MÜZİK ODASI

¿QUE HAY EN MADRID? - MADRİD'DE BAŞKA NE VAR NE YOK? (1. Bölüm)

Rumble Tayfun - 30 Ekim 2008
Şehr-i Madrid'imiz de geldiğimden beri neler oldu neler bitti kısaca bir özetleyecek bu yazıyı da bir ele alasım geldi.Madem geldik yeni bir başlangıç yaptık bu şehirde, sportif olarak da bir değişiklik yapayım ama Kore sporu geleneğini bozmayalım deyip Türkiye'de okulu olmayan diğer bir Kore mücadele sanatı olan Kuk Sool Won disiplininin bir okuluna yamandım.

Girişinde Dünya Hapkido Birliği başkanı 9. Dan, Doo Hyung Cho'nun fotoğrafı olan bir flyer buldum birgün posta kutusunda. 'Oha lan herife bak Cho hocanın öğrencisiymiş!' bir görmek lazım salonunu diye düşündüm. Bir baktım Cho üstadın bizzat kendi salonuymuş adam karşımda dikiliyor. Kaçmaz bu fırsat deyip hemen kaydoldum ama bana göre değilmiş, Hapkido'nun antrenman pratiğinden sıkıldım açıkçası. Ama Cho hocaya laf yok. Muazzam bir insan. Keşke çok param olsaydı, istediğim çizgide bir antrenman programına girebilseydik.

Neticede aradığım şeyi Otonomların üniversitesinde buldum. İlla Kore de Kore diye faşizanlık yapmanın lüzumu yokmuş.

Antifaşist Hardcore/ Alternatif tayfası doğru olanı yapmış, canavar gibi Angel hocayı bulup getirip koymuşlar işin başına Jiu-jitsu öğreniyorlar bir güzel. Hatta başka birşey daha söyleyeyim zor inanın. Bu faaliyeti üniversite yönetimine ders olarak kabul ettirmişler.

Yani hangi fakültenin hangi bölümümde okuyor olursanız olun, Jiu-jitsu antrenmanlarını ders olarak alıp, dönem sonunda Angel hoca'nın kuşak terfi sınavından geçerseniz, 2 krediyi cebinize koyuyorsunuz. Gerçek bir hayat disiplini eğitiminin yanında, karşınıza dikilme gafilliğinde bulunan faşist bir unsurun, bu salaklığını burnundan getirme imkanına sahip oluyorsunuz. Öz yurdum Türkiye'de, bu tip şeyler internet forumlarında ahkam kesmek suretiyle yapılıyor. Netice de ortaya, forumlarda binlerce entry sahibi olan fakat oturup kendi CVsini yazmaktan aciz amorf yaratıklar çıkıyor. 'Bizim memlekette olmaz' deme ucuzluğu başka bir ipe un serme yöntemi olurdu ama o da olmaz zamanında İstanbul Üniversitesinde yaptık oluyor oradan biliyorum.   

Bu yağız delikanlıların dojosu tam aradığım ortamdı. Carmen'in de torpiliyle derslere dahil olup, hiç gocunmadan bu öğretiye dahil olmak için belime beyaz kuşağı taktım bu yaştan sonra. 
Dönem sonunda yine otonomların organizasyonuyla düzenlenen turnuvada Jose:
ve Ignacio dojomuza getirdikleri madalyalarla yüzümüzü güldürdüler.
Bu dönem iş saatleriyle çakıştığı için yalan oldu gidemedim ama civarda sıkı bir Jiu-jitsu dojosu bulma çalışmalarım sürüyor. Ziksen bırakmam artık hastası oldum. Japon terbiyesinin tadı başkaymış.Madrid ortamlarında daraldığımız zaman eğer bacanağı kandırabilirsem Guadalajara'daki yazlığında alıyoruz soluğu. Bacanak tabirine takılmayın, süper bir herif 80'ler tayfasından, hala amatör bir grupta (www.tanganarock.com) gitar-vokal yapıyor. İlaç gibi geliyor adama o ev. Fotoğraflarda da görüldüğü gibi çoluk çocuk ortamlarının adamı olduk ama boş durmuyoz, çekirdekten yetiştiriyom yeğenleri.
Gördüğünüz gibi Aitana tamam. Lucia'yı da HardCore style hazırlıyoruz mümkün mertebe:
Ama onlar çocuk olmayı daha çok seviyor :)Gerçi zaten güzel insan ama şu evin hatrına bile hayatta arayı bozmam bacanakla. Yaşasın Ernesto!

1. Bölüm Sonu.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: