MÜZİK ODASI

Progistanbul'un En Coşkulu Konseri

Sadi Tirak - 31 Aralık 2005


9 Nisan 2005 İstanbul
Taksim, Yeni Melek Gösteri Merkezi
PROGİSTANBUL Festivali, EVERGREY Konseri

Amerika, İngiltere ve Almanya gibi Rock/Metal müzik adına her daim önem arz etmiş ülkeler dışında, sadece belli bir tarza hitap eden festivaller pek sık gerçekleşen olaylar değildir. Hele ki Türkiye gibi; bu müzik adına sektörel bazda ciddi ve büyük adımların yeni yeni atılmaya başlandığı, yarı Balkanlar yarı Orta Doğu ülkesinde yaşıyorsanız bu tür organizasyonlar ancak hayallerde yaşanabilir-di. Evet -di diyorum, çünkü Rockİstanbul Org. şirketi bu seneden başlamak üzere her yıl Mart/Nisan aylarında düzenlenip gelenekselleşmeye doğru gidecek (en azından planlar şimdilik böyle) bir festival yapıyor artık.


Progİstanbul; adından da anlaşılacağı üzere bir Progressive Rock/Metal festivali. Fakat 'festival' denilince aklınıza hemen, birkaç gün içinde aynı mekânda düzenlenen konserler serisi gelmesin bu sefer. Bu festival toplamda 1 aylık bir süreye yayılmış ve haftada veya on günde bir etkinlik prensibine göre düzenlenen bir organizasyon. Ayrıca Orta Doğu ve Balkanlar'da bu tarzda düzenlenen ilk ve tek festival olma özelliğine de sahip olan Progİstanbul; açılışını 17 Mart tarihinde bir DVD gösterimi (Dream Theater - Live At Budokan) ile yaptı. Ardından 27 Mart'ta Kemancı'da gerçekleşen sessiz sedasız Enchant konseriyle de festivalin ilk konseri düzenlendi. Sessiz sedasız olmasının en büyük sebebi hiç kuşkusuz bu festivalin organizasyon şirketi ve sponsorlar tarafından yeterli reklâm ve tanıtımının yapılamamasıydı.


9 Nisan'da gerçekleşen Evergrey konser tarihi yaklaşana dek tanıtım olayına yeterli ağırlığı vermeyen organizasyon, Evergrey konserine bir hafta kala İstanbul'un belli başlı tüm noktalarını afişlerle donatmıştı.


Bu festivalin en çok ses getirecek konserlerinden biri olacağı, program açıklandığından beri tahmin edilen Evergrey konseri, hiç de olması gereken kalabalıkta gerçekleşmedi ne yazık ki.


Geçtiğimiz yıl Kilyos, Solar Beach'te düzenlenen ilk Rockİstanbul Festivali'nde sahne alan ve izleyenlere oldukça hareketli bir performans sergilemiş olan İsveçli grup, 500'ü aşkın kişiye yine bol gürültülü, bol melodik ve olabildiğince dinamik bir şov sundu.


Mekâna vardığımızda salondaki büyük boşluk ilk olarak dikkatimizi çeken unsur olmuştu. Bir önceki etkinlik olan Sepultura konserinde neredeyse adım atacak yer olmayan salonda, bu sefer ortam bana oldukça boş gelmişti doğrusu. Fakat o sırada sahnede olan Northern Lights, izleyenlerine öylesine sıkı bir Rock'N'Roll gösterisi sunmakla meşguldü ki, mekandaki insan sayısından çok sahneye odaklanmak gerekiyordu. Bundan önceki izlediğim tüm NL konserlerinden sonra üzerine basa basa belirttiğim gibi bu ülkeden çıkmış en iyi sahne sunumlarından birine sahip olan ve enstrümantal hakimiyetleri en üst seviyelerde olan elemanlardan kurulu NL, bu sefer Yeni Melek'in göz kamaştırıcı sahnesindeydi. Üstelik grup o gece hiç olmadığı kadar profesyonel gözüküyordu.


Sahnedeki hareketlerinden tutun da, giyindikleri 80'ler Rock'N'Roll'u tarzındaki kıyafetlerine kadar tam bir profesyonellik taşıyordu grup o gece. Zaten grubun gitaristleri Alen ve özellikle de Serhat ülke standartlarımıza göre 'aşmış' gitar kabiliyetine sahip çocuklar oldukları için izleyenler gözlerini sahneden ayıramıyordu, tıpkı bundan önceki tüm NL konserlerinde olduğu gibi.


Grup; "Fire Of Hate" adlı (yerli piyasamız için standartların üzerindeki ilk kayıtlardan olan) demo albümlerindeki şarkılarının ve Queensrcyhe'dan "I Don't Believe In Love" cover'ının dışında "The Bridge" ve "Where I Never Been" adlı iki adet yeni şarkısını da ilk defa seslendirdi o gece. Uzun alkış sesleri arasında sahneden inen Northern Lights bir kez daha oldukça başarılı bir konserini daha geride bırakmış oluyordu böylece.


NL'nin sahneden inmesinin ardından yaklaşık 1 saatlik bir aradan sonra ise gecenin asıl grubu, İsveç'in yeni dönem bombalarından Evergrey sahne aldı.


Özellikle grubun 'ön adam'ı Tom S. Englund başta olmak üzere sahnede 5 coşkulu ve kıpır kıpır adam, ilk şarkıyla birlikte öylesine bir headbang şov yaptılar ki Birkaç şarkı boyunca ben dahil birçok kişi gözümüzü kırpmadan ve ağzılar açık bir şekilde takip ettik grubu.


Her şeyden önce Evergrey; sahnesi şahane olan bir grup. Organizasyondan arkadaşlara sadece bu yüzden bile teşekkür etmemiz gerekiyor bence. Çünkü sahnede nefes kesici güzellikte ve hareketlilikte bir grup vardı o gece ve peş peşe patlattıkları şarkılarıyla izleyenleri adeta 'mest' ediyorlardı.


Henrik Danhange gitarıyla, Michael Hakansson bassıyla, Rikard Zander müthiş melodiler savurduğu klavyesinin başında, Jonas Ekdahl davul setinin başında ve tabii ki Tom S. Englund hem sesi, hem jest ve mimikleri hem de Fernando(Moonspell), Schmier(Destruction) ya da Derrick Green(Sepultura)'i aratmayacak devasal görüntüsüyle bizlere ''taşı toprağı Metal İsveç'ten boş grubun çıkmayacağı'' tezini doğruluyorlardı adeta! "I'm Sorry", "Recreation Day", "A Touch Of Blessin" ve "Blinded" gibi en sevilen şarkılarını da çalmaktan geri kalmayan grup, yaklaşık 2 saate yakın bir süre sahnede kaldı ve bir kere bis yaptı. Özellikle vokalist Tom'un sıcak, sempatik ve samimi tavırlarıyla az ama 'öz' olan seyirciyi etkisi altına alan grup, kendilerini henüz dinlememiş ve haliyle de konserlerine gelmemiş olan çoğunluğun neler kaçırdıklarını tahmin edemeyecekleri, oldukça coşkulu ve eğlenceli bir konser verdi.


Böylesine dinamik bir sahne performansı izlettirdikleri için hem Evergrey'e hem de grubu getiren Rockİstanbul yetkililerine teşekkürü borç biliriz!



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: