MÜZİK ODASI

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi

Orçun Onat Demiröz - 14 Ekim 2012

        Sahiden uzun bir uyku oldu. Üniversiteden mezun oldum, hemen sonrasında, ayağıma postalları kafama da kasketi geçirerek esas duruşa geçen sakıncalı bir piyade oldum ve derken ayazıyla ilik kurutan, nemrut ve karanlık Viyana'ya yüksek lisans için yerleştim. Taze hissetmeye başladım. Deri değiştirmişçesine yeni ve soğukkanlı bir hale geldim. Bu arada hızla akan yaşamıma ve olup bitenlere dair sürekli notlar alarak, günlük tutmaya devam ettim ama benim özümü oluşturan parçalardan biri olan müzik üzerine yazmaya, ya baştan çıkmaya hazır savruk hergeleliğim yüzünden vakit bulamadım ya da dinmek bilmez bir coşkuyla Ingeborg Bachmann'ın, Thomas Bernhard'ın, Stefan Zweig'in, Franz Kafka'nın hayaletlerinin izinde fink attığımdan fırsatım olmadı. Ve fakat şimdi yeniden duyumsuyorum. O halde geç kalmış bir Foo Fighters güzellemesiyle mevzuya dalayım.

        Hikaye; altın sarısı saçlarıyla parıldayan hüzünlü idol Kurt Cobain'in bir türlü aydınlatılamayan ölümünden kısa bir süre sonra (ki benim inancım, cazgırlık, yosmalık ve sinsilik konularında hatırı sayılır bir sükseye sahip Courtney Love'un, sosyopat olmuş adamcağızın mal varlığına konmak için cinayet işlediği yönündedir.) sevimlilik abidesi hınzır Dave Grohl' un bütün bu iç burkan, yürek dağlayan meselelerden uzaklaşmak ve kafasını dağıtmak için bir proje oluşturmasıyla başlıyor. Ve projenin adına, 2. Dünya Savaşı sırasında gökte tespit edilen ama ne oldukları anlaşılamayan objelere karşı kendilerini korumaya çalışan kanatlı birliklerin ismini uygun buluyor. Daha sonraları ise, tıpkı kıvrak yan flüt ustası Ian Anderson'un Jethro Tull isminden haz etmemesi gibi afacan Dave de Foo Fighters isminden haz etmemeye başlıyor. Hatta Foo Fighters'ın dünyanın en kötü ve en budala grup ismi olduğunu bile düşünüyor. Ama grubun ismini değiştirmeye lüzum görmüyor. Ki Dave bilmez ama bizim ataların dediği üzere: "İşi aynasıdır kişinin lafa bakılmaz."

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi

        Efsanevi baterist pala John Bonham'a öykünerek başladığı müzikal yaşamında, onun tanınmasını sağlayan Nirvana ayininden sonra, deneysel bir dürtüyle Foo Fighters (95) adında, bütün enstrümanları kendisinin çaldığı ve bütün prodüksiyonun kendisine ait olduğu bir demo kaydediyor. Ve aslında şarkı sözü yazmayı sevmemesine rağmen kelimelere ironik ve nüktedan bir şekilde dokunabilme yetisine sahip olduğunu görüyor. Ve içerisinde This Is A Call, I' ll Stick Around, For All The Cows gibi o döneme ait gizli hitlerin bulunduğu bu demo kaydı debut albüm haline dönüşüyor. İşte bu an tam da Arthur Rimbaud'nun dediği gibi, "Yeni bir sahne, yeni bir ses" anı oluyor. Kendisine turnede eşlik etmesi için ilk önce dost Krist Novoselic' e bir teklif götürüyor ama sırık Krist bu teklifi nazik bir biçimde reddediyor. (Ki kendisi hala Cobain' in ölümünden sonra yaşadığı travmadan tam anlamıyla kurtulabilmiş değil ve müzikten ziyade, politika ile sosyal aktivizme daha yakın.) Ama bir diğer eski dost klinkler şahı şen kahkahalı Pat Smear ikinci gitarist olarak grupta yer almayı kabul ediyor. Geriye davul ve bass gitar kalıyor ki Seattle'lı bir başka grup olan Sunny Day Real Estate' ten Nate Mandel ve William Goldsmith ivedilikle gruba ekleniyor ve ilk kadro böyle şekilleniyor. Turne sonrasında hemen ikinci albüm çalışmalarına başlanıyor fakat yetenek kumkuması Dave yeni albüm çalışmaları esnasında baterideki William'ın tekniği ve bakış açısıyla ilgili sorunlar yaşamaya başlıyor. Ki gerçekten Dave gibi ereksiyon halindeymişcesine bateri çalabilen bir uzmanın arkasında baget sallamak büyük sorun. Kendisine sürekli müdahalelerde bulunan pimpirikli Dave'le yapamayacağını çakozlayan William gruptan ayrılmak istiyor ama kendisinden ikinci albüm kaydı sonuna kadar beklenmesi isteniyor. Bu süre zarfında gerçek ve saf bir vurmalı çalgılar elamanı kılı kırk yararak aranıyor ve o zamana kadar kiraz dudak Alanis Morissette'le turlamış ve Sylvia adlı bir grupta çalan progresif müptezel Taylor Hawkins'e hoşgeldin deniyor. Tıpkı Dave gibi Taylor'ın da müziğe katmanlı ve boyutlu bir şekilde bakıyor olabilmesi grubun kimyasını inanılmaz bir şekilde sağlamlaştırıyor ki zaten Taylor kısa bir zaman sonra grubun ikinci adamı haline geliyor. İkinci albüm The Colour and The Shape (97) heyecanlı ve ahenkli bir ortamda kaydediliyor. Müzikal kompoziyonlar konusunda bir hayli aşama kaydediliyor fakat Nirvana ve Kurt Cobain ismi, masum ve güzel çocuklara kıyan uğursuz enik Freddy Krueger gibi peşlerinde dolanıp duruyor. (Annecinin!!!) Grup Nirvanaperestler tarafından alaşağı edilmeye çalışılıyor. Dave'e, Cobain'in ekmeğini yiyor olmak suçlamaları dahi yapılıyor ama Dave bunları kulak arkası ederek çalışmalarına odaklanıyor. Ve The Colour and The Shape piyasaya sürülüyor ve tüm Foo Fighters diskografisi içerisindeki en güzel parçalardan olan Monkey Wrench, My Hero, Everlong oldukça ses getiriyor. Ama Dave henüz ham olduklarını, müzikal uyumlarının, alt yapılarının daha rafine ve işlenmiş bir hale gelmesi gerektiğini düşünüyor. Vokal tekniğini daha steril bir hale getirmek için ise oldukça fazla mesai harcıyor. Bu esnada gece kovboyu Pat sıkıldığı ve hayatında başka uğraşlara yer vermek istediği gerekçesiyle affını istiyor ve süresiz bir tatile çıkıyor. Tam bir bütüncüllük ve süreklilik yakalamanın eşiğine gelmişlerken gene bir değişiklik meydana geliyor. Turne esnasında kendilerine yardımcı olmak için Dave'in Nirvana öncesi grubu Scream'den panpası olan Çelikgillerden Franz ekleniyor. Ama kendisi üçüncü albüm There Is Nothing Left To Lose'un (99) kayıtlarında bulunmuyor. Ve üç silahşörler olarak (Dave - Nate -Taylor) kayıda giriliyor. Bu albümün özelliği tam bir geçiş albümü olmasıdır. Çünkü bu albümün prodüktörlüğünde grunge ve garage rock kökenli afili grupları yakından tanıyan, Soundgarden gibi 90'lı yılların tozunu atmış bir grubun Down On The Upside (96) albümünü yapmış Adam Kasper vardır. Ve keza Adam etkisi de gruba hiç beklemedikleri bir şekilde Grammy kazandırır. Tabi her müzisyen Phil Collins gibi Grammy kazandım diye ortalığı velveleye verecek cinste değildir ve Foo çetesi de sadece işine bakmaya devam eder. Ve arkasından birçok Foo Fightersseverin en çok keyif aldığı albümlerden olan One By One'ın (02) hazırlıkları başlar. Çok kısa bir zaman içerisinde bir hayli gözde olmayı başaran gruba, ezgi yaratımında yardım ve kontrast ayarı için Chris Shiflett eklenir ve Adam Kasper' la beraberlik devam eder. Sonuç ise yükselmeye devam etmektir.

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi

        Cabbar Dave arkasına bakmadan söyler ve çalmaya başlar. "Çılgın bir imge gücüne sahip olanlar bunun karşılığında, şu büyük şiirsel yetiye de sahip olmalıdırlar; evrenimizin üzerinde son derece büyük bir rahatlıkla etki yapmak için, onu ve değerlerini yok sayma yetisi" der kötü tohumlu biricik edebiyatçı Jean Genet. Ve işte Dave de o yetiye sahip olmuştur, geçmişiyle ve kendisiyle yüzleşerek uçuşkan bir hal alabilmiştir sonunda. Bu uçuşkanlık hali kendisinde bir enerji patlaması ve aşkınlık sağlamıştır. Ve inanılmaz aktif bir hal almıştır. Queens of The Stone Age gibi stoner - psychedelic kökenli, 2000' li yılların en iyi gruplarından birisine konuk bateristlik yapmaktan, Killing Joke gibi tüm zamanların en avangart, en eksantrik gruplarından birisinin albümlerine kadar her yere uzanarak, her taşın altına elini sokmaya başlamıştır. Ama böyle bir tempo ve hareketlilik içerisinde kendi diskografilerinin en kapsamlı ve yoğun albümü hazırlanır. In Your Honor (05) tam 20 parçadan oluşan, 83 dakikalık bir uzun anlatı ve müzikal şölendir. Best Of You, No Way Back, Resolve ve Miracle gibi üstün parçalar peşi sıra patlar. Bu albüm ustalık dönemlerine giriştir ve rüştlerini ispat etmişlerdir. Bu albümün yankıları daha son bulmadan hiç hız kesmezler ve Echoes, Silence, Patience & Grace (07) kayıtlarına girişirler. Dave ve Taylor'ın, (piyanodan gitara ve bateriye kadar birçok enstrümanı rahatlıkla çalabilen, iki katıksız multi enstrümantalistin) harmonisi ve tutkusu muhteşemdir. Birbirlerini gözleri kapalı tamamlayabiliyorlardır ve doğal bir akışkanlık içinde yön buluyorlardır. Echoes, Silence, Patience & Grace, The Pretender'la açılır ve son parça Home'a kadar muazzam bir şekilde tınlar. Derken araya farklı projeler girer. Dave, Queens Of The Stone Age' ten keş ve züppe kankası Josh Homme'la Them Crooked Vultures'ı kurar. Yanarlı John Paul Jones abiyi de aralarına alırlar ve hoş bir sentez projeleri olur. Böylece enerjilerinin büyük bölümünü buraya verirler. Bu sırada müptezel ve meczup Taylor da kendi proje grubu Taylor Hawkins and The Coattail Riders' a yoğunlaşır. ( Bu grup ismi kesinlikle Foo Fighters' dan daha beter !!! )

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi

Ve son olarak Echoes, Silence, Patience & Grace'den dört yıl kadar sonra, Nirvana'nın çığır açan kült albümü Nevermind'ın 20. yıl dönümünde, kendi başyapıtları niteliğindeki Wasting Light (11) gelir. Bu albüm için elini attığı grubu en az iki seviye yukarı çıkaran, alternatif müzik akımının ilah isimlerinden, çizgi roman delisi, kurgu dehası, Nevermind albümünün de prodüktörlüğünü yapmış klas adam Butch Vig ile anlaşılır. Ve Dave'in evinin garajı bir stüdyo haline getirilerek buraya kapanılır. Bu esnada kılçık Pat gruba geri döner. (Yat yat nereye kadar arkadaş ???) Böylece grup tüm tarihi boyunca ilk defa üç gitarlı hale gelir. Butch'ın müzikal algısının genişliği kendisini göstermiştir. Böylece grubu daha atik, daha melodik ve daha komplike kıldığı gibi, daha yoğun bir atmosferde sağlamış olur. Dave'in evine kapanılmasını istemesinin sebebi de grup elemanlarının sürekli birbirleriyle olmasını ve kenetlenmelerini sağlamaktır. Hatta eski dost sırık Krist de kayıt aşamasında kendilerine eşlik eder. Çıkan argümana baktığımızda ise bu motivasyonun ne kadar işe yaradığını görebiliriz. Parçaların dağılımlarına baktığımızda ne kadar sistematik ve planlı işlendiklerini duyabiliriz. Rope şarkısında nefesimiz kesilirken, Dear Rosemary parçasında hüzünleniveririz birden, A Matter Of Time parçasında içimiz kıpır kıpır ederken, I Should Have Known parçasında asi ve hisli Cobain'i hatırlayarak dalarız. Bütün çıkış ve iniş noktalarının inceliğini hissederiz. Vuruculuğu bir hayli yüksek, titiz ve sofistike bir kolaj çalışması gibidir tüm albüm. Bu kadar üstün bir albüm gibi bir albüm daha yaratabilirler mi sorusunun cevabı ise bilinmez.

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi


Foo Fighters; Nirvana'nın açtığı yoldan ilerlerken, metamorfoz geçirerek evrilmiş, grunge sonrası dönem için özel ve auralı bir gruptur. Nirvana'nın ve Cobain'in kültürel mirasına sahip çıkarken, bunu pozitif bir biçimde dönüştürmeyi başararak yarınlara aktarabilmiş bir gruptur. Eğer bahsettiğim ışığa sahip olmasalardı, emin olun alengirli ve müşkülpesent Jimmy Page gibi tüm zamanların en eşsiz, en saygın müzisyenlerinden ve gitar efendilerinden birisi dahi Foo Fighters için delicesine övgüler düzüp, büyük bir sevgi beslemezdi. (Orçun Onat Demiröz/DeliKasap)
 

Nirvana'nın Ötesine Geçmek: Geç Kalmış Bir Foo Fighters Güzellemesi



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: