu cümlenin ne demek olduğunu. Meğer benim ülkem kara bir uçurum gibi içini çekenlerle doluymuş. Burası fikirleri yüzünden öldürülenlerin, tutuklananların, basılmadan toplatılan kitapların, "ucube" denilerek yıkılan heykellerin, "burada içki içiliyor" denilerek basılan sanat galerilerinin ülkesidir. Bir insan yazdığı kitapla, söylediği sözle, yaptığı resimle, yonttuğu heykelle kendini ifade ettiği için tutuklanıyor ya da susturuluyorsa nasıl var olabir ki bu ülkede?   

Redd grubunun "21" adlı albümünü ilk olarak, 2009 yılının ortalarında dinledim. Redd'i düzenli olarak takip etmeye, bu albümünü dinledikten sonra başladım. "21" insanı anlatan konsept bir albüm. 21'de insana dair acı, tatlı her şey var; doğmak, büyümek, isyan etmek, anlamak, mücadele etmek, var olmak ve ölmek...

Redd'in Donkişot'u Robokoplara Karşı

Grup bugünlerde 21 albümünün ilk şarkısı olan Masal'a bir klip çekti. Henüz televizyon kanallarının hiçbirinde görmedim fakat internetten izledim. Onlar da bu klipte "kara bir uçurum misali" çekmişlerdi içlerini. Sessiz kalmak onlara göre değildi belli ki. Televizyon kanallarında yayınlanmayacağını bile bile böyle bir klip çekmek, bazılarına göre çılgınlık gibi gelebilir. Fakat Redd'i, içine kapanıp köşesinde sinen rockçılardan farklı bir yere koymak gerekiyor. Onlar kendi deyişleriyle "rahatsız" bir grup. Bu rahatsızlıklarını da her daim dile getirmekten geri durmuyorlar. Yaptıkları müziğe gelirsek; muazzam bulduğumu söyleyebilirim. Duruşları ve yaptıkları müzik birbirini tamamlıyor.

Redd'in Donkişot'u Robokoplara Karşı

Masal video klibi, Redd'in bu ülkede oluşturulmaya çalışılan korku, paranoya, sessizlik üçgenine verdiği tepkisidir ki grubun kendisi de resmi web sayfalarında buna dair bir açıklama yayınlanmıştır..



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: