MÜZİK ODASI

Müzik, Rock'n'roll Ve Dinleyicilik Üzerine...

Sadi Tirak - 9 Nisan 2006


Okuyacak olduğunuz makale; şahsi fikirlere dayalı, potansiyel bir tartışma yazısıdır. Görüş ve fikir beyanı amaçlı yazılmıştır ve mesaj verme kaygısı taşımaktadır. Eğer kapsamlı bir konu üzerinde kafa yormak amacı gütmüyorsanız, bu yazıyı okumaya hiç başlamamanız nacizane tavsiye edilir.

MÜZİK...
Düşünen mucize insanın, yaşamakla yükümlü kılındığı bir mecburiyet olguları döngüsü konumundaki "hayat" adı verilen zamansallıkta; anlamlandırdığı, görülür-duyulur-hissedilir ve hatta yaşanır kıldığı, soyut ve somut arasındaki çizgiyi oluşturduğu en insansı, en etkileyici, en duygusal, en içsel, en ruhani ve en kuvvetli esinleniştir müzik. Değişilmez ve de özgün değer olan, kutsal "sanat" oluşumunun bir parçası yani

Dünya denilen gezegenin canlılığı içindeki en üretken ve en yok eden ırk olan ve de bu niteliklerini giderek daha hızlı bir şekilde, tüm nefesiyle devam ettiren insanoğlunun yadsınamaz duyumu, hayatsal frekansı

Aslında bir parçadan öte sanatsal bütünlüğün en ilahi, en önemli ve en olmazsa olmaz kavramıdır müzik. Kısacası sanatın sınırlandırılamaz olan bütünlüğü içindeki gizli temeldir müzik.

Zira özünde barındırdığı o hayata, o insana ve tabii ki o sanata has özellikleri sayesinde duygularda şekillenip, kulaklarda duyuldukça hiçbir sınır müziği durdurmaya, hiçbir kelime de hissettirdiği duygu yoğunluğunu tam olarak ifade etmeye yetmez.

Hayatsal işleyişin özündeki "ritim" kavramından doğup, günlük yaşantılar içinde, teknolojik aletlerle her daim birçok farklı şekil ve seste insan kulağına ulaşan bu kavram; geliştirildiği, yaygınlaştırılıp materyallere aktarılarak geniş kitlelere ulaştırıldığı ve icra edilmeye devam ettiği tek canlı olan insan tarafından engellenmedikçe sonsuzluğunu, evrenselliğini, bütünsel duruşunu, derinliğini ve o en çarpıcı, en sarsıcı, en düşündürücü noktası olan açıklanamazlığını sürdürecektir.

Hayatın, yani dur durak bilmeyen işleyişin, oluşumun, dönüşümün; en bilinmesi, en yaşanması ve en hissedilmesi gereken sanatıdır müzik. Çünkü diğer tüm sanat dalları içindeki en bağımsız, en özgün ve en farklı yapıdır bu kavram.

"İnsan, hayat ve ruh" üçlemesinin en belirgin duyusal yansıması anlamını da barındıran müziğin özünde bulunan ve oluşmasını sağlayan o has öznitelikler ise; aslında müzik kavramının terimsel tanımını da ortaya çıkarmaktadır: İçtenlik, duygusallık, ruhanilik (yani ruhtan başlayıp yine doğrudan duyumsallık yoluyla ruha hitap eden ve orada sonsuzlaşan) sezgisellik, heyecan, öfke, sevinç, acı, keder, hüzün, mutluluk, haz, isyan, nefret, aşk, sevgi (yani duygu kavramının barındırdığı her türlü anlam), sorgulayış, arayış, yöneliş, kısaca yaşamsallık, canlılık, dinamiklik ve tamamen düşünsellik Tüm bunlardan önce ise tabii ki esinleniş ve inanç

İnsanı insan yapan ve insansı algıya göre de diğer canlı türlerinden ayıran tüm fiziksel ve ruhani özellikler, kavram ve olaylar; aynı zamanda bir insan ürünü olma özelliğini devam ettiren müzik ve bu kavramın somutlanışı, yani içte doğup, akıl ve ruhta yoğrulup, duygularla bezenip, enstrümanlarda canlanışı için de geçerlidir.

Müzik, yani "ses" aslında her an, her dakika, her saniye vardır ve bunun için insana kolay ulaşır, insan tarafından sürekli algılanır. Bu bağlamda herhangi bir ezgiye, harmoniye ve melodiye sahip olmasa da müzik; insan hayatının içine en fazla girmiş olan sanat kavramıdır. Sessizlikte bile fiziksel algıyla algılanamayacak şekilde bir ton ve hatta ritim olduğu gerçeği ve dünyanın kendi çevresi etrafında dönmesinin sonucunda si notası sesini çıkarması da göz önüne alındığında, müziğin hayatın ta kendisi olduğu ortaya çıkmaktadır.

İşte bu nedenle, insanlar tarafından yapılmış olan enstrüman ve/veya çeşitli teknolojik aletlerle duyumsallığa sunulan müziğin; modern dünyada ulaştığı kitlelere artık hemen hemen bir yaşama biçimi ve/veya hayat stili aşılayabilen en etkili, en soyut dışa vurumsallık taşıyan ve en fazla insana hitap eden sanat kavramı olduğu ve bu nedenlerle de ölümsüz yani sonsuz bir oluşum olduğu sonucu doğmaktadır.

ROCK VE METAL MÜZİK...
Bir bütünlüğün özdeş fakat farklı kavramları olarak Rock ve Metal müziktir, müziği bana "hayat" olarak anlamlandıran.

Rock ve Metal müzik aynı anda hem insanı, hem hayatı, hem tüm evreni öz alabilen müzikalliktir. Süre gelimini insan, zaman ve evren üçlemesinin, somut-soyut, algılanabilen-algılanamayan, bilinen, hayal edilen, öne sürülen, anlatılan ve yaşamsallaşan, tüm olgu, olay ve kavramlarına dayayarak oluşturur Rock ve Metal müzik.

Dünyanın en insansı; yani emek, yani duygu, yani akıl ve düşünsellik taşıyan, en ruhani anlatımı ve ifadesi olan Rock müzik ve onun en içerikli, en sağlam parçası olan Metal müzik aslında hem birer müzikal kavram olmaları hem de uyandırdığı duygusal etkiler sayesinde, hayat ve insan kadar zordur. Ama müzikal içgüdüm adına Rock ve Metal müziği şu şekilde tanımlayabilirim: Özünde ve içinde var olan saf duygu ve emek, has ve orijinal düşünce, tamamen bilinçli sezgi, esinleniş ve sınırsız hayal gücüyle çevrelenmiş akıl, hissel bir ruhsallık, kalıpsallığı reddedip etkileyicilik ve sarsıcı heyecan barındıran bir bütünleyici bakış, bir yaşam açısı, bir ifade zenginliği, bir anlam yoğunluğu, bir baş kaldırış, bir tepki, bir duruş, bir tavır sayesinde en güçlü, en çarpıcı ve belki biraz da şok edici ve de tabii ki en hayati müzikal kavramlardır. İsimlerini hayatın insana karşı olan sertliği ve de insanın hayata ve zamana karşı mücadelesinin somutlaştırılmasından alan iki müzikal boyuttur.

Dünya üzerinde hiçbir müzik aynı anda ele aldığı konular arasında; bireyin ve yaşadığı toplumun psikolojisini, sistemin bireyler ve/veya toplumlar üzerinde görünür ya da görünmeyen olumsuz etki ve yaptırımlarını, kişisel hayata ve geleceğe dair kaygıları, ölümsüz aşk masallarını, mitolojik, fantastik, dini veya destansı öyküleri, çağdaş yaşam sorunlarını, doğal yapı ve dünyayla, insanlığın geleceğiyle ilgili yaklaşımları, tarihsel olayları, duygusal insani ilişkileri, sevgileri, nefretleri, sevinçleri, kızgınlıkları, isyanları, haykırışları, baş kaldırışları, siyasi-politik tavırları, yanlışları, savaşları, vahşetleri, kanları, gözyaşlarını, barış ve özgürlük üzerine yaklaşımları, seslenişleri, basit bir duygu dışa vurumunu, tamamen karmaşık bir düzene sahip edebi sözleri, bir bebeğin gülümseyişini, bir ağacın kesilmesini, bir tabunun yıkılmasını, bir gencin hayallerini, bir toplumun yaşantısını, kısaca yaşanmış ve yaşanan tüm olgu, olay ve kavramları barındıramazken, Rock ve Metal müziğin sözlerine yansıyan işte tüm bunlardır. Her şeydir

Müzikal yapısını oluşturan ve insan emeğinin sınırlarıyla çalınabilen enstrümanlar; yani insanın ilk müzikal çalgısı olan ve müziğin özündeki ritmin altyapısını hatta bazen de tamamen kendisini oluşturan davullar, bu alt yapının üzerine genel sesin tonunu ve hassasiyetini oluşturan bass, Rock'ın temelindeki çalgı olan ve müziğin gidişatını, yönünü ve de ilk duyumsallığındaki melodikliğini sağlayan gitar ve son olarak da tabii ki müziğin en içten noktası insan sesi ile de insanın kulaklarından aklına oradan da kalbine ve ruhuna yol alan kavramlardır Rock ve Metal müzik.

Kaynağını insanın yapısındaki en bilinmesi ve farkında olunması gereken özelliklerden (düşünce, duygu, hareket vs) alıp, sürecini geliştiricisi ve yaygınlaştırıcısı olan insanoğluyla doğru orantıda tutan, en gerçek içi ve ötesi, en kurgulu ve fantastik sanatsal yapıdır Rock müzik. Bu genel hat ve çizgileriyle Rock'ın bütünlüğü ve derinliği içindeki tek belirgin farklılaşmışlıktır Metal müzik.


Rock ve Metal müzik


Her daim canlıdır, dinlenildikçe kavranır, anlamlandırılır, benimsenir, dinlenildikçe yükselir dinleyenin ruhunda. Tüm insana, hayata ve zamana dairliğini ilk ortaya çıktığından beri tıpkı insanın doğasındaki gibi değişimler ve evrimler geçirerek koruyan ve o asi, o farklı, o diri, o capcanlı duruşundan bir şey kaybetmeyen tek müziktir Rock/Metal müzik.

İnsanın yaratıcılığıyla şekillenip, çeşitlendiği gibi; insanı anlatılmazlığıyla hissedip, ifade gücüyle yaşama iletir Rock ve Metal müzik. İnsanın en gerçek, en kurgusal, en olağanüstü, en sıradan, en sembolik, en doğrudan, en sade, en ihtişamlı, en benzersiz, en sıra dışı, en düşünsel, en duygusal, en içten, en azimli, en heyecanlı, en yılmaz, en karşı konmaz, en yadsınamaz ve haliyle de en "sert" öyküsüdür Rock ve Metal müzik. Hayatın insana yansıttığını, duygularla, inançla ve emekle yoğurup; aynen içten geleni notalara ve enstrümanlara birebir aktararak tekrar hayata yansıtabilmeyi başaran tek müziktir Rock. Ve bu yansımadaki en güçlü, en sert ve en kırılmaz aynadır Metal. İnsanı tüm çıplaklığıyla ve doğrudan anlattığı için en uç ifadesel noktaları da özünde barındırabilen Rock ve Metal; hayata karşı en keskin ve en bükülmez "dil" olduğu gibi, insana duygu, düşünce, ruhsal yoğunluk, bilgiye ve hisse yönelme depolayan en üretken ve türetken müziklerdir.

İnsanlık ve hayat var oluşunu ve doğal olarak gelişimi ile değişimini sürdürdükçe Rock bitmeyecektir, Metal ölmeyecektir.

İşte tüm bunlar için sanat ve müzik hayattır, Rock ve Metal ise dinleri

ROCK VE METAL MÜZİK DİNLEYİCİLİĞİ...
Standart bir sanatsever ve/veya müziksever olmaktan farklıdır Rock ve Metal müzik dinleyiciliği. İşte bunun içindir ki, kitlesel bazda ele alındığında en fazla tutku, en fazla bağımlılık ve en fazla dinamizm, hareket ve yoğunluk Rock ve Metal müzik için geçerlidir.

"Gerçek anlamda" bu müziklerin dinleyicisi olmak için; her şeyden önce müzik kavramına bütüncül olarak bakabilmek ve tüm müziklerin ortak bir payda üzerinden çoğaldığını bilmek gerekir. Müzik hakkında gündelik ve sıradan bilgi ve edinimlerden çok daha fazlasına sahip olmak gerekir. Ne gibi mi? Mesela müziğin genel anlamda ne derece hayati bir kavram olduğunu iyice özümsemek gibi Mesela müzik tarihi ve gelişimi hakkında standardın üzerinde bilgi ve ilgi sahibi olmak gibi Mesela müzik ve insan ilişkisinin dünya ve insanlık üzerinde ortaya çıkardığı önemli sonuçlar hakkında birtakım fikirlere sahip olmak gibi İşte bu nedenle de Rock ve Metal müzik dinleyiciliğinin şimdiki değil ama gerçek ve olması gereken anlamı; kültürel bazda üstün bir düşünce yapısına sahip olabilmek demektir.

Herhangi bir insan, gitar tellerinin insan parmakları veya penalar tarafından dokunulması sonrasında çıkan sesi sevdiği için Rock müzik dinliyor ve hatta seviyor olabilir. Herhangi bir insan distortion sesini sevdiği için Metal müzik dinliyor olabilir. Ya da türlü nedenlerden dolayı insanlar Rock ve/veya Metal müzikleri severek dinliyor olabilir ama dikkat! Bu kesinlikle gerçek anlamda bir Rock/Metal dinleyicisi olmak için yeterli kıstas değildir. Bu müzikleri dinlemek ve sevmek, bu müzik kavramlarının gerçek anlamda dinleyicisi olmak için sadece ön sebepler olabilir.

Rock ve Metal müzik dinleyiciliği için, modern hayatın içinde olup bitenleri iyi bir akıl süzgecinden geçirip, özümsemek gerekir. Çünkü yukarıda saydığım birçok sebepten ötürü bu müzikleri anlamanın tek ve tabii ki en geçerli yolu budur.

Bu müziklerin içindeki sözlerin diğer tüm müzik türlerindeki sözlerden (genel olarak) daha çok önemi ve anlamı vardır. İşte bu önemi sağlayan da onları yazan müzisyenler, şairler, edebiyat sanatçıları kadar onları okuyan ve dinleyen Rock ve Metal müzik dinleyicileridir de. Aynı zamanda bu sözler; bu müziği ve onu dinleyenleri önemli ve farklı kılan en belirgin sebeplerden de biridir. Pop müziğin seviyesiz, düzeysiz, sığ, gelip geçici ve samimiyetten uzak, "sahte sözleri" ve bu sözlerde ele aldığı ve almaktan da bir türlü bıkıp usanmadığı (çünkü başka şansı yok gibi) aşk kavramı da gerçek Rock ve Metal müzik dinleyicileri için, gündelik hayatta sıkça kullanılan anlamından çok daha farklı ve derin bir anlam teşkil eder. Çünkü öyle olması gerekir. Zira Rock ve Metal müziklerin anlamları içerisinde sayılan samimiyet, içtenlik ve derinlemesine bakış; şarkı sözleri olarak müziğin dışa vurumuna da yansımış ve dinleyicileri üzerinde de doğal olarak önemli etkiler bırakmıştır ve bırakmaya da devam edecektir.

Dedik ya, Rock ve Metal müzik dinleyicileri diğer tür müzikseverlerden farklıdır diye Son olarak ise bunu örneklerle açıklamaya çalışalım.

Mesela Rock ve Metal müzik dinleyicileri diğer tür müzik dinleyicilerinden farklı olarak, dinledikleri müziği hayatlarındaki birçok önemli kavramdan çok daha ötede tutar ve daha çok önemserler. Dinledikleri ve dinlemek için pek çok şeyi feda edip, göz ardı edebilecekleri bu müziklerin yaratıcıları olan isimleri ve grupları hayatlarındaki en önemli şeyler arasında sayarlar. Diğer tür müziklerin çoğunda, örneğin pop müzikte çoğu dinleyici şarkıların ismini bile bilmeden onlara eşlik edip dans ederken, Rock ve Metal müzik dinleyicileri değil şarkının ismi, yapılış tarihi, albümünün adı, grubunun tarihini ve hikâyesini bile bilirler genelde. "Fan"lık kavramının en çok yakıştığı kitle, müzik adına Rock'n Roll kitlesidir işte bu sebeplerden dolayı. Onlar tüm sene sokaklarda, televizyon kanallarında, radyolarda, sağda solda, her yerde çalan şarkıların dinleyicileri gibi sözde müziksever değildir ve bunun için de dünyada ana akım müziğin hâlâ Rock/Metal olmamasına karşın, en çok konser organizasyonu olan ve kitlelerin bu konserlerle en çok ve yoğun bir şekilde bir araya gelmelerini de sağlayan müzik türleri Rock ve Metal'dir.

Başka hiçbir müzik türü canlı performanslarında, Rock ve Metal konserlerindeki kadar coşku, heyecan, sevinç, mutluluk bu denli yoğun ve apaçık şekilde yaşanmaz. İşte bu sebepledir ki; gerçek bir müziksever arıyorsanız, olmanız gereken yer Rock/Metal konserleridir.


Hepinize mutlu ve Rock 'N' Roll dolu günler diliyorum. Konserlerde görüşmek üzere




Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: